8 Şubat 2009 Pazar

ne yaptın sen chris lofton!

Mersin Büyükşehir Belediyesi guardı Chris Lofton'un Fenerbahçe Ülker maçı istatistikleri:
36 dakikada 3/5 2'lik, 13/20 3'lük, 2/2 serbest atış = 47 sayı, 1 ribaund, 1 asist, 1 top çalma, 2 top kaybı...

tom izzo

Bu dünya üzerinde gördüğüm en rahatsız iki coachtan biri Tom Izzo. Michigan State (düzeltme için teşekkürler Othello) coachu takımı ne kadar farklı önde olursa olsun bir türlü rahat etmez, bağırıp çağırmaya devam eder -bu ekolün diğer önemli temsilcisi Stan Van Gundy'dir.- Izzo son olarak dün akşam oynanan ve Michigan State'in 75-47 kazandığı Indiana maçında sophomore guard Chris Allen'ı bir güzel haşlarken objektiflere yakalanmış. Bu kadar farklı giden bir maçta nasıl bir hata bir insanı bu kadar çıldırtır insan algılayamıyor bir türlü.

j-league'de yeni sezon

J-League'de yeni sezonun fikstürü belli oldu. Sezonun açılış haftasında -ki 9 Mart'a denk geliyor- son 2 sezonun şampiyonu Kashima Antlers evinde kendisinden önceki son şampiyon Urawa Red Diamonds'ı ağırlayacak. Hani laf yerindeyse "taş gibi" bir maç ile açacak Japonlar sezonu. Urawa Reds'in ilk iki haftaki rakipleri sağlam. Antlers deplasmanından dönüşte FC Tokyo'yu konuk edecek Saitama'da Volker Finke'nin takımı.
Geçtiğimiz yıllara göre J-League'i ilgilendiren farklılar da mevcut yeni sezonda. Örneğin bu yıl 4 takım değişen formatıyla birlikte Asya Şampiyonlar Ligi'nde oynamaya hak kazanacak. Geçtiğimiz yıl bu sayı 3'tü. Yine J-League 2'deki takım sayısı 15'ten 18' e çıktı. Bu değişikliğin yanı sıra artık J-League 2'yi ilk 2 sırada bitirenler değil, ilk 3'ün tamamı J-League'e çıkmaya hak kazanacak. Eskiden ligi 3. sırada tamamlayan takım, J-League'in sondan 3. sü ile playout maçı oynuyordu. O maçı kazanan J-League'de yer alıyordu. J-League'de yeni sezona ilişkin son not mayıs ayının son haftası Japon milli takımın dünya kupası maçları nedeniyle lige 3 haftalık bir aranın verileceği.

2014'ün 12 şanslı şehri

Brezilya Futbol Federasyonu yetkileri geçtiğimiz hafta boyunca FIFA yöneticilerini ağırlamakla meşguldu. 2014 Dünya Kupası'na ev sahipliği yapacak 12 şehir için 17 kent adaydı. FIFA bu şehirlerin içlerinden şanslı olanları 30 Mart'ta açıklayacak. Bunun için de 9 gün boyunca 17 şehri gezdiler. Açılış ve kapanış günü dışında hergün 2 şehir ziyaret etti FIFA yöneticileri. Bu süreçte Amerika kıtasının tümünden daha fazla yol katettiler. Fakat bu gezi temposu eleştiri konusu da oldu. Bu kadar yoğun bir tempoyla iş yapmak ne kadar sağlıklı olabilecekti. Sonuçta bütün şehirlerin detaylı bir şekilde incelenmesi gerekirken 1 güne 2 şehir sığdırılması ne kadar sağlıklıydı.
Reuters de bu soruyu Tostão'ya sormuş. Bilenler vardır elbet kendisi futbolculuk günlerinin ardından gazeteciliğe geçiş yapmıştı. Brezilya'nın sağlam futbol yazarlarındandır. Konuyla ilgili olarak Tostão, bütün bunları bir mizansel olduğunu düşünüyor. "FIFA yöneticilerinin helikopterlerle stadyumlara gelmeleri, stadyumu şöylesine gezip, yerel gazeteciler ile yemek yedikten sonra diğer bir şehre uçmaları daha çok sembolik ve protokolün gereği bir gezi" diyen Tostão, hangi şehirlerin ev sahipliğine video ve raporlardan yararlanılarak çoktan karar verildiğine inanıyor. Haksız gibi de gelmiyor doğrusu Tostão'nun dedikleri...

yapılacak da yapılacak!

"Sadece Tanrı bu dünya kupasının burada yapılmasını engelleyebilir."
2010 Dünya Kupası'nın Organizasyon Komitesi Başkanı Danny Jordan'ın dünya kupası ile ilgili ciddi sorunların olduğuna yönelik eleştirileri cevabı.

afrika futbolunun 50 yılı

Sağolsun FIFA.com'un rss'i sayesinde haberim oldu "Afrika futbolunun 50 yılı" adlı online dvd'den. FIFA, CAF (Afrika Futbol Konfederasyonu)'ın kurulduğu 1957 yılından bu yana Afrika futbolunda yaşanılanları 7 bin döküman ve 2 bin fotoğrafı içeren 4 dvd'de toplamış. Bu dvd'leri de meraklısı için africanfootball.fifa.com adresinde yayımlamış üstelik de İngilizce ve Fransızca dil seçenekleriyle. Afrika futbolu ile haşır neşir olanlar için bulunmaz bir kaynak. Kulüpler ve milli takımlar düzeyinde neredeyse her bilgi mevcut. Ayrıca Afrika futbolunun gelmiş geçmiş efsanelerini de tek bir kalemde bulabilmek de çok güzel. Meraklılarına şiddetle tavsiye ediyorum.

morrison-radmanovic takası

Cumartesi'nin en ilginç haberlerinden biri oldu bu. NBA'de Charlotte Bobcats 2006 draftında 3 numaradan seçtikleri (Michael Jordan seçti demek lazım) eski Gonzaga yıldızı Adam Morrison'ı ve yedek guard Shannon Brown'ı, Sırp forvet Vladimir Radmanovic karşılığında Lakers'a gönderdi. Morrison'u 3 numaradan seçmek, Jordan takımın ortağı olduktan sonraki ilk icraatlarından biriydi. Brandon Roy ve Rudy Gay'i es geçen Charlotte, Morrison'da karar kılmıştı. O yıllarda Gonzaga'da (John Stockton'ın okulu) uzun kıvırcık saçları ve ince delikanlı bıyığı ile ün yapmasının yanısıra, basketbolu ile de her üçlük atan "akıllı" beyaz oyuncu gibi Larry Bird'e benzetilen stiliyle de dikkat çekmişti. Bu yıl Larry Brown'un gözüne giremeyen Morrison böylece muhtemel bir şampiyonluk yüzüğünün de talihlilerinden olmaya aday hale geldi. Radmanovic ise bu yıl Jackson'dan daha az süre alıyordu ve 5.9 sayı, 2.5 rebound istatistikleriyle oynuyordu. Asıl ilginç not ise takas dönemine üçüncü kez konuk olan Bobcats, bu yıl Radmanovic ile beraber 22. oyuncusunu kullanmış olacak. Bu NBA'in en yüksek rakamı. Brown Bobcats'de kadroda bir hayli değişikliğe gitmiş oldu. Bu arada Draft seçimlerinde Jordan'ın asıl vukuatı hatırlayacaksınız Wizards'ı yönetirken Kwame Brown'ı 2001'de 1 numaradan seçmek olmuştu!!!

pizjuan'da işler iyi gitmiyor

Maçı izleyemedim, ancak Kanoute'nin bu fotosunu görünce maçta ne olduğunu tahmin etmekte zorlanmadım. Bu arada Sevilla derbisinde, Sevilla kendi evi Ramon Sanchez-Pizjuan'da ezeli rakibi Real Betis'e 2-1 mağlup olmuş. Zor deplasman olan Pizjuan'da üst üste ikinci mağlubiyet bu. Betis'in yeniden kavuştuğu eski golcüleri Ricardo Oliveira'nın gol attığı maçta, Malili Kanoute son anlarda gol bulmasına rağmen mağlubiyeti önleyememiş. Sevilla'da işler iyi gitmiyor. Jimenez zaten benim yakıştıramadığım bir teknik adam. Diğer taraftan ise maçta 90 dakika oynayan Marco Aurelio için yeniden keyifli günler mevcut.

jennifer heil ve freestyle

Günün en güzel fotolarından biriydi... Kış sporlarının son yıllarda özellikle bir hayli gelişen branşı olan" freestyle ski " (serbest stil kayak) 'de Dünya Kupası'nın Vancouver, Kanada ayağında Kanadalı Jennifer Heil "moguls" disiplininde eleme yarışlarını birinci bitirirken bu dönüşün faydasını görmüşe benziyor. 2010 Kış Olimpiyat Oyunlarının yapılacağı Vancouver kentinde her dalda hummalı provalar devam ediyor. Şehrin batısında Cypress dağında yapılan yarışlarda yarın da mücadele finallerle devam edecek. Merak edenler Eurosport'tan takip edebilirler. Bu arada Jennifer Heil, 2006 Torino'da Moguls disiplininde ülkesine altın madalya getirmiş çok yetenekli bir isim. Kendi ülkesinde seneye unvanını korumak istiyor. Heil ayrıca 2004'den 2007'ye kadar kadar olan 4 yılda sezonluk Dünya Kupası şampiyonluklarını kimselere bırakmamıştı. Geçen yıl diz sakatlığı ile uğraştı, ancak bu yıl sağlıklı bir dönüş yaptı.

7 Şubat 2009 Cumartesi

"işimiz vodoo'ya kaldı" #2

Geçtiğimiz hafta yazmıştık Meksika'daki vodoo olayının ayrıntılarını. Record gazetesinin kampanyasını üstlenen Amerika merkezli RadioShack gelebilecek tepkilerden dolayı bu işten vazgeçmişti. Record kampanyada ısrarlı olunca RadioShack'ın yerini başka bir Teksaslı Blockbuster aldı. Record'un verdiği kuponları toplayan ve Blockbuster magazasına giden herkes, Mario Munoz isimli arkadaşın elinde bulunan vodoo kuklasına sahip olabiliyor. 10 yıldır Birleşik Devletler'i deplasmanda yenemeyen Meksika, vodoo bebeklerinin gücüyle bu sefer sahadan galip ayrılırsa Blockbuster için pek hayırlı olmaz.