4 Mayıs 2008 Pazar

nba'e yolu düşenler...


Toni Kukoç, Drazen Petroviç, Emmanuel Ginobili ve Anthony Parker Avrupa basketbolunun NBA'e hediye ettiği isimlerden sadece birkaçı. ESPN, Avrupa'daki performanslarıyla NBA yolunu tutan basketbolcularla ilgili bir klip yapmış. İzlemek isteyenler için video bir tık ötede...

3 Mayıs 2008 Cumartesi

londra belediye başkanı...

Dün yapılan seçimler sonunda Muhafazakar Parti adayı Boris Johnson, Ken Livingstone'ın 8 yıllık başkanlığına son vererek Londra'nın yeni Belediye Başkanı oldu. Johnson'ı bizim buraya taşıyan ise iki yıl önce Alman ile İngiliz veteranlar arasında oynanan bir yardım maçında oyun içinde gösterdiği ciddiyet! Olayın bir diğer kahramanı ise tanıdık bir isim -bir dönem Antalya'da da top oynayan eski Stuttgartlı- Maurizio Gaudino. Olayın videosu ektedir...

final-four'dan tribünler...







finalin adı maccabi-cska

Euroleague'de herkesin beklediği gibi Maccabi Tel-Aviv - CSKA Moskova finali oynanacak. Gerçi hem Maccabi hem de CSKA maçlarını kazanırken bayağı zorlandılar. Özellikle Maccabi ancak 4. çeyrekte maçı alabilme noktasına geldi ve aldı. Zaten öne geçtikten sonra da bir daha skorda geriye düşmedi. Montepaschi hem oyuna hızlı başlamasının hem de Simone Pianigiani'nin kurbanı oldu. İtalyan coachun oyunun en sıcak ismi guard Terrell McIntyre'ı neden üçüncü çeyreğin ortasından dördüncü çeyreğin ortasına kadar oyuna sokmadığını çözebilmiş değilim. Bu coaching hatasının yapıldığı dönemde Siena 10 sayı öndeyken, 4 sayı geriye düştü. Ki bu süre zarfında oynayan İlievski'de sağolsun hiçbir hücumu yönetemedi, ya erken şutlar kullandı ya da son saniyede verdiği paslarla topun çoğu kez Lavrinovic'in elinde patlamasına katkıda bulundu. O dönemde Siena'nın oyun kurucu pozisyonundaki sorun o kadar çok sırıtıyordu ki Maccabi'nin guarda baskı yapmasına bile gerek kalmadı.

Tamam Siena'da bir coaching hatası sözkonusuydu. Fakat Maccabi'nin de hakkını vermek lazım. İlk beşin, özellikle de Vujcic'in 0 katkıyla oynadığı bir günde kenardan gelen destek takımı finale taşıdı. Derek Sharp'ın ne denli büyük bir oyuncu olduğunu da bu maçla bir daha gördük. Maccabi 3. çeyrekte 10 sayı geriden gelip, 13-0'lık seriyle 4. çeyrek başında öne geçerken bunda en büyük pay Derek Sharp'ın attığı 5 sayıydı. Maç boyunca 45 üçlük kullanarak euroleague rekoru kıran Siena'da ise savunma yönüyle oyuna yaptığı katkıdan dolayı Stonerook'u takdir etmemek elde değil. Sonuçta finale bu kadar yaklaşmış olan Siena, üçüncü final-fourunda da final göremedi...

Gecenin ikinci maçını da heyacanlı bir şekilde izledik. Fakat bu maçta da kazanan favori, CSKA oldu. Tau, Siena'nın yaptığı gibi ilk üç çeyrek çok iyi dayansa da, takımı taşıyan isimler yorulunca, kurşunları da bitince ve savunmada doğal olarak düşünce Ruslara teslim oldular. Gerçi 8 sayı geri düştükten sonra farkı 2 sayıya kadar indirmelerini takdir etmemek elde değil.

CSKA Moskova, maçı ikinci yarıda istemeye başlayınca oyuna da ağırlığını koydu. Özellikle David Andersen o kadar çok parayı neden aldığını bir kere daha gösterdi. Onu seyredince Oberto, Scola gibi oyuncuların yer bulduğu NBA'de şansını ne zaman deneyecek diye düşünmeden edemiyor insan.

CSKA Moskova'da Ettore Messina'nın JR Holden'a neden çok güvendiğini oyunda tutuğu süreden anlamak mümkün. Zissis, Papaloukas gibi guardların olduğu bir takımda Holden neredeyse 40 dakika oyunca kalabiliyor...

Pazar akşamı finalde CSKA kazanır gibime geliyor. Gerçi Maccabi 18 sayı geriden gelip maçı çevirdiğinden hiçbir zaman oyunu bırakmayacaktır. Ama CSKA'da bir Siena değil. Maçı alırsa sonuna kadar götürür. Gerçi insanın aklına 3 yıl önce Moskova'daki final-four da gelmiyor değil. Ama bu Maccabi'de Jasikevicius gibi bir oyuncu olmadığını düşünürsek ibre CSKA'dan yana....

2 Mayıs 2008 Cuma

hangi takım en çok hangi maça yanacak?

Süperlig'de bir sezonun daha bitimine sadece 2 maç kaldı. İş futbol taraftarlığına gelince insanların hafızası balıklarınki kadar olmasa da zayıflıyor ve sadece kısıtlı şeyleri hatırlıyor! Bundan sonraki iki maçta alıncak sonuçlar ve orada kaçan/atılan goller bütün bir sezonu unutturacak şekilde hafızalara kazınacak ama son iki maça gelene kadarki maçlara bakıldığında bence takımlar şampiyonluğu kaçırırlarsa en çok şu maçlara yanacak. Galatasaray: Kasımpaşa'ya 1-0 yenildiği maç. Fenerbahçe: Ankaraspor'la 2-2 berabere kaldığı maç, özellikle Kezman'ın ayağından kaçan penaltı. Sivasspor: 3 büyüklerden hiçbirisinden puan alamamış olmalarına yanacaklar en çok da ilk yarıda 1-0 yenildikleri FB maçında daha üstün oynamalarına rağmen direkten dönen 2 topa yanacaklar... Beşiktaş: G.B. Oftaş'a birkaç hafta önce İnönü'de 1-0 yenildikleri maç.

1 Mayıs 2008 Perşembe

tekrar 1 numara

Billboard'da yeni haftanın sıralaması açıklandı. Hot 100 Singles listesinde Leona Lewis'in inadı devam ediyor. Mariah Carey'den iki hafta önce aldığı 1 numarayı geçtiğimiz hafta Lil Wayne Featuring Static Major'a bırakan The X Factor keşfi, bu hafta tekrar 1 numarada. Lewis'in bu direncinin ne kadar devam edeceğini önümüzdeki haftalarda göreceğiz. Bu hafta kayda değer iki giriş var. Bunlardan ilki, 9 numaradan listeye merhaba diyen Chris Brown. İlk onda iki yer birden kaplayan Brown'un 22 haftadır listede yer alan şarkısı "With You"nun yanına bu hafta "Forever"ı ekledi. Şarkının videosu bir tık ötede. Diğer yeni giriş "Leavin'" ile 14 numaradan listeye merhaba diyen Jesse McCartney...

"on"ların takımları...

Nette gezinirken rastladığım yazılardan birinde aşağıdaki, müzik dünyasının ünlü isimlerinin tuttukları Premier League takımları listesi çıkarılmış. Beni en çok Joss Stone, Shania Twain ve Neil Tennant üçlüsü şaşırttı. Paul Oakenfold'a da "turntable"ın başında Chelsea forması yakışmış...

Arsenal
Roger Daltrey - The Who
Johnny Rotten - Sex Pistols

Aston Villa
Ozzy Osbourne

Birmingham City
UB40

Chelsea
Bryan Adams
Damon Albarn - Blur and Gorillaz
Leonard Cohen
Paul Oakenfold - DJ

Everton
Ian Astbury - The Cult
Ian Ball - Gomez
Sir Paul McCartney

Liverpool
Elvis Costello
Joss Stone
Dr Dre

Manchester City
Ryan Adams
Liam and Noel Gallagher - Oasis
Noel's take on the current Sven situation.
Rick Wakeman - Yes

Manchester United
Ian Brown - Stone Roses
David Gray - Interview about the club
Thom Yorke - Radiohead

Newcastle
Brian Johnson - AC/DC

Sunderland
Tim Rice
Neil Tennant - Pet Shop Boys

Tottenham
Phil Collins
Shania Twain
The Late Bob Marley

West Ham United
Billy Bragg
Keith Flint - Prodigy
Steve Harris - Iron Maiden

Watford
Elton John

final-four'a 1 gün kala....

Fotoğraf: cskabasket.com

29 Nisan 2008 Salı

yen ya da kümeye

Ligue 1'de sezonun sona ermesine üç maç kala Metz ve Strasbourg (büyük bir mucize olmazsa) küme düşen takımlar. Muhtemelen gelecek sezon yine Ligue 1'e yükselirler. Her ikisi de "asansör takım" sözcüğünü tam olarak karşılıyor. Küme düşecek son takım için ise üç büyük aday var; Paris SG, Lens ve Toulouse'un puanları eşit. NBA playofflarında serinin son maçı için yayıncı kuruluşlar "yen ya da evine dön" sloganını kullanırlar. Bu haftasonu da bu tarz bir maç var. Toulouse evinde Paris Saint Germain ile oynayacak. Bu maçı kaybedenin işi zor...