yüzme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yüzme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Mart 2011 Perşembe

stephanie rice'ın dönüşü

Hafta sonunun Avustralya’daki en önemli etkinliği Sydney’de sekiz gün sürecek olan Ulusal Yüzme Şampiyonası. Eylül ayında sağ omzundan ameliyat olan Stephanie Rice’ın da geçirdiği operasyonun ardından ilk kez mücadele edeceği şampiyona, Şanghay’daki Dünya Şampiyonası’nda mücadele edecek sporcuları da seçme niteliği taşıması açısından önemli.

Rice’ın antrenörü Michael Bohl da sporcusu hakkında iddialı konuşuyor. Birkaç yıl öncesine göre Rice’ın şu andaki formu çok iyi Bohl’a göre. Stephanie Rice’ın antrenörünün haklı çıkıp çıkmayacağını hafta sonundan itibaren görme şansımız olacak.

Sydney’de doping kuralı nedeniyle Ian Thorpe ve Libby Trickett yer alamayacak. Fakat bir sürü sağlam yarış bizi bekliyor. Geoff Huegill, Brenton Richard, Leisel Jones, Alicia Couuts, Jessicah Schipper, Emily Seebohn da Şanghay vizesi için yarışacaklar arasında. Commonwealth’te yer almayı tercih etmeyen Eamon Sullivan da Avustralya Ulusal Yüzme Şampiyonası’nda kendini göstermeye niyetli isimlerden.

Sekiz günlük organizasyonun en ilgi çekici yarışlarından biri kadınlar 100 kelebek olacak gibi görünüyor. Rice, Coutts, Seebohn, Schipper, Yolane Kukla ve Mariehe Guehrer hem ulusal şampiyonluk hem de dünya şampiyonası vizesi için mücadele edecekler.

Ara ara Avustralya Ulusal Yüzme Şampiyonasına dair postlar girmeyi planlıyoruz kısmetse…

7 Eylül 2010 Salı

akılsız tivit sponsorundan eder adamı

Avustralya'nın olimpiyat madalyalı yüzücüsü Stephanie Rice, akılsızlığının cezasını sponsorunu kaybederek ödedi. 22 yaşındaki yüzücünün, Avustralya'nın Güney Afrika'yı yendiği rugby maçının ardından pazar sabahı yazdığı tivit pahalıya maloldu.
Güney Afrikalı oyunculara hitaben "Suck it f**gots" yazan Stephanie Rice'ın sponsorlarından Jaguar, Avustralyalı yüzücüden desteğini çektiğini açıkladı. Jaguar Avustralya'dan yapılan açıklamada, bu yılın başından itibaren marka yüzü olarak anlaşılan Rice ile olan sözleşmenin feshedildiği, 23 yaşındaki yüzücünün sahip olduğu Jaguar XF'in de geri alacağını belirtildi.
Stephanie Rice sadece Jaguar'dan tepki gelmedi. Avustralya'nın efsanevi rugby oyuncularından Ian Roberts da, Rice'ın bu davranışı için "tamamen salakça" yorumunda bulundu.
Bu gelişmelerin ardından Stephanie Rice, söz konusu tiviti silip, özür dilese de iş işten geçmiş oldu... 

18 Ağustos 2010 Çarşamba

fransızların şampanya keyfi

Avrupa Yüzme Şampiyonası sayesinde yüzme dolu bir hafta geride kaldı. Fransızlar özellikle erkeklerde şampiyonanın en başarılı ekipleri arasında yer aldı. Frederic Busquet, Avrupa şampiyonu olurken 50 metre serbestte peşisıra sezonun en iyi iki derecesine imza attı. Budapeşte'den yüzü gülerek ayrılan bir diğer Fransız da Camille Lacourt. 25 yaşındaki Fransız yüzücü 50 metre sırtüstünde altın madalyayı kazandı. 100 metrede de altın madalyanın sahibi olurken Avrupa rekorunun sahibi oldu. Ayrıca Aaron Peirsols 51.94 geçtiğimiz yıl yaptığı dünyanın en iyi derecesinden sadece 17 salise daha kötü bir zamana imza attı. Frasnzılar ayrıca 4x100 karışıkta da Avrupa şampiyonluğunu kazandı. 
Bu kadar başarının üstüne kutlama yapmamak olmazdı. Fransa takımı trenle geldikleri Marsilya'daki Saint Charles İstasyonu'nda Frederic Bosquet, Camilla Court ikilisi yanlarına William Meynard'ı da alarak şampanya patlatmayı ihmal etmediler... 

15 Ağustos 2010 Pazar

bousquet çoştu...

Avrupa Yüzme Şampiyonası'nın son gününde 50 metre serbest finalleri de vardı. Frederic Bousquet 27 Haziran'da Paris Açık'ta 21.55'le sezonun en iyi derecesine imza atmıştı. Fransız yüzücü Budapeşte'de yılın en iyi derecesinden daha iyi dereceler yaptı. Yani yılın en iyi derecesini geliştirmiş oldu.
Elemelerde 21.36 ile yüzerken, finalde de 21.49 ile Avrupa şampiyonu oldu, yakın arkadaşı Cesar Filho'ya da Budapeşte'den selam yolladı.

20 Ocak 2010 Çarşamba

corinthians'ın gözü cesar cielo'da...


Futbolda yaptıklarıyla gündeme gelse de Corinthians bir spor kulübü. Futbol dışında diğer spor branşlarında da sporcuları olan bir kulüp.
Geçtiğimiz sezon Ronaldo, bu yılın başında da Roberto Carlos'u bünyesine katan São Paulo kulübü şu sıralar hem 50 hem de 100 metrede dünya şampiyonlukları ve rekorlarını elinde bulunduran Cesar Cielo'nun peşine düşmüş durumda. Brezilyalı yüzücünün popülerliğinin farkına olan Corinthians, Cielo'yu transfer edebilmek için 2003 yılından beri adına yüzdüğü Esporte Clube Pinheiros'un kendisine ödediği aylık maaşın neredeyse iki katını -33 bin dolar- teklif etmiş. Brezilyalı yüzücüyü kadrosuna katarak hem sportif hem de ticari anlamda başarısını katlamak isteyen Corinthians'ın teklifini ciddi ciddi düşünüyormuş Cesar Cielo...

9 Ocak 2010 Cumartesi

alain bernard'ın alpler keyfi



Alain Bernard sezonu erken açmış. Alpler'deki gözde kayak merkezlerinden la Clusaz'da hem tatil hem de antrenman yapıyormuş Fransız yüzücü. Fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere bir hayli dayanıklıymış soğuğa Alain Bernard kardeşimiz...

26 Aralık 2009 Cumartesi

yüzme 2009...


Michael Phelps’in alem yaparken çekilmiş fotoğraflarının basına düşmesi sonucunda almış olduğu cezayla 2009’a başlamıştık. Phelps, Roma’daki Dünya Şampiyonası için mart ayında antrenmanlara başlarken sezonun ilk dünya rekorları haberleri de Montpellier’den geliyordu. Fransa Ulusal Yüzme Şampiyonası’nda Alain Bernard ve Frederick Bousquet ikilisi 50 ve 100 metrede dünya rekorlarını kırarken, yılın renkli geçeceğinin haberini veriyordu.

Temmuz ayına gelindiğinde yüzmeseverleri dünya şampiyonası heyecanı sarmıştı. Roma’da Michael Phelps’in beklenen performansı sergileyip sergileyemeyeceği merak ediliyordu. Amerikalı yüzücü, dünya şampiyonasından ikisi takım performansı olmak üzere dört altın ile dönerken Milorad Čavić’i Pekin’den sonra Roma’da da geçti. 200 metre serbestte altın madalyayı dünya rekoruyla Phelps’e bırakmayan Paul Biedermann, 400 metrede de dünya rekorunu kırıyor, Almanya’da yılın sporcusu seçiliyordu.

Roma’da Asyalılar'ın onurunu Çinliler ve Japonlar korudu. Bayanlar takım yarışlarında altın madalyaları kimseye bırakmayan Çin, bireysel performanslarda da iki altın madalya ile dikkat çekiyordu. Japonya ise yüzmeye yaptığı yatırımın meyvesini Junya Koga’nın 100 metre sırtüstünde aldığı altın ile kutluyordu.
Kirsty Coventry Roma’da da zoru başarıyor, teknoloji ürünü mayoları kullanmadan 200 metre sırtüstünde dünya rekoru kırarak altın madalyayı kazanıyordu.
Şampiyonanın sürprizlerinden 16’lık genç kızımız Sarah Sjöström, Inge de Bruijn’un dokuz yıllık dünya rekorunu tarihe gömerek 100 metre kelebekte şampiyon oluyordu. 43 dünya rekoru izlediğimiz Roma’nın hayal kırıklıklarından biri de Stephanie Rice’tı. Avustralyalı yüzücü dünya şampiyonasından bir bronz madalyadan daha fazlasıyla dönmeyi bekliyordu.

Roma'da atlama yarışmalarında Çinliler favoriydi. Fakat büyük bir sürpriz yaşandı ve Meksikalı Paola Espinosa kadınlar 10 metre platformda olimpiyat şampiyonu Chen Ruolin'i geride bırakarak dünya şampiyonluğunu kazandı. Dünya şampiyonaları ve olimpiyatlarda üst sıralarda fazla yer almayan bir isimdi Meksikalı Espinosa. En önemli uluslararası başarısı Pekin 2008'de 4. sırada yer almasıydı Espinosa'nın. Ki ilk 3 ile arasında puan açısından büyük fark bulunuyordu. Meksikalı sporcunun altınları Pan American ve ünivesite oyunlarında kazandıklarından ibaretti. Zaten dünya sıralamasında da 27. sırada bulunuyordu Roma'daki yarışmalar öncesinde. Roma'da da yarı finalde yarışacak sporcular arasına 18. ve son sırada kendini atabildi. Bu, Paola Espinosa'dan altın madalya kazanmasını Dünya Yüzme Şampiyonaları tarihindeki en büyük sürprizlerden biri yapıyordu.
Roma'da alınan altın madalya Meksikalı sporcu kadar onun Çinli antrenörü Ma Jin için de büyük bir önemi vardı. 2002 yılında Meksika ile Çin arasında yapılan sportif anlaşma çerçevesinde Orta Amerika ülkesine giden 34 Çinli antrenörden biriydi Ma Jin. Yaklaşık 4 yıldır Espinosa ile çalışıyor Çinli antrenör.

2009’un unutulmazlarından biri de César Cielo Filho’ydu. Roma’da hem 50 hem de 100 metrede elde ettiği dünya şampiyonluklarının yanı sıra iki kategoride de dünya rekorlarını eline geçirdi Brezilyalı yüzücü. Böylece Brezilya spor tarihinin en başarılı sporcuları arasında kendine yer buldu Filho.
Aralık ayında Avrupa Kısa Kulvar Yüzme Şampiyonası’na İstanbul ev sahipliği yaparken László Cseh, Federica Pellegrini, Sanja Jovanović ve Evelyn Verrasztó’nun dünya rekorlarına canlı canlı şahitlik etme şansını yakaladık.

Luca Marin ile yaşadığı çalkantılı ilişkinin ardından kendini ancak Frederick Bousquet sayesinde toparlayan Laure Manaudou, eylül ayında yüzmeyi bıraktı. Sporu bıraktığını açıklayanların arasına yılın son günlerinde Libby Trickett da eklendi.
2009 dünya rekorları açısından çok özel bir yıldı. Uluslararası Yüzme Federasyonu'nun (FINA) teknolojik mayoların kullanımını önümüzdeki ocak ayından itibaren yasaklaması uzun bir süre dünya rekorlarından mahrum olmamız anlamına gelebilir.

19 Aralık 2009 Cumartesi

rekor kutlaması


César Cielo Filho belki de Brezilya'nın yüzme tarihindeki en başarılı ismi. Sadece yüzme tarihindeki değil, bireysel sporlar içerisinde de Brezilya spor tarihinde yer alacak. En son dün São Paulo'da, 50 metre serbestte Frederick Bousquet'nin Nisan ayında Montpellier'de 20.94'lük rekorunu 20.91'e çekmeyi başardı.
Cielo için rüya gibi iki yıl geride kalmak üzere. Pekin'de olimpiyat rekoru kırarak 50 metre'de altını kazanmış, 100 metre'de ise bronzla yetinmişti.
Bu yıl Roma'da hem 50 hem de 100 metrede dünya şampiyonu oldu Brezilyalı. Üstelik 100 metre'de dünya rekorunu, 50 metre'de de şampiyona rekorunu eline geçirmişti.
César Cielo Filho'nun dört yıl boyunca Auburn tedrisatından geçtiğini de unutmamak lazım.
Brezilyalı yılı hem 50 hem de 100 metrede dünya şampiyonu olmasının yanı sıra dünya rekorlarının sahibi olarak da kapatıyor. Kulübü Pinheiros César Cielo Filho'nun bu başarısını kulübün duvarına bir plaket asarak kutladı. Zaten kendisi de bu yılın hayatında unutamayacağı sene olduğunu söyledi 50 metrede dünya rekorunu kırmasının ardından...
Ocak ayından itibaren teknolojik mayoların yarışlarda kullanılmayacak olması Brezilyalı yüzücünün rekorlarının uzun bir süre kırılamayacağı anlamına gelebilir....

14 Aralık 2009 Pazartesi

libby trickett da bıraktı

Aslında çok da büyük bir sürpriz değil Libby Trickett'ın yüzmeyi bıraktığını açıklaması. 8 dünya şampiyonluğunun ardından Temmuz'da Roma'daki dünya şampiyonasındaki hayal kırıklığı performansı ve karşılığında gelen 2 bronz madalyanın ardından havuza geri dönmemişti Avustralyalı yüzücü. Ki Mart ayında "Commonwealth Oyunları" olacağını da göz önünde bulundurursak Trickett'ın antrenmanlara başlaması gerekiyordu. Sponsorların da bu durumun farkında olması ve Avustralyalı yüzücüden bir açıklama istemesi Libby Trickett'ın karar verme sürecini hızlandırdı.
24 yaşındaki yüzücü North Sydney Pool'da bugün düzenlediği basın toplantısında kararını resmileştirdi ve yüzmeyi bıraktığını açıkladı. Trickett'ın basın toplantısına ilişkin en önemli cümle "Hayatımın ve kariyerimin bir sonraki aşamasına geçmeye hazırım"dı.
Yüzmeseverler için 2009 pek de keyifli bir yıl olmadı. Önce Laura Manaudo ardından da Libby Trickett. 2000'lı yılların havuzdaki iki önemli ismi birden aynı yıl yüzmeye veda ettiler. Yüzücülerin tenisçiler gibi kararlarından kolay kolay caymadıklarını da düşünürsek her ikisinin de havuzlara geri dönüşü pek de söz konusu değil...

22 Ekim 2009 Perşembe

japon işi önlem


Japon Yüzme Federasyonu aldığı bir karar ile sporcuların saçlarını boyamasını, küpe ve piercing takmalarını yasaklamış.
Karara uymayan sporcular takımdan uzaklaştırılmadan, 5 yıla kadar ya da ömür boyu spordan men cezası ile karşı karşıya kalacaklar. Federasyonun bu kararı alma gerekçesi Japon yüzücülerin şarkıcılara -rock yıldızlarına- benzemesini engellemek.
Japon Yüzme Federasyonunun basın sözcüsü bu tip kararların Birleşik Devletler ve Avustralya gibi takımlarda da uygulandığını söylese de ben çok fazla rastlamadım. Küpeli, dövmeli çok sayıda Avustralyalı ya da Amerikalı yüzücü milli takımda bulunuyor. Neyse Japonların bir bildikleri vardır demek gerekiyor herhalde Roma'daki son dünya şampiyonasında sergiledikleri başarılı performansı düşününce.

5 Ağustos 2009 Çarşamba

cavic'in yeni evi

B92 kanalı Milorad Cavic'e Belgrad'ın kalburüstü semtlerinden Bezanijska'da bir daire hediye etmiş. 84 metrekarelik ev 2 oda 1 salondan oluşuyor. Cavic'in yeni evini ilk ziyaret edenlerden biri de Devlet Başkanı Boris Tadic olmuş.
Tabii ki evdeki bu hareketlilik Cavic'in yeni komşularını da meraklandırmış. Yakın da Milorad Cavic ile ilgili özel haberler duyarsak şaşırmamak gerekiyor. Bu kadar meraklı komşular pek de rahat bırakacak gibi görünmüyor Sırp yüzücüyü.

dragan higl'in kafası

Dünya Yüzme Şampiyonası'nın en önemli sürprizlerinden biriydi 200 metre kurbağalamada Nadja Sigl'in şampiyonluğu. Hele ki Rebecca Soni'nin ilk 150'deki performansıyla müthiş bir dünya rekoru beklerken dış kulvardaki Sırp kızı herkesi şaşırttı. Tabi herkes şaşırdı Nadja'nın Avrupa rekoru kırarak dünya şampiyonu olmasına. Fajat Nadja'dan babası Dragan Sigl kızının şampiyonada başarılı olacağını biliyordu. Hatta Roma öncesinde kızının şampiyon olması halinde derecesini kafasına dövme olarak yaptıracağını söyleyecek kadar ileri bile gidebilmişti. Nadja Sigl 2:21.62'lik derecesiyle Sırbistan'a kadınlarda dünya yüzme şampiyonaları tarihindeki ilk altın madalyayı kazandırdı. Baba Sigl de verdiği sözü tuttu ve kafasına kızının derecesinin dövmesini yaptırdı.
Verdiği sözü tutması hoş da o dövmeyi yaptırması sırasında çektiği acının haddi hesabı yoktur herhalde...

3 Ağustos 2009 Pazartesi

roma'nın hesabı - kitabı...

Amacımız hergün ayrı bir değerlendirme yazmaktı fakat ancak ilk gün için bir değerlendirme yazabilince Dünya Yüzme Şampiyonası ile ilgili genel bir değerlendirme yazmak gerekiyor herhalde. Yazacak çok konu olduğundan kısa notlarla gitmekte fayda var.
8 günde 41 dünya rekorunun kırıldığına şahit olduk. FINA’nın bu rekorları kabul etmesi önümüzdeki dönemde dünya rekorları kırıldığını görmemizi oldukça zorlaştıracak. Ocak 2010’dan itibaren teknolojik mayoların kullanılmasının yasaklanmasıyla Roma’daki rekorların geliştirilmesi için 10–15 yıl kadar bekleyebiliriz. Hatırlatmakta fayda var 100 metre kelebekte dünya rekorunun kırılması için 9 yıl bekledik. Sarah Sjöström’ün kırdığı dünya rekoru Sydney 2000’den -Inge de Bruijn’e aitti- beri kırılmayı bekliyordu.
Roma’da yeni bir jenerasyonun gelişine şahit olduk. 1990 ve sonrası doğumlu yüzücüler bangır bangır geldiklerini gösterdiler. 93’lük Sarah Sjöström’ün elde ettiği başarı 90’lılara sadece bir örnek. Tabi bir de teknolojik mayolar olmadan bu jenerasyonun ne yapacağına bakmakta fayda var.
Brezilyalıların takım sporlarında oldukça başarılı fakat bireysel sporlarda takım sporlarındaki kadar başarılı olmadıklarına inanırdım, yanılmışım. Roma’da Cesar Cielo Filho’nun 50 ve 100 serbestte favori iki Fransız’ı geride bırakması şampiyonun en dikkat çeken olaylarındandı. 200 ve 400 metre karışıkta bir diğer Brezilyalı Thiago Pereira’nın madalyayı son ana kadar kovalaması da şampiyonanın bir diğer güzel sürpriziydi.
Michael Phelps için başarılı bir dünya şampiyonası geride kaldı. 6 ay boyunca antrenman yapamamasının kendisini ne kadar olumsuz etkileyeceği bekleniyordu. O, sadece 200 metre serbestte Paul Biedermann’a geçildi. Gerçi bunun tesadüf olduğunu pek söyleyemeyiz. Bu yarıştan 2 sonra gerçekleşen 4x100 karışıkta da Biedermann kendi 100 metresinde Phelps’e yaklaşık 1 saniye fark attı. Gerçi onun bu performansı Alman takımının yarışı kazanmasına yetmedi. Şampiyonanın sonunda aklımda kalan sorulardan biriydi Paul Biedermann, Michael Phelps’ten gerçekten iyi mi? Roma’nın ardından bir gerçek var ki Phelps’in 6 altından 5’ini cebine koyduğu.
Çinlilerden ve Japonlardan daha iyi işler yapmasını bekliyordum. Takım yarışlarını saymazsak kadınlarda sadece Zhao Jing, erkeklerde de Zhang Lin ile kazandıkları bireysel altınlar Çinliler’i de hayal kırıklığına uğratmış olmalı. Japonlarda da Junya Koga’nın performansı şampiyonayı altınla kapatmalarını sağladı. Ryosuke Irie’nin 200 metre sırtüstünde kazandığı gümüş, onun daha çok pişmesi gerektiğini gösterdi.
Emre Yazıcıol’un Eurosport yayınında dediği gibi Milorad Cavic’in koca çenesi onu 100 metre kelebekte kazanabileceği bir altından etti belki de. Karşında Michael Phelps varken sözlerine dikkat etmesi gerekirdi. Phelps’in yüzde 70 performansla 200 metre gibi bir sprint yarışında onu geride bırakması Cavic’in çenesinin uzun süre açılmasını engelleyecektir.
İspanyollar için fena bir şampiyona geçmedi. Rafael Munoz ve Aschwin Wildeboer podyuma çıkmayı ve 3 bronz kazanmayı başardılar.
Roma’dan hayal kırıklığı ile dönenlerden bir tanesi Laszlo Cseh. Macar yüzücü hem 200 hem de 400 karışıkta altın kazanamadı. Üstelik 400 metre karışıkta finale açık ara en iyi dereceyle kalan yüzücü olmasına karşın.
Macarlardan konu açılmışken bir diğer Macar yüzücüyü de anmak gerekiyor. Katinka Hosszu 400 metre karışıkta şampiyon olurken Stephanie Rice’ın üçüncü olacağını kimse beklemiyordu. Hosszu, 200 karışık ve 200 kelebekte de bronz kanarak Macarların yüzünü güldürdü.
Birleşik Devletler ile birlikte yüzme denilince akla ilk gelen ülkedir Avustralya. Bu şampiyonada beklediklerini bulamadılar. Eamon Sullivan virüs rahatsızlığı nedeniyle yoktu Roma’da. Brenton Rickard ve Jessicah Schipper olmasa altınsız döneceklerdi ülkelerine. 50 metre kelebekte Marieke Guehrer’in kazandığı altın gibi Stephanie Rice’ın da kürsünün ilk sırasına çıkamaması Avustralyalıları şaşırtmış olsa gerek. Avustralyalılar için şampiyona kötü geçse desek de Roma’dan 16 madalya ile ayrıldılar.
Tuhaf yarışlar izledik kadınlar 200 metre kurbağalamada olduğu gibi. Rebecca Soni dünya rekoru kırar derken son 50’de temposundaki inanılmaz düşüş ile birlikte Sırp Nadja Higl’in sürpriz şampiyonluğunu kimse beklemiyordu.
Teknolojik mayolara karşı çıkan ve geleneksel mayo ile yarışan Kirsty Coventry’e Roma’da bir kere daha hayran olduk. 200 metre sırtüstünde altın madalyayı kazandı. 400 metre karışıkta da ikinci oldu Coventry. Şampiyonaya geleneksel mayo ile başlayan fakat yarış kazanmanın teknolojik mayoyla olacağını anlayan Rus Yuliya Efimova, 50 metre sırtüstünde dünya rekoru kırarak dünya şampiyonu olması Dünya Yüzme Şampiyonasına ilişkin ilginç notlardandı.
Britta Stefen kısa mesafe serbestte rakipsiz olduğunu gösterdi. Şampiyona öncesi kırdığı dünya rekorlarını Roma'da geliştirmeyi ihmal etmedi Alman yüzücü.

29 Temmuz 2009 Çarşamba

phelps de geçilir

Yüzme tarihinde kimse geçilmez değildir. 90’ların ortasında Alexander Popov rekorları altüst ediyordu. Derken milenyumla birlikte Ian Thorpe edilen Avustralyalı bir adamla tanıştık. Ian Thorpe’un da geçilemeyeceğini düşünülüyordu ki Michael Phelps adında genç bir adam ortaya çıktı. Henüz 20’sine basmadan, Thorpe’un esamesini okutan bu adamın da günün birinde geçileceğini biliyorduk. Ki bugün söz konusu o günmüş.
Aslında geçtiğimiz yıl Pekin’de geç reaksiyon veren uyarı sisteminin azizliğine uğramasa Milorad Čavić, bir finalde Baltimorelu arkadaşı geride bırakan şanslı Avrupalı –nasıl bir Avrupalıysa doğma büyüme Amerikalı bir Sırp!- olacaktı. Čavić’in başaramadığını Alman Wilderrman başardı. Üstelik de uzun soluklu bir finalde. Niye bu cümleyi kullandık; Michael Phelps, Pekin’deki 8 altının ardından normal koşullarda Mart ayına kadar antrenmanlarına ara vermişti. Fakat Kasım ayında partilerken “aşırı doz” pozlarının ortaya çıkması bu geri dönüş süresini uzatmıştı. Bu nedenle de Roma’da 100 metre gibi sprint gerektiren kısa kulvar yarışlarında açık ara başarılı olması biraz zordu. Ama 200 metre gibi nispeten uzun mesafede tempoyu çok iyi ayarladığını bildiğimiz Phelps’in her türlü koşulda –kapasitesinin yüzde 60-70 performansını gösterse de- başarılı olacağını düşünüyordu pek çok kişi. Fakat çoğu yüzücünün Roma’ya formda gelmesi Amerikalı’nın işini bozdu.
Alman yüzücüler de Roma’ya formda gelmişti takım olarak. O takımın da en iyi isimlerinden biriydi Paul Biedermann. Kendi adıma Michael Phelps’i zorlayacağını düşünüyorduk fakat bu kadar da etkileyici bir performans beklemiyorduk. Hani son 50 metrenin içerisinde attığı sprintle Michael Phelps gibi bir adama neredeyse iki kulaç ve 1 saniyelik bir fark atması bu dünya yüzme şampiyonasının kenara not edilecek anlarındandı.
Bu yarış, Pekin sonrası normal bir insan olduğuna kanaat getirdiğimiz Michael Phelps’in havuzda artık o kadar rahat olmayacağını göstermesi açısından anlamlı. Gerçi Phelps yarış sonrası Alman yüzücünün hesabını gelecek yıl keseceğine dair “cümleler” söylemiş. Hani bir söz vardır; “Gelecek yıla kadar kim öle, kim kala Michael kardeş”…

28 Temmuz 2009 Salı

roma'da rekorlar & ariana kukors

Roma'da rekorlar uçuşuyor desek yeridir. Bu Dünya Yüzme Şampiyonası tarihe en fazla rekor kırılan şampiyona olarak geçecek gibi. FINA'nın 2010'dan sonra teknolojik mayoların kullanımını yasaklaması gelecek yıldan itibaren rekorları zor göreceğimizin işareti olabilir. O nedenle bu yıl rekor kırıldı kırıldı, 2010 ve sonrasında zor...
Dün yazmıştık pazartesinin ayrıntılı bir değerlendirmesi olacak diye. Ariana Kukors bu dünya yüzme şampiyonasının en büyük sürprizi. Stephanie Rice'ı bırakması bir kenara dünya rekorlarını aynı gün içerisinde 2½ saniye geliştirmek kolay bir iş değil. Daha önce de dedik bu dünya şampiyonası Kukors'un ilk dünya şampiyonası aynı zamanda. Amerikalı'nın Rice'a son 50 metrede attığı fark ise insanın ağzını açık bırakacak türdendi.
Sadece Kukors kırmadı rekor. İsveçli Sarah Sjöström de dünya rekoru ile ilk kez tanışanlardan. Sjöström'ün 100 metre kelebekte kırdığı rekor diğer rekorlardan biraz daha değerli. 93 doğumlu hanım kızımız - bizim de karta kaçtığımızın habercisidir - Inge de Bruijn'un Sydney 2000 Olimpiyatlarında kırdığı dünya rekorunu önce 56.44'e sonra da 56.06'ya taşıyarak tarihin en genç dünya şampiyonlarından biri oldu. Ki Sjöström'ün sadece 1 yıl önce Pekin'de 100 metre kelebekte 27. sırada yer alabilmişti.
Roma'da Ruslar ve Japonlar da iyi iş çıkaranlardan. 90 jenerasyonunun bir diğer üyesi Anastasia Zueva da 100 metre sırtüstü elemerinde Kirsty Coventry'nin dünya rekorunu 30 salise geliştirdi ve 58.48'e taşıdı. Bu akşam ki final serisinde rekorun daha da geliştirilmesi muhtemeldir.
Kadınlarda 1990'lı sağlam bir jenerasyonun geldiğine şahit olduk dün akşam. Tabi sadece kadınlar değil, erkeklerin de yarışları vardı. Onu da bir-iki post sonra yazalım...

27 Temmuz 2009 Pazartesi

tor vergata'nin yıldızı

Roma'da Dünya Yüzme Şampiyonası'nın ikinci haftası muazzam başladı muazzam devam ediyor. Haftanın ilk gününde toplam 5 dünya rekorunu izledik 2 saatlik akşam seasında. Günün en büyük sürprizi Ariana Kukors'un aynı gün hem iki kez dünya rekoru kırarak hem de Stephanie Rice'ı geride bırakarak 200 metre karışıkta dünya şampiyonu olmasıydı. Kukors'un başarılı olacağını biliyorduk ama ilk dünya şampiyonasında da böyle bir performans beklemiyorduk 20 yaşındaki Amerikalı yüzücüden.
Günün bir diğer sürprizi de Roma'ya son iki hafta içerisinde iki dünya rekoru kırarak gelen Aaron Peirsol'un 100 metre sırtüstünde yarı finalde elenerek finale kalamamsıydı.
Bütün bunlar hakkında ayrıntılı bir post yazmayı umuyoruz yarın sabah. Michael Phelps de dahil olmak üzere bütün ünlü isimlerin havuza girdiği bugün, Tor Vergata'da en büyük alkışı resimdeki arkadaş aldı. Francesco Totti gittiği her yerde olduğu gibi Dünya Yüzme Şampiyonası'nda da en çok ilgi çeken isimdi.

19 Temmuz 2009 Pazar

roma'nın ilk sürprizi espinosa

Dünya Yüzme Şampiyonası başlayalı iki gün oldu. Dediğimiz gibi ilk haftanın etkinlikleri atlama ve sutopu. 2 yıl önce Melbourne'deki yarışmalarda 10 altından 9'unu kazanmıştı Çinliler- Bir tek erkekler 10 metre platformda Rus Gleb Galperin Çinliler'den altın çalabilmişti- Roma'da da 2 yıl öncesinde olduğu gibi Çinliler favoriydi. Fakat beklenmeyen bir sürpriz yaşandı ve Meksikalı Paola Espinosa kadınlar 10 metre platformda olimpiyat şampiyonu Chen Ruolin'i geride bırakarak dünya şampiyonluğunu kazandı.
Espinosa için gerçek bir sürpriz demek yanlış olmaz. Dünya şampiyonaları ve olimpiyatlarda üst sıralarda fazla yer almayan bir isim. En önemli uluslararası başarısı Pekin 2008'de 4. sırada yer almasıydı Espinosa'nın. Ki ilk 3 ile arasında puan açısından büyük fark bulunuyordu. Meksikalı sporcunun altınları Pan American ve ünivesite oyunlarında kazandıklarından ibaret. Zaten dünya sıralamasında da 27. sırada bulunuyor. Roma'da da yarı finalde yarışacak sporcular arasına 18. ve son sırada kendini atabildi. Durum böyle olunca Paola Espinosa'dan altın gelmesi Dünya Yüzme Şampiyonaları tarihindeki en büyük sürpriz belki de.
Bu şampiyonluk Meksikalı sporcu kadar onun Çinli antrenörü Ma Jin için de büyük önem taşıyor. 2002 yılında Meksika ile Çin arasında yapılan sportif anlaşma çerçevesinde Orta Amerika ülkesine giden 34 Çinli antrenörden biri Ma Jin. Yaklaşık 4 yıldır Espinosa ile çalışıyor Çinli antrenör. Altın madalya ilgili olarak kendisi de sporcusundan böyle bir performans beklemediğini, Paola Espinosa'nın performansının üstüne çıktığını itiraf etmiş. Öğrencisinin kazandığı bu altını ise 6 yıldır Meksikâ'da yaşadığı zorlukların bir ödülü olduğunu da belirtmiş Ma Jin.
İlk haftanın sürprizlerinin Paola Espinosa ile sınırlı kalmayacağını umuruyoruz. Devamlı olarak sevinen Çinli sporcuları görmek bir süre sonra sıkmaya başlıyor insanı...

16 Temmuz 2009 Perşembe

roma'ya 1 kala - I

Bugün ve yarın gün boyunca ara ara yazmaya çalışacağız Dünya Yüzme Şampiyonası'na ilişkin kısa notları.
*Paris'te yüzünce herhalde 3 ayda toparla demiştik Eamon Sullivan için. Fakat yıl boyunca havuzlardan uzak durmasına nedenn olan "virüs rahatsızlığı" yeniden ortaya çıkmış. Anlayacağımız Roma'da olmayacak Avustralyalı.
*Dünya Şampiyonası'na formlarının zirvesinde gelen iki isim var; Britta Steffen ile Aaron Peirsol. Her ikisi de Roma'nın öncesindeki 1 ay içerisinde iki dünya rekoru kırdı. Üstelik bu rekorlarını da önceki rekorlarından sadece 3 gün sonra kırmayı başardılar. Şampiyona öncesi kaderleri aynı gibi, acaba şampiyonada da aynı kaderi mi paylaşacaklar...
*Şampiyona'nın asıl heyecanı yüzme yarışlarının başlayacağı ayın 26'sından itibaren olacak. İlk hafta boyunca atlama müsabakaları ile sutopu maçlarını seyretmek mümkün. Ben tercihimi ikincisinden yana kullanacağım.
*Yüzme elemeleri 10-13.30, finaller ise 19.00-21.30 saatleri arasında yapılacak. Bu demek oluyor ki finallerin hiç birisini bir aksalık olmazsa kaçırmayacağız.
*TV yayınları TRT3 ve Eurosport'tan...

10 Temmuz 2009 Cuma

roma'ya 1 hafta kala amerikalılar

Dünya Yüzme Şampiyonası'nın başlamasına 1 hafta kaldı. Hafta sonu ve hafta içerisinde ara ara previewler yazmayı planlıyoruz fırsat bulursak. Roma'ya süre az kalınca herkes İtalya'ya formda gelme telaşı içerisinde. Peşisıra yapılan ulusal şampiyonlarlarda ya dünya ya da yerel rekorlar kırılıyor. Pekin sonrası Amerikalılar'dan pek ses çıkmıyor derken önce çarşamba günü Alain Peirsol 1 Temmuz'da Aschwin Wildeboer'in kırdığı, bizim de burada yazdığımız 100 metre sırtüstü dünya rekorunu geri almakla kalmadı 52 saniyenin altına inen ilk yüzücü oldu. Indianapolis'teki Amerika Şampiyonası'nda 51.94 ile yüzen Peirsol, Roma'da keyifli bir yarış izleyeceğimizin haberini verdi.
Pekin'de kazandığı 8 madalya sonrası hem tatil yapan hem de alem yaptığı ortaya çıkan Michael Phelps çalışmalara geç başlayınca formunu biraz geç de olsa buldu. Alain Peirsol'ın ardından bu sabaha karşı Indianapolis'ten ikinci dünya rekoru haberi Michael Phelps'ten geldi. Ian Crocker'ın 4 yıl önce Montreal'deki Dünya Şampiyonası'nda kırdığı 100 metre kelebek rekorunu 18 salise geliştiren Phelps, 50.22'ye taşıdı rekoru. Gerçi geçtiğimiz ay içerisinde Montreal'de 50.48 ile yüzerek kendi en iyi derecesini yapmış ve sinyalleri çakmıştı. Michael Phelps'e ilişkin ilginç bir dipnot da 100 metre kelebekte 2003'te Barcelona'da dünya rekorunu kırmasıydı. O zaman 51.47 ile yüzen Amerikalı, aradan geçen 6 yılda derecesini 1½ saniyeye yakın geliştirdi. Bu örnek aynı zamanda Michael Phelps'in nereden nereye geldiğini göstermesi açısından da etkileyici.

3 Temmuz 2009 Cuma

akdeniz oyunları bir bu işe mi yarar?

Onca yıldır seyrederim Akdeniz Oyunları'nın düzenlenme amacını bir türlü anlamam. Çoğu ülke özellikle takım sporlarında üçüncü hatta dördüncü takımları ile katılır oyunlara. Bireysel sporlarda da sporcuların pek istekli oldukları bir organizasyon değildir Akdeniz Oyunları.
Bu yıl Pescara'da düzenlenen organizasyon da geçen Akdeniz Oyunlarını aratmıyor! İddiasız kadrolardan oluşan takımlar, sıkıcı yarışmalar -3 kişinin koştuğu ve Elvan'ın neredeyse kendisiyle yarıştığı final yarışması gibi- bu Akdeniz Oyunları'nın da ana karakteri.
Bütün oyunlar için böyle konuşsak da yüzme yarışmalarında bizi mahçup edecek iki gelişme yaşandı. Önce İtalyan Federica Pellegrini 400 metre serbestte İngiliz Joanne Jackson'ın 16 Mart'ta 4:00.66 ile kırdığı dünya rekorunu 4:00.41'e taşıdı. Pellegrini'nin rekor kırması o kadar şaışırtıcı bir olay değil. Daha önce de 2 kere dünya rekoru kırmıştı İtalya yüzücü. Akdeniz Oyunlarını Roma'daki Dünya Yüzme Şampiyonası öncesi bir hazırlık yarışması olarak algılayarak iyi tempo yapmış İtalyan yüzücü.
Oyunlara dair en ilginç not ise Bojan Krkic misali İspanyol olan Aschwin Wildeboer Faber'in 100 metre sırtüstünde dünya rekorunu kırması. Annesi de babası da Hollandalı olan Faber'in ailesi 1978'de İspanya'ya yerleşiyorlar ve o gün bugündür İber Yarımadasında ikamet ediyorlar. Aschwin Wildeboer Faber ve abisi İspanya'da doğup büyürken babaları gibi yüzücü olmaya karar veriyorlar. Kardeş Faber bu konuda abisinden daha yetenekli olmasına karşın geçtiğimiz yıl Aralık ayında kısa kulvar da 100 metre sırtüstünde kırdığı dünya rekorunu bir kere koyarsak yerel rekorlar dışında fazla birşey yapmıyor tâki geçtiğimiz çarşamba gününü kadar.
Akdeniz Oyunları'nda 4x100 sırtüstü takımlar yarışında İspanya yarışın galibi olurken, Aschwin Wildeboer Faber de kendi 100 metresini 52.38 yüzerek Aaron Peirsol'un Pekin'de kırdığı dünya rekorunu 16 salise daha geliştirdi. Böyle Pescara'daki Akdeniz Oyunlarını da yüzme tarihi içerisinde bir yerde konuşlanmasını sağlarken Roma'da da sürpriz yapma potansiyeli olduğunu gösterdi.