20 Temmuz 2010 Salı

macijauskas yeni işini buldu

Avrupa'nın belki de dünyanın sayılı şutörleri arasındaydı Arvydas Macijauskas. Tau Ceramica ile geçen harika sezonların ardından NBA'in büyüsüne kapılıp New Orleans Hornets'in teklifini kabul ettiğinde kariyerinin en büyük hatalarından birini yapmıştı. Hornets'ta neredeyse hiç forma şansı bulamayınca ertesi sezon Avrupa'ya döndü. Başka bir kötü seçimle Olympiakosla anlaştı. Oldukça yüklü bir sözleşmeye imza atan Macijauskas, sezon boyunca istenilen performansı sergileyemedi. Bunda yaşadığı sakatlıkların da rolü büyüktü. Olympiakosla yaptığı sözleşmedeki ağır maddeler nedeniyle bir türlü Yunan ekibinden ayrılamadı her ne kadar basketbol oynamasa da. Sakatlığın ardından basketbola geri dönmek için çabalasa da henüz 30'unda emekli olmak zorunda kaldı.
Aryvdas Macijauskas emekliliğini açıklamasının üzerinden iki ay geçmişti ki hayatnın geri kalanında ne yapacağı belli oldu. Litvanyalı basketbolcu, Lietuvos Rytas'ın rezerv takımı olarak kabul edilen Perlas Vilnius'tan gelen yardımcı antrenörlük teklifini kabul etti. 
Perlas Vilnius geçtiğimiz sezon Litvanya Birinci Ligi'ne yğkselmişti. İlk sezonunda ligi sekizinci sırada tamamlayıp play-off'a kapağı atan Vilnius ekibi, ilk turda Lietuvos Rytas'a elenmişti. Macijauskas'ın basketbolculuk kariyerinde yaptığı çıkışı Perlas Vilnius'ta da göstermesi durumunda antrenör sirkülasyonu açısından oldukça hareketli olan Litvanya basketbolunda kısa zamanda önemli yerlere geldiğini görmek mümkün olabilir... 

us open series tanıtımları - venus williams....

ahtapot paul'un piyasası arttı...

Gün geçmesin ki ahtapot Paul ile ilgili yeni bir hikaye duymayalım. En son İspanyolların kendisini Madrid'e getirmek istemesinde, Almanların da buna izin vermemesinde kalmıştım. Ki bu sabah ilginç bir haberle daha müşerref oldum. 
Haberin kaynağı Rus Soviet Sport gazetesi. Rus bahis şirketi Bet League, Paul'e iş teklifinde bulunmuş. Şirketin ortaklarından Oleg Zhuravsky, gazeteye yaptığı açıklamada çalışanlarına aylık olarak 3 bin dolar ödeyen Bet League'in Paul'e 5 bin dolar maaş ödemeyi kabul ettiğini söylemiş. Zhuravsky ayrıca, geçici bir süre için değil, daimi olarak Paulle çalışmak istediklerini de belirtmiş. Tabi Paul'un çalışma koşullarından memnun olup olmayacağı konusunda bir fiker beyan etmemiş şirketin ortağı. Ahtapot istediği ortamı bulamazsa nasıl yapar doğru tercihleri, işin o yanını sorgulayan yok tabi.   
Ahtapot Paul ile ilgili abuk subuk haberlerin sonu gelmeyecek gibi görünüyor...

en forslu yatırım bankacısı

Dünyadaki bankacılar içerisinde ondan forslu olamaz herhalde. Kaç bankacı bir dünya kupası'nda mücadele edebilir ki. Yeni Zelanda'nın Güney Afrika'daki Dünya Kupası'nda mücadele eden 23 kişilik kadrosunda yer alan Andy Barron, turnuvadaki tek amatör futbolcuydu. Asıl işi yatırım bankacılığı olan Barron, yarı zamanlı olarak da futbolla uğraşıyordu. Gerçi onun bu amatör uğraşısını Yeni Zelanda'dan Minnesota'ya kadar gitmesini ve bir sezon ABD İkinci Ligi'nde oynayacak kadar seviyordu.
Andy Barron, Aralık ayında Dünya Kupası'ndan sonra futbolu bırakacağını ve tam zamanlı olarak yatırım bankacılığına odaklanacağını açıklamıştı. Dediğini yaptı ve Dünya Kupası'nda İtalya'ya karşı dört dakika oynamış bir yatırım bankacısı olarak kariyerine devam etmeye karar verdi birbirinden harika anlatacak hikayesiyle birlikte... 

sky sports hd'nin aşmış tanıtımları...

Bu tanıtım videosunu seyrettikten sonra, "Adamlar hakkaten aşmış" diyorsunuz. En azından ben öyle dedim kendi kendime...

sky italia - mediaset çekişmesi

Olay yeni değil de biz ancak yazabiliyoruz baştan belirtelim bu durumu. Medyadaki her kapışmadan bir şekilde izleyici, tüketici kârlı çıkıyor. En azından İtalya'da yaşanılanlar bu dediğimizi doğrular nitelikte. Silvio Berlusconi'nin sahibi olduğu Mediaset grubu pay tv ücretlerinde indirime gidince, Rupert Murdoch'ın Sky İtaliası da karşı atak yapmak durumunda kalıverdi. 
Serie A ve Şampiyonlar Ligi olmak üzere çok sayıda yayının hakkına sahip olan Sky Italia, abonelik bedelinde geçtiğimiz yıla göre yüzde 25'lik bir indirime gitti ve aylık aboneliği 29 avroya düşürdü. Böylece Mediaset'in abonelerine sunmuş olduğu ücretten hizmet vermeye başladı Murdoch'un yayın kuruluşu. Son birkaç yıldır abone sayısında düşüş yaşayan Sky Italia, belki de Mediasetle girdiği bu çekişmenin sonucu olarak abone sayısında artış görebilecek. 
Mediaset açısından ise işler tolunda görünüyor. Sadece geçen yıl abone sayısını 800 bin kişi arttıran ve 4 milyon 200 bin toplam aboneye ulaşan Berlusconi'nin yüzü gülüyor olsa gerek. 

19 Temmuz 2010 Pazartesi

steve nash ile red bull arena'da futbol üzerine


Steve Nash Red Bull Arena'yı gezmeye gitmiş. Gezerken de onunla bir röportaj yapmışlar. Futbola dair fikirlerini paylaşmış. Onun futbol sevgisi biliniyor. Dünya Kupası boyunca CBS için Güney Afrika'daydı. Fakat bu röportaj, diğerlerinden biraz daha farklı. Çünkü gelecek sezon MLS'de mücadele edecek Vancouver Whitecaps'in ortaklarından biri olarak futbolu yorumluyor... 

yeni zelanda'ya son bilet

Uruguay'ın kaderine play-off maçları oynamak yazılmış herhalde. Güney Afrika'daki Dünya Kupası'na katılmak için Kosta Rika ile play-off maçı oynamışlardı. 2011 Eylül'ünde Yeni Zelanda'da yapılacak Rugby Dünya Kupası'na katılabilmek için de play-off maçı oynayacak Uruguay.
Geçtiğimiz haftasonu Kazakistan'ı Montevideo'da 44-7 yenerek Romanya'nın rakibi oldular. Romanya ise Buzov'da karşılaştığı Tunus'u fena benzetti, 56-13 ile geçti.
Romanya 1987'den beri düzenlenen bütün Dünya Kupalarında mücadele etti. Uruguay ise 1999 ve 2003 yıllarında düzenlenen kupalarda yer aldı. Ki 1999'da Galler'de düzenlenen turnuvaya yine bir play-off mücadelesi sonunda katılmaya hak kazanmıştı. O zaman play-off turunda daha kolay bir rakip, Fas vardı karşılarında. 
Kasım ayında bir tanesi Bükreş, diğeri de Montevideo'da olmak üzere iki maç oynanacak. Bu iki maç sonunda, Uruguay - Romanya ikilisinden biri Rugby Dünya Kupası'nın son yolcusu olacak ve Arjantin, İngiltere, İskoçya ve Gürcistan'ın yer aldığı B grubunda mücadele edecek.   

18 Temmuz 2010 Pazar

busquetsler aynı takımda

Carles Busquets -Sergio'nun babası- 1988 ile 1998 arasında Barcelona'nın kalecilerinden biriydi. Çoğu zaman yedek kulübesine çakılıydı ve B takımının maçlarında forma giyebiliyordu ancak. 1994-95 ve 1995-96 sezonunda bazı maçlarda forma giyme şansını yakalamıştı. O maçlarda da "İyi bir kaleci"olmadığını ıspatlamak istercesine performanslar göstermişti. En azından benim aklımda kalan "Carles Busquets" figürü böyleydi.
Şimdi bütün bu Carles Bussquets hikayesini boşa anlatmakdık. Barcelona'nın kaleci antrenörü Juan Carlos Unzue Numacia'ya teknik direktör oldu. Onun gidişiyle de boşalan kaleci antrenörlüğüne Carles Busquets getirildi. Böylece baba-oğul Busquetsler aynı takımda yer alma ve antrenman yapma şansı yakaladı. Sergio'ya babasının kaleci antrenörü olmasıyla ilgili düşünceleri sorulmuş Barcelona'nın yerel radyolarından Rac1 tarafından. O da, "O takımın antrenörlerinden biri olacak. Juan Carlosla olan ilişkimden farklı bir ilişki olmayacak babamla. Saha içerisinde ben Sergio Busquets, o da antrenör olarak profesyonel bir ilişki içerisinde olacağız" demiş...

us open series tanıtımları - roger federer....