formula 1 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
formula 1 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Kasım 2009 Cuma

raikkonen'in tercihleri


Geçtiğimiz sezonun en fazla kazanan Formula 1 pilotuydu Kimi Raikkonen. İtalyan takımı Alonso ile anlaşıp Finli de boşa çıkınca önünde farklı seçenekler oluştu. Raikkonen için en ciddi söylenti McLaren ile anlaşacağı yönünde. İngiliz takımı Finli pilota bir sezon için 5 milyon € öneriyormuş Alman basınında yazılanlara göre.
Raikkonen'in Ferrari ile yaptığı anlaşmaya göre ise gelecek sezon yarışmaması halinde 17 milyon €'luk bir kazancı söz konusu. Eğer McLaren ya da bir başka takımla anlaşarak yarışması durumunda ise İtalyanların ödeyeceği para 10 milyon €. Kaba bir hesapla geçtiğimiz sezon sadece Ferrari'den 20 milyon € kazanan Finli pilotun  McLarenle anlaşması halinde önümüzdeki sezon alacağı para bir önceki sezondan 5 milyon € daha düşük.
Kimi Raikkonen'in menajerleri Steve ve David Robertson, İngiliz takımı ile anlaşmanın detayları üzerine çalışa dursun, McLaren'in Finli pilot ile ilgili sorun çıkması halinde "B planı" olarak Nick Heidfeld'i yedekte tutuyor.

2 Kasım 2009 Pazartesi

bridgestone formula'dan çekiliyor


Formula 1'in tek yetkili lastik tedarikçisi Bridgestone 2010 sezonundan sonra formula 1'den çekileceğini duyurdu...
2006 yılında Fransız Michelin firmasının formula 1'den çekilmesinden sonra tek tedarikçi olarak kalan japon firması yaşanan ekonomik kriz nedeniyle 2010 sezonundan sonra formula 1'den çekilme kararı aldığını açıkladı.
1997 yılında Formula 1 macerasına 5 takıma lastik tedarik ederek başlayan Bridgestone markası Michelin ve Goodyear firmalarının Formula 1'den çekilmesiyle sahnede tek kalmıştı...
Lassa için iyi bir fırsat ne dersiniz ?

30 Ekim 2009 Cuma

rosberg brawn'a gidiyor


Son 2 aydır konuşulan bir haberdi Nico Rosberg'in sezon sonunda Williams'tan ayrılacağı. Alman pilot en sonunda beklenen açıklamayı yaptı ve gelecek sezon yarış kazanacağı bir takımda yarışacağını açıkladı. Beklenen senaryo Rubens Barrichello yerine Brawn GP'nin yeni pilotu olması Rosberg'in.
Nico Rosberg Brawn'a geçerken Rubens Barrichello'ın da Williams'a geçeceği konuşuluyor. Hatta Brezilyalı pilotun takım arkadaşının bir başka Alman Nico Hulkenberg olacağı haberi de Planetf1 başta olmak üzere çoğu siteye düşmüş durumda. Hulkenberg, Formula BMW, Formula 3, A1 ve en son olarak da bu sezon GP2'de şampiyonluk yaşamış bir pilot. Fakat Formula 1, bu yarış platformlarının hepsinden çok farklı bir alan olduğu için genç Alman'ın işi yapıp yapamayacağını söylemek zor. Yalnız yarışacağı takımın geçmişinde iyi pilotlar yetiştirmesi önemli bir dip not.
Nico Rosberg için ise Brawn GP tercihi oldukça hayırlı gibi duruyor. Ross Brawn'ın sezonun ikinci yarısında yaşadıkları düşüşü hesap ederek gelecek yıla hem sıcak hem de soğuk hava koşullarında daha dengeli bir otomobil hazırlamayaca çalışacağı büyük bir olasılık. Ferrari'nin de sezonun yarısından itibaren gelecek sezona hazırlandığını düşünürsek bu sezon kadar rahat bir başlangıç yapamayacak İngiliz takımı.
Alman pilotun Williams'ın sınırlı olanaklarıyla yaptıklarını düşünürsek Brawn GP'nin dengeli otomobilleriyle podyum ve yarış birincilikleri görmemesi zor...

28 Ekim 2009 Çarşamba

yas marina


Formula 1'in bu sezonki yeni pisti Abu Dabi'deki Yas Marina bu haftasonu hizmete giriyor. Yas Marina'nın hizmete girmesiyle bir ilke de şahit olunacak. Pazar günü yapılacak yarış gündüz başlayıp gece sona eren tarihteki ilk Formula 1 yarışı olacak.
Takımların Abu Dabi'ye varmaya başlamalarıyla birlikte piste dair ilk izlenimleri de öğreneceğiz. Temsil misal son fotoğrafta yer alan pistin hemen yanındaki tuhaf binanın otel olduğunu AFP'den Karim Sahib'in çektiği fotoğrafın altına düşülen nottan anladık.
Fomular 1'in en yeni ve en ilginç pistini detaylarıyla görmek için cumartesi 15.00'i bekleyeceğiz...

20 Ekim 2009 Salı

honda'nın kaybettikleri


Honda yöneticileri pazar günü İnterLagos'ta Brawn GP'nin garajını gördüklerinden beri kafalarını duvarlara vuruyor olsalar gerek. Formula 1'den çekilmeyi bir sezon ertelerse bugün 5 yıldır verdikleri emekleri geri almış olacaklardı.
Serhan Acar'ın da çok sayıda yayında söylediği gibi Brawn GP'nin bu sezon kullandığı araba, geçen sezon Honda'nın geliştirdiği otomobil. Ross Brawn'ın başında bulunduğu ekibin geliştirdiği otomobilin başarılarını görmek Brawn'a nasip olunca İngiliz Margaux Matrix Ltd şirketi de Honda'nın geri çekilme ve ardından elde edilen bu başarıyla yaşadığı kaybı analiz etmiş.
Şirketin yaptığı analize göre Honda bu sezon Formula 1'de yer almaya devam etseydi en az 221 milyon $ kazanacaktı. Japonların bu sezona devam etmemelerinin kaybı ise 255 milyon $. Sezonun ilk 15 yarışı baz alındığında Brawn GP otomobilleri toplam 8½ saat boyunca ekranda gözükmüşler. Bu bir önceki sezon Honda'nın yarış yayınlarında gözüktüğü saatin 3 katından daha fazlası anlamına geliyor. Brawn GP ayrıca ekranda görünürlük adına bu sezon Ferrari'yi de geride bıraktı.
Bütün bu veriler Honda yöneticilerinin kafalarını duvara vurmaları için iyi bir sebep teşkil etmiyor mu?

24 Temmuz 2009 Cuma

ciao henry

Formula 1'de Macaristan Grand Prix'i haftasonu. Jaime Alguersuari hafta boyunca en fazla konuşulan isimdi Formula 1'de. Toro Rosso'nun çaylak İspanyol pilotunun bırakın yeterince tecrübe sahibi olmasını, bir F-1 otomobiliyle çok az antrenman turu yaparak bir Formula 1 haftasonunda yer alması bazı pilotlar tarafından eleştirildi. Bugün yapılan iki antrenman turlarında da son sırada yer aldı genç İspanyol.
Alguersuari antrenman turlarında Caner'in de burada değindiği, geçtiğimiz hafta hayatını kaybeden arkadaşı Henry Surtees'i kaskında anmayı ihmal etmedi.

16 Haziran 2009 Salı

iskoçlar

Jim Clark o dönemin Formula 1 aracıyla
İskoçya'ya gidip gezebildiğim için kendimi hep çok şanslı hissetmişimdir...Sadece ülkenin muhteşem nutuk tutucu güzelliğinin, özgünlüğünün ve tarihinin verdiği bir his değildir bu. Hatta daha çok insanları ile alakalıdır. Londra'dan Glasgow'a doğru çıkarken hava soğur ancak insanların sıcaklığı fazlasıyla artar. Neyse İskoçya anılarına başka bir zaman daha geniş değiniriz. Konuya İskoçya'dan dalmamın sebebi L'Equipe gazetesinin yaptığı İskoç sporcular sıralaması oldu. Bunu yapmalarının sebebi de İskoç tenisçi Andy Murray'in son dönemdeki başarıları. "Murray spordaki tek İskoç kahraman değil" diyerek yapmışlar listeyi. İşte fantastik beşli: "Tartan Army" oldu bir nevi ama ne ordu:
1) Jim Clark: FORMULA 1 Efsanesi (1960-1968) Lakabı «GENTLEMAN JIM»
Juan Manuel Fangio ve Ayrton Senna ile birlikte F1'in en önemli mitlerindendir. İki kez şampiyon oldu, 1963 ve 1965'de...Aynı yıl meşhur 500 mil Indianapolis yarışını kazandı. 25 grand prix zaferi kazandı hem de sadece 72 kez yarıştığı halde. Üstad henüz 32 yaşındayken 1968 yılında Hockenheim'daki F2 yarışındaki kazada hayatını kaybetti ne yazık ki. Yarışırken hep bir dahi olarak değerlendirilmiştir.
2)Andy Irvine: RUGBY (1972-1982) Lakabı « IVANHOÉ»
Günümüzde İskoçya Rugby Federasyonu'nun başkanlığını yürüten Irvine, gelmiş geçmiş en iyi oyunculardan biri olarak bilinir. 51 kez milli oldu. Aynı zamanda British Lions'ın da bir çok turunda yer aldı. Fullback pozisyonunda kendi özel tarzıyla devrim yarattı diyebiliriz.
3)Denis Law: Futbolcu (1955-1976) Lakabı «THE KING»
Sir Matt Busby'nin yarattığı ikinci Manchester United'ın en önemli yapıtaşlarından biriydi. Bobby Charlton ve George Best ile birlikte oluşturdukları efsane üçlü başarıdan başarıya koşmuştu. 11 yıl formasını giydiği Manu'de 1964'de Ballon d'Or yani Avrupa'nın en iyi oyuncusu ödülünü de kazanmıştı. Gelmiş geçmiş en yetenekli isimlerden biri olarak bilinir hatta Denis Bergkamp'ın isminin de kaynaklandığı şahıstır kendisi.
4)Eric Liddell: Atlet ve Rugby oyuncusu (1920-1925) Lakabı «Chariot of Fire»
Hayat hikayesi muhteşem " Chariots of Fire" (Ateş Arabaları) filminde de yansıtılan çok özel bir sporcuydu. 1924 Paris Olimpiyat Oyunları'nda 400 metrede dünya rekoru kırmasının yanı sıra aynı Olimpiyatta yarış Pazar günü olduğu için dindarlığından dolayı 100 metre finaline katılmaması (filmde konu edilen diğer efsane Jim Abrahams ile olan rekabeti) da akıllara kazındı. Zaten 23 yaşında bıraktığı sporun ardından Çin'de misyoner olarak görev yapmaya başladı.
5) Graeme Obree: Bisikletçi Lakabı «Uçan İskoçyalı»
1993'de Pist bisikletinde dünya şampiyonu olmuştu ama onu asıl efsane ve kahraman yapan çamaşır makinesi parçalarından kendi elleriyle inşa ettiği bisikletiyle dünya 1 saat hız rekorunu kırmasıydı. Aynı zamanda gidonun üstüne eğilerek oluşturduğu yepyeni aerodinamik pozisyon ile (adını "yumurta" olarak koymuştu) çığır açmış ancak uluslararası federasyon sonrasında bunu yasaklamıştı. İngiliz bisikletçi Chris Boardman ile olan rekabeti de bir İskoç olmasından dolayı dillere destandı. Onun hikayesini anlatan "Flying Scotsman" adlı filmi izlemenizi öneriyorum. Muhteşem bir adamın enteresan hikayesine tanık olacaksınız.

24 Mayıs 2009 Pazar

asya avrupa farketmez brawn gp geçilmez...

Postun başlığı aynı zamanda bu sezonun da sloganı. Hakikaten de kıta, iklim şartları, pistler fark etmiyor Brawn GP'nin pilotları puanları 18'er 18'er topluyor. Üstelik bunu yaparken sadece otomobilleri ile değil, pit stop stratejileriyle de başarıyorlar. Özellikle son iki yarışta gördük ki işler yolunda olmasa da bir şekilde yarıştaki pozisyonlarını koruyabiliyorlar. Bugün süper yumuşak lastiklerin azizliğine uğradıkları bölümde bile pit stoplardan ilk iki sıarada çıkmayı başardılar. Markalar şampiyonluğunu cebine koymuş Ross Brawn'ın takımı. 2-3 yarış daha 10'ar puanla giderse Jenson Button da pilotlar şampiyonluğunu elde etmekle kalmayacak bilinen McLaren ve Ferrari ezberini de bozacak.
Zaten şu sıralar Formula 1'in heyecanı da pist içinden daha çok idari alanda dönüyor. 29 Mayıs gelecek sezon kayıtları için son gün. Kim blöf yapıyor kim taviz veriyor hadiselerini bu hafta boyunca yakından izleyeceğiz.
7 Haziran'da İstanbul Park'taki yarışla bütün takımlar eteklerinde olan taşları ve paketleri de dökecekler. Kimin ne kadar gelişim kaydettiğini kesin olarak bu yarışta göreceğiz galiba. Toyota'nın gerilediği Ferrari'nin en azından yarış kazanabilecek pozisyona geldiğini gördük. McLaren ise bu sezon pek takılmayacak gibi duruyor.
Postun son notu TRT'ye dair. Sezon başında şüpheliydik bu işi hakkyla yapacaklar mı diye. Sezonun 1/3'ü geride kalırken her yarış daha iyi bir yayıncılık sergiliyorlar. Üstelik F1 Racing'in Caretta İletişim tarafından -Serhan Acar öyle dedi yayında- tekrar piyasaya çıkmasında onların da payı var. Ki yeri gelmişken 1 Haziran'ı da sabırsızlıkla bekliyoruz. Bakalım ne tür yenilikler ya da değişiklikler olacak F1 Racing'de...

21 Nisan 2009 Salı

sam michael'ın gözünden bahreyn pisti

Haftasonu malum Bahreyn Grand Prix'i var. Takımlar yarışla ilgili preview basın bültenlerini yollamaya başladılar. Williams'ın basın bülteninde takımın teknik işlerden sorumlu direktörü Sam Michael pistin bir analizini yapmış, biz de aldık yukarıya koyduk...

19 Nisan 2009 Pazar

f1'in altın çocuğu

Neredeyse sadece 1 sezonda ondan beklenmeyen işler başardı. Önce Minardi ile başlayan 25 yıllık bir geleneğe ilk yarış birinciliğini getirdi. Bu sezon ise F1'de 5. sezonundaki Red Bull'a aynı hafta sonu içerisinde hem ilk pole pozisyonunu hem de yarış birinciliğini getirdi. Sebastian Vettel Formula 1'in yeni altın çocuğu olmayı başardı bile. Gelecek sezon büyük takımlar! onun için kapışacaktır muhtemelen. Ama Adrian Newey'in arabalarını kullandığı sürece Red Bull'da kalır gibime geliyor...

15 Nisan 2009 Çarşamba

brawn tescillendi...

Sinan Kolat ile birlikte 2 gündür yazıp duruyorduk difüzör hakkında alınacak kararın bloglarımızda. Yaklaşık 45 dakika önce Toyota'nın basın bültenin posta kutuma düşmesi ile öğrendim kararı. Ayrıntıları ise BBC'den okudum. Mahkeme Brown, Toyota ve Williams'ın kullandıkları difüzörlerin kural dışı olmadığına hükmetmiş. Yani uzun lafın kısası Formula 1 tarihinin en keyifli sezonlarından birini yaşayacağız. Takımların difüzöri geliştirirken bir yandan da kers'i en iyi şekilde kullanmanın yollarını arayacaklar. Ferrari, McLaren ve Renault'nun başka şansı yok gibi görünüyor. Mahkemenin aldığı bu kararla Brawn GP de Formula 1 tarihinin en başarılı giriş yapan takım unvanını da tescilledi. Kararın yansımalarını hafta sonu Çin Grand Prix'in de konuşulanlar arasında ilk sırada yer alacaktır.

13 Nisan 2009 Pazartesi

büyük gün yarın...

Olayı takip edenler Formula 1'de sezonun kaderinin yarın sabah Paris'te belirleneceğini biliyorlar. FIA Uluslararası Temyiz Mahkemesi'nin toplantısı sonucunda Brawn GP, Toyota ve Williams'ın kullandıkları difüzörlerin yarış yönetmeliğine aykırı olup olmadığına karar verecek. Eğer mahkemeden çıkan karar bu 3 takım lehinde olursa uzun yıllar sonra hem markalar hem de sürücüler şampiyonasında McLaren ve Ferrari hakimiyeti son bulacaktır diyebiliriz. Diğer takımlar difüzörlerini değiştirseler bile söz konusu 3 takımın performansına ulaşmaları uzun zaman alacak gibi. En azından Fernando Alonso böyle düşünüyor. Brawn GP, Toyota ve Williams'ın uzun zamandır bu çalışmalarını yaptığını söyleyen Alonso bu takımları yakalamanın kolay olamayacağını söylüyor ki bizce de haklı İspanyol. Globo konu ile ilgili güzel bir animasyon hazırlamış. İzlemek isteyenler için bir tık ötede...

3 Nisan 2009 Cuma

malezya'nın antrenmanları





















Malezya'da antrenman turları tamamlandı. Her iki antrenman turunda da takımların yerleri değişse de Ferrari, Williams, Red Bull ve Brawn GP ilk 8'de yer aldılar. McLaren'ler iki otomobille olmasa da ilk 10'a girmeyi başardılar. Brawn GP'nin otomobilleri için geçen yılın tamamında çalışıldığını biliyoruz. O nedenle performansları hakkında soru işareti yok kafalarda.
İlk 8'de yer alan takımlardan Red Bull'da Adrian Newey etkisini yavaş yavaş görüyoruz. Avustralya'da iyi performans göstermişlerdi Malezya'da da ilk gün performansları onların podyumu kovalayacağını gösteriyor.
Yarın kimin ne yapacağını göereceğiz sıralama turlarında. Antrenman turları sona ererken BBC'ye McLaren Sportif Direktörü Dave Ryan'ın Lewis Hamilton hadisesi nedeniyle istifa ettiği haberi düştü. Ki bahsettiğimiz adam 35 yıldır McLaren'deydi. Bu işin kokusu da çıkar yakında, okuruz...

28 Mart 2009 Cumartesi

march-ford'dan 40 yıl sonra...

Belki de Formula 1 tarihinin en heyecan verici hikayesine tanık olacağımız bir sezonun başındayız. Brawn GP'nin yaptığını en son 1970 sezonunda yarışan March-Ford takımı başarmış. O takımda Brawn GP gibi bir ingiliz takımıymış. 1970 Güney Afrika Grand Prix'iyle Formula 1'e girmiş March-Ford. Jackie Stewart'ın kullandığı otomobil ilk yarışında pole pozisyonu kazanmış. Yarışta da 3. sırada yer almış ve ilk yarışında podyuma çıkmayı başarmış. Ki o takımın sahipleri arasında Max Mosley'de bulunuyormuş.
Ross Brawn'ın takımı 40 yıl sonra Mosley'nin takımından daha iyi bir derece elde edebilecek mi bunu yarın göreceğiz. Tek bir sponsor ve 1 ay öncesine kadar varolan olmayan bir takımın yarış kazanması Formula 1'in ezberini bozacak gibi görünüyor. Kendi adıma konuşayım 2005-06 sezonları dışında yıllardır süren McLaren - Ferrari çekişmesini izlemekten sıkılmıştım. Yarş dayanıklılığını bilemediğimiz Brawn GP olağanüstü performansını yarın ve sonraki yarışlarda sürdürürse Nick Fry ve Ross Brawn'ın ne kadar büyük adamlar olduğunu bir kere daha anlayacağız.

melbourne'de cumartesinin seyri

İlk antrenman turlarının üzerinden 24 saat geçti. İki altta yazdığımız posttan değişen birşey olmadı. İkinci antrenman turları ve cumartesinin antrenman turlarında da Nico Rosberg ilk sırada yer aldı. Hatta bugünkü antrenman turlarında Rosberg, Trulli ve Button'ın 1:25'e indiğini söylemekte fayda var. Tabi çoğu kişi Williams, Toyota ve Brawn GP'nin bu kadar süratli olmasını ve bunun ardındaki tartışmayı biliyor. Konudan haberdar olmayanlar için ise diffuser hadisesini anlatılabilecek en yalın haliyle yazan Ezeli Rakip Ebedi Dost'tan Sinan Kolat'un postunu okumalarını öneririz.
Melbourne'deki 3 antrenman turunu bakınca sıralama turlarının galibi Nico Rosberg olacak, Toyota ve Brawn GP pilotlarının ilk 8'de olması kesin gibi. McLarenler ilk 10'da kendilerine yer bulursa öpüp başlarına koysunlar.
Ayrıntı bir sıralama turları postu da günün ilerleyen saatlerinde burada olur tabi fırsat bulursak. Bugün havanın güzel olacağı belli oluyor İstanbul'da. İnsan bu güzel havada bilgisayar başında oturmak gibi bir ahmalık da yapmamalı...

27 Mart 2009 Cuma

melbourne'de antrenman turları - ı

Sezon ilk antrenman turları az önce tamamlandı. Sadece 3 araç 1:26'nın altına inebildi. Bunlardan ikisinin Williams olması ilginç. Brwan GP'ler test sürüşlerinde olduğu gibi antrenman turlarında da pistin en hızlı araçlarından olmayı başardılar. Ross Brawn'ın takımının Mercedes motorunu iyi kullandığını ve hızlı olduklarını anladık. Şimdi akıllardaki soru araçlarının ne kadar dayanıklı olduğu.
Adrian Sutil'in ilk 10 yer bulması Force India adına sevindirici. Red Bulllar için ise ilk antrenmanlar felaketti. Vettel & Webber ikilisi toplam 11 tur atabildiler otomobilleriyle. Lewis Hamilton ilk antrenman turlarına pek takılmadı bakalım ikincisinde ne yapacak. Bizim saatle 7.30'da ikinci antrenman turları başlıyor. Ofise vardığımızda onunla da ilgili birşeyler karalarız.

26 Mart 2009 Perşembe

nihayet!

Yazmıştık kimse yayınlamayacak mı diye Formula 1'i. Nihayet TRT İnternet sitesinde gerekli açıklamayı yapmış. 3 Sezon boyunca TRT'den izleyeceğiz Formula 1'i. Esas bomba ise Serhan Acar ile Okay Karacan'ın birlikte anlatacak & yorumlayacak olması. Bundan daha keyifli bir ekiple yayınlayamazdı TRT Formula-1'i. Kendi adıma söyleyeyim cumartesi sabahını büyük bir keyifle bekleyeceğim.
TRT'yi de kutlamak lazım işin uzmanlarıyla anlaşmış bizlere büyük bir iyilik yapmışlar...

mclarenciler kriket öğreniyor

Melbourne etkinlik rehberimiz devam ediyor. Kangurular diyarından gelen son haberler McLarenciler'in yoğun bir program içerisinde oldukları yönünde. Heikki Kovalainen ve Lewis Hamilton önce yangın felaketinde yaralananları hastanede ziyaret etti. Daha sonra ise Avustralya'nın kriketteki efsane isimlerinden Shane Warne'den nasıl kriket oynanır dersi aldılar.
Hadi Hamilton İngiliz, onun kanlarında vardır kriket oynamaya yeteneği her Commonwealthli gibi. Ama ben daha önce kriket oynayan bir Fin görmemiştir. Herhalde Kovalainen kriket oynayan daha doğrusu oynamayı deneye ilk Fin olarak bir yerlere not düşülecektir.
Bu arada aldığımız duyumlar RedBullcılar'ın da plajda kumdan kale yaptıkları yönünde. Konuyla ilgili belgeler elimize geçer geçmez buralara düşeriz postunu...

Fotoğraf: WILLIAM WEST/AFP/Getty Images