istatistik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istatistik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2010 Salı

seri sona erdi

Breet Favre için 13 Aralık 2010 unutulmayacak bir tarih oldu. Aslında sadece Favre için değil, NFL için de önemli bir istatistiğe imza atıldı. 41 yaşındaki Minnesota Vikings quarterback'i, lige adım attığı 20 Eylül 1992'den bu yana, yani 297 maçtır maça başlayan oyuncular arasında yer alıyordu. Di'li geçmiş zaman kullanıyoruz çünkü New York Giants karşısında formasını giyemedi ve maça da başlayamadı. Böylece 297 maçlık kırılması bir hayli zor olan seri de sona erdi...

12 Ağustos 2010 Perşembe

miura'dan yeni bir rekor daha

Avrupa'da futbol oynayan ilk Japon olarak tarihe geçen Kazuyoshi Miura'nın rekorları devam ediyor. Japon futbolcu kendisine ait J-League'de gol atan en yaşlı futbolcu unvanını geliştirdi.
Yokohoma FC'nin Giravanz Kitakyusha'yı 2-0 yendiği maçta ikinci yarıda oyuna giren ve bir de gol kaydeden Miura, 43 yaş 5 ay 12 günlükken attığı golle yeni bir rekora imza attı. J-League tarihinde toplam 152 golü bulunan Kazuyoshi Miura daha önce 41 yaş 7 ay 29 günlükken gol atmıştı.
J-League'de en fazla gol atan futbolcu ise Consadole Sappora'nın forveti Masashi Nakayama. Japon futbolcunun attığı gol sayısı 157.

20 Temmuz 2010 Salı

afl 600 bin üyeyi aştı...

Avustralya'da spor dendi mi akla "Ozzie Rules" yani Australya futbolu gelir. 30 Haziran 2010 tarihinde sona eren mâli yıl verileri Avustralya futbolunun ülkede en fazla ilgi gösterilen spor olduğunu bir kere daha kanıtladı. Australia Football League'de (AFL) micadele eden 11 kulübün üye sayısı toplamı 600 bini geçerek 614 bin 251 oldu. Bu, bir önceki yıla göre yüzde 4.48'lik bir artış anlamına geliyor. 2009 verilerine göre kulüplerin toplam üye sayısı 586 bin 748.
Ligdeki ekiplerden Collingwood üye sayısında bir önceki yıla göre yüzde 20'lik bir artış kaydetti ve üye sayısını 57 bin 408'e çıkardı. St. Kilda da yüzde 18.23'lük artışla üye sayısını en fazla arttıran kulüp oldu.  
Böylece AFL'de 2001 sezonundan bu yana kulüplere üye olan insan sayısındaki artış devam etti. Son 20 yılda ise sadece Sydney'in Yaz Olimpiyatlarına ev sahipliği yaptıpı 2000 yılında üye sayısında bir önceki yıla göre bir düşüş yaşanmıştı...

29 Nisan 2010 Perşembe

bordeaux'nun düşüşü

Avrupa liglerinde bu sezonki en ilginç hikayelerden biri olsa gerek Bordeaux’nun fikstürün ikinci yarısındaki düşüşü. Şampiyonlar Ligi’nde elde edilen sürpriz sayılabilecek grup birinciliği ve ardından gelen çeyrek final Fransız ekibine yaramadı.
Şubat ayı başında Ligue 1’de en yakın rakibi Montpellier’in altı puan önünde, 48 puanla lider olan Bordeaux, şu andaki lider Marsilya’ya da dokuz puan fark atmıştı.
Fakat şubat ayı ile birlikte Bordeaux’nun da ligdeki düşüşü başladı. 30 Ocak’tan bu yana oynadığı 12 maçta iki galibiyet alabilen Laurant Blanc’ın takımı, 3 beraberlik ve 7 mağlubiyet gördü. Sadece 15 gol atabilen, buna karşın 26 gol yiyen Bordeaux sadece dokuz puan toplayabildi.
Aynı dönemde Marsilya ise 10 galibiyet aldı ve hiç mağlup olmadı. Üstelik bu dönemde Bordeaux gibi Didier Deschamps’ın takımının da ertelenen ve araya eklenen maçları oldu. Marsilya mağlup olmadığı bu 12 maçta, 26 gol atıp, kalesinde de 6 gol gördü. Topladığı 32 puan ise neredeyse ilk 22 haftada topladığına denk geliyor.
Bordeaux’nun “Uğursuz şubat-mart-nisan” döneminde Marsilya’dan yediği puan farkı da 23’ü bulmuş. Tabii bu dönemde oynadıkları ve Marsilya’ya kaybettikleri Lig Kupası finalini, kendi evinde Monaco’ya elendiği Fransa Kupası son 16 turu maçını da eklemek gerekiyor kara tabloya.
Şubat başında Ligue 1’in lideri olarak şampiyonluğun en önemli adayıydı Bordeaux. Dün akşam Valenciennes deplasmanında oynadığı erteleme maçında sahadan 2-0 mağlup ayrılınca Bordeaux, hem yedinci sıraya kadar geriledi hem de çift hatta üç kupa hedefiyle başlanan sezonda Avrupa kupalarında mücadele edip edemeyeceği belirsiz bir hale geldi…

21 Ocak 2010 Perşembe

avustralya açık'ta seyirci rekoru


Avustralya Açık hararetli bir şekilde devam ederken seyircinin ilgisi de her geçen gün artıyor. Turnuvanın üçüncü gününde seyirci rekoru kırıldı. Dün oynanan maçlarda tribünlerdeki seyirci sayısı 66 bin 154'ü buldu. Bununla birlikte tribünden çıkarılan seyirci sayısında da bir rekora imza atıldı. Taşkınlık nedeniyle üçüncü gün tribünden çıkarılan seyirci sayısı 45'i buldu. Üç günün dışarı atılan seyirci sayısı da 70. Sırp, Hırvat tenisçiler, Fernando Gonzale ve Marcos Baghdatis turnuvaya devam ettiği sürece daha çok sayıda atılma hadisesi görürüz Melbourne'de...


17 Ocak 2010 Pazar

seyirci ortalamasında da barcelona...


Instituto Português de Administração de Marketing aralarında Moldova, Gürcistan, Bosna Hersek'inde olduğu 36 Avrupa ülkesinde liglerdeki seyirci sayılarına ilişkin bir araştırma yapmış. Söz konusu araştırma bu sezonun başından 31 Aralık 2009'a kadar olan lig maçlarını kapsıyor.
Araştırmanın sonucuna göre Avrupa'nın tribünlerini en fazla dolduran takımı Barcelona. Camp Nou'da maç başına 82 bin 648 seyirciyi tribünlere çekmeye başaran Katalanları bu kategorinin değişmez takımlarından Borussia Dortmund izliyor. 76 bin 412 seyirci gelioy Dortmund'un evinde oynadığı her maça. Cristiano Ronaldo ve Kaka katkılı Real Madrid 74 bin 250 seyirciye oynuyor.

İlk 20'de yer alan takımların yedisinin Almanya'da olması, Bundesliga'nın bu alanda açık ara neden önde olduğunu da gösterirken, araştırmanın yapıldığı söz konusu 36 ülke içerisinde olmamamızın ayıbının kime ait olduğunu da çok merak ediyorum. ligdeki her maça ait seyirci istatistiklerini elde edemiyor muyuz yoksa elde edip de açıklamıyor muyuz? İkisinden biriyse bu sorunun cevabı neden diye de arkadan sormak gerekiyor herhalde...

15 Ocak 2010 Cuma

rekorlarla top 16'ya...


Euroleague'de normal sezonun ilk grup maçları rekorlarla birlikte sona erdi. İlk defa bir Türk takımı normal sezonun ilk grup maçlarını son sırada tamamladı. ULEB'in bünyesindeki Euroleague'de ilk kez bir takım sezonu 10-0 bitirdi. Barcelona 2000-2001 sezonundan bu yana bu başarıyı elde eden ilk takım olurken, son 16 normal sezon maçını da kaybetmedi. Katalanların kaybettiği son normal sezon maç Kasım 2008'de Siena karşısındaydı.
Dün gece sadece takım olarak değil bireysel performansla da bir rekora imza attı Katalan takımı. Barcelonalı Fran Vasquez, Siena maçında yaptığı 3 blokla Euroleague tarihinde en fazla blok yapan oyuncu uvanına sahip oldu. 109 maçta 128 blok yapan Vasquez, 174 maçta 125 blok yapan Denis Marconato'yu geride bıraktı.

30 Aralık 2009 Çarşamba

en çok taraftar toplayanlar


eufootball.biz'in haberine göre dünya üzerinde en fazla seyirci toplayan organizasyonlar sıralamasında Amerikan Ulusal Futbol Ligi -NFL- ilk sırada yer alıyor. NFL'i Hindistan Premier League -kriket- izliyor.
Listenin üçüncü sırasında ise Bundesliga yer alıyor. Zaten site de Bundesliga'nın en çok taraftar toplayan organizasyonlar sıralamasında üçüncü sırada yer almasını vurguluyor. Maç başına ortalama 42 bin 630 seyirciye oynayan Almanları, 33 bin 934 seyirci ile Premier League izliyor. La Liga 28 bin 706, Serie A 25 bin 169, Ligue 1 'de 19.965 seyirci ortalamasına sahip. Hatırlatmakta fayda var bu rakamlar 2009-2010 sezonuna ait.
Tribünlere en fazla taraftar çeken ilk 20 takım sıralamasında da Bundesliga 8 takım birden sokmuş listeye. Borussia Dortmund, Bayern Münih, Schalke 04, Hamburg, Borussia Mönchengladbach, Köln, Eintracht Frankfurt ve Hertha Berlin listede yer alan Almanlar. Borussia Dortmund 75 bin 311 ile açık ara en fazla taraftarı tribüne çeken kulüp. Bayern Münih 68 bin 896, Schalke 04 de 61 bin 050 seyirci ortalamasıyla listenin üst basamaklarında yer alıyor.

27 Ekim 2009 Salı

11 & 3.75


Benfica son 20 yıldaki en başarılı sezon başlangıçlarından birine imza attı belki de en başarılısına. Takım sadece Estádio da Luz'da, son 4 gün içerisinde oynadığı iki maçta 11 gol attı. Önce Everton'ı 5'lediler ardından Nacional'i yarım düzine gol ile geçtiler.
Barcelona ile birlikte ofansif anlamda en formda ekip Benfica. Ligde oynanan 8 maçta 30 gol attılar. -Gerçi bu gollerden 14'ü 2 maçta atıldı- Maç başına 3.75 gol ortalaması ile oynuyorlar. Teknik direktör Jorge Jesus'un Paraguay & Arjantin ikilisinden oluşan hücum hattı çok verimli çalışıyor. Cardozo sezona muazzam başladı. Maç içerisindeki gereksiz agresifliğinden sıyrılmış gibi duruyor. Oyun konsantrasyonu da Benfica'ya geldiğininden bu yana en üst düzeyde. 11 golle ligin gol kralı. Portolu Falcao ile birlikte bu sezon gol krallığı için çekişecek Paraguaylı. 4 sezondur yedek kulübesinde bekleyen Saviola da süreklilik kazanmaya başladı. Onun form düzeyini yükseltmesi Jesus'un işini daha da kolaylaştıracak. Cardozo & Saviola ikilisi takımın gollerinin yarısına imza attı. Ki Barcelona'dan kiralanan harika çocuk Keirrison'un da bu kadroda yer aldığını hatırlatmakta fayda var.
Sporting'in erken koptuğu yarışta Braga - Porto -Benfica üçlüsünün kendi aralarında oynayacakları maçlar şampiyonu belirleyecek gibi duruyor. Benfica'nın bu yükselişi sürer, Porto da 1-2 hafta tökezlerse Lizbonlular alır başlarını gider. Braga sezona ne kadar iyi başlasa da haftalar ilerledikçe Leixões'in geçtiğimiz sezon yaşadığı düşüşe benzer bir düşüşü onların da yaşaması muhtemeldir.
İber Yarımadasının batısındaki futbolseverlerden Estádio da Luz'u dolduranlar keyifli bir sezon geçirecekler gibi...

5 Eylül 2009 Cumartesi

clásico'nun 95 yılı

Gecenin maçı milli takımların "clásico"su Arjantin ile Brezilya arasında. Brezilyalılar ev sahibine göre psikolojik olarak daha rahat. Bu durum Brezilya basınına da yansımış. Globoesporte iki ülke arasındaki 95 yıllık rekabeti 10'ar yıllık dilimlere ayırmış. Bilmiyorum psikolojik amaçla mı yapılmış bu ayrım ama 2000'den bu yana Brezilyalılar'ın en üstün olduğu dönem söz konusu. İstatistikler Brezilyalılar'ın bir adım önde olduğunu söylese de karşı takıma Messi gibi bir adam varsa son söz sahada söylenir...

5 Temmuz 2009 Pazar

54 yıllık rekoru da kırdı

Michael Jackson'ın İngiltere'deki patlaması devam ediyor. Ölümünün ardından geçen ikinci haftada da İngiltere Single ve Albümler listesine damga vurmaya devam ediyor MJ. Single listesine geçen hafta 11 numaradan giren Man in the Mirror, ikinci haftasında 9 basamak birden yükselerek haftanın en çok satan ikinci single'ı oldu. Man in the Mirror'ın yanı sıra Billie Jean, Thriller, Smooth Criminal ve Beat It ilk 20'de yer alan diğer Jackson şarkıları. Jacko 5 şarkıyla birlikte ilk 20'de yer alarak aynı zamanda 1955 yılında Ruby Murray tarafından kırılan ilk 20 içerisinde en fazla şarkısı olan şarkıcı ünvanını da ölümünden sonra ele geçirdi.
Michael Jackson geçen hafta ele geçirdiği Albümler listesinin zirvesini bu hafta da bırakmadı. Yalnız, geçtiğimiz hafta "Number Ones" ile 1 Numara olan Jackson, bu hafta ise 19 basamak birden yükselen "The Essential" albümüyle zirvede yer aldı. Jackson'ın 5 albümü ilk 10, 8 albümü de ilk 40 içerisinde yer alıyor. Böylece İngiltere'de her hafta farklı bir rekora imza atmayı da sürdürüyor Jacko.
Postun sonunda Michael Jackson'ın salı günü yapılacak anma töreni için başvuran kişi sayısının 1 milyon 600 bini aştığını da söyleyelim.

3 Temmuz 2009 Cuma

akdeniz oyunları bir bu işe mi yarar?

Onca yıldır seyrederim Akdeniz Oyunları'nın düzenlenme amacını bir türlü anlamam. Çoğu ülke özellikle takım sporlarında üçüncü hatta dördüncü takımları ile katılır oyunlara. Bireysel sporlarda da sporcuların pek istekli oldukları bir organizasyon değildir Akdeniz Oyunları.
Bu yıl Pescara'da düzenlenen organizasyon da geçen Akdeniz Oyunlarını aratmıyor! İddiasız kadrolardan oluşan takımlar, sıkıcı yarışmalar -3 kişinin koştuğu ve Elvan'ın neredeyse kendisiyle yarıştığı final yarışması gibi- bu Akdeniz Oyunları'nın da ana karakteri.
Bütün oyunlar için böyle konuşsak da yüzme yarışmalarında bizi mahçup edecek iki gelişme yaşandı. Önce İtalyan Federica Pellegrini 400 metre serbestte İngiliz Joanne Jackson'ın 16 Mart'ta 4:00.66 ile kırdığı dünya rekorunu 4:00.41'e taşıdı. Pellegrini'nin rekor kırması o kadar şaışırtıcı bir olay değil. Daha önce de 2 kere dünya rekoru kırmıştı İtalya yüzücü. Akdeniz Oyunlarını Roma'daki Dünya Yüzme Şampiyonası öncesi bir hazırlık yarışması olarak algılayarak iyi tempo yapmış İtalyan yüzücü.
Oyunlara dair en ilginç not ise Bojan Krkic misali İspanyol olan Aschwin Wildeboer Faber'in 100 metre sırtüstünde dünya rekorunu kırması. Annesi de babası da Hollandalı olan Faber'in ailesi 1978'de İspanya'ya yerleşiyorlar ve o gün bugündür İber Yarımadasında ikamet ediyorlar. Aschwin Wildeboer Faber ve abisi İspanya'da doğup büyürken babaları gibi yüzücü olmaya karar veriyorlar. Kardeş Faber bu konuda abisinden daha yetenekli olmasına karşın geçtiğimiz yıl Aralık ayında kısa kulvar da 100 metre sırtüstünde kırdığı dünya rekorunu bir kere koyarsak yerel rekorlar dışında fazla birşey yapmıyor tâki geçtiğimiz çarşamba gününü kadar.
Akdeniz Oyunları'nda 4x100 sırtüstü takımlar yarışında İspanya yarışın galibi olurken, Aschwin Wildeboer Faber de kendi 100 metresini 52.38 yüzerek Aaron Peirsol'un Pekin'de kırdığı dünya rekorunu 16 salise daha geliştirdi. Böyle Pescara'daki Akdeniz Oyunlarını da yüzme tarihi içerisinde bir yerde konuşlanmasını sağlarken Roma'da da sürpriz yapma potansiyeli olduğunu gösterdi.

1 Temmuz 2009 Çarşamba

blatter & gulati'nin yüzü gülmeli

Konfederasyon Kupası futbolseverlerin beklentileri pek fazla karşılayamasa da futbolun Birleşik Devletler'deki reytinginin yükselmesine tardım etti. Pazar günü oynanan final maçı, ESPN tarihinde dünya kupaları dışında en fazla seyredilen Birleşik Devletler Milli Takımı maçı oldu. 3 milyon 900 bin kişinin izlediği tahmin edilen maç Kablo TV yayınları arasında 2.9 reyting aldı. ABD - Brezilya maçının 2 milyon 900 bin hanede izlendiği öngörülüyor. Bu aynı zamanda Amerikan futbol tarihinde en fazla seyredilen üçüncü maç olma özelliğini de taşıyor.
Birleşik Devletler'in 2002 Dünya Kupası çeyrek finalinde Almanya'ya 1-0 yenildiği maç ve 1994 Dünya Kupası'nda Kolombiya'yı 2-1 yendikleri karşılaşma Amerikan televizyon tarihinde en fazla reyting alan iki futbol maçı.
ESPN'in bu verileri en fazla, futbolun Avrupa dışındaki kıtalarda da gelişimini çok isteyen Sepp Blatter ile ABD Futbol Federasyonu Başkanı Sunil Gulati'nin yüzünü güldürmüş olmalı.

26 Haziran 2009 Cuma

jacko albümleri kapış kapış

Michael Jackson'ın ölüm haberiyle albümleri de albümleri de kapış kapış satılıyor. Amazon.com'un en çok indirilen albümler listesinin ilk 14 sırasının tamamı Jackson'ın albümlerine ait. Eğer piyasa sürülürse pazar akşamı İngiltere albümler, perşembe akşamı da Billboard albümler listesinin zirvesinde ve diğer sıralarında MJ'in olacağı kesin. Yalnız hangi albümü listeye 1 numaradan girecek ya da Atlantik'in her iki yakasında da aynı albüm mü en fazla satışı yapacak gibi soruların cevabı için pazar ve perşembe akşamlarını beklemek gerekiyor.

10 Haziran 2009 Çarşamba

kaka'yla neler alınır?


14.4 Maicousel - 4.5 milyon € Botafogo - Hoffenheim (2009)
29.5 Zico - 3 milyon € Flamengo - Udinese (1983)
40 Falcao - 2.2 milyon $ Internacional - Roma (1980)
32.5 Kaka - 2 milyon € Academica - Hertha Berlin (2008)
2.6 Diego - 24.5 milyon € Bremen - Juventus (2009)
3.7 Ronaldo - 17.5 milyon € Sporting - United (2003)
8.6 Ramires - 7.5 milyon € Cruzerio -Benfica (2009)
3 Ronaldinho - 21 milyon € Barcelona - Milan (2008)
2 Dani Alves - 32 milyon € Sevilla - Barcelona (2008)
1.5 Robinho - 43 milyon € Real Madrid - City (2008)
2.3 Tasion - Internacionalli için kapı 28 milyon €'dan açılıyor.
1.3 Neymar - Santoslu'nun piyasa değeri 50 milyon €
1.6 Hernanes - São Paulolu topçunun ederi 40 milyon €

30 Mayıs 2009 Cumartesi

rakamlarla güney afrika 2010

Danny Jordaan, Güney Afrika 2010 ile ilgili olarak New York'da 40 dakikalık güzel bir sunum yapmış ilginç detaylara dikkat çekmiş. Biz de onun bu sunumundan birkaç veriyi posta taşıdık.
* Şu ana kadar satılan dünya kupası biletlerine en çok ilgi Amerikalılardan gelmiş. 93 bin 300 bilet Amerikalılara satılmış.
* FIFA, 2010 Dünya Kupasının yayın anlaşmaları ve ticari ortaklıklarından 3 milayar 200 milyon dolar kazanmış. Ki bu rakam bir önceki kupadan elde edilenin 400 milyon dolar fazlası anlamına geliyor.
* Amerikalılar sadece bilet satışında değil, televizyon yayın haklarına harcadıkları parada da ilk sıradalar. ABC/ESPN 2010 ve 2014 Dünya Kupalarının İngilizce ve İspanyolca yayın hakları için FIFA'ya 325 milyon dolar ödeyecek.
* Dünya Kupası için gelecek yıl Güney Afrika'ya 450 bin turistin gelmesi bekleniyor.
* Güney Afrika daha önce aralarında 1995 Rugby Dünya Kupası, 1996 Afrika Uluslar Kupası ve 2003 Kriket Dünya Kupası'nın da bulunduğu 146 önemli organizasyona ev sahipliği yaptı. Bu organizasyonlarda güvenlik adına hiçbir sorun yaşanmadı.
* 2010 Dünya Kupası'nda 15 bin basın mensubunun görev yapması bekleniyor. Taraftarlar için ihtiyaç duyulacak otel odası sayısının 45 bin olması bekleniyor.
* Güney Afrika'da 2010 Dünya Kupası için 25 yeni otel inşa edildi. 415 bin kişiye iş olanağı sağlandı. Sadece stadyumlarda çalışan kişi sayısı 20 bin.