13 Nisan 2008 Pazar

rolling stones

İngiltere Single Listesi için sıkıcı bir haftayı gerie bıraktık desek yanlış olmaz. 4. haftasında da Estelle'in 1 numara keyfi devam ediyor. Listenin ilk 20'deki tek yeni girişi September'a ait. Asıl adı Petra Marklund olan İsveçli şarkıcı, 2006 Haziranında Billboard Hot Dance Airplay Chart'ta 3 hafta 1 numara olan "Cry For You" adlı singleını İngiltere'de geçtiğimiz hafta piyasaya sürdü. 9 numaradan listeye merhaba diyen September için bu fena bir girişi değil. Haftanın dikkat çekenlerinden biri Madonna feat. Justin Timberlake ortak çalışmasının yavaş yavaş zirveye yükselmesi. 4 Minutes bu hafta da 4 basamak birden yükselip 4 numaraya yerleşti. Haftanın mühim olaylarından biri de Martin Scorsese imzalı belgeselleri "Shine a Light"ın aynı adı taşıyan soundtrack albümü ile Rolling Stones'un İngiltere Albümler Listesine 2 numaradan merhaba demesiydi. Postu bitirirken haftanın yeni girişi September'ın videosunu da ekleyelim dedik. Bu arada liste ilgili ayrıntılar için şurayı tıklamak yeterli...

beklenen son

Günün erken saatlerinde dediğimiz gibi büyük bir sürpriz olmadı ve Spartak Moskova Region, Bayanlar Euroleague'in bu yılki şampiyonu oldu. Evsahibi Brno'yu ilk çeyrekten mat ederek, rahat bir maç sonrasında 75-60'lık bir galibiyetle şampiyonluğu ulaştılar. Çeklere ev sahipliği avantajı da yetmedi. Gerçi iki takım arasındaki potansiyel farkı pek seyirciyle de kapatılacak gibi değildi. Final-four'un MVP'si Moskova ekibinden Lauren Jackson oldu. Avustralyalı pivot, 26.5 sayı, 12 ribaunt, 2 assist, 1,5 blok ortalamarıyla bu ödülü haketti.

yeni durak israil

İyi futbolcuların iyi teknik direktör de olamayacağının en sağlam örneklerinden biridir Lothar Matthäus. Futbolculuğunda ne kadar iyiyse, teknik direktörlüğü bir o kadar felaket Matthäus. Bunu zaten kariyerinde çalıştırdığı çoğu vasat düzeydeki takımlarda bile tutunaması ile gösterdi. Hatırladığım tek başarısı Partizan'ın başındayken Newcastle United'ı eleyerek şampiyonlar liginde gruplara kalmasıydı. Sezon başından beri işsizdi Lothar Matthäus. İmdadına Alman asıllı İsrailli işadamı Daniel Jammer yetişti. Jammer, İsrail birinci ligi, Ligat Al takımlarından Maccabi Netanya'nın sahibi. Kulübü 3 yıl önce satın aldıktan sonra biraz yatırım yaptı. Takım geçtiğimiz yılı ikinci tamamladı. Bu sezonda Beitar Jerusalem'in 12 puan gerisinde averajla 2. sırada. Haziran ayından itibaren Lothar Matthäus,iki yıl için Netanya'nın yeni teknik direktörü olarak görev yapacak tabi kovulmazsa. Şöyle bir geçmişe bakınca Partizan, Rapid Wien, Macaristan, Atletico Paranaense ve en son Salzburg. Pek de başarılı olmayan bir antrenörlük geçmişi ile şüpheye düşmemek olanaksız kovulmaması için...

dakka-kalküta trenleri...

Dakka ile Kalküta arasındaki tren yolculukları tam 42 yıl sonra yarın yeniden başlıyor.

Her pazartesi yapılması planlanan tren seferleri en son 1965 yılında düzenlenmişti.

Trenlerin onarımı ve seferlere hazırlanması için 70 demiryolu işçisi çalıştı.

310 mil uzunluğundaki tren yolculuğunda biletlerin fiyatı 8 dolar.



espn magazine 10. yıl kapakları - V

arsenal'in düşüşü

Sezonun en iyi futbol oynayan ekiplerinden biriyken son 1,5 aydır büyük bir düşüş yaşayan Arsenal'in bu durumu istatistiklere böyle yansımış. Göze çarpan en büyük düşüş defansta. Son 9 maçta sadece 1 kere kalelerinde gol görmemişler. Ayrıca maç başına yedikleri gol ortalaması da neredeyse 2 katına çıkmış. Savunmanın standartındaki düşüş hem ligde hem de şampiyonlar liginde havlu atmalarına neden oldu...

mls'de bir tanıdık

MLS ile ilgili bloglardan birinde dolaşırken rastladım habere. Toronto FC'nin transfer etmeyi düşündüğü isimlerdemiş Désiré Mbonabucya. Hatırlayanlar olacaktır Ruandalı futbolcu, 1997-2000 yılları arasında Gaziantepspor'da forma giymişti. 3 sezon boyunca 72 maçta forma giymiş, 23 gol atmış. Antep'teki 3 yılın ardından Belçika'ya dönmüş 6 sezon Sint-Truiden'de iyi işler yapmıştı. Her zaman 10'un üzerinde gol atan Désiré'nin başı bir ara ülkeye kaçak çocuk sokmaktan dolayı belaya girmişti. En son ikinci lig ekiplerinden KVK Tienen'de forma giyiyormuş. Kulübü onu bırakınca şimdi soluğu Toronto'da almak üzere. Bakalım Kuzey Amerika macerası ne kadar uzun olacak Désiré Mbonabucya'nın...

rekorlar havada uçuşuyor

Derginin gelecek ayki sayısını da yazdık bu Speedo hadiseseni. Kolay kolay kapanacak bir olay gibi değil. Üstelik FINA'nın LZR'ın kullanımına onay vermesine karşın, başta İtalyan Diana olmak üzere diğer spor malzemeleri üreticileri yasadışı madde kulanımı nedeniyle mahkemeye gitmeye hazırlanıyor. Anlayacağınız işler kızışıyor. Üstelik Dünya Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası'nda geride kalan 4 günde 10 dünya, 9 Avrupa, 9 şampiyona rekoru kırılması üreticilerin mahkemedeki savlarını güçlendirecektir. Hani biz eskiden ha yeni bir rekor kırıldı ha kırılacak diye yarış seyrederken, bu şampiyonada neredeyse gelen giden rekor kırar bir hava söz konusu. Aynı yarış içerisinde ilk 3'e giren bütün yüzücülerin eski dünya rekorunu geride bırakmaları mümkün olabiliyor. Olimpiyatlara kadar bu iş çözülmezse, çok sayıda polimek okur, protesto izleriz. Bu arada rekor demişken Kirsty Coventry'i de unutmayalım. Olimpiyat şampiyonu Zimbavveli, bu şampiyonada 3 dünya rekoru kırarken takdirleri topladı. Ona da değinmeden postu bitirmek olmazdı.

rusmerican

Haftasonunun önemli spor aktivitelerinden biri de Çek Cumhuriyeti'nin Brno şehrinde düzenlenen Bayanlar Euroleague Final-Four'u. İki Rus, bir Fransız ve evsahibi Brno'nun şampiyonluk mücadelesinde Spartak Moskova Region, diğer Rus ekibi UMMC Ekaterinburg'u yenerek ilk finalist oldu. Spartak zaten şampiyonluğun en büyük adayı olarak final-four'a gelmişti. Tabi WNBA All-Star takımından beğenip seçtiğiniz Tina Thompson, Sue Bird, Kelly Miller, Diana Taurasi ve Lauren Jackson gibi oyunculardan kurulu bir "rusmerican" takımının şampiyon olmaması pek ufak bir ihtimal. Bu ihtimali gerçekleştimeye çalışacak takım ise Brno. Rusları seyirci baskısıyla yenmeye çalışacak Brno için finale çıkmak pek de kolay olmadı. Bir ara 17 sayı geriye düştüğü yarı final maçında Fransız Bourges'u uzatmalarda geçen Çek ekibi en azından evinde oynanan final-four'da şampiyonluk mücadelesi yapmaya hak kazandı. Bakalım sürprize de imza atacak mı Brno?