23 Temmuz 2008 Çarşamba

aldo duscher

Gerektiği ilgiyi görememiş futbolcular kategorisinde yer alır benim için Aldo Duscher. Sporting Lizbon ile başlayıp Deportivo ile devam eden Avrupa kariyerinde her zaman efektif oynamayı başarmıştır Arjantinli. Avrupa'nın sayılı ön liberolarından biri olduğuna inanırım. Hem rakip hücumları kesmede ki hem de topu oyuna sokmada ki başarısına karşın değeri anlaşılamayan topçulardan oldu çıktı. Geçtiğimiz sezon Deportivo'dan Santander'e transfer olunca hatalı bir kara verdiğini düşünmüştüm ama yanılmışım. Hem o hem de Racing çok iyi bir sezon geçirdi. Bu başarılı sezonun ödülü de Sevilla'nın onu transfer etmesi oldu. Endülüs ekibi bonservisi için 2 milyon 500 bin avro ödedi. Ortasahası tamamen yenilenen Sevilla'da Duscher çok işi yapacak...

Fotoğraf: Nacho Galleg-EFE

mayıs 2009'da bırakıyor

Talk show dendiğinde aklıma ilk gelen isimdir Jay Leno. Amerika'nın bütün ünleri en az bir kere katılmıştır onun programına. 1992 yılında Johnny Carson'ının yerine yapmaya başladığı "Tonight Show", 16 yıldır kesintisiz sürüyordu. Programın yayınlandığı NBA televizyonu yetkileri pazartesi günü Jay Leno'nun 29 Mayıs 2009'da son programını yapacağını ve Tonight Show'u bırakacağını açıkladılar. Leno'nun yerini bana Jim Carrey'i hatırlatan Conan O'Brien alacakmış. Leno'yu takdir etmek gerek. 4 yıl önce 2009'da bu işi bırakacağını açıkladı. Aradan geçen sürede kararından caymadı ve dediği gibi 2009 işi bırakıyor koca çeneli adam.

dört dörtlük transfer

Heerenveen, Avrupa'da İskandinav pazarını en iyi takip eden kulüp. Başta Alfonso Alves olmak üzere çok sayıda İskandinav'ı yerel liglerden bulup çıkarmışlardı. İskandinav pazarındaki en son iki keşifleri Samuel Armenteros ve Tarik Elyounoussi. Özellikle Elyounoussi, İskandinav futbolunun en yetenekli gençleri arasında gösteriliyor. 2 yıl Norveç'ye yılın genç futbolcusu seçilen Fas asıllı Elyounoussi forvet olmasına karşın, kanatlarda da oynayabiliyor, tekniği içinde muzzam diyorlar. Hollandalıların onun için ödedikleri para 3 milyon 500 bin avro. Muhtemelen en fazla 2 sezon içerisinde önce Ajax ya da PSV'ye oradan da Avrupa'nın büyüklerinden birine gider. Bu transfer ile Heerenveen turnayı yine gözünden vurdu.

betis'e yeni sahip

Betis'in sahibi Manuel Ruiz de Lopera bir süredir usulsüzlük ve sahtecilik nedeniyle yargılanıyor. Süreç devam ederken Lopera, "suçlu bulunup da ceza yersem cezayı karşılamam gerek" demiş olmalı ki, kulübün yüzde 52'sini yani çoğunluk hissesini bir başka Sevillalı iş adamı Luis Castel'e satmış. Satış bedelinin 50 milyon avro söyleniyor.

olimpiyatlarda yok...

Jonathan Edwards biri için "iyi" diyorsa o adam boş olamazdı, olmadı da. Christian Olsson, Edwards'tan bu yana üç adım ve uzun atlamada dünyanın en iyi atletlerinden biri olarak kabul ediliyor. 4 yıl önce Atina'da 3 adım atlamada altın madalyayı kapmıştı. Pekin 2008'de ne yazık ki unvanını korumak için yarışamayacak. Son 2 yıldır peşini bırakmayan müzmin sakatlıklar, olimpiyatlarda mücadele etmesini engelledi. Olsson için olimpiyatları televizyondan izlemek çok acı verici olsa gerek...

sen anlat, ben dinliyorum!

Scolari orasını burasını yırtıyor ve anlatmaya çalışıyor. Lâkin dinleyen pek yok gibi. Anelka ve John Terry, "hoca, sezon daha yeni başladı, şimdiden bu kadar sıkmaya gerek yok" havasında başka alemlere dalmış gibiler...

22 Temmuz 2008 Salı

rakamlarla olimpiyatlarda futbol

Tüm zamanlarda olimpiyatlarda en fazla yer alan ülkeler (en az 10)
15 - İtalya
14 - ABD
11 - Fransa
10 - Brezilya
10 - Mısır
10 - Yugoslavya

En fazla altın madalya kazanan (en az 4)
5 - Macaristan
5 - Yugoslavya
5 - Sovyetler Birliği
4 - Danimarka
4 - Doğu Almanya

Olimpiyatlara evsahipliği yapan ve altın madalya kazanan ülkeler
1992 - İspanya (Barcelona)
1920 - Belçika (Antwerp)
1908 - Büyük Britanya (London)

Kıtalara göre madalya dağılımı
53 - Avrupa
10 - Güney Amerika
3 - Afrika
3 - Kuzey Amerika
1 - Asya

2008 olimpiyatlarında mücadele eden takımların son madalya kazandıkları olimpiyat
A Grubu
2004 - Arjantin

B Grubu
1920 - Hollanda
1904 - ABD
1996 - Nijerya
1968 - Japonya

C Grubu
1920 - Belçika
1996 - Brezilya

D Grubu
2004 - İtalya
2000 - Kamerun

2008 olimpiyatlarında mücadele edecek olan ve altın madalya kazanmış ülkeler
2004 - Arjantin
2000 - Kamerun
1996 - Nijerya
1936 - İtalya
1920 - Belçika

cahil!

Ercan Saatçi sağolsun anlamadığı konulara burnunu soktuğunda cahil cesaratinden olsa gerek yalan yanlış yorumlarda bulunabiliyor. Bugünkü Hürriyet Spor'da MLS & LA Galaxy konusuna girmiş. Ama olayı bir yerinden tutamamış, tuttuğu yer ise elinde kalmış. David Beckham'ın ABD futboluna yaptığı katkıyı anlatmaya çalışan Saatçi, onun oynadığı deplasman maçlarını verdikten sonra seyirci sayısının az olduğunu söylemiş. Tabii oturup da zahmet edip stadyumların kapasitelerine bakmayı akıl edemediğinden ya da tüm dünyaki stadyumların kapasitelerini Şükrü Saraçoğlu gibi 50 bin kişi olduğunu düşündüğünden seyirci sayılarını az bulması doğal. Halbuki ABD'de stadyumların ortalama seyirci kapasitesi 20 bin ile 30 bin arasında değişiyor. Tabi ki New York, Washington gibi şehirlerdeki stadyumları bir kenara koymak gerekiyor bu tespiti yaparken. Durum böyle olunca 20 bin 148 kişilik BMO Field'e 20 bin 400 kişinin gelmesi onun için düşük bir rakam. Gerçi yadırgamamak lazım ne de olsa yazının sahibi Ercan Saatçi... Elbet birgün aklına gelir stadyumların kapasitelerine değil de maçların doluluk oranına bakmak!

daniel carvalho - freddy adu

Her ikisinin transfer haberi bugün düştü ajanslara. Gerçi Daniel Carvalho'nun olayı neredeyse 1 haftadır Brezilya basınında yazılıp çiziliyordu. Her ikisinin de transfer nedenleri teknik direktör kaynaklı. Daniel Carvalho özellikle 2005 yılında CSKA Moskova, UEFA Kupasını kazanırken oynadığı futbolla göz doldurmuş, o yazın en fazla konuşulan isimlerinden biri olmuştu. Hatta Barcelona da kendisine talip olmuştu. Daha sonra çeşitli sakatlıklar yaşadı, UEFA Kupasını kazandıran performansı sergileyemedi. Sakatlıklardan kurtulduğu dönemlerde de Valeri Gazaev ile takıştı. Gazaev'in 2008 sonunda görevini bırakacağını açıklamasının ardından o da 6 aylığına ülkesinin yolunu tuttu. Ocak ayı başına kadar Internacional forması giyecek Carvalho. Aralık 2010'a kadar sözleşmesi var Ruslarla. Yeni teknik direktör kafasına uyan biri çıkarsa Moskova'da futbol hayatına devam eder.
13 yaşında pazarlamaya başlamışlardı bu adamı. Pazarlamaya başladıkları gün daha popüler bir isimdi. D.C. United ve Real Salt Lake tecrübeleri o kadar da pompalanacak birşeyi olmadığını gösterdi. En azından Afrika'da onun gibi yüzlercesi var dedirtiyor. Bir tek geçtiğimiz yıl 20 yaş altı dünya kupası'nda iyi işler çıkardı. Zaten o performans, onu Benfica'ya taşıdı. İlk sezonda kadroda fazla yer bulamasa da, girdiğinde gollerini atıyordu. İkinci sezonunda biraz daha ısınır denilirken yeni teknik direktör Quique Flores'ın tercihleri arasında yer almayacağı açıklandı. O da bu gece itibariyle Monaco'ya kiralandı. Monte Carlo ekibi memnun kalması halinde sezon sonunda Amerikalıyı bonservisi ile alma hakkına sahip. Monaco ve Ligue 1 onun için doğru bir tercih olabilir. Zaten orada da tutunamazsa bohçasını alır New York'a geri döner....

21 Temmuz 2008 Pazartesi