12 Kasım 2008 Çarşamba

zidane salonda...

Zinedine Zidane futbolu bıraktıktan sonra ara ara yardım amaçlı sahaya çıkıyor. kendileri en son Madrid yakınlarındaki Torrejón de Ardoz'de görülmüş dün gece. Gerçi bu sefer futsal oynamak için sahaya çıkmış Fransız. Zidane'nın yanı sıra Hierro, Cañizares gibi eski tanıdıklar da oradaymış. Muhtemelen hep birlikte eski günleri yâd etmişlerdir...

viyana derbisi

Hafta sonu İstanbul ve Atina derbilerinin yanı sıra Viyana derbisi de vardı. Son iki yıldır Rapid Wien'i yenemeyen Austria Wien, bu sefer 2-0'la son şampiyonu geçmeyi başarmış. Fotoğraftan da anlayacağınız üzere maç sonrası Rapidliler skorun verdiği sinirle polisle çatışmış.
Bu arada Austria Wien'in kadrosunda iki de tanıdık isim vardı. Bir ara Tottenham forması da giyen Zlatko Zahovic'ten sonraki en ünlü Sloven topçu Milenko Acimovic ile Juventus'a da şöyle bir uğramış olan Jocelyn Blanchard.

şık çocuklar

Brezilya Devlet Başkanı Lula 3 günlük ziyaret için İtalya'da. İtalya'nın Başbakanı Berlusconi olunca, kendi topçularına kıyak geçmiş ve onları devlet başkanları ile buluşturmuş. Unutanlar için fotoğrafın en solunda son 1 yıldır neredeyse hiç forma giymeyen Dida bulunuyor. Leonardo, Ronaldinho, Kaka, Pato ve Emerson da Lula ile görüşme şansını yakalamışlar. Gerçi Lula'nın ilgisi Ronaldinho ile Kaka'ya olmuş doğal olarak. Bu görüntüleri televizyondan izleyen Roma'nın ve Inter'in Brezilyalıları da Berlusconi'ye güzel sözler! sarfetmişlerdir muhtemelen...

11 Kasım 2008 Salı

grenadalı çocuk

Lewis Hamilton dünya şampiyonluğunun ardından kazandığı parayı harcamaya koyuldu. Gerçi para harcarken de kazanıyor İngiliz. Yazlık için Karayip adalarından Grenada'yı tercih etmiş Hamilton. 20 milyon sterlin para saymış ve sahilde bir ev satın almış. Gerçi McLaren pilotunun Grenada'yı tercih etme sebebi de var. Dedesi Grenada'da yaşıyormuş Hamilton'ın. Tabi Hamilton'ın Grenada'da ev almasını fırsat bilen yerel hükümet, İngiliz pilota adanın tanıtım reklamlarında yer alması için 4 yıllığına 10 milyon sterlin önermiş. Hamilton da bu öneriyi kabul etmiş. Her iki taraf da bu işten kazançlı çıkmış böylece

10 Kasım 2008 Pazartesi

john wanamaker

"Yapılan reklamların yarısı işe yarar. Ama hangi yarısının işe yaradığını kimse bilmez."
*Mark Tungate'nin "Reklamcılığın Global Tarihi" kitabından...

9 Kasım 2008 Pazar

gol yok pozisyon çok

Bizim İstanbul derbisinin aksine Atina derbisinden gol çıkmadı. Maçın sonunda Olympiakosluların derin bir "ohhh" çekişi, Panathinaikosluların ise kaçan gollerine yanışı hem kameralara hem de objektiflere yansıdı. PAO maçın neredeyse tamamında üstündü, herşeyi yaptılar topu filelerle buluşturmak dışında. Skor olmasa da oynanan futbol hem Henk ten Cate'yi hem de taraftarları tatmin etmiş olsa gerek. Olympiakos tarafı için ise ucuz atlattılar demek gerekiyor herhalde. Onlar için en zor deplasmandan futbol olarak madara olsalar da 1 puanla dönmek iyi bir sonuç.

afrika kaplanı henri michel

Afrika kıtası ve futbol dendi mi akla gelecek üç isimden biridir Henri Michel. Teknik adamlık kariyerinin neredeyse bütününü kara kıtada geçirdi Fransız. En son başarısız bir Fas deneyiminin ardından boştaydı. Michel deyince insanın aklına daha çok Kuzey Afrika geliyor gerek milli takımlar gerekse kulüp takımları söz konusu olduğunda Kuzey Afrika'da dolanmıştı kendisi. Bu seferki tecrübe biraz farklı olacak onun için. Afrika'nın güneyine iniyor yeni işi için. 2006 ve 2007'nin Premier Soccer League şampiyonu Mamelodi Sundowns'a yolu düştü Fransız'ın.
Güney Afrikalıların niye Henri Michel'e ihtiyaç duyduklarını anlamak da güç. 6 hafta geride kalırken Sundowns lider SuperSport'tan sadece 3 puan geride. Gerçi bu göreve getirme hadisesinden daha tufah bir hadise de var. Pretoria ekibinde kimse işinden olmayacak. Mevcut teknik direktör Trott Moloto görevine devam edecek. Michel takımın taktiğinden ve onbirden sorunlu olucak. Moloto ise takımı çalıştıracak. Tabi Ted Dumitru adında bir de teknik idari menajerin görevde olduğunu onun da görevinin başında bulunduğunu söylemekte fayda var. Fakat bu kadar çok adamın normalde bir kişinin yapacağı işi paylaşması ne tür sonuçlar doğuracak, onu anlamak için en azından 2-3 hafta daha beklemek gerekiyor.

corinthians şampiyon

Onların hikayesi tuhaf. 3 sezon önce de şampiyonluk sevinci yaşamışlardı bu sezon da. Yalnız arada bir fark var 2005'te Campeonato Brasileiro'da Serie A'yı kazanmışlardı bu yıl ise Serie B'yi. São Paulo'nun iki büyüğünden biri olan Corinthians'ın bu hızlı düşüşünde MSI ve Kia Joorabchian'ın payı büyük. Kulübü bir sirke çevirip alt lige düşürdükten sonra elini ayağını çekti İngiliz. Neyse Joorabchian hadisesine girersek kolay kolay çıkamayız. Corinthians sezonun bitmesine 4 maç kala Criciúma'yı 2 golle geçerek Serie A'ya şampiyon olarak geri döndü. Onlar için rahat bir sezon geçti Serie B'de. Ligin en fazla kazanan, en az mağlup olan, en çok gol atan ve en az gol yiyen takım istatistiklerine sahip olmak bunun bir göstergesi. Ayrıca takımın başarısının yüzdeye vurumu da yüzde 74 rakamı olarak karşımıza çıkıyor. İşin kolay kısmını hallettiler, şimdi ise kendilerini Serie A'da ispat etmenin zamanı...

iverson ekonomisi

Sezonun ilk büyük takasıydı Allen Iverson'in Detroit'e gelmesi. Iverson takasının Pistons ekonomisine olumlu yansıdığını söylemek mümkün. Onun takıma katıldığı günden bu yana günlük 100 sezonluk bilet, 5 bin de maç bileti satılıyor. Şu ana kadar 1000 adet Iverson forması siparişi verildi. Pistons'in web sitesi günlük ortalama 84 bin ziyaretçi görürken, takası izleyen pazartesi bu sayı 493 bin oldu. Geçtiğimiz hafta salı günü 560 bin 228, çarşamba günü de 411 bin 400 kişi Pistons'ın web sitesini tıklamış. Iverson'ın saha dışı rakamları iyi görünüyor, saha içinde ise işlerin iyi gidip gitmeyeceğini görmek için sezon sonuna beklemek gerekecek.

"bottom"