tavsiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tavsiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2008 Salı

'futbolistas': futbol ve latin amerika

"Bu kitabı yazma fikri ortaya çıktığında, bu kadar büyük bir yankısı olacağını düşünememiştik. Birdenbire etrafı bu kitabın ateşi sardı adeta. Haber bir dalga gibi yayıldı ve çok sayıda solcu, kadın ve erkek, değişik yazı biçimleri, değişik konular ve futbola duyulan sempatiyle, 'Futbolistas'ta, yaşamda ikincil olmakla beraber bir o kadar da önemli olan yan unsurları bir arada topladılar. Avrupa ve Latin Amerika'dan eylemciler, gazeteciler, sendikacılar, müzisyenler, avukatlar, sinemacılar, tarihçiler, sosyal bilimciler ve kalkınma projelerinde aktif olarak yer alan kişiler, klasik futbolun neredeyse uzmanları olarak karşımıza çıktılar. Basın, futbolun sisteme dayalı yüzünü kitlelere sunup, savunmaya devam edip, FIFA da herkesi Coca Cola içme konusunda ikna etmeye devam ederken, 'Futbolistas' futbolun başka bir yüzünü ortaya koyacaktır. Maradona'nın bir zamanlar dediği gibi: 'Biz futbolcular, sürekli üzerimizde çok baskı olduğundan yakınırız. Baskı, ancak evlerine beş peso getirip çocuklarını geçindiremeyen insanların üzerinde olur. Binlerce dolar alıp, sahaya çıkıp oynuyoruz ve ağzımızı açınca stresten bahsediyoruz… Stres bu ülkede, sabahın altısında kalkanlar içindir, lanet olsun ki.'"
Dario Azzellini – Stefan Thimmel

Otonom Yayıncılık Dünyanın Yerlileri dizisi,

17 Mayıs 2008 Cumartesi

billboard radio 87.7

Bu frekansa en son uğradığımda, Kadir Çöpdemir'in başında olduğu tuhaf radyo "roket" ikamet ediyordu. Geçtiğimiz gün Kylie Minogue ablamızın konser afişinde gördüm "Billboard Radio"yu. Gördüğüm günden beridir de ofise gidip, gelirken mütemadiyen dinlemekteyim. Her ne kadar sabah açılışını yapan programcı arkadaş biraz fazla "geyik" olsa da sağlam müzik çalıyorlar. Gerçi işin başında Emrah Saka'nın olduğunu düşünürsek, bu projenin kötü olmasını beklememek lazım. Eğer dinlemediyseniz Billboard Radio 87.7'yi tavsiye ederim...

22 Nisan 2008 Salı

kötü bir basketbolcu, iyi bir blogger

Paul Shirley'in basketbolculuğu için vasatın altında desek ayıp etmiş olmayız kendisine doğruya doğru. Lâkin abinin keyifli bir kalemi var, en azından benim için öyle. Son 2 gündür okuduğum kitap bu. Muhtemelen haftasonuna kalmaz bitiririm de. Shirley'in basketbol tecrübelerini paylaştığı espn blogundan bir toplama. Shirley şu sıralar bir yandan İspanya'da basketbol kariyerini sürdürürken, bir yandan da çok sık aralıklarla olmasa da espn için yazmaya devam ediyor. Eline sağlık Shirley derken, kitabın kapağı da çok hoşuma gitti. Bunu da belirtmeden geçmeyeyim...

17 Nisan 2008 Perşembe

3 dilde futbol

RKG, bizim derginin bloguna yazmış. Üşendim yazmaya, onun postunu aynen alıp koyuyorum;
80'lerin sonu 90'ların başında sarı plastik ciltli Langenscheidt sözlüklerini bu memlekette kullanmamış çok fazla "ortaokul" öğrencisi yoktur herhalde. En azından ben bol bol kullandım. Sinir bozucu Almanca derslerini hatırlatıyor bana.
Ama bu sefer cok faydalı bir iş yaptı Langenscheidt: 3 dilli bir futbol sözlüğü. Resmi örgütlerin kullandığı ve günlük futbol jargonunda bulunan 1800 terimi içeriyor. İlgilenenler gerekli bilgiyi hem UEFA'daki ilgili haberden hem de yayıncının sitesinden bulabilir.
Türkiye'den sözlüğü satın almak isteyenler ise Almanya, İsviçre ve Avusturya'dan bir tanıdık bulamayacaklarsa Türkiye'deki 3 adresten birine gelmesini bekleyecekler. Amazon'a henüz düşmedi. İsterseniz bir liste yapıp İstiklal'in sonundaki Türkçe - Almanca kitabevine bir dilekçe sunalım.

10 Nisan 2008 Perşembe

tavsiye

"İstanbul Sokakları - 101 yazardan 100 sokak" elinize alıp da bitirmeden bırakamadığınız kitaplar türünden. Adı üstünde kitabın içeriğini İstanbul'daki 100 sokağın 101 kişi tarafından yazılmış hikayeleri oluşturuyor. İstanbul'u gezenlerden ya da gezmeye meraklılardansanız kitap sizi daha çok sarıyor. Benim gibi hasper kader oturduğunuz sokak da kitapdaki 100 sokaktan biriyse daha da sempatiyle bakıyorsunuz. Yapı Kredi Kültür'den çıkan kitapla ilgili daha ayrıntılı bilgi için bir tık ötesi yeterli...

22 Mart 2008 Cumartesi

hotel babylon

İngilizlerin polisiye tarzı dışındaki dizileri pek ilgimi çekmez. Tarzları fazla garip gelir. "Hotel Babylon" bu türün dışındaki ender İngiliz dizilerinden. Şans eseri iki hafta önce gördüm TNT'de, hoş bir dizi. Her çarşamba 20.00'de, tavsiye ederim. Daha fazla bilgi için buraya bakmak da mümkün...