28 Mart 2009 Cumartesi

cantona & renault

march-ford'dan 40 yıl sonra...

Belki de Formula 1 tarihinin en heyecan verici hikayesine tanık olacağımız bir sezonun başındayız. Brawn GP'nin yaptığını en son 1970 sezonunda yarışan March-Ford takımı başarmış. O takımda Brawn GP gibi bir ingiliz takımıymış. 1970 Güney Afrika Grand Prix'iyle Formula 1'e girmiş March-Ford. Jackie Stewart'ın kullandığı otomobil ilk yarışında pole pozisyonu kazanmış. Yarışta da 3. sırada yer almış ve ilk yarışında podyuma çıkmayı başarmış. Ki o takımın sahipleri arasında Max Mosley'de bulunuyormuş.
Ross Brawn'ın takımı 40 yıl sonra Mosley'nin takımından daha iyi bir derece elde edebilecek mi bunu yarın göreceğiz. Tek bir sponsor ve 1 ay öncesine kadar varolan olmayan bir takımın yarış kazanması Formula 1'in ezberini bozacak gibi görünüyor. Kendi adıma konuşayım 2005-06 sezonları dışında yıllardır süren McLaren - Ferrari çekişmesini izlemekten sıkılmıştım. Yarş dayanıklılığını bilemediğimiz Brawn GP olağanüstü performansını yarın ve sonraki yarışlarda sürdürürse Nick Fry ve Ross Brawn'ın ne kadar büyük adamlar olduğunu bir kere daha anlayacağız.

top rakipten böyle saklanır...

biletix

Geçtiğimiz yıl öğrenmiştik önemli maçların biletlerini Biletix'in İnternet sitesinden alınmayacağını. Ama insan bir deneyeyim diyor ve deniyor tıpkı dün bizim yaptığımız gibi. Tabi üstüste 3 kere "yoğunluktan bir halt yapamıyoruz" anlamına gelen cümleyi görünce son bir umut Call Center'ı aradık. 10 dakikalık bir beklemenin ardından kapalı üst'ten biletimizi alabildik.
Yalnız anlayamadığım birşey var bu tür talebin yoğun olduğu organizasyonlarda Biletix'in İnternet sitesi hep kilitleniyor. Bu duruma ya bir önlem alınmalı ya da söz konusu bu tür maçlarda satış İnternet üzerinden yapılmamalı. Gerçi kaç zamandır bu soruna çözüm bulamayan Biletix'in bundan sonra da bir çözüm bulacağını düşünmüyorum...

melbourne'de cumartesinin seyri

İlk antrenman turlarının üzerinden 24 saat geçti. İki altta yazdığımız posttan değişen birşey olmadı. İkinci antrenman turları ve cumartesinin antrenman turlarında da Nico Rosberg ilk sırada yer aldı. Hatta bugünkü antrenman turlarında Rosberg, Trulli ve Button'ın 1:25'e indiğini söylemekte fayda var. Tabi çoğu kişi Williams, Toyota ve Brawn GP'nin bu kadar süratli olmasını ve bunun ardındaki tartışmayı biliyor. Konudan haberdar olmayanlar için ise diffuser hadisesini anlatılabilecek en yalın haliyle yazan Ezeli Rakip Ebedi Dost'tan Sinan Kolat'un postunu okumalarını öneririz.
Melbourne'deki 3 antrenman turunu bakınca sıralama turlarının galibi Nico Rosberg olacak, Toyota ve Brawn GP pilotlarının ilk 8'de olması kesin gibi. McLarenler ilk 10'da kendilerine yer bulursa öpüp başlarına koysunlar.
Ayrıntı bir sıralama turları postu da günün ilerleyen saatlerinde burada olur tabi fırsat bulursak. Bugün havanın güzel olacağı belli oluyor İstanbul'da. İnsan bu güzel havada bilgisayar başında oturmak gibi bir ahmalık da yapmamalı...

27 Mart 2009 Cuma

balakov & bobic ortaklığı

90'lı yılların ortasındaydı Stuttgart'ın başında Joachim Loew vardı. Alman teknik adam Balakov & Bobic & Elber üçlüsü ile "üçgen hücumu" uygulamıştı. O takım şampiyonluğua yaklaşsa da zirveye çıkamadı. Her başarılı ama orta bütçeli takımın başın gelen Stuttgart'ın da başına geldi Elber Bayern Münih'e, Fredi Bobic de Borussia Dortmund'a gitti. Balakov ise Stuttgart'ta kalmayı tercih etti. Futbolu bıraktıktan sonra Stuttgart'ta geçen 2 sezonluk yardımcı antrenörlük deneyiminin ardından Geasshopper ve St. Gallen'i çalıştırdı.
Sezon başında Chernomorets Burgas'dan aldığı teklifi kabul edince 1990'da Sporting'e transfer olarak ayrıldığı ülkesine 19 yıl sonra geri döndü. Bulgar kulübünün sahibi ülkenin zengin işadamlarından Mitko Sabev, para harcayarak değil altyapıya yapılan yatırımlarla Chernomorets'nin bir yere gelmesini istiyor. Bunun için kulübe altyapı merkezi inşa ettirdi. Bu sistemin başına da Balakov'a danışarak Fredi Bobic'i getirdi. Alman futbolcu Bulgar kulübünün yeni Sportif Direktörü olarak dün basına tanıtıldı. Hedeflerinin Hoffenheim tarzı bir yapı olduğunu söyledi Bobic. Basın toplantısında Balakov'da eski takım arkadaşını yalnız bırakmadı ona çok güvendiklerini söyledi. Bobic, Balakov olmasa muhtemelen böyle bir işe girişmezdi. birlikte oynarken iyi iş yapmışlardı yöneticilikte de aynı performansı gösterebilecekler mi acaba?
Puan tablosuna bakınca Hem Bobic'in hem de Balakov'un çok işi olduğunu görüyoruz. Ligin 2/3'ü geride kalmış Bulgaristan'da. Chernomorets Burgas lider Levski'nin 22 puan gerisinde 23 puanla 9. sırada. Küme düşme potasından da sadece 7 puan uzakta Balakov & Bobic'in takımı. Gerçi bu işler hokus pokus misali olmuyor, zaman ve emek istiyor. Mitko Sabev'in o sabrı gösterip göstermeyeceği Stuttgartlılar için anahtar soru & cevap olacak.

baba maradona & messi

Buenos Aires'teki Arjantin kampının ziyaretçilerinden biri de Maradona'nın babası. Tabi adamın yüzünde güllerin açması doğal. Torununun çocuğu oldu, oğlu ülkedeki en zor ve prestijli işin başında. Baba Maradona antrenmanda Messi'yi de yakalamış. Neler söylediğini tabii ki bilmiyoruz ama ikisinin de yüzündeki ifadeye bakarsak eğlenceli birşeyler bahsettikleri kesin.

melbourne'de antrenman turları - ı

Sezon ilk antrenman turları az önce tamamlandı. Sadece 3 araç 1:26'nın altına inebildi. Bunlardan ikisinin Williams olması ilginç. Brwan GP'ler test sürüşlerinde olduğu gibi antrenman turlarında da pistin en hızlı araçlarından olmayı başardılar. Ross Brawn'ın takımının Mercedes motorunu iyi kullandığını ve hızlı olduklarını anladık. Şimdi akıllardaki soru araçlarının ne kadar dayanıklı olduğu.
Adrian Sutil'in ilk 10 yer bulması Force India adına sevindirici. Red Bulllar için ise ilk antrenmanlar felaketti. Vettel & Webber ikilisi toplam 11 tur atabildiler otomobilleriyle. Lewis Hamilton ilk antrenman turlarına pek takılmadı bakalım ikincisinde ne yapacak. Bizim saatle 7.30'da ikinci antrenman turları başlıyor. Ofise vardığımızda onunla da ilgili birşeyler karalarız.

26 Mart 2009 Perşembe

madem öyle işte böyle

Sezon başında Fred Rutten göreve getirildiğinde Schalke de herkes çok ümitliydi. Hollandalı teknik adamın Twente'de elde ettiği başarıları Veltins Arena'da tekrarlayacağına inanılıyordu. Ama olmadı önce Şampiyonlar Ligi ön eleme turunda Atletico Madrid'e elenildi. Şampiyonlar Ligi'nin tesellisi UEFA Kupası'nda da grupta 4. olundu ve son 32'ye kalınamadı. Ligde de herşey felaket gidince Fred Rutten yanlış kulübe geldiğini anladı ve yol yakınken gelecek sezon Schalke'nin başında olmayacağını açıkladı.
Bu açıklamanın birkaç saat ardından ise Schalke yönetimi "Biz seni kovmadan sen nasıl gelecek sezon görevinin başında olmayacağını açıklarsın" demiş olmalı ki Hollandalı teknik adamın görevine sona verdi. Başlıkta da dediğimiz gibi tam "Madem öyle işte böyle" durumu olmuş.
Yapılan onca transfere ve harcanan onca paraya karşın boşa harcanmış bir sezonu geride bırakacak Gelsenkirchenliler. Gerçi bu hikaye pek yabancı gelmiyor bana. Neden acaba???

lefter'e vefa

Saygı, vefa, hürmet gibi değerlerin hakedenlere gösterilmesi gerektiğini düşünmüşümdür hep. Fenerbahçe tribünün rengi Grup CK bu görevi yerine getirmiş ve Lefter'in heykelini dikmek için gereken izinleri almış destek bekliyor.
Onların tabiriyle "yaşam biter destek asla".
Şimdikiler için iyi bir örnek!!!

nihayet!

Yazmıştık kimse yayınlamayacak mı diye Formula 1'i. Nihayet TRT İnternet sitesinde gerekli açıklamayı yapmış. 3 Sezon boyunca TRT'den izleyeceğiz Formula 1'i. Esas bomba ise Serhan Acar ile Okay Karacan'ın birlikte anlatacak & yorumlayacak olması. Bundan daha keyifli bir ekiple yayınlayamazdı TRT Formula-1'i. Kendi adıma söyleyeyim cumartesi sabahını büyük bir keyifle bekleyeceğim.
TRT'yi de kutlamak lazım işin uzmanlarıyla anlaşmış bizlere büyük bir iyilik yapmışlar...

gölgesi yeter

Maria Sharapova'nın muhtemelen en güzel fotoğraflarından biridir. Rus kız ancak bu kadar güzel çekilebilirdi. Getty Images'ten Marc Serota'nın eline sağlık demek gerek...

mclarenciler kriket öğreniyor

Melbourne etkinlik rehberimiz devam ediyor. Kangurular diyarından gelen son haberler McLarenciler'in yoğun bir program içerisinde oldukları yönünde. Heikki Kovalainen ve Lewis Hamilton önce yangın felaketinde yaralananları hastanede ziyaret etti. Daha sonra ise Avustralya'nın kriketteki efsane isimlerinden Shane Warne'den nasıl kriket oynanır dersi aldılar.
Hadi Hamilton İngiliz, onun kanlarında vardır kriket oynamaya yeteneği her Commonwealthli gibi. Ama ben daha önce kriket oynayan bir Fin görmemiştir. Herhalde Kovalainen kriket oynayan daha doğrusu oynamayı deneye ilk Fin olarak bir yerlere not düşülecektir.
Bu arada aldığımız duyumlar RedBullcılar'ın da plajda kumdan kale yaptıkları yönünde. Konuyla ilgili belgeler elimize geçer geçmez buralara düşeriz postunu...

Fotoğraf: WILLIAM WEST/AFP/Getty Images

arena zagreb

Biz 20 yılda İstanbul'un göbeğinde bir spor salonunu tamamlayamazken,elin oğlu kocaman bir spor salonunu hizmete sokuyor, organizasyonlarını da bir bir düzenliyor. Arena Zagreb temeli Temeli 2007'de atılıp 27 Aralık 2008'de açılan Hırvatların en modern spor tesisi. Maliyeti 89 milyon avro tutmuş. Basketbol, hentbol, voleybol, futsal ve atletizm organizasyonlarına ev sahipliği yapacak olan spor salonunun kapasitesi 15 bin. Özel organizasyonlar ve konserler söz konusu olduğunda bu sayı 22 bin 400'e kadar çıkabiliyor. 26 Nisan'da Beyonce, 21 Mayıs'ta da Depeche Mode, Zagreb konserlerini bu salonda gerçekleştirecekler. Tabi o zaman atmosfer muhtemelen daha da etkileyici olacak.
Her yeni spor salonunda olduğu gibi Arena Zagreb'te de sadece spor ve konser etkinlikleri söz konusu değil. İçeride çok sayıda cafe, restoran, sağlık merkezi ve butik bulunuyor. Ayrıca alışveriş merkezlerinin olmazsa olmazlarından sinema salonları da Arena Zagreb'de yer alıyor.
Hırvatistan'ın bu en gelişmiş spor tesisinin ev sahipliği yaptığı ilk spor organizasyonu da 16 Oak-1 Şubat tarihleri arasında düzenlenen ve finalde Fransa'nın Hırvatistan'ı yenerek şampiyon olduğu Dünya Hentbol Şampiyonası'ydı.

ruslar için de yeni yeni formalar...

Adidas toplu sipariş almış olmalı ki salı günü İspanyollar'ın yeni formaları tanıtılmıştı dün akşam ise Ruslar'ınki. Moskova yapılan basın toplantısı ile Azerbaycan ve Liechtenstein maçlarıyla birlikte giyilecek formalar beğeniye sunulmuş.
Kırmızı formaları görünce aklıma CCCP yazan Sovyetler Birliği dönemi geldi. Adidas belki de o dönemdeki formalara atıf yapmak istedi. Şahsi kanaatim İspanya'nın formalarından çok daha başarılı bir çalışma yapmış Adidas.

25 Mart 2009 Çarşamba

bu kadar olmaz, lance

Sene başından beri bu yıl Lance var, Contador var, herkes döndü, bisiklet sezonu inanılmaz olacak dersen, bahsedersen olacağı budur Caner!! Nazar değdirdim...İşte Lance Armstrong'un hali, kesin nazar değdi, ne yazık ki Kuzey İspanya'da Castille Y Leon turunda ilk defa Contador'la beraber yarışırken kaza yapıp köprücüğü dağıttı. Çok ağrı veren bir sakatlık ve bunun ameliyatı sonrası bugün Armstrong'un açıklaması ise biraz olsun rahatlattı beni, lakin aynı zamanda pes bu ne azim dedirtti: "Giro'da yarışabilirim". Giro Mayıs ayı başında start alıyor. Umarım yetişir, ilk defa yarışacak İtalya yollarında hem de 100. yılında Giro'nun. Ama asıl beklediğimiz tabii ki Tour de France'a kadar tam formunu bulması... Aslında bisiklette en sık rastlanan sakatlık, düşerken ilk omzu temas ediyor sporcunun. İyileşmesi de 6 hafta sürüyor normalde. Üstelik ilk yapılan testlerin tersine Austin, Texas'da yapılan ameliyat öncesi tetkiklerde parçalı kırık olduğu belirlendi. Ama Armstrong ben daha hızlı iyileşirim diyor. Bu arada hatırlatalım Armstrong hastalığı dışında kariyeri boyunca hiç bir böyle sakatlık yaşamamıştı. Bu onun ilk uzun süreli sakatlığı...

rc3

Roberto Carlos milli maç arasından istifade soluğu Brezilya'da almış. Orada da boş vurmamış São Paulo'da bir gece kulübünde kendi markası "RC3"ün sonbahar-kış kreasyonunu bir defile ile tanıtmış. Kreasyon hem erkekler hem de kadınlara yönelik. İki stilistin dizaynlarından oluşan RC3'ün ürünlerinin İstanbul'da da satılmasını bekliyoruz. En azından Aziz Yıldırım yardım eder Carlos da butiklerini açar Cadde'de ve Nişantaşı'nda. Olmadı Feneriumlar'ın içerisinde bir köşe ayrılır RC3'e özel. Bakalım bu tür bir girişimde bulunulacak mı?

euroleague'de son sekizde ilk maçlar

Bir şehirde uluslararası standartlarda iki salonun olması ne işe yarar sorusunun cevabını dün akşam Atina'da aldık. Hem PAO hem de Olympiakos Euroleague son 8 turunda ilk maçlarını evlerinde oynadılar. Aynı saatte başlayan maçlarda her iki maçı da Yunanlılar kazanınca bir sorun yaşanmadı.
PAO'da hiçbir oyuncu 30 dakikanın üzerinde süre almadı. En fazla süre alan oyuncu 28 dakika ile Fotsis oldu. Montepaschi'de ise Mcintyre, Sato ve Kaukenas hem 35 dakika süre alıp hem de hücumdaki bütün yükü üstlenince Siena'nın pili yetmedi ilk maç için.
Moskova'daki ilk maçta CSKA 13-3'lük bir ilk çeyrek ile maça başlıyancı Partizan bir türlü geri gelemedi. Üstelik ribauntlarda da Ruslara üstünlük sağlayamadı. Rusların 2 katı kadar top kaybeden Sırplar, şut yüzdesi açısından da yerlerde süründüler. Partizan 9 sayıyla maçı kaybettiğine şükretmeli.
Barcelona'yı 4 uzatmalı Manresa maçı vurdu. Zaten yazmıştık bu maç onları kötü etkileyebilir diye öyle de oldu. TAU deplasmanda kazanarak avantajı ele geçirdi. Maın en ilginç notu David Andersen'in 2 sayı 0 ribaunt ile 40 dakikayı tamamlaması. Ersan Katalşanların en iyisiydi. 14 sayı 12 ribaunt ile oynadı. TAU'da ise Prigioni 17 sayı, 8 asist ile takımı çok iyi yönetti. Barcelona, Prigioni kadar asist yapamadı takım olarak. Bu da yenilginin ana sebeplerinden biriydi.
Nikola Vujcic neden Avrupa'nın en önemli 3 uzunundna biri olduğunu Top 16'da bizlere hatırlatmıştı. Real Madrid maçında da hatırlatmaya devam etti. Hırvat pivot 30 dakikada 19 sayı 4 asist, 5 ribaunt ile Real'in belini büken isimlerdendi. İspanyolların başına bela olan bir diğer isimde Papaloukas'tı. Yunan guard neredeyse Real Madrid'in 2 katı kadar asist yaptı. 13 sayı pası ile maçı tamamlayan Papaloukas belki de son 8'in asist rekorunu kırdı. Yunanlıların gözde Amerikalılar Childress ve Pargo ikilisi ise 30 dakikada 10 sayı 2 asist ile aldıkları 8 milyon doları ne kadar hak ettiklerini gösterdiler! Amerikalılar bu maçlarda oynamayacaklarsa hangi maçlarda oynayacaklar. Real Madrid için sevindirici olan Olympiakosun bu performansına karşın son periyota kadar maçı önde götürmeleri. İspanyollar en azından Pire'de maç kazanabileceklerine kendilerini ikna edebildiler...

fernando alonso top peşinde


Formula 1'de yeni sezon bu haftasonu Melbourne'de başlayacak. Takımlar hafta başında itibaren Avustralya'nın yolunu tuttu.
Pilotlar perşembeye kadar sosyal etkinliklerle vakit geçiriyorlar. Renault Pilotu Fernando Alonso'nun futbolla haşır neşir olduğunu Ali Sami Yen'de görmüştük. Melbourne'de de basın mensuplarına bir gösteri yapmayı ihmal etmemiş. Bu gösteri de ona Victory'den Danny Allsopp eşlik etmiş.
Allsopp İspanyola bir tane de Victory forması hediye etmiş. Alonso'da artık Melbourne Victory taraftarı..
Görünen o ki bu sezon Formula 1'i Türk televizyonları yayınlamayacak. Allahtan RTL var da sezonu onlardan rahatça takip edebileceğiz...

Fotoğraf: WILLIAM WEST/AFP/Getty Images

herşey brezilya için!

2010 Dünya Kupası yaklaştıkça hem ev sahibi Güney Afrika'da hem de komşu ülkelerde heyecan artıyor.
Turnuvaya katılacka ülkelerin Afrika iklimine uyum sağlaması için kupa öncesi yapacakları kamplara çok sayıda ülke talip olacak gibi. Mozambik, Angola ile birlikte Portekizce'nin resmi dil olduğu iki ülkeden biri Afrika'daki. Sahip oldukları bu avantajı kullanmak isteyen Mozambikliler Brezilya'nın turnuva öncesi kamp programına girebilmek için işi sıkı tutuyorlar.
Başkent Maputo'da yapımı devam eden 42 bin kişilik stadum da tercih edilmek için yapılan çalışmaların en önemlisi. Çin Hükümetinin desteklediği stadyum projesi için 272 işçi çalışıyor. Haziran 2010 yetişecek olan stadyumun maliyeti 170 milyon dolar.
Brezilyalılar için hem anadilllerinin konuşulduğu hem de kendilerine özel bir ortamın oluşturulmaya çalışıldığı Mozambik'te kamp yapmak ideal olabilir. Tabi bir de halkın ilgisinden korunabilirlerse...

detroit'in pistonları

Detroit Pistons bu gece Chicago Bulls'a 99-91 yenilirken Pistonlar'ın en iyi ismi 20 sayı, 9 asist, 5 ribaunt ile oynayan Will Bynum'dı. 35 dakika süre alıp takımın da en iyi ismi Bynum oluyorsa artık diyecek birşey yok Detroit için.
Zaten muhtemelen 7 ya da 8. olarak playoff'a girip Cavs ya da Celtics'e ilk turda süpürülecekler. Joe Dumars'ın şapkasını önüne alıp esaslı bir düşünmesi lazım. Ya da Dumars'ın ne yaptığının, nereye vardığının konuşulması lazım. Gidişat pek iyi değil, iyi olacak gibi de görünmüyor...

world football challenge

Dün akşam New York'ta Club America, Chelsea, Milan ve Inter yöneticilerinin katıldığı bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda gelecek yaz Birleşik Devletler'de düzenlenecek olan yeni bir organizasyon açıklandı. "World Football Challenge" adı verilen bu organizasyonda Club America, Chelsea, Milan ve Inter Amerika turnesi çerçevesinde 19-26 Temmuz tarihleri arasında çeşitli kentlerde hazırlık maçları yapacaklar.
Maçların oynanacağı şehirler Atlanta, California'dan Pasadena ve Palo Alto, Dallas, Baltimore ve Massachusets'ten Foxborough olarak belirlenmiş. Söz konusu maçlara özel önem verildiğini ESPN ve ESPN2'nin yayın akışı içerisinde yer almasından anlıyoruz. Maçların bilet satışları da WFC'ın resmi İnternet sitesi üzerinden yapılacak.
Bu dört takımın kendi aralarında yapacağı maçlar dışında 2 maç daha oynanacak. Milan, David Beckham anlaşması çerçevesinde LA Galaxy ile karşılaşırken Seattle Sounders da Chelsea'yi konuk edecek.
Jose Mourinho'nun bu organizasyon çerçevesinde eski takımı Chelsea ile ilk kez karşı karşıya geleceğini söyleyelip, "World Football Challenge"ın maç programı ile postu bitirelim.

Sunday, July 19
Club America vs. FC Internazionale Milano at Stanford Stadium (Palo Alto, Calif.)
7 p.m. EST on ESPN2

Tuesday, July 21
Chelsea FC vs. FC Internazionale Milano at the Rose Bowl (Pasadena, Calif.)
11 p.m. EST on ESPN2

Wednesday, July 22
AC Milan vs. Club America at the Georgia Dome (Atlanta, Ga.)
7 p.m. EST on ESPN2

Friday, July 24
AC Milan vs. Chelsea FC at M&T Bank Stadium (Baltimore, Md.)
8 p.m. EST on ESPN

Sunday, July 26
AC Milan vs. FC Internazionale Milano at Gillette Stadium (Foxborough, Mass.)
5 p.m. EST on ESPN2

Sunday, July 26
Chelsea FC vs. Club America at Dallas Cowboys Stadium (Arlington, Texas)
7 p.m. EST on ESPN2

Fotoğraf: TIMOTHY A. CLARY/AFP/Getty Images

"fena yaparım ona göre"

Fotoğraf Botafogo antrenmanından. Cruzerio'dan kiralanan 22 yaşındaki genç yetenek Maicosuel, Başkan Mauricio Assumpcao'ya fena halde kötü kötü bakıyor. Hani neredeyse "fena yaparım ayağını denk al, ona göre" diyecek.
Maicosuel belli ki birşeye kızmış, o anda gözünün önüne gelen başkana mesaj vermeye çalışıyor! Sezon da onun için iyi gidiyordu üstelik 12 maçta 8 gol atmıştı 2009 boyunca. "Kardeş neden bu kadar hiddetlendin" demek isterdim, insan merak ediyor.

boyu boyuna...

Bugünlerde yolu Florida'ya düşenler etraflarına baktıklarında istemedikleri kadar tenis yıldızıyla muhattap olma şerefine erişebilirler.
Bir nevi "yavru grand slam" olarak da değerlendirebileceğimiz Sony Ericsson Open için tenis dünyasının sağlam abileri ve ablaları Miami'ye teşrif ettiler. Sony Ericsson da turnuvaya ilgi çekmek için atraksiyonlara giriyor. Serena Williams ile Andy Murray'i arabaların üstünde tepinmekten tutun da yandaki resimde de görüleceği gibi Rafael Nadal ile Ana Ivanovic'e golf oynatmaya kadar gidebiliyor turnuvayla ilgili haber malzemesi sağlama çalışmaları.
Hani Ana Ivanovic ile Rafael Nadal'ı da yanyana görünce "boyu boyuna..." demekten alamıyor kendisini insan. Yarın bugün bu ikili hakkında aşk söylentileri çıkarsa şaşırmamak lazım. Tabi Rafa da hemen "dünya ahiret benim bacımdır Ana, sadece arkadaşız" diyerek işin içinden çıkmaya çalışır...

24 Mart 2009 Salı

ispanyolların yeni forması

İspanyollar bir yandan bizimle oynayacakları maçlara hazırlanırken bir yandan da tanıtım işleri ile uğraşıyorlar. Adidas'ın İspanya Milli Takımı için tasarladığı yeni formalar bugün tanıtılmış. Fotoğrafı görünce bizim maçta mı giyecekler diyecek oldum yok Haziran ayındaki Konfederasyon Kupası'nda sahaya çıkacakmışlar bu yeni formalarla. Adidas formalarla yetinmemiş futbolcuların yüzlerini de logolamış. Senna'nın kafasına sanki yağ sürülmüş, mübarek ne biçim parlıyor...


Fotoğraf: PIERRE-PHILIPPE MARCOU/AFP/Getty Images

jim belushi'nin futbol merakı

video

23 Mart 2009 Pazartesi

taraftarın darbesi...

Henri Michel, Afrika kıtasındaki en tecrübeli teknik adamlarından biri. Ekim ayında Mamelodi Sundowns'un başına gelmişti. Başlangıçta işler de yolunda gitmiş takım lider SuperSport United'ın 4-5 puan gerisinde şampiyonluk yarışını sürdürüyordu.
Fakat son haftalarda işler istenildiği gibi gitmedi puan farkı 8'e kadar çıktı, ligde de 5. sıraya geriledi Sundowns. Geçtiğimiz perşembe lider SuperSport ile Pretorya derbisi oynandı. Maç kazanılsaydı puan farkı 5'e düşecekti. Mamelodi Sundowns maçtan mağlup ayrıldı hem 4-1 gibi farklı bir skorla. Üstelik de alınan bu mağlubiyet kendi evindeydi Sundowns'un. Maç sonunda puan farkı 11'e çıkmış şampiyonluk yarışına havlu atılmıştı. Mamelodi Sundowns taraftarları arasında homurtular başlamıştı.
Ligde amaçsız geçecek sezon Nedbank Kupası kazanılarak kurtarılabilinirdi. Kupada son 16 mücadelesinde rakip son lig maçında 6 gol yiyen Platinum Stars'tı. Mamelodi Sundowns'un evi Super Stadyum'da oynanan maçta herkes ev sahibinin kazanmasını beklerken rakip Platinum Stars uzatmalarda attığı golle çeyrek finale kalmayı başardı.
Kimsenin beklemediği bu skor sonucunda Mamelodi Sundowns taraftarlarının tepesi attı. Deyim yerindeyse Henri Michel'in kellesini isteniyordu. Fransız teknik adam arabasıyla stadyumundan çıkmaya çalışırken taraftarlar Michel'in arabasının etrafını sarıp hesap sormak istediler. Polis panzeri Henri Michel'in yardımına yetişti ve Fransız teknik adam taraftar barikatını aşarak bir linç girişiminden kurtuldu.
Fransız'ın dün yaşanılanlardan gözü korkmuş olacak ki Mamelodi Sundowns'un resmi İnternet sitesinde Henri Michel ile yolların ayrıldığı açıklandı. Böylece taraftarın yaptığı darbe olarak Henri Michel olayı da Güney Afrika futbol tarihine geçti.


Fotoğraflar: Lefty Shivambu / Gallo Images

o artık doktor!

Jose Mourinho hayatının en önemli günlerinden birini yaşadı. Lizbon Teknik Üniversitesi Dekanı Fernando Ribeiro, Portekizli teknik adamı futbola yaptığı hizmetlerinden dolayı "fahri doktora" ile ödüllendirdi. Jose Mourinho'nun objektiflere yansıyan yüz ifadesine dikkat...

Fotoğraf: FRANCISCO LEONG/AFP/Getty Images

world soccer & bulent uygun

World Soccer'ın Nisan sayısı bugün elime ulaştı. Dergiyi şöyle bir karıştırırken yandaki sayfaya denk geldim. Derginin yazarlarından Nick Bidwell, bu ayki "Six of the best" köşesi için teknik direktörlük becerisi ile parlayan 6 ismi seçmiş. Nec Nijmegen'den Mario Been, Tigre'den Diego Cagna, Bayer Leverkusen'den Bruno Labbadia, Genoa'dan Gian Piero Gasperini ve Valencia'dan Unai Emery'nin de olduğu 6'lının isimlerinden biri de Bülent Uygun.
Gerçi bu tür listelere rağbet etmek mi gerek yoksa boşverip geçmek mi bilemiyorum. 2 yıl önce Champions'ta da Avrupa'nın gelecerk vaadeden 20 teknik adamı arasında Ertuğrul Sağlam da yer almıştı. Sağlam'ın o günden bugüne sergilediği performans ve katettiği yol ortada.
Bülent Uygun'un teknik direktörlük performansına saygı duymakla beraber Sivas dışında bir takımda da benzer bir performans göstermesi gerektiğini düşünüyorum.
Yazıyı okumak isteyenler için resme tıklamak yeterli...

euroleague çeyrek final #1: cska moskova - partizan

Euroleague'de Berlin yolcularını belirleyecek olan çeyrek final serileri yarın başlıyor. ULEB'in bu yıl yaptığı bir yenilikle çeyrek final serileri 3 maç üzerinden değil, 5 maç üzerinden oynanacak. Serilerin ilk 2 maçları grupları lider bitiren takımların sahasında, 3. ve 4. maçlar ise diğer takımın sahasında oynanacak. 2-2'lik eşitlik halinde ise seriyi kazanan takımı belirleyecek maç yine grup liderinin sahasında oynanacak.
Çeyrek finalin en keyifli serilerinden birinin CSKA Moskova ile Partizan arasında geçmesini umuyoruz. Yanda duran resim bu serinin belirleyici faktörünü göstermesi açısından önemli. Partizan'ın CSKA pota altını ne kadar domine edebileceği daha doğrusu pota altında etkili olabileceği serinin kısa mı yoksa uzun mu süreceğini gösterecek.
Bu iki takım ilk grup maçlarında da karşı karşıya gelmiş. Belgrad'da oynanan maçı 63-62 CSKA kazanmıştı. O maçta Partizan CSKA'ya ribauntlarda 45-29 üstünlük sağlamıştı. Ki bu ribauntlardan 21'i hücumdu. CSKA'nın maç boyunca aldığı hücum ribaundu sayısı 7'ydi. Bu ribaund dezavantajı aynı zamanda Partizan'ın Ruslar'dan 10 daha fazla hücum yapmasına da olanakj sağladı. Bu iki önemli dezavantaja karşın CSKA'nın Belgrad'da galip gelmesini sağlayan top kayıplarındaki 15'e 8'lik üstünlüğüydü.
Moskova'da oynanan CSKA - Partizan maçında da deplasman takımı 66-63'lük üstünlük sağlamıştı. Ki bu maçta ribauntlarda çok da büyük fark yoktu. Hücum ribauntları birbirine eşit, hücum sayısı da aynıydı. Hatt top kayıplarında Partizan Ruslardan 5 top kaybı daha fazla yapmıştı. Buna karşın şut yüzdelerindeki isabet oranı Sırplara Moskova'dan galibiyetle ayrılmayı sağladı.
Serinin seyrini pota altı mücadelesinin belirleyeceğini söylemek mümkün. Savrasenko'ya yol verilmesinin ardından CSKA pota altı Morris, Lorbek ve Smodis üçlü emanet. Bu üçlü maç başına 30.5 sayı, 14.2 ribaunt üretiyor. Partizan maçlarında da genel ortalamayı yakalar bir şekilde 25.5 sayı 13.5 ribaunt ortalamalarını elde etmişler. Partizan'ın pota altı ise Lasme, Vranjes, Rakocevic ve Velickovic dörtlüsünden ulaşıyor. Bu dört oyuncudan Lasme ile Velickovic 26, Vranjes ile Rakocevic ise 14'er dakika ortalamaya sahip. Euroleague'de 31.2 sayı, 20.3 ribaunt ortalamasıyla oynayan Partizan pota altı CSKA maçlarında skorun da düşük olması nedeniyle 23.5 sayı ve 21 ribaunt ortalamasını tutturmuşlar. İstatistikler Partizan pota altının CSKA'dan 7.5 daha fazla ribaunt aldığını gösteriyor. Bu farkın minimum bu seviyede kalması Partizan için olmazsa olmazlardan. Yine Partizan için maçın formüllerinden biri 16.1 olan top kaybı sayısını 1 civarınd tutmak. CSKA'nın bu kategorideki ortalaması 11.2. Partizan dış savunucularının CSKA'nın yüzde 44'lük 3 sayı yüzdesini düşürmesi için iyi savunma ile zor şutlara zorlaması serinin kazanılması için önemli noktalardan.
karşıdaki rakip CSKA Moskova olunca bunlarıyapmak çok da kolay değil. Maç başına 15 assit, 6.7 top çalma ile oynayan Avrupa'nın en iyi antrenörüne ve kadrosuna sahip takımından bahsediyoruz. Bütün bu istatisklerin yanı sıra bir de saha avantajına sahip Ruslar.
CSKA'nın Belgrad'da oynayacağı -ki eğer Beograd Arena'da oynanırsa daha da zor- maçlarda işi çok zor. Partizan CSKA'nın 20'de 1'i bütçe ile kendisinden beklenilen üzerinde iş yaptı. Genç Sırp takımı bu nedenle seriye rahat çıkan taraf. Eğer Moskova'dan bir galibiyetle dönerlerse 1992'de İstanbul'da katıldıkları final-four'da 17 yıl sonra tekrar mücadele edebilirler.
Gerçekçi olmak gerekirse CSKA'nın Berlin'e gidememesi Avrupa'da yılın basketbol olayı olur. Bunun da çok ufak bir ihtimal olduğunu kabul etmemiz gerek.

Tahmin: CSKA Moskova 3-2 seriyi alır...

60 dakikalık maç!

Geçtiğimiz hafta NBA TV'de 3 uzatmaya giden Miami Heat - Utah Jazz maçını izlemiştik. Bu haftasonu benzer bir olay ACB'de yaşandı. Ricoh Manresa 4 uzatmaya giden maçta Barcelona'yı 122-117 ile geçti. Maçın normal süresinde takımlar 71'e sayı kaydederken, uzatmalardaki skor 51-46 Manresa lehineydi. 60 dakikalık maçta en fazla süre alan oyuncu 50 dakika 59 saniye ile Barcalı Fran Vázquez oldu. 28 sayı (13/14 isabet) 16 ribaunt ile maçı tamamlayan Vázquez'in ardından en fazla süre alan isim 46 dakika 47 saniye oyunda kalan Juan Carlos Navarro'ydu.
Manresa coachu Jaume Ponsarnau oyuncularını daha ekonomik kullanmış. En fazla süre alan oyuncu 44' 28" ile Javi Rodriguez olmuş. 40 dakikanın üzerinde süren alan diğer isimse Sege Ibaka.
Maçın süresi 60 dakika olunca 5 faulle oyun dışı kalan isimlerde normalin üzerinde olmuş. Barcelona'da 5, Ricoh Manresa'da ise 4 oyuncu maçı faul sorunu nedeniyle tamamlayamadı.
Barcelona için bu maçın Tau ile oynayacakları Euroleague çeyrek final serisinden 2 gün önce oynanması büyük talihsizlik. Coach Xavier Pascual belki de o seriyi düşünerek oyuncuların sürelerini ayarlayarak oynattı. Lakovic, Ersan, Barton gibi isimler nispeten daha az süre aldı Manresa maçında. Barcelona bu kadar zorlu bir mücadele verirken Tau ise haftayı rahat bir Badalona galibiyetiyle kapattı.

respect

"Respect" İngiltere Futbol Federasyonu The FA'in kampanyalarından bir tanesi. Saha içerisinde ve dışında oyuna, hakeme ve oyunculara saygı duyulmasını hedefliyor. Fotoğraf The FA'in İnternet sitesinin açılış sayfasından. Kampanyanın en son videosu da burada.

finali kaybedince!

Atina'da AEK, PAO ve Olympiakos üçlüsünün birbirleriyle karşılaşmadığı bir haftada Olimpiyat Stadyumu'nun dışında bu görüntüleri görünce insan şaşırıyor ne oldu yine! diye. Yunan basınını araştırınca anladık olayın iç yüzünü. Dün voleybolda CEV Kupası dörtlü finali vardı Atina'da. Ev sahibi Panathinaikos finalde Rus takımı Lokomotiv-Belogorie Belgorod 3-1 yenildi. Bu yenilgiden dolayı çıldıran PAO taraftarı da salondan ayrılıp Olimpiyat Stadı'nın önünden geçerken AEK - Levadiakos maçını izlemeye gelen AEK taraftarına saldırmaya başlamış. Bir nevi yenilginin acısını çıkartma çalışması yapılmış PAO taraftarları. Sonrasında resimlerde gördüğümüz hareketlenmeler yaşanmış stadyumun dışında. Olaylar sonunda yaralanan kimse olmamasını bardağın dolu tarafı olarak algılamak mümkün...

sezonun ilk şampiyonu olympiakos

Hiç görülmüş müdür bir ligde nisan ayı gelmeden şampiyon belli olsun. Tuhaf birşey kardeşim bu. Mayıs'ı geçtim nisan bile değil Olympiakos'un son 13 sezondaki 12. şampiyonluğunu ilan ettiği gün takvim yapraklarının gösterdiği tarih.
Avrupa'nın belki de en kötü ligine sahip Yunanistan. Çoğu zaman heyecan yok. Üstelik lig 16 takım olduğundan sezon biraz kısa sürüyor. Bunun sıkıntısını biraz olsun gidermek için Şampiyonlar Ligi'ne gidecek ikinci takımı playoff ile belirleme yoluna gidiliyor. Ama o da ayrı bir skandal. Sezon boyunca açık ara 2. sırada yer alan bir takımın 30 haftadaki emeğini yemiş oluyorsunuz.
Olympiakos hadisesine geri dönersek 37. lig şampiyonluğuna bir diğer Atina takımı Panionios'u 3-2 yenerek ulaştı Pire ekibi. Şampiyonluk kutlamalarını ancak 3 hafta sonra gerçekleştirebilecek. Fikstürün azizliği Olympiakos önümüzdeki hafta Levadiakos deplasmanında mücadele edecek. 12 Nisan'daki Larissa maçında Karaiskakis'te son 13 sezonda 12 kez izlediğimiz tabloyu yeniden göreceğiz. Oldukça heyacan verici!
Bu arada Playoff'a kalan 4 takımdan 3'ü de belli oldu Yunanistan'da. Panathinaikos, PAOK ve AEK şampiyonlar ligi mücadelesi verecek. Bu 3 takıma büyük bir mucize olmazsa Larissa katılacak.

22 Mart 2009 Pazar

são paulo derbisi öncesi

Brezilya'da haftanın maçı Paulista Şampiyonası'ndan. İki São Paulolu karşı karşiıya geliyor şu sıralar. Corinthians, Santos'u konuk ediyor Pacaembu'da. Corinthianslılar maçtan saatler önce sokaklara dökülmüşlerdi derbi için. Corinthians'ta Ronaldo, Santos'ta da Neymar 11'de sahaya çıktı.

Bu maç için Corinthians 35 kişilik Pacaembu'nun yüzde 6'sını Santoslulara ayırdı. Derbi maçı toplam 2100 Santoslu izleyebilecek. Tam bizdeki gibi bir uygulama. Koca stattan küçük bir dilimi ayır rakip taraftara. Hani derbinin taraftarlar açısından keyfi nerede...

Corinthinas yönetimi Santoslu taraftarların güvenliğini ön planda tutmak istemiş olmalı ki Santoslu taraftarların stadyumda kendilerine ayrılan bölüme sağ salim ulaşmaları için brandalar ile örtmüşler etrafı.

oynatmama hakkı

Adetimiz değildir pek bu tür değerlendirmeler yapmak. Ama bu sefer dayanamadım. 10 kişi kalmış bir rakibe karşı neden takımın teknik açıdan en üst düzey oyuncusu yedek kulübesinde tutulur anlamak kolay değil. Takımın pozisyona giremediği bir maçta Lincoln oyuna sokulmuyorsa artık lig sonuna kadar Bülent Korkmaz'ın Brezilyalı'yı maç kadrosuna bile almaması gerekiyor. Olympique Lyon'da gitmek istediğini bas bas bağıran Fred neredeyse 1.5 sezon boyunca bu tavrına karşı kadroya alındı ve oynatıldı, gollerini de attı. Ki bahsettiğimiz kulübün başkanı Michael Aulas gibi tahammülsüz bir insan.
Bu tür benzer örnekler daha çok var. Eğer Galatasaray teknik direktörü ya da yönetimi için Lincoln defteri kapanmışsa sezon sonuna kadar alınabilecek fayda alınır sezon sonunda da "herkes kendi yoluna" denir ve parayı veren kulübe satılır. Yok eğer bunu yapmaktan aciz isen ve herşeyin sorumluluğunu bir adama yıkarak kurtarmak istiyorsan bu da senin acizliğini gösterir...