8 Mayıs 2009 Cuma

asya şampiyonlar ligi'nde son durum

Asya Şampiyonlar Ligi'nde grup maçlarının sonuna gelindi. Gelecek hafta oynananacak maçlardan sonra son 4 takımın da belirlenmesiyle son 16 maçlarına geçilecek.
Son haftaya 3. sırada giren Şenol Güneş'in takımına bir mucize gerekiyor. Çin ekibi Shandong Luneng ile aynı puanda bulunan FC Seoul, Gamba Osaka deplasmanına gidiyor. Grup maçlarının en başarılı performansını gösteren ve 15 puan alıp sadece 2 gol yiyen Osaka'yı deplasmanda yenmek de yetmiyor Korelilere. Grubun diğer son hafta maçında Shandong Luneng'ın kendisi sahasında grubun averaj takımı Endonezya temsilcisi Sriwijaya'ya takılması gerekiyor ki FC Seoul son 16 vizesini alsın. Ki bu durum da "çıkmadık candan umut kesilmez"den ötesi gerekiyor. Gerçi evinde oynadığı Gamba Osaka maçını kaybedip, öne geçtiği Shandong maçından 1 puanla ayrılınca böyle bir sonuç da normal.
Asya futbolunun kulüpler düzeyindeki hakiminin Japon ekipleri olduğunu grup maçlarında bir kere daha anladık. Bir nevi Asya'nın İngilizleri olan Japon takımlarının 4'ü birden gruplarını lider olarak tamamladılar. Ki bu takımlar arasında tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi'nde mücadele eden Kawasaki Frontale de var.
Asya Futbol Federasyonu'nun bu yıl uygulamaya koyduğu coğrafi bölgelerdeki yakınlığa göre grupları şekillendirme stratejisi Suudi Arabistanlılar'ın işine yararken, İran ekipleri büyük hayal kırıklıkları yaşadı. Coğrafi farklılıkların ön plana çıkmadığı grup maçları sonunda Suudiler de Japonlar gibi 4 takımla birlikte son 16'ya kalmayı başardılar. Hatta iki Suudi ekibi Al Ettifaq ile Al Hilal birbirleriyle eşleştiklerinden şimdiden bir Suudi takımının son 8'e kaldığını da söyleyebiliriz.
Grup maçları sonunda son 16'ya giremeyen sürpriz takımlar da oldu. Abel Braga'nın çalıştırdığı, Rafael Sobis ve Fernando Baiano'nun yer aldığı Al-Jazira tek mağlubiyet almasına karşın, geri kalan bütün maçlarını berabere tamamlayarak gruplardaki en büyük sürprizini yaptı. Yine İran ve Asya futbolunun iki önemli ismi Esteghlal ile Sepehan gruplarında son sırada yer aldılar. İran futbolunun son 16'ya kalan tek temsilcisi Persapolis oldu.
Son 3 sezondur Asya Şampiyonlar Ligi'nde yer alan Avustralyalılar ise fikstürlerinin azizliğine uğruyorlar. Sezonu şampiyon olarak kapatan takımın bir sonraki sezonda katılabildiği Şampiyonlar Ligi maçları Avustralya'da ölü sezona denk gelmesi nedeniyle takımlar istedikleri performansı sergileyemiyorlar. Central Coast Mariners grup maçlarını galibiyet alamadan tamamlayacak gibi. Newcastle Jets ise Ulsan Hyundai deplasmanından beraberlikle dönmesi halinde son 16 vizesi alıyor.
Geçtiğimiz yıl Bunyodkar ile yarı final gören Özbek futbolunun Asya Şampiyonlar Ligi'ndeki yükselişi bu yıl da devam ediyor. Pakhtakor Taşkent grup lideri olarak son 16'ya kalmayı başardı. Bunyodkar ise BAE temsilcisi Al-Shabab Al-Arabi ile Taşkent'te oynayacağı maçtan mağlubiyet ile ayrılmazsa son 16 mücadelesinde yer alacak. Son hafta öncesinde son 16'ya kalan 12 takım ve son 16'daki 4 eşleşme de kesinleşti.

Pakhtator Taşkent - Umm-Salal
Al-Ettifaq - Al-Hilal
Gamba Osaka - Pohang
Al-Ittihad - Persapolis

Son maçlar öncesi öngörülerimiz bu 12 takıma Shandong ve Suwon'un da katılacağı yönünde. Diğer 2 bilet için ise top yuvarlaktır demek gerekiyor herhalde...

imparator'un dönüşü...

"manda": tim wiese

Tim Wiese Kaiserslautern günlerinden beri sevmediğim bir futbolcudur. Hele 3 sezon önce Torino'daki Juventus maçında yaptığı hata takımını turdan edince, kendisine olan "uyuzluk" katsayım tavan yapmıştı. O günden beri insanlık dışı hareketler listesine devamlı olarak çentik atmakla meşgul Alman kaleci. Yaptığı bu hareketlerden en popüleri Ivica Olic'e attığı kung-fu tekmesiydi. Dün de yine bir başka Hamburg maçında kendine yakışanı sergiledi Wiese. Bremen maçı 3-2 kazanmış ve finale çıkmış. Hamburglular üzülür, Bremenliler sevinirken "Manda" kaleci, ben buaray kibarcasını yazayım; "Sizi nasıl yendik" misali vücut hareketiyle Jonathan Pitroipa'nın yanında belirmiş. Yaptığı hareketten ve bu kadar antipatik olmayı başardığı için dolayı koca bir aferini de hak etmiş!

7 Mayıs 2009 Perşembe

2016

Resimdekiler Real Madrid'in yeni sezonda kadrosuna katmayı planladığı isimler değil elbet. En azından Madridliler'in şimdilik o kadar da umutsuz olması gerekmiyor. 2016 Yaz Olimpiyatlarına kimin ev sahipliği yapacağı önümüzdeki ekim ayında belli olacak. Aday şehirleri inceleyen komitenin Madrid gezisi sırasındaki durağı Santiago Barnebau olmuş. Mijatovic, sportif direktörlük görevinin son günlerinde iyi bir ev sahipliği örneği sergilemiş. Bütün komite üyelerine isimlerinin yazılı olduğu formayı hediye etmiş.

Olimpiyat komitesi üyelerinin Chicago ile başlayan ve Tokyo ile devam ilk iki aday şehirleri inceleme turu pek keyifli geçmemişti. Ama geçen ve bu hafta boyunca yapmış oldukları Rio ve Madrid gezileri için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Rio'da belediye başkanı ile yarıştılar, Maracana'yı Pele'nin ev sahipliğinde gezdiler hatta onunla futbol bile oynadılar. Tabi bu keyifli anlar raporlara nasıl etki edecek onu bilmiyoruz. Kaldı ki Rio ve Madrid organizasyona ne kadar çok ev sahipliği yapmak istedikleri gösterirken, Tokyo ve Chicago'da incelemeler sırasında protesto gösterileri ile karşılaştılar. Aday şehirler arasında Rio'nun 2014 Dünya Kupası'nın oynanacağı şehirler arasında olması altyağı başta olmak üzere çevre düzenlemeleri ve hazır olma açısından diğer rakiplerinden daha avantajlı kılıyor. Gerçi bu tür seçimlerde hazırlanan raporlar kadar siyasi manevraların da önemli olduğu biliniyor. Ama sportif ölçütler dikkate alındığında Madrid ya da Rio'nun 2016'yı kazanmayı daha çok hakettiğini de söylemeden geçmemek lazım.

juazeiro do norte

Brezilya Kupası'nda son 16 maçları oynandı ve çeyrek finalistlerin neredeyse tamamı belli oldu. Son 16 eşleşmelerinden biri de Vasco da Gama ile Campeonato Brasileiro Série C ekiplerinden Icasa arasındaydı. İlk maç 1-1 beraber sona ermişti. Vasco ikinci maçta işi sıkı tuttu ve 4-1 ile çeyrek finale yükseldi. Postun resimleri Icasa'nın maçlarını oynadığı 10 bin 500 kişi kapasiteli Juazeiro do Norte Stadyumu'ndan. Stadın hali Allah'a emanet. Stadyuma giremeseniz bile bizdeki stadyumlar misali komşu balkon ve çatılardan maçları izleme şansınız bulunuyor. Soyunma odalarının yolu ise daha da felaket. Üstelik sanki bilinçli bir şekilde Vasco bu stadyuma gelecek diye ezeli rakipleri Flamengo'nun kırmızı-siyahı sizi karşılıyor. Renk uyumu açısından harika seçimler. Stadyumun dışı yeşil - beyaz, içerisi ise kırmızı - siyah. Kim düşündüyse tebrik etmek gerekiyor bu renk seçimleri.
Hani sanki tesis altyapısı açısından biz onlardan, onlar da bizden etkilenmişler gibi duruyor...

90+3 & roma'da final

görünen köy...

Interle sözleşmesi feshedildiğinde Flamengo ile anlaşacağı konuşuluyordu. O, bu söylentileri ne reddetti ne de kabul etti. Adriano'nun Flamengo'da oynayacağını kendisinden olmasa da kulübün resmi İnternet sitesinden öğrendik. Açılış sayfasına "İmparator"un döndüğünün müjdesi verilmiş. Campeonato Brasileiro arifesinde Flamengo da sezonun en sağlam transferini yaptı...

6 Mayıs 2009 Çarşamba

coupe de france

Stade Rennais - Guingamp
9 Mayıs Cumartesi, 21:45
Stade De France, Saint Dennis

Fotoğraflar: FRED TANNEAU/AFP/Getty Images

teknik direktörler haftası

İçinde bulunduğumuz hafta "Teknik direktörler haftası" olarak belirlenmiş de bizim haberimiz yok galiba. Deschamps, Le Guen aksiyonları ile açtığımız haftada haberlerin ardı arkası kesilmiyor. Önce Felix Magath sezonun sonunda Wolfsburg'dan ayrılacağını açıkladı. Hemen akabinde Schalke'nin resmi İnternet sitesinde gelecek sezondan itibaren takımın başında Magath'ın yer alacağı açıklandı. Geçtiğimiz saat içerisinde de ajanslardan Marco Van Basten'in Ajax teknik direktörlüğünden istifa ettiği haberi düştü. Zaten o haber de kulübün resmi İnternet sitesinden az önce duyuruldu. Haftanın gidişatı böyle olacaksa çok sayıda zayiat çıkacak demektir teknik direktörler saflarından. Biz haberlerin hızına yetişemiyoruz onlar nasıl bu hareketliliğe yetişebiliyor onu anlayamıyorum yalnız...