Denilson'un Vietnam macerası 1 maç sürdü. Neredeyse 1 aydır Asya ülkesinde olan Brezilyalı, sakatlığı nedeniyle 3 hafta boyunca forma giyemedikten sonra geçtiğimiz haftasonu Vietnamlı taraftarların karşısına çıkmış ve serbest vuruştan bir de gol atmıştı. O maçı izleyen taraftarlardan hiçbiri o golün Denilson'un Vietnam'da atacağı yegane gol olacağını düşünmemişti. Fakat yerel ajansların geçtiği haberlere göre Brezilyalı, dizindeki sakatlığı nedeniyle doktorunun da tavsiyesi ile ülkesine geri dönmüş. Gerçi insan haftasonu oynadığı maçla ilgili haberi okuyunca bu habere şaşırmıyor. Denilson, Hoang Anh Gia Lai maçında sağ dizindeki sakatlık nedeniyle ikinci yarı oyundan alınmıştı. Şimdi adam sakat sakat gidip niye Vietnam da dursun ki. Hong-Kong, Japonya gibi bir ülkede kalırdı ama Vietnam onu açmamış olsa gerek...
asya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
asya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Haziran 2009 Çarşamba
bir maçlık macera
Denilson'un Vietnam macerası 1 maç sürdü. Neredeyse 1 aydır Asya ülkesinde olan Brezilyalı, sakatlığı nedeniyle 3 hafta boyunca forma giyemedikten sonra geçtiğimiz haftasonu Vietnamlı taraftarların karşısına çıkmış ve serbest vuruştan bir de gol atmıştı. O maçı izleyen taraftarlardan hiçbiri o golün Denilson'un Vietnam'da atacağı yegane gol olacağını düşünmemişti. Fakat yerel ajansların geçtiği haberlere göre Brezilyalı, dizindeki sakatlığı nedeniyle doktorunun da tavsiyesi ile ülkesine geri dönmüş. Gerçi insan haftasonu oynadığı maçla ilgili haberi okuyunca bu habere şaşırmıyor. Denilson, Hoang Anh Gia Lai maçında sağ dizindeki sakatlık nedeniyle ikinci yarı oyundan alınmıştı. Şimdi adam sakat sakat gidip niye Vietnam da dursun ki. Hong-Kong, Japonya gibi bir ülkede kalırdı ama Vietnam onu açmamış olsa gerek... 21 Haziran 2009 Pazar
denilson'un "debut"su
Yaklaşık 3 haftadır Vietnam'da bulunuyordu Denilson. En sonunda Xi Mang Hai Phong'un bugün karşılaştığı Hoang Anh Gia Lai maçında sahaya çıkmış. Daha ilk maçtan saha içerisinde asabiyetini de göstermiş. Ligdeki bir diğer Brezilyalı Cesar C.D. Melo Junior ile de ağız dalaşına girmeyi ihmal etmemiş Vietnam'daki "debut"sunda...
Brezilya, İspanya, Fransa, Suudi Arabistan, MLS tecrübelerine Vietnam'ı da ekleyerek dünyayı gezmeye devam ediyor Denilson. Vietnam'la da sınırlı kalmayacak gibi bu gezmesi...14 Haziran 2009 Pazar
maskeli japonlar
Asya Kıtası'nda Dünya Kupası grup elemelerinde son maçlar oynanıyor en azından A grubu için. Grup liderini belirleyecek maçta Avustralya, Japonya'yı konuk edecek. Okyanusya'nın en büyük ülkesi özellikle de Melbourne H1N1 virüsünün -Domuz Gribi- en etkin olduğu bölgelerden biri dünya üzerinde. Japonlar da dün geldikleri Melbourne Uluslararası Havaalanı'nda kafilece maske takarak ayak bastılar Avustralya'ya. Geçtiğimiz hafta ertelenen yüzme yarışlarını, virüs nedeniyle karantina altına alınan rugby ve Avustralya futbolu oyuncuları ve geçtiğimiz haftasonu rastlanan 130 yeni virüs vakasını düşününce Japon kafilesinin aldığı bu tedbiri fazla yadsımamak lazım. Melbourne'de çarşamba günü oynanacak maçtan ev sahibinin beraberlikle ayrılması bile grup liderliği için yeterli. Zaten Japonya'da da teknik direktör Takeshi Okada, başta Shunsuke Nakamura olmak üzere birkaç önemli oyuncuyu kadroya almadı.
Shunsuke Nakamura demişken #10 Numara hakkında çıkan son haberlere de değinmek gerekiyor. Sankei Sports'un haberine göre Nakamura Celtic'ten ayrılacak. Fakat Yokohama F-Marinos'a imza atmayacak. Espanyol'dan gelen teklifi kabul ederek kariyerine İspanya'da devam edecek. Bu aynı zamanda Japon futbolu açısından da bir ilk anlamına geliyor. Bir Japon futbolcu ilk defa farklı 3 Avrupa liginde forma giymiş olacak. Daha önce Kazuyoshi Miura İtalya ve Hırvatistan; Hidetoshi Nakata'da İtalya ve İngiltere liglerinde top koşturmuştu. 7 Haziran 2009 Pazar
denilson kazığı
Geçtiğimiz haftanın haberinden biriydi zamanın en pahalısı topçusu Denilson'un Vietnam liginin orta sıra takımlarından Hai Phong Cement ile anlaşması. Brezilyalı 10 gündür takımla birlikte antrenmalara çıkmasına karşın lig lideri Danang City karşısında henüz hazır olmadığı için oynatılmadı. Vietnamlı taraftarlar da Denilson'u seyretmek için geldikleri Lach Tray Stadyumu'nda hayal kırıklığına uğradılar.
Denilson'un oynamadığı gibi Hai Phong Cement de sahadan 2-0 ayrılınca Denilson daha sahaya çıkmadan aleyhinde tezahüratlar yapılmaya başlandı. Gerçi adamlar haklı Denilson oynayacak diye bilet fiyatlarına zam yap, 30 bin kişiyi topla sonra da adamı oynatma...vizeyi alanlar
Bizim takım haziran ayında eleme maçları oynamasa da oynayanlar ve Güney Afrika vizesini kapanlar var. Özbekistan'ı Taşkent'te 1-0 ile geçen Japonlar grup elemelerinden Güney Afrika 2010 vizesini alan ilk ülke oldu. İlk olmasına karşın tek ülke olmadı Japonya. BAE'ni 2-0'la geçen Güney Kore ve Katar deplasmanından beraberlikle dönen Avustralyalılar da Afrika yolcusu oldular.
Avrupa kıtasından 2010'a gidecek ilk ülke ise Hollanda. İzlanda deplasmanından 2 golle alınan 3 puan ve toplamda gelinen 18 puan Portakallara Güney Afrika'yı müjdeledi.
Resmi olarak söylenemese de İngiltere de 6'da 6 yaparak Afrika'ya göz kırptı. İsveç'i Rasunda'da 1-0 yenen Danimarka da katılamadığı son iki büyük organizasyonun ardından 2010'da yer alacağına dair güçlü sinyaller verdi. Güney Amerika serisinde ise Brezilya, Şili, Paraguay ve Arjantin küçük çapta bir mucize olmazsa kupaya katılmak için verilen 4 bileti ceplerine koymuş gibi duruyorlar.
Etiketler:
asya,
avrupa,
dünya kupası,
ecnebi,
futbol,
güney afrika,
güney amerika
25 Mayıs 2009 Pazartesi
turlayanlar...
Haftasonunun şampiyonluk sevinci yaşayanlar listesi oldukça kabarık. Asya'dan Avrupa'ya çok sayıda ligde son hafta heyecanları ve şampiyonluk kutlamaları yaşandı. Kutlamaların en keyifli olanından başlamakta fayda var. Belçika'da Standart Liege, 1-1'in rövanşında Anderlecht'i Axel Witsel'in 40'ta attığı penaltı golüule yenerek tarihindeki 10 şampiyonluğa ulaştı.
Standart Liege aynı zamanda 1981-82 ve 82-83 sezonundan bu yana da ilk kez üstüste ikinci kez şampiyonluk sevincini yaşadı. İşin ilginci o sezonlarda da şampiyonluk yarışı Anderlecht ile geçmiş, Brüksel ekibi tıpkı bu sezon olduğu gibi ikinci sırada yer almıştı. Liege'in bu şampiyonluğunda en büyük pay tabii ki Sinan Bolat'ın. Genç kaleci geçen haftaki Gent maçında son dakika penaltısını kurtarmasa şampiyonluk kupasının sahibi Anderlecht olacaktı.
Belçika ile birlikte İsviçre ve Danimarka'da da şampiyonlar belli oldu. İsviçre'de Zürih, Basel'in 4 puan önünde tarihindeki 13. şampiyonluk sevincini yaşadı. Son 4 sezonda ise 3. kez şampiyonluk kupasını kaldırdı. Bu aynı zamanda Bernard Challandes'in takımın başında kazandığı ilk şampiyonluk. daha önceki iki şampiyonlukta şu sıralar Hertha Berlin'i çalıştıran Lucien Favre'ın imzası vardı. İsviçre'ye ilişkin ilginç bir ayrıntı da son 6 sezonda şampiyonlukların eşit sayıda Basel ile Zürih arasında paylaşılmış olması.
Danimarka'da ise FC Kobenhavn'ın tekeli bu sezon da devam etti. Başkent ekibi 2000-2001 sezonundan bu yana 6. şampiyonluğunu kazandı. Ki bahsettiğimiz kulübün tarihi 1992'ye dayanıyor. Son iki sezondur sallantıda olan Brondy ise Aarhus deplasmanından 1-0'lık mağlubiyetle dönünce Fc Kobenhavn'ın 5 puan gerisinde ligi 2. sırada tamamladı. Kobenhavn'ın bu şampiyonlukla Brondy'nin en fazla şampiyon olan takım unvanına ortak olduğunu da belirtelim.
Sadece Avrupa kıtasında belli olmadı şampiyon takımlar bu haftasonu. Birleşik Arap Emirlikleri'nde de lig sona erdi. 22 haftalık mücadelenin sonunda Dubai temsilcisi Al Ahli, Shabab deplasmanında aldığı 3-1'lik galibiyetle tarihindeki 5. şampiyonluğuna ulaştı. En son 2006'da şampiyonluk kupasını havaya kaldıran Lamine Diatta'nın takımı bu şampiyonlukla bu yıl Abu Dabi'de düzenlenecek olan FIFA Kulüpler Dünya Kupası'nda ev sahibi kontejanından mücadele etme hakkını kazandı. Ligin favorilerinden Abel Braga'nın Al Jazira'sı ise Ajman'ı 1-0 ile geçmesine karşın Ah Ahli'nin 1 puan gerisinde ligi 2. sırada tamamladı. Braga, takımını şampiyonluğa ulaştıramasa da sözleşmesi 2 yıl daha uzatıldı... 10 Mayıs 2009 Pazar
japonlar havuzda
Bundan yaklaşık 3 ay önce 18'lik Shino Sakai'nin 100 metre sırtüstünde kırdığı rekoru yazmıştık.
Japonların havuzdaki başarılarına bugün de bir başka "teenage"in dünya rekoru eklendi. 1990 doğumlu Ryosuke Irie ilk profesyonel yarışına Ağustos 2007'de çıkmıştı. O günden bu güne 1.5 yıl geçti ve Japon yüzücü unutamayacağı bir hafta sonunda önce 100 metre sırtüstünde Asya rekorunu kırdı. Bugün ise daha da büyük bir sürprize imza attı ve Ryan Lochte'nin Pekin 2008'de 1:53.94 ile kırdığı dünya rekorunu neredeyse 1 saniye kadar geliştirdi. Ryosuke Irie Canberra'da katıldığı yarışlarda dünya rekorunu 1:53'ün altına indirerek 1:52.86'ya çekti. Roma'da dikkatlice izleyeceğimiz isimler arasına kendisini de not ettik böylece.
Fotoğraf: ALAN PORRIT/AFP/Getty Images 6 Mayıs 2009 Çarşamba
körfezlilerin savaşı
Asya futbolunun bu haftaki en önemli gündem maddesi cuma günü yapılacak olan başkanlık seçimleri. 2002'den beri görevde olan şimdiki başkan Katarlı Mohamed Bin Hammam'a ilk kez bir rakip çıkıyor; Bahreyn Futbol Federasyonu Başkanı ve Kraliyet ailesi üyelerinden Şeyh Salman Bin İbrahim Al-Khalifa. Seçimler öncesinde Hammam ile Al-Khalifa arasındaki propaganda savaşları siyasi liderlerinkini aratmıyor. Sepp Blatter ve Michel Platini'nin desteğini arkasına alan Mohamed Bin Hammam seçimleri kazanacağından oldukça emin. Al-Khalifa ise hem söylemiyle dikkat çekiyor hem de FIFA Başkan Yardımcısı Chung Moon-jong ve Asya Futbol Federasyonu Genel Sekreteri Peter Velappen'in desteğini almış durumda.
Salman Bin İbrahim Al-Khalifa'nın başkanlık için aday olarak çıkmasını Don Kişotçuluk olarak değerlendirmek mümkün. Çünkü Mohamed Bin Hammam'ın 1996'da FIFA İcra Komitesi'ne seçilmesinin ardından girdiği hiç bir seçimde karşısına rakip çıkmamış. Bu durum, cuma günü yapılacak seçimleri de özel kılıyor.
Yeri gelmişken Asya Futbol Federasyonu hakkında biraz da bilgi vermek gerekiyor. Asya Futbol Federasyonu 8 Mayıs 1954'de Manila'da 12 üyeyle kurulmuş. En son Avustralya ve Doğu Timor'un katılmasıyla üye sayısı 46'ya kadar çıkmış durumda. Federasyonun 55 yıllık tarihinde 9 başkan görev yapmış. Federasyonun ilk başkanı Abdul Rhaman Putra al-Haj aynı zamanda en uzun süreli görev yapan başkan. 1957 ile 76 yılları arasında Asya Futbol Federasyonu Başkanlığını yürüten Abdul Rahman Putra aynı zamanda Malezya'nın da ilk başbakanı. Asya Futbol Federasyonu'nun merkezi Kuala-Lumpur'da bulunuyor.UEFA'dan sonra en büyük kıta futbol federasyonu olan Asya Futbol Federasyonu'nda seçim çalışmalarında iyi işler çıkardı Salman Bin İbrahim Al-Khalifa. Asya kıtası için 2018 ve 2022 Dünya Kupalarına 6 Asya ülkesi aday oldu. Al-Khalifa'ya göre AFC bu ülkelerden en fazla şansı olanı desteklemeli, diğer ülkelerde bu aday ülkeye destek vermeli. Bunun yanı sıra özellikle Asya kıtasının ve dünyanın en kalabalık iki ülkesi Hindistan ve Çin'de "grassroots" olarak bilinen "herkes için futbol" kavramını daha da yaygınlaştırılması gerektiğine inanıyor Bahreynli başkan adayı. Al-Khalifa'nın hedefleri bu vaadlerle de sınırlı değil. Asya futbolunun ve yerel liglerin kalitesini arttırak daha fazla sayıda Asyalı futbolcuyu Avrupa'nın önemli liglerine yollarken diğer yandan da Avrupalı önemli topçuları Asya'ya getirmek hedefinden de bahsediyor. Gerçi bu son vaadi biraz fazla ütopik buldum. Bu seçim kampanyasının kibar görünen yönü. Diğer taraftan Salman Bin İbrahim Al-Khalifa mevcut başkan ve rakibi Mohamed Bin Hammam'ı demokratik olmamakla suçladı ki bu açıklamalar Bin Hammam cephesinden tepki topladı. Tabi Bin Hammam'ın suçlamalarına karşı kayıtsız kalmadı Al-Khalifa. O da Reuters'e varolan sürecin insanların demokrasi ve şeffalık için savaşması olarak değerlendirdi. Bin Hammam ile kişisel bir sorunu olmadığını söylerken, onun kendisini destekleyen bütün herkesi baskı altına almakla suçladı. Karşılıklı suçlamalar sürerken halihazırda son kontralar yapılıyor. Seçimin sonuçlarını büyük oranda Batı Asya ve Uzak Doğu ülkelerinin vereceği oylar belirleyecek. Hintli üyeler Mohammed Bin Hammam'dan yana oy kullancaklar. Koreli delegelerin ise kime oy vereceği daha belli değil. Onların vereceği oylar kim bilir belki de Asya'nın futbol vizyonunda önemli değişikliklere neden olacak. Bahreynli ile Katarlı'nın düellosunda kimin galip geldiğini, seçim ve ardından yaşanan gelişmeleri bir aksilik olmazsa hafta başında yazmayı planlıyoruz.
8 Nisan 2009 Çarşamba
"gezgin"in yeni durağı ırak
Dünya üzerinde en fazla sayıda takım çalıştıran teknik direktörün kim olduğunu bilmiyorum ama en fazla sayıda milli takım çalıştıranın Bora Milutinovic olduğundan şüphe yok. 64 yaşındaki Sırp teknik adam şu ana kadar tam 7 milli takım çalıştırmış teknik direktörlük kariyerinde. Ki 5 farklı dünya kupasında 5 farklı milli takım çalıştırmak gibi zor kırılacak bir rekora da sahip. Milutinovic Meksika, Kosta Rika, Birleşik Devletler, Meksika (2. defa), Nijerya, Çin, Honduras ve Jamaika'dan oluşan milli takım setine şimdi de Irak'ı ekledi.
Şubat ayında Körfez Kupası'nda alınan başarısız sonuçların ardından 2007'de kaznaılan Asya Kupası'nda da takımın başında olan Brezilyalı Jorvan Vieira'nın görevine son veren Irak Futbol Federasyonu 2 aylık süreç sonunda Bora Milutinovic'te karar kıldı. Sırp teknik adamın Asya Kupası elemelerinde iyi sonuçlar alması halinde 2011'de Katar'da düzenlenecek organizasyonda takımın başınma yer alması büyük olasılık. Yok eleme grubu maçlarında alınacak 2 kötü sonuç Sırp teknik direktörün görevine veda anlamını taşır. Tabi biz olaya saha içerisindeki yansımalarından bakıp yapıyoruz bu kehanetleri. Saha dışında yaşanacak gelişmeler hakkında birşeyler söylememiz mümkün değil elbet. Bakarsınız Bora Milutinovic 1 ay dolmadan görevi bırakır. Söz konusu Irak Milli takımı olunca insan tahmin yapmak da bile zorlanıyor.1 Nisan 2009 Çarşamba
ilk vize
Yaklaşık 7 saat sonra Sydney'de Avustralya Özbekistan'ı ağırlayacak. Socceroos'lar 1 maç eksiği ile Japonya'nın 1 puan gerisinde ikinci. Eylül ayında Taşkent'te zor da olsa Scott Chipperfield'ın golüyle 1-0 kazanmıştı Asya'nın futboldaki yeni gücü.
Elemelerdeki geçmiş ev sahibi olduğu maçlardaki performanslarına bakarsak Avustralya'nın rahat bir galibiyetin alması gerekiyor. Üstelik rakip Özbekler'de de işler yolunda değil. Herşeyden önce teknik direktör Mirdjalal Kasimov hastalığı nedeniyle (kendisi sağlam üstümüş!) son basın toplantısını yapamadı. Maksim Shatskikh kadroda yok. Onun ardından takımın en önemli hücum silahı Server Djeparov'un ise maça yetişmesi bekleniyor/umuluyor.
Avustralya'nın Özbekistan'ı yenmesi, günün diğer maçında Bahreyn ile Katar'ın berabere kalması onların Güney Afrika vizesi alması anlamına geliyor. Böylece dünya kupası eleme gruplarından 2010 Dünya Kupası vizesi alan ilk takım Avustralya olacak. Bahreyn - Katar maçını bir tarafın kazanması durumunda bile Avustralya'nın yüzde 99 kupa yolcusu olacağını söylemek mümkün. Zira Özbekistan, Bahreyn ve Katar'ın 2 (Avustralya'nın 3) kaldığını ve aradaki puan farkının 6 olduğunu düşünürsek Soccerooslar için diğer maçlar formalite olacak gibi. Üstelik oynacağı son 3 maçtan 2'si de evinde olacak Avustralya'nın. "Görünen köy kılavuz istemez" sözünü hatırlatıp "Avustralya bu akşam 2010 vizesini alır kupaya 14 ay kala Güney Afrika hazırlıklarına başlar" final cümlesi ile postu sonlandıralım... Avustralya-Özbekistan
1 Nisan Çarşamba, 12.00 TS
Eurosport 2
Etiketler:
asya,
dünya kupası,
ecnebi,
futbol,
güney afrika
29 Mart 2009 Pazar
kuzeyliler güney'de!
Hafta ortasının en önemli maçlarından biri Seul'de oynanacak. Güney Kore, Kuzey'i Olimpiyat Stadyumu'nda konuk edecek. Kuzeyliler "ortama alışalım" demiş olmalılar ki maça 3 gün kala Seul'e ayak bastılar. Güney Kore polisi de Kuzey Koreli topçuları sıkı güvenlik önlemleri ile koruyor. Kuzey Korelilerin Incheon Uluslararası Havaalanına inmelerinin ardından otobüslerine bindiklerinde bile söz konusu güvenlik önlemleri devam ediyor. Muhtemelen 3 gün boyunca da objektiflere farklı enstantaneler yansıyacaktır. Acaba Kuzeylilere Kim Jong-II tarafından otel ve antrenman sahası dışında dolaşma izni verilmiş midir? Soruyu tuhaf bulabilirsiniz. Ama söz konusu ülke Kuzey Kore olunca insan hiçbir şeye şaşırmamalı... 13 Mart 2009 Cuma
asya kupası 2011
Asya'nın futbol ajandası yoğun bugünlerde. Asya Şampiyonlar Ligi başlarken bir yandan da 2011 Asya Kupası'nın logosu da beğeniye sunuldu bu hafta içerisinde.
1988'den sonra ikinci kez Katar'ın ev sahipliği yapacağı turnuvanın siyah ve beyaz zemine olmak üzere iki adet logosu mevcut. Şahsi kanaatim siyah zemine yapılan logo daha hoş, albenisi yüksek olmuş... 24 Şubat 2009 Salı
iş bitiricilik
Ajanslara düşen haberlerden biriydi Malezyalı havayolları şirketi Air Asia'nın Manchester United ile forma reklamı için görüştüğü. Kaynak olarak da şirketin CEO'su Tony Fernandes'in blogu gösterilmiş.
Tony abimiz çok iş bitirici biri olmalı. Üşenmemiş bloguna kendisinin üstüne giydiği Air Asialı Manchester United formasıyla poz verdiği resimleri yayımlanmış. Hatta daha ileri gidip Cristiano Ronaldo resmini photoshop'ta Air Asia logosu ile allayıp bullamış.
Bu iş bitiricilikle kendisinin diğer rakiplerini ekarte edip Manchester United ile anlaşırsa şaşırmamak lazım. 16 Şubat 2009 Pazartesi
çin'de yasak kalktı
Kasım ayında Çin Hükümeti kötü yönetim, şike skandalları ve en önemlisi taraftarlar arasındaki şiddet olayları nedeniyle Çin Süper Ligi'nin televizyondan yayınını yasaklamıştı. Tianjan ile Pekin takımları arasında oynanan maçın ardından Pekin taraftarlarının Tianjan futbolcularını taşıyan otobüse saldırmaları hükümetin bu kararı almasındaki en önemli olaydı.
Aradan 4 ay geçti. Önümüzdeki ayın 21'in de Çin Süper Ligi'nde yeni sezon başlıyor. Ligin resmi yayıncısı CCTV yetkileri 4 aydır süren yasağın kalktığını ve yeni sezonun televizyondan yayınlanacağını açıkladılar. Tabi akla ilk gelen soru bu 4 aylık yasağın ne kadar etkili olduğu ve bir sonuca ulaşıp ulaşmadığı. Bunun anlaşılabilmesi için yeni sezonda takımların sahaya çıkması ve taraftarların taşkınlık yapıp yapmayacağını görmek lazım.
11 Şubat 2009 Çarşamba
ikisine de yaradı
Caner telefonla aradı Japonya-Avustralya maçını yorumlar mısın deyince koşa koşa gitmek düştü banada. Bugünkü ajandamın önemli etkinliklerinden biriydi zaten günün en önemli iki maçı arasında yer alıyordu Yokohoma'daki DK eleme karşılaşması. -diğeri Ohio'daki Birleşik Devletler - Meksika grup eleme maçı- Maç başlarken Avustralya'da yangında ölenler için yapılan saygı duruşuna gösterilen saygı gerçekten muazzamdı. 74 bin Japon 1 dakika boyunca saygı duruşunun gerçek anlamını hatırlattı bize.
Hollanda teknik direktörü Pim Verbeek akıllı adım. Hiddink'ten aldığı kadroyu neredeyse hiç bozmadı, iskeleti aynen korudu. Araya Josh Kennedy ya da bugün 11'de yer verdiği Brett Holman gibi eklemeler yaptı. tabi pozitif sonuç veren bir işe devam edince de sahada zorlanmadı. Gerçi bugün işi zordu Hollandalı'nın. Hem Emerton hem de Kewell'den yoksun bir ortasaha vardı elinde. Üstelik Chipperfield'ın da oynayacağı son antrenmanda kesinleşti. Forvette de Cahill tek başına çok fazla iş yapamadı. Tulio göz açtırmadı kendisine. Holman yerine Kennedy ile başlayıp, Cahill'i onun arkasında oynatmak belki daha iyi bir tercih olabilirdi. Ki Kennedy oyunda kaldığı son 10 dakika Socceroos'ların maçtaki en etkili dönemiydi.
Japonya ise Nakamura ve sağ açık/bek Atsuto Uchida'nın kanat bindirmelerine ve organizasyonlarından yararlanacaktı. En azından maç başlamadan beklentiler bu yöndeydi hem Avustralya hem de Japon basın mensupları arasında. Beklenildiği gibi de oldu Japonların hücumdaki her topu Nakamura'nın ayağından başladı, Uchida tarafından da etkinleştirildi. Japon forvetler kötü gününde olunca maçı zevkli hale getirebilecek gol de bir türlü gelmedi. İlk yarının son 5, ikinci yarının ise son 15 dakikası dışında dişe dokunur bir futbol oynanmadı. Sağolsun 1903'ün de dediği gibi Uchida'nın ciğerleri maçı izlenir kıldı.
Avustralya'nın risk almasını beklemiyorduk. Düşündüğümüz gibi de olsu. Grella'nın verdiği topları Bresciano ve Culina felaket kullanınca Avustralya DK elemelerinin en kötü hücum performansı ile maçı tamamladı. Geride kalan 4 maçlarından 3'ünü evlerinde oynayacak olmaları onları oldukça şanslı kılıyor. Hatta Güney Afrika bavulunu toplamaya başlamaları gerektiğini bile düşünüyorum. Japonlar içinde beraberlik iyi bir skor. Evlerinde oynayacakları Bahreyn veya Katar maçlarından birini kazanmaları onlara yetecek.
Üstelik 1997'den beri devam eden evlerinde DK eleme maçı kaybetmeme ve Avustralya'ya yenilmeme geleneklerini de korudular. Maçın en ilginç anlarından biriydi Hasebe'nin halıya takılıp düşmesi. İzlerken aklımdan Scott Chipperfield'in çaktırmadan halıyı kaldırdığı fikri geçmedi de değil hani.
Japonya 0 Avustralya 0
Australya: Mark Schwarzer (gk); Lucas Neill, Craig Moore, Tim Cahill (Josh Kennedy 85’), Jason Culina, Luke Wilkshire, Scott Chipperfield, Vince Grella, Brett Holman (Richard Garcia 64’), Carl Valeri, Mark Bresciano (David Carney 92’)
Sarı Kartlar: Chipperfield (22’), Wilkshire (26’), Valeri (91’)
Japonya: Ryota Tsuzuki (gk); Yuji Nakazawa, Tulio Tanaka, Atsuto Uchida, Yasuhito Endo, Daisuke Matsui (Yoshito Okubo 58’), Tatsuya Tanaka (Shinji Okazaki 83’), Shunsuke Nakamura, Keiji Tamada, Yuto Nagatomo, Makoto Hasebe
Etiketler:
asya,
dünya kupası,
futbol,
güney afrika
8 Şubat 2009 Pazar
j-league'de yeni sezon
J-League'de yeni sezonun fikstürü belli oldu. Sezonun açılış haftasında -ki 9 Mart'a denk geliyor- son 2 sezonun şampiyonu Kashima Antlers evinde kendisinden önceki son şampiyon Urawa Red Diamonds'ı ağırlayacak. Hani laf yerindeyse "taş gibi" bir maç ile açacak Japonlar sezonu. Urawa Reds'in ilk iki haftaki rakipleri sağlam. Antlers deplasmanından dönüşte FC Tokyo'yu konuk edecek Saitama'da Volker Finke'nin takımı. Geçtiğimiz yıllara göre J-League'i ilgilendiren farklılar da mevcut yeni sezonda. Örneğin bu yıl 4 takım değişen formatıyla birlikte Asya Şampiyonlar Ligi'nde oynamaya hak kazanacak. Geçtiğimiz yıl bu sayı 3'tü. Yine J-League 2'deki takım sayısı 15'ten 18' e çıktı. Bu değişikliğin yanı sıra artık J-League 2'yi ilk 2 sırada bitirenler değil, ilk 3'ün tamamı J-League'e çıkmaya hak kazanacak. Eskiden ligi 3. sırada tamamlayan takım, J-League'in sondan 3. sü ile playout maçı oynuyordu. O maçı kazanan J-League'de yer alıyordu. J-League'de yeni sezona ilişkin son not mayıs ayının son haftası Japon milli takımın dünya kupası maçları nedeniyle lige 3 haftalık bir aranın verileceği.
3 Şubat 2009 Salı
bonzilik hareket
Bonzi Wells'in Çin'deki basketbol kariyeri beklenenden kısa sürdü. 13 maçta 34 sayı ortalması ile oynayan veteran arkadaşımız, gittiği Amerika tatilinden bir türlü dönmeyi bilmeyince Shanxi Zhongyulu yöneticiler de kendisini kapıya koymuş haklı olarak. Çin'de yakaladığı formu! düşünürsek playoff zamanında bir takım kendisini kadroya dahil etmek ister belki de. Oynamak istediğinde iyi iş yapar gerçeğini unutmamak lazım Bonzi için. 27 Ocak 2009 Salı
26 Ocak 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



