Brezilya'da sezonun ilk turnuvası eyalet şampiyonları sona erdi. Carioca, Gaucho, Mineiro ve Paulista'nın en önemlileri olarak kabul edildiği eyalet şampiyonalarının sayısının toplamı 20. Ronaldo futbola geri dönüşünü 8 gol attığı Paulista Şampiyonası'nda Corinthians'ın şampiyonluğu ile kutladı. Gaucho Şampiyonası'nda Internacional 100. yıllarının ilk kupasını aldı. Minerio Şampiyonası'nda Cruzerio son 6 yıldaki 5. şampiyonluğunu kazanırken, Carioca Şampiyonası'nda Flamengo çalkanltılı geçen bir sezonu geride bırakabileceğini gösterdi. Luciano da futbolu bıraktığı sezonda en azından eyalet şampiyonasını kazanma sevincini yaşadı.
20 eyaletten 14'ünde şampiyonlar belirlendi. Eyalet şampiyonalarının ardından önümüzdeki hafta Campeonato Brasileiro Série A'da 2009 sezonu başlayacak. Postun sonuna eyalet şampiyonları ekleyelim dedik...
Baiano: Vitoria
Brasiliense: Brasiliense
Carioca: Flamengo
Catarinense: Avai
Cearense: Fortaleza
Gaucho: Internacional
Goiano: Goias
Mineiro: Cruzerio
Paraense: Paysandu
Paraibano: Sousa
Paranaense: Atletico Paranaense
Paulista: Ponte Preta
Pernambucano: Sport Recife
Potiguar: Assu
Hafta sonunun başında niyetimiz her maç için bir preview ve maç yazısı yazmaktı ama olmadı. Caner Eler maçları yerinden, O2 Arena'dan takip etti. Bloga yazacağı detaylar olacaktır muhtemelen.
Genel olarak herkesi memnun edecek bir Euroleague final4'ü geride bıraktık. Tamam kendi adıma daha üst düzey basketbol bekliyordum ama heyecan açısından bütün maçlar muazzamdı. -3.lük maçının benim gözümde bir anlamı ve değeri olmadığından onu kayıtlara almıyorum- 3 maçın toplamında aradaki farkların sadece 4 basket olması işlerin ne kadar denk gittiğinin bir göstergesiydi. Barcelona coachunun acemiliğinden, Olympikaos da 12 yıldır buralarda bulunmamasından dolayı yarı finali küçük nüanslarla kaybettiler. Zaten Final4'cular belli olduğunda çoğu kişinin de final öngörüsü PAO ile CSKA arasında bir maçın oynanacağıydı, öyle de oldu.
Herkesin beklemediği maçın bu kadar uçlarda geçebileceği.
Avrupa basketbolunda özellikle de Final4'larda maç içi geri dönüşler pek hatta hiç görmeyiz. Finalin devre arasında açıkçası umudum yoktu Rusların 20 sayıdan maçı geri getireceğinden. Hani ilk 25 dakikalık oyun da maçın gelmeyeceğini gösteriyordu. CSKA'nın en zayıf bölgesi pota altı PAO tarafından iyice işlendi. Buna bir de bir tarafın giren 3'lükleri ile diğer tarafın 6.25'in gerisinden yüzde 10'la oynamasını da ekleyince "Olmaz usta bu iş" dedim kendi kendime. Fakat Trajan Langdon'ın başlattığı seri ile CSKA son periyoda 10 sayılık farkla girince işlerin değişme ihtimalinin hiç de düşük olmadığını anladım. Arada Ettore Messina'nın hakkını yememek lazım. Maçı döndürmeye çalışan ilk 5'i bozmadı ve maçın sonuna kadar oynattı. Gerçi Matjaz Smodis'in gereksiz zorlamaları olmasa Ruslar, Yunanlıları daha erken yakalayabilirdi.
Bitime 6 dakika kala 13'e çıkan farkı eritip maçı son baskete kadar getirdikleri için CSKA'yı şampiyon olmuş sayıyorum. Ettore Messina herhalde son top için öyle bir oyun çizmemişti. Muhtemelen içeri drive etmesini istemişti Siskauskas'tan. Lâkin PAO onu iyi savundu ve 2 yıl öncesinin rövanşını vermedi. Yine bir basket farkla kazanmasını bildi. Željko” Obradović'in ne kadar antipatik bir şahsiyet olduğunu Berlin'de 2 gün boyunca bir kere daha gördük. Takımı 10 sayı öndeyken bile bir insan etrafa bağırıp çağırıyorsa diyecek birşey yok.
Her ne kadar liglerde işler devam etse de Avrupa'da sezon sona erdi. Bu yazın en hareketli takımı olacaktır CSKA. Öncelikle Ettore Messina'yı takımda tutup tutamayacakları sorusunun cevabını bekleyeceğiz. İtalyan antrenör hakkında NBA'e gidecek denilse de aday takımların onunla anlaşmayacakları gibi görünüyor. NETS'te Lawrence Frank, Toronto'da da Jay Triano kalıcı. -gibi- Kings zaten NBA tecrübesi olan biri isim istiyor. Messina'nın en ciddi talibi Barcelona. Hele bir de Xavi Pascual'in Final4'da yaptığı hataları görünce Katalanlar, İtalyan'ı ciddi ciddi isteyecektir. Diğer yandan ücretlerde yapılacak yüzde 15-20'lik kısıntı karşısında oyuncuların tavrı ne olacak CSKA'nın bir diğer önemli problemi. Ciddi teklif alanlar elbet olacaktır. Bu teklifler karşısında Moskova'da kalmayı seçecekler mi sorusu CSKA'nın da gelecek sezonki durumunu belirleyecek.
Hareketli bir ölü sezon bizi bekleyecek Avrupa basketbolunda. Postu kapatırken aşağıya maçın özetini ve maç sonrası PAO'nun kutlamaları ilişkin iki videoyu da ekleyelim...
FIFA Magazine, sektirmeden her ay okuduğum futbol dergilerinden biriydi. Dergi diğer futbol dergilerinden farklı olarak biraz daha ciddi görünüyordu hem mizanpaj hem de konu seçimleri açısından. Ama bu farklılığı kendisini okutulabilir kılıyordu.
Geçtiğimiz yılın son sayısında Sepp Blatter derginin içeriğinin ve mizanpajının değişeğini söylemişti. Tabi bunun ne zaman olacağını belirtmediğinden insan bir sonraki sayı da -Ocak 2009- olacağını düşünüyordu. Fakat daha sonra FIFA Magazine'den ne de FIFA.com'dan konuyla ilgili bir haber çıkmadı bugüne kadar.
Google Reader'ıma FIFA.com'dan az önce düşen haberlerden biriydi FIFA'nın yeni dergisi "FIFA World"ün ilk sayısının çıktığı. 50 sayfalık derginin asıl sürprizi online olarak okunabilmesi. Göz ucuyla ilk sayıya şöyle bir baktım. İlginç ve okunulacak çok sayıda konu var. İlk sayıyı okumak isteyenler için FIFA World'e şuradan ulaşmak mümkün.
Haftanın en önemli sportif etkinliğidir Berlin'deki Euroleague Final 4'u. Takımlar hafta ortasından beri Berlin'de. Basının ilgisi de üst düzeyde. Sadece basın değil, eş dost da ziyaret ediyor takımları.
Roberto Mancini de Berlin'deymiş ve CSKA antrenmanına kadar gidip Ettore Messina'yı da ziyaret etmiş. İnsanın aklına gelmiyor değil Klinsmann'ın istifa ettiği hafta Mancini'nin Almanya'da olması ilginç. Üstelik "Yurtdışında çalışmak istediğini" de aynı hafta içerisinde söyleyince...
Romanya'nın Dünya Kupası eleme gruplarında aldığı parlak! sonuçların ardından Victor Piturca kapının önüne konulmuştu. Romanya Futbol Federasyonu bir ay boyunca yaptığı istişareler sonucunda Razvan Lucescu'nun milli takımın yeni teknik direktörü olduğunu açıkladı. Bildiğiniz üzere Razvan, Lucescu'lardan Mircea olanın oğlu.
Baba Lucecu'nun kariyerinde de 1981-86 arasındaki 5 yıllık dönemde Romanya Milli Takım teknik direktörlüğü bulunuyor. Bildiğim kadarıyla da aynı milli takımı çalıştıran ilk baba-oğul olarak da futbol tarihine geçiyorlar Lucescugiller...
Konfederasyon Kupası'nın ilk biletleri sahiplerini buldu. Organizasyon açısından bir hayal kırıklığı söz konusu bilet satışları açısından. 640 bin biletten sadece yarısı satılabildi. Bu biletlerin çoğu da yerel satışlar. 300 bin biletin yüzde 55'ini şirketler satın almış. Muhtemelen turnuva başlamasına az süre kara bilet satışları da artacaktır. Bu postta da amma çok "satış" kelimesini kullandım...
Tuhaf bir şans şu Eric Gerets'teki. Çalıştırdığı son iki takımı da şampiyon yapmasına karşın -Marsilya'nın bitime 5 kala şampiyonluğu vermesi biraz zor olur- sözleşmesinin yenilenmemesi ve ayrılmak zorunda bırakılması. Dün düzenlediği basın toplantısında sezon sonunda kulüpten ayrılacağını açıkladı Belçikalı.
Efendim resim de gördüğünüz mekân da bişiler atıştırmak futbol camiası için geçtiğimiz yıllardan tanıdık bir alışkanlıktır ve son raddesi de budur artik.
Yok bi yemekten de ne olur diyorsanız ne diyelim
"Şak şak şak Feener, şak şak şak Beşiktaşş" dersiniz olur biter.
ha unutmadan ilkeleriniz ve tarihinizle çok yaşayın emi...