11 Haziran 2010 Cuma

dünya kupası tahminleri: a grubu

Kıymetli okur, ayıptır söylemesi 2006 Dünya Kupası'ndan önce Türk futbol medyasının bloglar-öncesi döneminin en kıyak sitelerinden biri olan Verkaç'a bir tahmin yazısı yazmış ve İtalya'nın gruplarda hacamat olacağını, Fransa'nın ise ikinci turdan ötesini göremeyeceğini öne sürmüştüm. O turnuva öncesi yaptığım tahminler ceza sahasına yeni girmiş Arif Erdem gibi çökmüş olsa da, bu yenilerini yapmaya engel değil. O zaman buyrun grup grup ilerleyelim, hem eğlenelim, hem biraz spekülasyon yapalım. Önce ilk maçların Cuma akşamı oynanacağı A Grubu.

Nereye Domenech nereye?



En azından kâğıt üstünde grubun favorisi görünen Fransa'dan başlayalım. 2002 yılında bir dizi tesadüf sonucu İstanbul Esenler Otogarı'ndaki izbe bir yazıhanede Fransa-Senegal maçını izlerken, El Hadji Diouf'un asistiyle Diop'un Fransızlar'ı deviren golü geldiğinde uzun yolların yolcuları olarak hep beraber alkışlamış, bizim aracın muavininin, golü atan "Arap'ın üreme organlarını yemeye yönelik" dileğini tebessümle karşılaşmıştık. Bu kez o izbe yazıhanede Fransa-Uruguay maçı seyredilir mi bilmiyorum ama Uruguay, açılış maçında Fransa'ya bir şok daha yaşatacak ve Meksika'nın galibiyet golü yalnızca Esenler Otogarı'nda değil dünyanın dört bir yanındaki Irish Pub'larda merasimle kutlanacak. Sonraki maçlarında bir çelme de Meksika'dan yiyecek olan Fransa'nın gruptaki son maçında Güney Afrika'yı yenmesi ise hiçbir anlam taşımayacak. Bakınız koca bir paragraf yazdım Fransa hakkında ama Raymond Domenech'e değinmedim. Yıllar içinde, görünüş itibarıyla tır şoförlüğünden azgelişmiş Fransız entelektüelliğine terfi eden Raymond Hoca için Dünya Kupası'ndan sonra düşlediğim kariyer, Avrupa'nın gözden düşmüş hocaları için rehabilitasyon merkezine dönüşen Ankaragücü'nde Ümit Özat'ın yardımclığı.

Gençlerbirliği Meksika



Meksika biliyorsunuz Dünya Kupaları'na Gençlerbirliği kontenjanından katılıyor. Blanco'nun (79) kadroda olmasına bakmayın, Gençlerbirliği'ne benzetmem yaştan ötürü değil her turnuvaya iyi başlayıp, oynadıkları futbolla taraflı tarafsız herkesi etkiledikten sonra son düzlükte beygirlere geçilmelerinden ötürü. Bu kez de farklı olmayacak ve bir zamanlar Mahmutpaşa'nın en dip köşelerinde bile bulamayacağınız zevksizlikte kaleci formalarıyla bir neslin dimağını zehirlemiş olan Campos'un ülkesi, gümbür gümbür ikinci tura çıkıp, sonra da muhtemelen Arjantin'e yenilerek turnuvaya veda edecek.

İrlanda'nın intikamını Lugano alacak



Sizi bilmem ama ben Uruguay'ı, bir Arjantinli olmasına rağmen bu ülkeden de sık sık söz eden Jorge Luis Borges'in öykülerinden, 2002'de Rodriguez'in Danimarka'ya attığı şahane golden ve bir de sürekli Güney Amerika elemelerini beşinci bitirip Avustralya'ya play-off oynamalarından hatırlarım. Uruguay neyse ki bu kez play-off için uzaklara gitmeden, Kosta Rika'yı eleyerek turnuvaya katılmayı başardı. Biz onları Lugano'dan tanıyoruz ama Diego Forlan gibi, gittiği her yerde leblebi gibi gol atan sıkı bir golcüleri ve çoğu Avrupa'da istihdam edilmiş sıkı futbolcuları var. Uruguay bu gruptan çıkar çıkmasına da gerisini getirebilir mi orası kuşkulu. Özel bir tahminim de var: Fransa-Uruguay maçında Lugano, Henry'den gururlu İrlandalılar'ın öcünü şöyle okkalı, oturaklı bir kafayla alıp, turnuvanın ilk kırmızı kartını görecekmiş gibi geliyor bana.

Evsahibi dert sahibi



Evsahibini özellikle sona bıraktım. Tamam başlarında, İlker Yağcıoğlu'ndan uzun saçlı, fuleli (Metin Tekin futbolu bırakalı beri şöyle gönlümüzce "fuleli" sıfatını kullanamaz olduk sevgili okur, farkında mısın?) bir Maicon, Kemalettin Şentürk'ten ise sol eğilimli bir Gattuso yaratmayı başarmış olan Parreira var. Tamam seyirci desteğini arkalarına alacaklar, durmaksızın öten vuvuzelaların rakip oyuncularda neden olacağı geçici duyma bozukluğunu bir avantaj olarak değerlendirecekler. Ama her şeye rağmen, takımın en büyük yıldızı olan Pienaar iki yıl önce Dortmund'da oynarken, hafiften ırkçı bir büyüğümüzün verdiği, "Bu hiphopçu kılıklı genç kim lan, Tarlabaşıspor'dan mı transfer etmişler?" beyanatına hedef oluyorsa, o takım için pek umutlanmamak lazım.

NETİCE: Meksika ve Uruguay gruptan çıkar. Grup birincisini kendi aralarında yapacakları maç belirler. Lugano, Henry'ye kafa atar. Domenech elendikleri maçın gecesi Fransa televizyonunda canlı yayına çıkıp, "Şanssız goller yedik," şeklinde beyanat verir.

Rehavet

Hiç yorum yok: