7 Ocak 2009 Çarşamba

en çok kazanan madonna

Geride kalan yıl sadece Kuzey Amerika'da konserlerden elde edilen hasılat 4 milyar 200 milyon doları bulmuş. Ki bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 7.8'lik artış anlamına geliyor. Bir biletin ortalama fiyatı geçtiğimiz yıl yüzde 8 artmış, 66.90 dolar olmuş. Adet olarak bilet satışında yüzde 3'lük bir azalış söz konusu. 2007'de Kuzey Amerika'da satılan toplam konser bileti sayısı 35 milyon 600 bin. Konserlerde en fazla hasılat elde edenler arasında ilginç isimler bulunuyor. 2007'nin Kuzey Amerika'da konserlerden en fazla kazanan ismi başlıkta da dediğimiz gibi Madonna olmuş. Verdiği konserlerden Madonna'nın cebine 105 milyon dolar girmiş. Listenin tamamını vererek postu tamamlayalım... Madonna - 105 milyon dolar Celine Dion - 94 milyon dolar Eagles - 73 milyon 400 bin dolar Kenny Chesney - 72 milyon 200 bin dolar Bon Jovi - 70 milyon 400 bin dolar Bruce Springsteen & The E Street Band - 69 milyon 300 bin dolar Neil Diamond - 59 milyon 800 bin dolar Rascal Flatts - 55 milyon 800 bin dolar The Police - 48 milyon dolar Tina Turner - 47 milyon 700 bin dolar

oscar ruggeri

Dünya üzerindeki en başarısız teknik direktörün kim olduğu sorusunun cevabı Oscar Ruggeri olmalı. İyi futbolcu olmanın iyi teknik direktör olmak için yeterli olmadığının örneğidir Ruggeri. Tabii burada referansımızın World Soccer'dan Brian Homewood'un yazdığı yazı olduğunu da belirtelim.
Arjantin Milli Takımı ile 2 Copa Libertadores, 1 Dünya Kupası kazanan futbolcu sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Gel gör ki Ruggeri'nin teknik direktörlük kariyeri bir o kadar felaket. Hatta Maradona, milli takım teknik direktörü olduğunda yardımcılığına Oscar Ruggeri'yi getirmek istemiş, Federasyon Başkanı Julio Grondona'da "onun yüzünü sevmiyorum, kişisel bir şey" diyerek bu isteği veto etmişti. Gerçi Maradona'nın arkadaşlık hatırına onu yardımcısı yapmak istemesini anlayabiliyorum. Neyse biz konuyu dağıtmayalım. 2003 yılında Meksika'nın Tecos AUG takımının başına geçen Oscar Ruggeri, ilk 6 maçını kaybedince doğal olarak kovulmuş. Bu tatsız tecrübenin ardından bir yıl sonra İspanya 2. Lig takımlarından Elche'ye teknik direktör olmuş Arjantinli. Burada da oldukça başarılı! bir performas ile 20 maç takımın başında kalabiliyor. "Allahın hakkı üçtür" misali Ruggeri'nin 3. teknik direktörlük tecrübesi için 2004'te bir dönem top da koşturduğu Meksika'nın America kulübü kapılarını açıyor. Ülkenin en zengin kulübünde de Ruggeri'nin ömrü 6 maçla sınırlı kalıyor.
Bu peşisıra gelen başarısız tecrübelerin ardından 2 yıllık bir ara verir mesleğe Oscar Ruggeri. 2006'da "belki bahtım bu sefer açılmıştır" demiş olsa gerek ki San Lorenzo'nun başına geçer. Kötü geçen sezonda 7-1'lik Boca mağlubiyeti sonrası taraftarların isteğini kırmayarak yerine getirir ve istifa eder.
Bu kadar başarısız bir performans çizince doğal olarak son 2 yılıd kimse kapısını çalmıyor, çalındığında da vetoyu yiyor Ruggeri. Kısmetsiz adam...

zenit saint petersburg 2009-2010

global kriz #24

james VanRiemsdyk

Üstteki resimde yer alan buz hokeyi oyuncusu ABD U20 milli formasıyla arz-ı endam eyleyen James VanRiemsdyk. Kendisi USA Today tarafından geçtiğimiz haftanın Olimpik Sporcusu seçilen bir süper yıldız adayı. Önceki gün sona eren Dünya Gençler Buz Hokeyi Şampiyonasında takımı adına 6 gol atıp 6 da assist yapan ancak çeyrek finalde Slovakya'ya elenmesini önleyemeyen genç yetenek NHL'in heyecanla beklediği isimlerden. 2007 draftında Philadephia Flyers tarafından ilk tur ikinci sırada seçilen VanRiemsdyk, New Hampshire Üniversitesine devam ediyor. 19 yaşındaki isim sol kanat oynuyor ve 2007'de draftında ikinci sırada seçildiğinde bir diğer ABD'li Patrick Kane bir numarada seçilmiş; böylece NHL tarihinde ilk kez aynı draftte İLK İKİDE ABD'li oyuncular yer almıştı. Bu arada Kanada'nın Ottawa kentinde yapılan Dünya Şampiyonası'nı finalde İsveç'i 5-1 yenen Kanada kazandı. Ama asıl muhteşem maç yarı finalde aralarında ezeli bir rekabet bulunan Kanada - Rusya arasında oynandı. Penaltılarda Kanada'nın kazandığı maçı mutlaka bir yerlerden bulup seyredin diyeceğim. Eurosport'tan canlı yayınlanan turnuvanın kayıtları mutlaka nete düşmüştür. Kış sporlarında haftanın bir diğer ABD'li başarılı olimpik sporcusu ise Kuzey Kombine Dünya Kupası'nda Almanya Schonach ayağında ikinci olan Bill Demong oldu.

dört OL taraftarı hapse yollandı

Dün Lyon'da mahkeme kararıyla dört Lyon taraftarı 12 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sebebi ise aşırı sağın Fransa'daki simgesi Jean-Marie Le Pen'in partisi Front National'in gençlik kolu olan Front National de la jeunesse grubuna mensup bu dört OL taraftarının, 2006 yılında bir maç öncesinde iki mağripli gence saldırıp, yaralamaları. Açıklamaya göre bu dört taraftar zaten ırkçı yönelimli şiddet eylemlerinde bulunmak ve ateşli silah bulundurmaktan sabıkalı isimler. 25 Şubat 2006'da oynanan OL - Rennes maçına geç kalan Rachid (19) ve Medhi (17) Harji kardeşlerin Stade de Gerland'da çoğu dazlak olan bir grup seyirci arasında kalmasıyla gerçekleşen olayda, tanıkların ifadelerine göre iki kardeşi yere düşürüp tekmeler ve yumruklarla defalarca vuran aşırı sağcı taraftar grubunun aynı zamanda kırık şişeler kullandığı ifade edildi. Haftalarca hastanede kalan kardeşlerin saldırganları böylece Fransa adaletinden cezalarını almış oldular. Lakin burada değinilmesi gereken asıl konu ise bu dört ırkçı holiganın cezalarını almasına rağmen bu tarz ideolojiye sahip taraftar gruplarının ve toplulukların sayılarının Avrupa'da gittikçe çoğalması. Sürekli hale gelen dış göçün yarattığı azınlık mozaiği, ekonomik çöküşte, sıkıntılarda ve işsizlikte öfkenin tepkinin bu etnik kökenlere yönelmesine yol açıyor. Zaten yıllardır köklerini koruyan bu tarz eğilimler ve Jean Marie Le Pen gibi ırkçı ideolojiye sahip politikacıların gençleri saflarına çekmesi sıkıntının kartopu gibi büyümesine yol açıyor. Bu sorun Avrupa'nın içinde yer etmiş habis bir tümör gibi adeta. Fransa'da özellikle son yıllarda daha çok PSG'nin Boulogne Boys grubu ekseninde rastladığımız ırkçı tandanslı olaylar bu minvalde artmaya devam ediyor. Afrika kökenli nüfusun bir hayli yaygın olduğu ülkede patlamaya hazır bomba misali bölgeler oldukça fazla. İspanya'da tezahürat bazında gördüğümüz ırkçı eylemlerin altında, İspanya halkının işlerini, ekonomik rahatlıklarını kaybetmelerine, ülke dışından gelen (özellikle Afrika) işçilerin yol açtığını düşünmelerinin yattığı yazılıp çiziliyor. Hollanda'da herkesin bildiği gibi demokrasinin yuvalarından biri olmasına rağmen ırkçılık ivmesi bir hayli artmış durumda. Almanya belki statlardan bunu uzak tutabiliyor ancak sokaktaki olayları henüz onlar da engelleyemiyor. İtalya ve İngiltere'de ise durum bu ülkelerden çok daha vahim. Önemli ırkçı taraftar gruplarının olduğu iki ülkede, hala kafatasçı zihniyet hakim. Doğu Avrupa'da ise vaziyet içler acısı. ABD'deki KKK'cıların ve Hitler'in gözlerini yaşartacak şekilde sayıları ve etkinlikleri çoğalıyor. Aslında bu konuya daha uzun ve kapsamlı bir yazıda değinmek istiyordum ancak bu haberi L'Equipe'de okuyunca biraz dokundurmuş olduk. Taraftar gruplarını özel olarak araştıran birisi olarak bu konuda daha enine boyuna tartışmak lazım aslında. İşin ucu bambaşka yerlere de gidiyor. Aynı Napoli'nin derinliklerinde Gomorra'nın olması gibi. UEFA her ne kadar Irkçılık karşıtı çalışmalar yapsa da bu çok kısa sürede halledilebilecek bir konu değil. Hatta bu sorun giderilebilir mi o da...

6 Ocak 2009 Salı

david sahada, victoria takipte...

yağmurun bereketi!

Resim, Vasco da Gama'nın maçlarını oynadığı São Januário Stadyumuna ait. Biz de olduğu gibi Brezilya'da da yağışlar şu sıralar çok etkili, özellikle de Rio de Janeiro'da. Aşırı yağışlar sonunda São Januário hali içler acısı. Bu hale gelmiş sahayı nasıl normale çevirecekler ya da futbol oynanabilecek hale getirecekler, üstelik de Carioca Şampiyonası'nın da başlamasına 3 haftadan az bir süre kala...

ve beckham sahada...

Fotoğraflar: REUTERS/Jumana El Heloueh

32 & 21

* Dün gece Indiana Pacers'ı 135-115 ile geçen Denver Nuggets, 24 galibiyet-12 mağlubiyet istatistiğini yakaladı. Böylece 1976-1977 sezonundan beri en iyi sezon açılışı performansını göstermiş oldu George Karl'ın öğrencileri... * Dün gecenin bir diğer maçında son çeyreğin son bölümündeki oyunuyla Toronto'yu 107-97 yenen Milwaukee Bucks, tam 21 ay sonra Andrew Bogut'un oynamadığı bir maçtan galip ayrıldı.