İspanya maçı sonrasında soyunma odasında patlamış ve Nihat'ı "sen kendini İspanya kralı mı sanıyorsun, biz can derdindeyiz, sen piyasa" diyerek haşlamışsınız...
- Yıllardır Nihat ve arkadaşları "amansız" tekmeleri, küfürleri yerken siz kameralar size her döndüğünde şov yaparken "piyasa" derdinde değil de ne derdindeydiniz?
- İspanya'dan daha iyi bir takım olduğumuza inandığınız için mi hem deplasmanda hem içeride onlara karşı aynı 11'le çıkıyoruz sahaya yoksa "amansız" inadınız yüzünden mi?
- Mutlak galip gelmemiz ve berabere giden bir maçta Nihat, Arda ve Semih'in yedekleri Batuhan, Sabri ve Nuri Şahin midir? 3 Nisan 2009 Cuma
imparator'a sorular!
İspanya maçı sonrasında soyunma odasında patlamış ve Nihat'ı "sen kendini İspanya kralı mı sanıyorsun, biz can derdindeyiz, sen piyasa" diyerek haşlamışsınız...
- Yıllardır Nihat ve arkadaşları "amansız" tekmeleri, küfürleri yerken siz kameralar size her döndüğünde şov yaparken "piyasa" derdinde değil de ne derdindeydiniz?
- İspanya'dan daha iyi bir takım olduğumuza inandığınız için mi hem deplasmanda hem içeride onlara karşı aynı 11'le çıkıyoruz sahaya yoksa "amansız" inadınız yüzünden mi?
- Mutlak galip gelmemiz ve berabere giden bir maçta Nihat, Arda ve Semih'in yedekleri Batuhan, Sabri ve Nuri Şahin midir? başvurular 1.5 milyonu aştı...
Dünün haberlerinden biriydi 1 milyon 600 bin kişinin satışa çıkan DK 2010 biletleri için başvuruda bulunması. Biletler staışa çıkalı 2 ay oldu neredeyse. Üstelik daha kupaya katılacak takımlar da belli değil. Buna karşın 1 milyon 600 bin çok iyi bir sayı gibi duruyor. Bu sayının yüzde 20'unu ev sahibi ülke vatandaşları oluşturuyor. En fazla başvuru Birleşik Devletler'den yapılmış. Amerikalıları İngilizler, Almanlar, İtalyanlar ve Avustralyalılar izliyor. Bir nevi kupaya katılması garanti olan ülkelerin taraftarları hücum etmiş gibi biletlere. Biletler bu yıl bütün büyük organizasyonlarda olduğu gibi kura çekimi ile sahibini bulacak. 15 Nisan'da çekilecek kuranın sonuçları Nisan sonuna kadar 1 milyon 635 bin 136 kişiye elektronik posta ile bildirilecek.
Dünya Kupası'nın ikinci parti bilet satışına ise mayıs ayında başlanacak. İkinci parti bilet satışları kasım ayına kadar devam edecek. Muhtemelen eylül, ekim gibi turnuvaya katılacak takımların kesinleşmeye başlamasıyla da başvurularda büyük bir patlama yaşanacak.
Etiketler:
dünya kupası,
ecnebi,
güney afrika
vagner love'dan bir vukuat daha
Vagner Love'un saha dışı vukuatları düzenli olarak devam ediyor. Brezilyalı futbolcu hakkındaki iddia bu sefer Portekiz basınından geldi. Correio da Manhã gazetesine göre Brezilyalı milli maç arasında geçtiğimiz hafta Lizbon'a gelmiş. Lizbon gezmesi sırasında ismi "Vanessa" olan Brezilyalı bir fahişe ile birlikte olmak istemiş fakat fahişenin bu isteği reddetmesi üzerine onu biraz hırpalamış. En azından fahişenin gazeteye anlatıkları bu.
Vagner Love ise geçen hafta Lizbon'da olduğunu doğrulamış. Portekiz'de futbol oynayan bir arkadaşının bazı sorunlarını çözmek için gittiğini ve böyle bir olayın yaşanmadığını söylemiş. Tabi adam açık açık "böyle bir şey" oldu diyecek değil elbette böyle bir olay olmuşsa. Kaldı ki Vagner Love'un isminin nereden geldiğini düşünürsek çıkan söylentinin doğru olabileceği ihtimali hiç de az değil. 5 yıllığına 41 bin dolar!
İngiltere'de tenis denilince akla ilk gelen kurumlardan biri The All England Club 'tır. Dünyanın en prestijli tenis turnuvası Wimbledon'a da ev sahipliği yapan The All England Club, değişik bir fikri hayata geçirmiş bu küresel krizde. 2011 ile 2015 yılları arasında 5 senelik dönem için Wimbledon'ın bu yıl 15 bin kişiliğe çıkarılan merkez kortundaki 2 bin 500 koltuğu blok satışı yapılacakmış. Bu blok satışa katılmak isteyenler sağlam bir meblağıyı gözden çıkarmak zorunda. The All England Club'ın koltuk başına talep ettiği ücret 40 bin 700 dolar. Bu parayı ödeyince bütün turnuvayı 5 yıl boyunca aynı koltuktan seyretme hakkını elde ediyorsunuz. Eğer 2 bin 500 biletin tamamı satılırsa elde edilecek gelir ise 87 milyon 300 bin dolar. The All England Club yetkilileri bu fikrin ilk kez 1920'de merkez kort inşa edilirken düşünüldüğünü, projenin o fikirden esinlenerek hayata geçirildiğini söylemişler. Ancak ellerinde puro göbek büyüten beyefendiler ile tuhaf şapkalar takan ve çantalar kullanan hanımefendiler Wimbledon için yılda 8 bin 125 doları gözden çıkarırlar... verbeek'ten moyes'e sağlam taş...
Pim Verbeek tuhaf bir adam. Elinde belki de dünyanın en alternatifli 5-6 kadrosundan biri olmasına karşın oldukça muhafazakar bir tavır sergiliyor. Hiçbir maçta 2 forvet oynatmıyor, 4-3-2-1'den şaşmıyor. Bazen bu inadı pahalıya da mal olabiliyor. Çarşamba günü Özbekistan maçında kadroyu görünce Canerle birlikte bu adam neden Josh Kennedy'i oynatmaz dedik yayında. 60'a kadar gol olmayınca Hollandalı, Kennedy'i oyuna soktu ve 4 dakika ardından da Kennedy'nin golü geldi. Bu Verbeek'in tuhaflıklarından sadece bir tanesi. 10 postluk malzeme vardır elimizde.Neyse bu postun konusu Verbeek'in Avustralya'ya uygulattığı taktik tercihler değil. Evertonlı Tim Cahill Özbekistan maçı için çağrıldığı Milli Takıma sakat gelmiş. Aradan geçen 10 günde yapılan tedavi ile Cahill sakatlığını atlatmış. Pim Verbeek bu konuya dikkat çekmek istemiş ve basına "David Moyes bize ne kadar teşekkür etse azdır" mahiyetinde bir laf söylemiş ardından da devam etmiş "Bu adam bizim takıma geldiğinde yürüyemiyordu 10 günde bizim sağlık ekibi adamı turp gibi yaptı" diye lafı koymuş. Söyledikleri bununla da bitmemiş "Normalde pek mutlu olmazlar ama bu sefer onu Milli Takıma yolladıkları için mutlu olmalılar" cümlesiyle finali yapmış sağlam bir taş atmış Moyes'e.
Önümüzdeki aylarda Everton'ın Pim Verbeek ile ilgili şikayetlerini duyarsak şaşırmamak gerek. Avustralya bir mucize ötesi durum olmazsa DK 2010 vizesini aldı. Buna karşın Pim Verbeek son 2 maçta da esas kadroyu oynatmayı düşünüyor. Tabi bu tutum başta Everton olmak üzere Avrupalı kulüpleri pek de memnun etmeyecek gibi...
Etiketler:
avustralya,
ecnebi,
futbol,
premier league
2 Nisan 2009 Perşembe
mazide kalan bologna derbileri
Bundan 7-8 yıl öncesine kadar İtalyan basketbolu Avrupa'nın en zengin liglerinden birine sahipti. Hâl böyleyken ülkenin basketbol şehri Bologna'nin da en iddialı iki takıma ev sahipliği yapması da kaçınılmazdı. Manu Ginobili, Antoine Rigaudeau, David Andersen, Marko Milic ve Alessandro Frosini'nin bir tarafta, Carlton Myers, Gregor Fucka, Gianluca Basile, Giancamo Galanda ve Arturas Karnisovas'ın diğer tarafta olduğu bir şehirde basketbol nasıl sevilmezdi! Genelde her sezon Euroleague'in dörtlü finalinde bir Bologna takımı olurdu.
Aradan geçen 8 yılda İtalyan kulüplerinin bütçelerinde yaşanan küçülmeler Bologna takımlarını etkiledi. Sponsorlarını kaybettiler, sportif alanda istenilen sonuçlar alınamayınca Euroleague'de mücadele haklarını kaybettiler. (Virtus'un arada Sani Becirovic hadisesini de unutmamak lazım)Bugün gelinen noktada Fortitudo ligden sondan 2. sırada düşmemek için oynuyor, EuroCup'ta grubundan çıkamadı. Virtus ise ligde ikinci olsa da ancak FIBA'nın 2. sınıf kupasında mücadele ediyor.
Kim derdi Manu Ginobili & Carlton Myers'ın kapıştığı takımların bu hale düşeceğini...
1 Nisan 2009 Çarşamba
internacional 100. yıl serisi
Internacional'in 100. yıl etkinlikleri sürüyor. Reebok tarafından 100. yıla özel 3 farklı polo t-shirtten oluşan bir paket hazırlamış. Paket Rio Grande do Sul'daki, en önemli moda etkinliği olan "Donna Fashion"da tanıtılacak. Paketin satışı ise Internacional'in maçlarını oynadığı Beira-Rio Stadyumu'nun 40. yıldönümüne denk gelen 6 Nisan'da başlayacak. Kendi adıma 3 ürünü de beğendim... laf arısı #10
Seçim sonrası CHP Başkanı Sayın Baykal AKP'nin aldığı sonucu değerlendirerek "ay tutulması baslamıştır" demiş.
Bir partili çıkıp "Sayın Başkan sizin yüzünüzden bizde yıllardır oy tutulması var" ona ne demeli ?" diye sorsa ya... Soramaz(lar) tabi, çünkü sormaya kalkanın partiden ihraç edilme riski var!
by taytay
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

