16 Kasım 2008 Pazar

al ahly şampiyon

Cotonsport 2 - Al Ahly 2 (2-4)
Fotoğraflar: ISSOUF SANOGO/AFP/Getty Images

são paulo'da keyifler yerinde...

São Paulo'da keyifler yerinde. Bir ara 8 puan geriye düştükleri şampiyonluk yarışında son 3 hafataya girilirken liderler. Taraftarların takıma inancı büyük. Figueirense naçı için satışa çıkan 63 bin 818 biletten 48 bin 775'i cuma günü satıldı. Geri kalan biletler de maç sabahı sahiplerini buldu. Bu rakam, bu sezon için bir rekor aynı zamanda. São Paulo, bu sezon ki en yüksek bilet satışını 2 hafta önceki Internacional maçında yapmıştı. O maç için satılan bilet sayısı 54 bin 160 idi. Takımın gelecek hafta oynayacağı Fluminense maçının biletlerinden 29 bin 771'i ise şimdiden satıldı. Kulübün yüzünü güldüren bir başka gelişme de ürün satışları. Taraftarlar hem yeni açılan mağazalara hem de piyasaya yeni sürülen ürünlere büyük ilgi gösteriyorlar. Hatta mağazalarda büyük yoğunluklar söz konusu. Biz Portekiz basınının yabancısıyız. Gerçi fotoğraflara bakınca mağazalar da gezilmeyecek gibi değil doğrusu...

iki yılda bir: rezillik!

İki yılda bir alıştık artık. Muhteşem geçen bir sezonun ardından yerlerde sürünülerek geçirilen bir sezon. Beşiktaş basketbol takımının durumu bu. İki sezon önce final oynanan bir yılın ardından vasat bir kadro ile playoffun ilk turunda elenilmişti. Bu sezon da iki sezon öncesinin aynısı. Sponsorun verdiği paraların nereler gittiği belli değil. Aslında belli de, belli değil! Bu nedenle sezon başında takıma gelen yabancılar birer birer ayrılıyor. Stanojevic'in sözleşmesi ailevi nedenlerle feshedildi. Ertesi gün Kiev'e imza attı! Geçtiğimiz hafta boyunca ortalarda olmayan Mario Austin de takımda ayrılanlar kervanına katıldı. sport5'ın haberine göre Maccabi Tel-Aviv ile anlaşmak üzere. Sırada Mire Chatman var. Onun da menajeri takımdan ayrılmasının yüksek ihtimal olduğunu söylemiş. Öbür yabancıların da ömrü fazla uzun olmaz. Türk çocuklar paralarını alamasalar da gıkları çıkarmazlar, takıma ihanet etmemek adına sahaya çıkarlar. Hakan Demir'in haline üzülmemek elde değil. Kurduğu takımla daha farklı şeyler hayal ederken kim bilir belki de playoffa kalma mücadelesi verecek. Bütün bu gelişmeler yaşanırken yönetimden biri çıkıp da açıklama yapamıyor. Gerçi yapamaz da çünkü açıklama yapacak yüzleri yok. Basketbol için verilen paraların farklı kaynaklara neden kullanıldığı açıklayamayacaklarını biliyorlar. Gerçi bundan da utanmıyorlar. Koca basketbol takımını düşürdükleri hâle mi yoksa taraftarı salona küstürdüklerine mi üzülelim...

komşu şehir derbisi

Macaristan'da ilk sezonun ilk yarısı "batı derbisi" ile tamamlandı. Ligin orta sıra iki takımı Zalaegerszegi Torna Egylet ile Szombathelyi Haladás, Zalaegerszegi'nın evi ZTE Arena'da karşılaştı. İlk yarıda 3 dakikada 2-0 öne geçen Zalaegerszegi, maçın son 10 dakikasına girilirken 2 dakika da 2 gol yedi. Maç böyle biter denilen dakikalarda ortasaha oyuncusu Zoltán Tóth, Zalaegerszegi'yi öne geçirdi. Maçın da skorunu bu gol belirledi. İki takım arsında en son Mayıs 2004'te karşılaşmıştı. 4 yıl sonra iki komşu şehir karşılaşınca gerilim de had safhadaydı. Galibiyet golünü getiren Zoltán Tóth'un forması sevinçten çıldıran taraftarlarca parçalandı. Zalagaegerszegili taraftarların galibiyet sevinci sokaklara taşınca doğal olarak da polis müdahale etti, bazı taraftarlar da yaralandı. Orta karar bir komşu şehirler derbisinde yaşanabilecek bütün aksiyonlar bu maçta yaşandı...

maradona glasgow'da...

"Arjantin Milli Takımı teknik direktör Maradona, İskoçya ile çarşamba günü oynanacak hazırlık maçı için bu ülkeye geldi."
Yakında sık sık bu tarz haberler görürüz artık...

rekabet raflarda...

leixões: rüyaya devam

Her yıl sıkıcı geçen ve çoğunlukla da Porto'nun şampiyonluğu ile sona eren Liga Sagres'de 8. hafta geride kalırken "ha dağıldı ha dağılacak, buraya kadardı" dediğimiz "Leixões rüyası" devam ediyor. Dün akşam José Alvalade'de Sporting Lizbon'u 1-0 yenmeyi başardı sürpriz lider. Şu ana kadar deplasmanda oynadıkları 4 maçı da kazandılar. Ki bu maçlardan biri Porto diğeri de dediğimiz gibi Sporting Lizbon'laydı. Üstelik Benfica'ya da yenilmediler. İstatistikler harika. Hele bir de geçen seneye bakarsak. Leixões geçtğimiz sezonun tümünde -30 maçta- 4 galibiyet alıp 26 puanla ligi tamamlamıştı. Sondan 3. sırada yer alıp sona anda küme düşmekten kurtuldu. Bu sezonun istatistikleri 8 maçta 6 galibiyeti ve 19 puanı gösteriyor. Ki neredeyse geçtiğimiz sezon elde dilen puanın yüzde 90'ı ilk 8 hafta da toplanmış. 101 yıllık geçmişe sahip olan fakat bu geçmişinin yanından başarının geçmediği bir kulüpten bahsediyoruz. 1942'de 1977'ye kadar 1. ligde mücadele eden Leixões, 1977'de 2.lige düşmüş. 1988-89 sezonunda tekrar 1. lige geri dönüyor fakat sezonun sonunda soluğu tekrar 2. ligde alıyor. Geçtiğimiz sezona kadar da 2.lig ile 3.lig arasında gidip gelen bir kulüp Leixões. 20 yıl sonra geçtiğimiz sezon lige yeniden dönüyor fakat düşmekten uzatmalarda kurtuluyor. Hikayenin kahramanı başarının yanından teğet bile geçmeyen bir kulüp olunca, bir futbolsever olarak insanın heyecanı daha da artıyor. Çok vasat oyunculardan kurulu bir kadro ile daha nereye kadar gidilecek? Son 4 sezonunu Paços de Ferreira'da geçiren José Mota, sezon başında takımı devralırken bu kadar başarılı olacaklarını kendisi de beklemiyordu muhtemelen. Leixões her hafta kazanmaya devam ediyor. Kazandıkça da Portekiz futbolunda ender görülebilecek bir rüyanın gerçekleşeceğine dair beklentiler de artıyor. Leixões' ya güvenimiz tam. Aklımıza gelen tek soru "nefeslerinin mayıs ayına görmeye yetecek kadar uzun olup olmadıkları"...

çek cumhuriyeti'nin yeni 10 numarası

Rosicky'nin boşluğunu dolduracak isim bulundu!

global kriz #1

4 yıl sonra ilk galibiyet

Haftasonunun iki önemli derbisinden biriydi Kaizer Chiefs ile Orlando Pirates arasındaki Soweto derbisi. Orlando Pirates, Ekim 2004'ten bu yana ilk kez galip geldi üstelik deplasmanda. Gerçi deplasman demek ne kadar doğru bilmiyorum. Her iki takım arasındaki maçlar Mmabatho Stadyumu'nda oynanıyor. Mmabatho ya da diğer adıyla Mafikeng Stadyumu başlı başına bir post konusu. Herhalde dünya üzerindeki en tuhaf tribünlere -mimari anlamda- sahip stadyum bu olsa gerek. Bir nevi parça parça eklenmiş bölümlerden oluşuyor. Fakat şekil olarak baktığımızda bir labirent gibi. Garip bir tasvir oldu... Neyse maça geri dönersek, karşılaşma Pirates'ın hakkıydı. Seyirci avantajına sahip Chiefs maç boyunca tek ciddi atağını 61. dakikada yapabildi. Zaten Pirates da ilk 30 dakikada iki kafa golüyle işi bitirmişti. Önce Gilbert Mushangazhike, 10 dakika sonra da Lucas Thwala maçın skorunu belirleyen golleri attı. Chiefs ile Pirates arasındaki maçların derbi dışında pek fazla özelliği kalmadı. Son 2-3 sezondur her iki takımda vasat sonuçlar ile ligi tamamlıyorlar. Örneğin her ikiis de 8 haftası geride kalan PSL'de sürpriz lider Bidvest Wits'in 5 puan gerisinde 5. ve 6. sırada yer alıyorlar. Gerçi Pirates'ın son üç maçını kazandığını ve Hollandalı teknik adam Ruud Krol ile iyi işler yapmaya başladığını söylemekte fauda var. Kazier Chiefs cephesinde ise Muhsin Ertugral'on geçen sezonki 9.'luğun ardından bu sezon iyi işler yapması gerekiyor ki görevde kalabilsin. Postu tamamlarken Soweto derbisinin özetini de şuradan izlemek mümkün diyelim...