fransa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fransa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ağustos 2010 Çarşamba

fransızların şampanya keyfi

Avrupa Yüzme Şampiyonası sayesinde yüzme dolu bir hafta geride kaldı. Fransızlar özellikle erkeklerde şampiyonanın en başarılı ekipleri arasında yer aldı. Frederic Busquet, Avrupa şampiyonu olurken 50 metre serbestte peşisıra sezonun en iyi iki derecesine imza attı. Budapeşte'den yüzü gülerek ayrılan bir diğer Fransız da Camille Lacourt. 25 yaşındaki Fransız yüzücü 50 metre sırtüstünde altın madalyayı kazandı. 100 metrede de altın madalyanın sahibi olurken Avrupa rekorunun sahibi oldu. Ayrıca Aaron Peirsols 51.94 geçtiğimiz yıl yaptığı dünyanın en iyi derecesinden sadece 17 salise daha kötü bir zamana imza attı. Frasnzılar ayrıca 4x100 karışıkta da Avrupa şampiyonluğunu kazandı. 
Bu kadar başarının üstüne kutlama yapmamak olmazdı. Fransa takımı trenle geldikleri Marsilya'daki Saint Charles İstasyonu'nda Frederic Bosquet, Camilla Court ikilisi yanlarına William Meynard'ı da alarak şampanya patlatmayı ihmal etmediler... 

13 Ağustos 2010 Cuma

yeni sezon yeni saç

"Yeni sezon yeni başlangıç" lafını sadece takımlar için söylememek gerek. Futbolcular da fiziksel yapılarında değişikliğe gidebiliyor Marsilya'nın Brezilyalı forveti Brandao'da olduğu gibi. Avrupa kıtasına adım attığı 2002 yılından bu yana saçını hiç kestirmemişti Breziyalı.
Yeni sezon birlikte o da değişikliğe gitmeye karar vermiş ve São Caetano'daki günlerine dönmüş. Kısa saç alnının yanı sıra bahtını da açıp fileleri havalandırma sayısını arttıracak mı acaba?

12 Ağustos 2010 Perşembe

fransızların umudu...

Fransızlar, Raymond Domenech ile geçen Dünya Kupası felaketinin ardından Laurent Blanc'a oldukça fazla umut bağlamış durumda. Fransız teknik adam milli takımın başındaki ilk maçında Norveç deplasmanında 2-1 yenik dönse de Fransız taraftarlar Laurent Blanc'a verdikleri desteği yukarıdaki pankartta açıkça ifade etmiş; 
"Blanc ile 'kara delik'ten çıkacağız"

12 Şubat 2010 Cuma

montpellier hérault s.c

Ağustos ayında Fransa'da futbol sezonu start alırken birisi, Montpellier'nin Şubat ayında ilk 2'de yer alacağını iddia herhalde kimse inanmazdı.

1919 yılında kurulan ve şu anda ki haline 5 Kasım 1974'te Louis Nicollin'in (alttaki resimde bulunan hafif kilolu beyefendi) kulübü satın almasıyla bürünen Montpellier geçen sezonu Fransa 2. liginde geçirdi. Fransa 1. liginde 27 sezon geçiren ve hiç şampiyonluk yüzü görmeyen güney ekibi bu sezon beklentileri fazlasıyla karşılıyor.
Sezona sahasında 10 kişi bitirdiği PSG beraberliğiyle başlayan Montpellier 3. haftadan itibaren büyük bir çıkış yakaladı ve Ligue 1'de 23. haftada geçen sezonun şampiyonu Bordeaux'nun 3 puan gerisinde 2. sıraya yerleşti.

Peki Montpellier'nin bu sürpriz başarısında ki en büyük etken nedir?

1 - Takım genç (ve aç) ve yaşlı kurt (ve intikam peşinde) oyunculardan kurulu
2 - Montpellier genç takımı 2009 yılında gençlerde Gambardella kupasını kazandı ve bu kadrodan birkaç isim A takıma monte edildi (Ait Fana, Belhandatout gibi)
3 - Sağlam bir defans (Spahic, Dzodic, Jeunechamp ve Pitau)
4 - Lyon, Marsilya, Toulouse, Rennes ve PSG gibi takımların bu sene beklenen performanstan uzak olmaları
Kadrosunda sadece 7 yabancı futbolcu bulunduran Montpellier sezon sonunu aynı şekilde getirebilir mi bilemeyiz ancak ben başkan Nicollin'i Şampiyonlar Ligi'ni izlerken görmek isterim...

Şunu da hatırlatalım, Montpellier kulübü Eric Cantona, Laurent Blanc, Roger Milla, Valderama, Asanovic ve Kosecki gibi isimlere de zamanında kucak açmış bir takımdır

31 Mayıs 2009 Pazar

louis braille'in anısına...

Fransa Milli Takımı salı günü Nijerya, cumartesi de bizim milli takım ile yapacağı maçlara özel bir forma ile çıkacak. Körler alfabesini bulan Louis Braille'in doğumunun 200. yılı nedeniyle Fransız futbolcular iki maça da isimlerinin Braille'in bulduğu alfabeyle yazılı formalar ile sahaya çıkacaklar. Bu şekilde Louis Braille'i de güzel bir şekilde anmış olacaklar. Daha sonraki tarihte ise formalar açık arttırma ile satışa sunulacak. Elde edilen gelir Fransız Futbol Federasyonu tarafından görme engelliler için kullanılacak. Fikrin sahibi kimse tebrik etmek lazım...

30 Mayıs 2009 Cumartesi

ligue 1'e çıkamayınca...

Ligue 2'de sezon tamamlandı. Son haftaya ikinci sırada giren Strasbourg, Montpellier deplasmanından 2-1'lik mağlubiyetle dönüp; Boulogne da küme düşen Amiens'ı farklı geçince Ligue 1'e yükselen şanslı son iki takım Montpellier ve Boulogne oldu. Neredeyse bütün sezon boyunca ilk üç sırada yer alan Strasbourg'un son hafta lige çıkma hakkını kaybetmesi hem futbolcularda hem de taraftarlarda büyük bir travma yaratmıştır.
Montpellier Ligue 1'in eskilerinden. 2002-2004'te düştükleri lige tam 5 sezon sonra geri dönüyorlar. Takımın en karizmatik ve bilinen ismi Rolland Courbis. Bakalım kurt teknik adam Ligue 1'de kendininde söz ettirmeyi başaracak mı tekrardan. Yeri gelmişken 37'lik Bruno Carotti de hâlâ iş yapıyor Montpellier'de.
Ligue 1'in diğer yenisi Boulogne, Franck Ribéry'nin top koşturduğu takımlardan. 111 yıllık bir kulüp olmalarına Ligue 1'de ilk kez yer alacaklar. Zaten takımın kaderi de 2004'te teknik direktörlüğe gelen Philippe Montanier ile değişmiş. Montanier, 2005'te henüz o zamanlara amatör ligde olan Boulogne'u Coupe de France'da çeyrek finale çıkartarak kendinden bahsettiriyor. Aynı yıl Ulusal Lige, 2 sezon sonra 2006-2007'de ise Ligue 2'ye çıkıyor Bolougne. Philippe Montanier'nin takımı geleneğini devam ettirip her ligde 2 yıl geçirme uygulamasını Ligue 2'de de sürdürdü ve 2009-2010 sezonu için Ligue 1'deki kontejanlardan birini kaptı. Boulogne başlı başına ele alınması ve incelenmesi gereken bir konu aslında.
Neyse bizim bu postu asıl yazma nedenimize dönelim. Yukarıdaki fotoğraflar Metz - Guingamp maçından. Son haftaya 60 puanla giren Metz'n ilk 3'te yer alması ve Ligue 1'e tekrar yükselmesi çok zayıf bir ihtimaldi. Guingamp'ı 2-0 yenmelerine karşın üstlerindeki takımlardan ikisi de kazanınca lige çıkma vizesini alamadılar doğal olarak. Metzli taraftarlar da Ligue 1'e çıkamama ihtimaline karşı hazır geldiklerini maç sonrası Stade Municipal Saint-Symphorien'i savaş alanına çevirerek gösterdiler. Havada uçuşan meşalelerden tutun da kırılan kale direklerine kadar oldukça fazla aksiyon vardı saha içerisinde. Polis ve güvenlik güçleri de doğal olarak olaylara müdahale geldi. Yaşananların ardından Metz'e oldukça sağlam bir ceza gelecektir.

Fotoğraflar: JEAN-CHRISTOPHE VERHAEGEN/AFP/Getty Images

18 Mayıs 2009 Pazartesi

jonny wilkinson top 14'te

Top 14 kulüpleri Avrupa'nın en güçlü ligi olmayı kafaya takmışlar ki önümüzdeki sezon için sağlam transferler yapmaya devam ediyorlar. Özellikle Stade Français ve Toulon, İngiliz oyuncular ile kadroya kuvvetlendiriyorlar. James Haskell, Tom Palmer ve Ollie Phillips üçlüsünü kadrosuna katan Stade Français'i yalnız bırakmayan Toulon, Khris Chesney, Tom May, Tim Ryan ve El-Abd ile ligin Adalılaşmasına yardım ederken Guinness Premiership'i de kuvvetten düşürmeyi de ihmal etmiyorlar.
Transfer sezonunun önemli bombalarını birbir patlatan Toulon'un son transferi ise Jonny Wilkinson. İngiltere'ye tarihindeki ilk Rugby Dünya Kupası'nı kazandıran adam olarak bilinen Wilkinson son 4 yıldır sakatlıklardan bir türlü kafasını kaldıramıyor. Buna karşın oynadığı maçlarda her daim en skorer isim olmayı başaran Wilkinson için Toulon'a transferi aynı zamanda bir ilk anlamına da geliyor. 1997'de ilk profesyonel sözleşmesini Newcastle Falcons ile imzalayan Jonny Wilkinson tam 12 yıldır aralıksız olarak kuzey ekibinin formasını giyiyordu. Fransız ekibi ile yaptığı 2 yıllık sözleşme karşılığında 1 milyon 400 bin avro alacak oln İngiliz oyuncunun bu paranın hakkını verip veremeyeceğini sezon başlayınca gösterecek. Wilkinson eski Wilkinson olmasa da Toulon'un yaptığı bu transfer başkan Mourad Boudjellal 1992'den sonraki ilk şampiyonluğu kazanmak için ne kadar heyecanlı olduğunun bir göstergesi.

12 Mayıs 2009 Salı

nba'ciler kadroda

Fransızları uzun bir yaz mesaisi bekliyor. EuroBasket 2009'a son bilet için İtalyanlar ve Finliler ile kapışacaklar Ağustos ayında. Ondan da önce Temmuz ayının başında kampa giercek Fransa. Michel Gomez'in ardındna takımın başına geçen Vincent Collet 29 kişilk aday kadroyu açıklamış. Collet bütün NBA oyuncularını eklemiş bu 29 isim arasında. Takıma Parker ile birlikte abilik yapsın diye de Laurent Foirest'de seçilmiş. Gerçi bu NBA'cilerden hangileri kampa katılacak hangileri sakatlık v.b bahane edip ayrılacak soru işareti. Postu Vincent Collet'nin seçtiği 29 isimle bitirelim...

Alexis Ajinca, Nicolas Batum, Rodrigue Beaubois, Yannick Bokolo, Nando De Colo, Aldo Curti, Mamoutou Diarra, Yakhouba Diawara, Boris Diaw, Antoine Diot, Laurent Foirest, Mickaël Gelabale, Joseph Gomis, Dounia Issa, Alain Koffi, Thomas Larrouquis, Abdoulaye M’Baye, Ian Mahinmi, Claude Marquis, Adrien Moerman, Joakim Noah, Tony Parker, Marc-Antoine Pellin, Johan Petro, Florent Pietrus, Mickaël Pietrus, Ali Traore, Ronny Turiaf, Ludovic Vaty

6 Mayıs 2009 Çarşamba

coupe de france

Stade Rennais - Guingamp
9 Mayıs Cumartesi, 21:45
Stade De France, Saint Dennis

Fotoğraflar: FRED TANNEAU/AFP/Getty Images

22 Nisan 2009 Çarşamba

38 yıl sonra...

Herhalde dün akşam Salma Hayek'lerin evinde bir sevinç yumağı oluşmuştur. Kolay değil kayınpederi ve kocasının sahibi olduğu takım tam 38 yıl sonra Fransa Kupası'nda finale çıktı. Şaka bir yana dün akşam Rennes tarihindeki en önemli maçlardan biri oynandı. Grenoble'i deplasmanda 1-0'la geçen Francois Pinault'nun takımı 1971'den sonra ilk kez kez finale yükseldi. O yıl Olympique Lyon'u 1-0 yenerek Fransa Kupası'nı havaya kaldıran Rennes'in finaldeki rakibi de bu akşamki Toulouse - Guingamp maçı ile belirlenecek. Ev sahibi Toulouse maçın favorisi olarak gösteriliyor. Tahminler tutar diğer finalist Toulouse olursa, onlar da tam 42 yıl sonra ilk kez finale yükselecekler. Le Téfécé'nin tarihinde oynadığı ilk ve tek final de 1956-1957 sezonunda Angers'i 6-3 yenerek Fransa Kupası'nı müzesine götürmüştü.
Fransa Kupası'nda final son 11 sezondur olduğu gibi Stade de France'da 9 Mayıs'ta oynanacak.

5 Şubat 2009 Perşembe

çok yaşa vannes

Tekrar yazıp çizmeye gerek yok herkesin bildiği şeyleri. Avrupa belki de dünya üzerindeki en kötü kupa statülerinden birine sahibiz. 3 büyükler, biraz da onları takip edenler dışında kimsenin yarı final, final oynamasına izin vermeyen bir statü bu. Öyle ki sanki herşey yolunda gitsin ve sürpriz gerçekleşmesin diye eleminasyon maçları bile iki karşılaşma üzerinden oynanıyor. Tabi kupa dediğin işin keyfi, sürprizde.
Bunu da en iyi Fransızlar yapıyor. Her yıl sürpriz bir finalist ya da yarı finalist oluyor. Bu yılın sürprizi de Ligue 2'nin ortasıra takımlarından Vennes. Nantes ile Rennes arasında sıkışmış Fransa'nın batısında Biscay Körfezi kıyısında 51 bin kişilik bir şehir Vennes. Şehrin futbol takımının geçmişi de öyle eski değil. 1998 yılında kurulmuş bir kulüp Vannes Olympique Club. Geçtiğimiz sezon Championnat de France de football National'de (Ulusal Lig) şampiyon olarak Ligue 2'ye çıktı. Ulusal Lig'de mücadele ederken 2 sezon önce Fransa Kupası'nda çeyrek final oynayarak tarihlerinin en büyük başarılarını elde etmişlerdi. Fakat şanssız bir kura ile çeyrek finalde Olympique Marsilya ile eşleşmişlerdi. Üstüne üstlük maç da Velodromme'da oynanınca 5-0 bir yenilgi ile kulüp tarihinin en büyük başarısını elde ederek elenmişlerdi.
Dün akşam ise bu başarılarını daha da ilerletmeyi başardılar. Lig Kupası yarı finalinde Stade Municipal de Ray'de Nice'i penaltı atışlarıyla geçerek finale yükseldiler. Gerçi normal sürede 2 dakika daha dayanıp Ben Saada'nın golünü yemeseler maç penaltılara bile kalmayacaktı. Kadrolarında aman aman bir topçu da yok Vennes'in.
Finalde Paris Saint Germain'i Parc des Princes'te 3-0 ile geçen Bordeaux ile karşılaşacaklar. Bu da onların gelecek sezon UEFA Europa League'de mücadele etmesi anlamına geliyor. Finalde bir mucizeye imza atıp Bordeaux'yu da geçip kupayı alırlar mı onu da 25 Nisan'da Stade de France'ta göreceğiz.