11 Ağustos 2008 Pazartesi

terliksi sorunlar

"Siyah-beyazlı takımın genel menajeri Sinan Engin, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Affetmek büyüklüğün şanındandır. İbrahim Üzülmez ve İbrahim Toraman'ı affettik" dedi."
Yaklaşık 1 aydır gideceklar, satılacaklar, geri dönmeyecekler diye konuş, sonra da affet; affettikten sonra da böyle bir açıklama ile durumu izah et. Takım içi disiplinin nasıl sağlanamayacağına dair iyi örneklerden biridir bu "İbrahimler arası terlik hadisesi"....

bush pekin'de! #2

George W. Bush'un Pekin macerası devam ediyor. Bush, dün Birleşik Devletler basketbol takımının Çin ile oynadığı maçta tribünlerdeki yerini almıştı. Maç esnasında çekilen bu enstantaneyi "Darwin Kuramı"nı savunan bilim adamları rahatlıkla kullanabilirler. Bu yüz ifadesini başka kimsede görmek mümkün olmaz herhalde. Bush'un karısının da pudrası fazla kaçmış, pandomimci mi yoksa mumyamı karar veremedim bir türlü. Aşağıdaki resimde ise takıma olan destek son düzeyde. Arka planda da 1990'lı yıllarda dünyayı savaş alanına çevirmek isteyen Baba Bush duruyor...

yeniden dönüyor

Euro 2004'te Hollanda-Portekiz yarıfinal maçının ardından futbolu bırakmıştı Marc Overmaars. Gerçirdiği sakatlıklar onu bir türlü rahat bırakmıyordu zaten. Aradan 4 yıl geçti, 35 yaşına geldi ve futbola geri dönmeye kaarar verdi. deStentor'un haberine göre ikinci lig ekiplerinden Go Ahead Eagles ile çalışmalara başlamış Overmars. Ne zaman geri döner onu Allah bilir. 4 yıl profesyonel olarak oynamadıktan sonra geri dönüş yapmak pek de kolay değil, üstelik 35 yaşındaysan bir de...

ny red bulls - d.c. united

MLS'de Doğu Konferansında haftanın maçıydı D.C. United- NY Red Bulls karşılaşması. Lig kurulduğundan bu yana ikisi arasındaki rekabet takımların durumu ne olursa olsun devam ediyor. Dün oynanan son maçta Red Bulls 4-1 ile ezdi D.C. United'ı. Yukarıda maçın afişi bulunuyor. Biz de pek yaygın - daha doğrusu hiç- bir uygulama olmasa da ABD'lilerin uyguladıkları bir pazarlama biçimi 3-4 maçlık kombine satışları. Takımın ligdeki durumu ve pazarlanan maçlara göre satışlarla doluluk oranı artabiliyor. NY Red Bulls'un afişi de hoş olmuş doğrusu.

10 Ağustos 2008 Pazar

1.5 gün geride kalırken...

Pekin'de 1.5 gün geride kalırken günün en önemli olayları olarak Michael Phelps ve Stephanie Rice'ın dünya rekoru kırarak kazandıkları olimpiyat altınları ile Ryoka Tani'nin muhtemel son olimpiyatında elde ettiği bronz oldu. Michael Phelps'in ilk altınından iki post aşağıda bahsetmiştik. 400 metre karışıkta Stephanie Rice ise Kirsty Coventry ve Katie Hoff'un önünde çok değerli bir altın kazandı. Gerçi Coventry'nin yarıfinaldeki derecesi nedeniyle ilk kulvarda yarışması, onu belki de olimpiyat altınından etti. Katie Hoff'un ise son 200'de Rice ve Coventry'nin oldukça gerisinde kalmıştı. Tae Hwan Park, 4 yıl önce Atina'da hatalı çıkış yaparak diskalifiye olmuştu.18 yaşındaki Güney Koreli, Pekin'de ise 400 metre serbestte hem altın madalya kazandı hem de kariyerinin en iyi derecesini elde etti. İlk günün judodaki favorilerinden Ryoka Tani, yarıfinalde Romen Alina Dumitru'ya hakem puanıyla kaybedince son olimpiyatlarını bronz ile tamamladı. Böylece 1992 Barcelona'dan bu yana yarıştığı bütün olimpiyatlarda madalya kazanarak, bir ilke de imza atmayı başardı. Fotoğraf: EPA

nbc & olimpiyat

Pekin 2008 ile birlikte en fazla mutlu olanlardan biri de NBC. Olimpiyatın açılışı Super Bowl'dan sonra yılın en çok seyredilen televizyon programı oldu. Cuma günkü açılış programı sabah saatlerine denk gelmesine karşın 34 milyon 200 bin kişi tarafından izlenmiş Nielsen Media Research'ün verileri bunu söylüyor. Bu rakam Atina'da 25 milyon 300 bin, Sydney'de ise 27 milyon 300 bin'muş. NBC'nin olimpiyat sitesi'nde ise ilk gün boyunca görüntülenen sayfa sayısı 70 milyonu bulmuş. Saat farkına karşın Amerikalıların olimpiyatlara ilgisi üst düzeyde görünüyor, en azından istatistiklere bakınca.

yıldırım demirören #1

"Maçları nerde oynayacağımız tam belli olmadığı için taraftar nereden kombine alacağını bilemedi. İnşaata başlayabilseydik Olimpiyat’ta oynayacaktık. O belirsizlik taraftarımızın kombine alımını etkilemiş olabilir. Ama İnönü’de oynayacağımız belli olduktan sonra günde 300-400 tane satılmaya başlandı. Tabii bir de bu sene pahalı yaptım fiyatları."
Yıldırım Demirören'in Vatan'a verdiği röportajın spotlarından biri. İnsan okuyunca sormadan edemiyor. Bir başkanın görevi midir biletlerin fiyatlarını belirlemek? -yaptım diyor da YD- Az çok dünya futbolunu bilen biri olarak bu işlerin yurtdışında nasıl yapıldığını bir düşünelim. Önce fiyatların üzerinde oturur çalışılır, fayda-maliyete bakılır da bir rapor hazırlanır. Ondan göre fiyatlar belirlenir. Tabi bir de takımın elde ettiği başarı ve taraftarın talebi de gözönünde bulundurulur. Yıldırım Demirören bütün bu aşamaları kendisi yapmış ki kararı da kendisi vermiş olmalı. Ya da söz konusu olan Beşiktaş Jimnastik Kulübü değil de bir bakkal ya da market yönetimi, fiyatları tek başına belirlemiş. Ben demiyorum o öyle diyor. Hadi fiyatları belirledin de zammın nedenini de izah etsen bari. Takım 5 yıldır şampiyon olmuyor, oynanan futbolu anlayabilene helal olsun, üstelik şampiyonlar ligine de katılmıyor bu takım. O zaman yüzde 33'lük zam niyedir, nedendir demek taraftarın hakkı değil midir? Gerçi kararı alanın bu soruları cevabı muhtemelen olmayacaktır, çünkü bu sorular aklına bile gelememiştir. Sanem Altan'ın röportajından alıntılarımız devam edecek...

kaldı 7....

Başlık Globoesporte'nin. Michael Phelps'in kendine ait olan dünya rekorunu 1.41 saniye geliştirerek, 4:29.45'e taşıdığı 400 metre karışık finali sonrasında Mark Spitz'in rekorunu kırmak için sadece 7 madalya daha kazanması gerekiyor. Birleşik Devletler dışında yaşayanlar ne yazık ki NBC'nin kurbanı oluyor. Amerikalı yayıncı kuruluşun Phelps'in yüzdüğü yüzme finallerini prime time'de yayınlama isteği ABD dışında her tarafta tuhaf saatlerde izlemek zorunda bırakıyor. Pekin'de sabah 9-10'da yapılan final yarışmaları, bizde 4-5'e, Avrupa genelinde de gece 2-3'e denk geliyor. Allahtan NBC'nin müdahelesi sadece Michael Phelps'in yarıştığı finallerle sınırlı kaldı.

bush pekin'de!

Geçtiğimiz 8 yıl içerisinde dünyanın daha kaotik bir hal almasında en büyük paya sahip olmanın mutluluğundan ve vicdani açıdan da huzurdan olsa gerek George Bush, başkanlığının son döneminde Pekin'e uğramadan geçmedi. Açılış törenine katılmakla kalmadı, olimpiyat köyünü de ziyaret etti. Hatta Walsh-May çiftiyle plaj voleybolu oynadı. Daha sonra Amerikalı bayanların Çek Cumhuriyeti'ni rahat yendiği basketbol maçını izledi. Olimpiyatların ikinci gününde de Bush'un olimpiyat macerası sürüyor. Şu ana kadar Michael Phelps'in 400 metre karışıkta dünya rekoru kırarak altın madalyayı kazandığı yarışı seyretti. Bush'un Pekin maceralarını anlatmaya devam edeceğiz.