afrika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
afrika etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2010 Pazartesi

afrika'da yılın futbolcusu adayları

"Afrika'da Yılın Futbolcusu" ödülü için adaylar belli olmuş. Beklenildiği üzere Dünya Kupası'nda  ilgiyi üzerinde toplayan Gana Milli takımı'ndan dört futbolcu birden listeye dahil edilmiş. Muhtemelen de Asamoah Gyan ödülü alır. Daha doğrusu Ganalı futbolcunun ödülü almaması sürpriz olur. Yılın Futbolcusu seçilen son Ganalı Abedi Pele, Marsilya'nın muhteşem bir sezon geçirdiği 1993'te kazanmıştı bu ödülü. Tam 17 yıl sonra tekrar Gana'ya gidecek, büyük ihtimalle. Adayların tamamı aşağıda mevcut.

Madjid Bougherra (Rangers/Cezayir)
Steven Pienaar (Everton/Güney Afrika)
Samuel Eto’o (Inter Milan/Kamerun)
Kolo Habib Touré (Manchester City/Fildişi Sahili)
Didier Drogba (Chelsea/Fildişi Sahili)
Solomon Kalou (Chelsea/Fildişi Sahili)
Gervinho (Lille/Fildişi Sahili)
Mohamed Zidan (Dortmund/Mısır)
Michael Essien (Chelsea/Gana)
Asamoah Gyan (Sunderland/Gana)
Asamoah Kwadwo (Udinese/Gana)
Prince Boateng (Milan AC/Gana)
Frédéric Kanouté (FC Sévilla/Mali)
Seydou Keita (FC Barcelona/Mali)
Marouane Chamakh (Arsenal/Fas)
Victor Nsofor Obinna (West Ham/Nijerya)
Emmanuel Adebayor (Manchester City/Togo)

26 Temmuz 2010 Pazartesi

dünya kupası'nın değiştirdiği afrika

Güney Afrika'nın dünya kupasına ev sahipliği yapması ve organizasyonu başarılı bir şekilde gerçekleştirmesi, diğer büyük spor organizasyonları için Afrika'yı cesaretlendirdi.
Fas, 2017 Dünya Atletizm Şampiyonası'na ev sahipliği yapmak için başvurmaya hazırlanıyor. 2015 yılındaki şampiyona için de aday olmayı deneyen Kuzey Afrika ülkesinin 2017 için şansı büyük olabilir.
2011 Dünya Atletizm Şampiyonası'na Güney Kore'nin Daegu, 2013'e ise Moskova ev sahipliği yapacak. 2105 Dünya Atletizm Şampiyonası için ise Londra ve Pekin iddialı. Kıtasal dağilımları göz önünde bulundurulması halinde 2017 Dünya Atletizm Şampiyonası'nın Fas'a gitmesi hiç de düşük bir olasılık değil.
Konu, Afrika ve organizasyonlardan açılmışken gelecek yıl ilk kez düzenlenecek olan Afrika Cross Country Şampiyonası'na da Güney Afrika ev sahipliği yapacak..

18 Mayıs 2010 Salı

dunya kupasi posterleri...

Büyük turnuvalarının en sevdiğim yanlarından biri o kupayla ilgili çıkan yayınların verdiği kupayla ilgili posterler. Euro 2008’de sağolsun When Saturday Comes’in harika posterini eski ofisimin duvarına asmıştım.
Bu yıl Dünya Kupası posteri için ise Avustralyalılar yetişti imdadıma. Avustralya’nın en büyük dergi grubu “acp magazines”in çıkarttığı Football+ adlı Dünya Kupası özel dergisi yayımlamış. Lucas Neill ve Harry Kewell’in kupaya ilişkin değerlendirmelerinin bulunduğu derginin Dünya Kupası posteri ise bir harika. İyi iş çıkarmışlar Avustralyalılar, bakalım kupaya yakınlarken böyle bir dergi görebilecek miyiz kendi ana dilimizde…

14 Nisan 2010 Çarşamba

kahire derbisine busacca

Cuma akşamı Mısır liginde sezonun en önemli maçı oynanacak. Lider Al Ahli ile ikinci sırada bulunan Zamalek Kahire derbisinde karşı karşıya gelecek.
Son bir kaç sezondur ligde vasta bir görüntü çizen Zamalek, Hossam Hassan'ın teknik direktörlüğe gelmesiyle seri galibiyetler alsa da Al Ahli'nin dokuz puan gerisinde ve şampiyonluk şansı oldukça zor.
Fakat takımın içerisinde bulunduğu motivasyon Al Ahli-Zamalek maçını farklı bir noktaya taşıyor. Mısır Futbol Fedearsyonu da bu durumun farkında olsa gerek, Kahire derbisine ülke dışından bir hakem atadı. Federasyon Sözcüsü Medhat Shalabi yaptığı açıklamada Cuma akşamı oynanacak maçı İsviçreli Massimo Busacca'nın yöneticeğini söyledi. 
Gerilimli maçlar açısından tecrübeli olan Busacca'nın bu karşılaşma için doğru isim olduğu kesin. Tabii ki parmağına hakim olur ve taraftarları çileden çıkarmazsa... 

6 Şubat 2010 Cumartesi

togolular öfkeli...

Haftaiçi Afrika Futbol Konfederasyonu'nun Togo'ya verdiği iki turnuvadan men kararı tepki görmeye devam ediyor. Togo'nun başkenti Lome'de yüzlerce kişini katıldığı bir protesto yapıldı. Issa Hayatou verdiği karardan döner mi bilinmez ama uzun süre Togo'ya uğramayacağı kesin. Uğrarsa başına hoş şeyler gelmeyecek...

1 Şubat 2010 Pazartesi

hassan shehata nijerya yolunda

Afrika Uluslar Kupası boyunca Shaibu Amodu'nun performansından memnun olmayan ve dünya kupası için teknik direktör arayışında bulunan Nijerya farklı bir çözüm peşinde. Nijerya Futbol Federasyonu, Mısır'ı üstüste üçüncü kez Afrika Uluslar Kupası şampiyonu yapan Hassan Shehata'ya dünya kupası boyunca takımın başında yer alması için teklifte bulundu.
Hassan Shehata'nın Mısır Futbol Federasyonu'nun onay vermesi halinde yapılan teklifi kabul edeceği söyleniyor. Mısır Milli Takımı'nın önünde çok yoğun bir program olmadığı düşünülürse Mısır Futbol Federasyonu'nun dünya kupası için Hassan Shehata'ya izin vermesi ihtimaller dahilinde.... 

9 Ocak 2010 Cumartesi

afrika uluslar kupası avrupa'da düzenlensin!


Gün içerisinde gazeteye yazdığımız Afrika Uluslar Kupası yazısının daha detaylandırılmışımı bloga asmayı düşünürken Togolu futbolcuların antrenman dönüşü uğradıkları saldırı haberi ajanslara düştü. Bizim de gündem birden değişti doğal olarak...
Gerek ajanstan düşen haberlerde gerekse yazılan yazılarda "Kara Kıta"daki güvenlik sorunu irdeleniyor. Afrika kıtası'nda evet güvenlik sorunu var fakat bu her ülkede yaşanacak türden güvenlik sorunu. Organizasyon komitesinin hatası zaman zaman çeşitli olayların yaşandığı Cabinda'yı turnuvanın içerisine dahil etmekti. Böyle bir hata yapılmasa bugün ölen bir kişiyi ve yaralanan dokuz kişiyi konuşmayacaktık.
Olayların yaşandığı yer Afrika olunca  vurmak da doğal oluyor. Sanki 1996 Yaz Olimpiyatlarında Atlanta'da terör saldırısı yaşanmadı ya da 2008'de Yaz Olimpiyatları sırasında bir Çinli Pekin'de Amerikan Voleybol Takımı antrenörünün yakınlarını öldürmedi. Orada da güvenlik sorunları yok muydu acaba...
İnsanoğlu olarak olaylara iki yüzlü bakışımızı Angola'da yaşanılanlarda da sürdürdük.
1990'da Cezayir turnuvaya ev sahipliği yaparken ülke iç savaşa girmek üzereydi. Fakat turnuvada hiçbir olay yaşanmadı. Angola özelindeki şanssızlığı bütün kıtaya mal etmek  de ırkçılıktır.
Gerçi bu olayı yazan bazı blogcu arkadaşlar Mısır ile Cezayir arasındaki olaylara da değinmiş onu terör ve güvenlik ihmali olarak nitelemiş. Orada yaşanılan olayların 1990 Dünya Kupası eleme maçına dayandığından, yaşanılan olaylarda güvenliğin bilinçli olarak sağlanmadığından bihaber olup konu hakkında görüş bildirmek bir nevi Hınca Uluçculuk değil mi?
Çoğu blog çoğu zaman Hıncal Uluç'u söyledikleri ve yazdıkları nedeniyle eleştiriyor haklı olarak. Lâkin Afrika futbolunu takip etmeden, Afrika Uluslar Kupası'yla ilgili iki fikir sahibi olmadan sırf Togo Milli Takımı saldırıya uğradı diye araştırmadan post yazmakta da Hıncal Uluçsal bir davranıştır benim gözümde...

23 Aralık 2009 Çarşamba

fildisi tam kadro angola'da


Dünya Kupası'nın yapılacağı yıla Afrika Uluslar Kupası konulunca Dünya Kupası'nda yer alacak Afrika takımlarını en güçlü kadrolarıyla izleme şansına sahip olacağız. Avrupa takımları homurdansa da dünya kupası'nda kesik yemek istemeyen futbolcular Angola'nın yolunu tutacak.
Bu yılki Afrika Uluslar Kupası'nın en büyük favorilerinden biri Fildişi Sahili. Bosnalı teknik adam Vahid Halilhodzic, disiplin sorunları nedeniyle çağırmadığı Sevillalı Romanic dışında tam kadro Cabinda'ya getiriyor takımı. Açıklanan 23 kişilik kadroda ASEC'de oynayan kaleci Vincent De Paul Angban dışındaki bütün futbolcular yurtdışında koşturuyor.
Halilhodzic'i en çok forvet hattındaki tercihler zorlayacak. Drogba'nın yanına kimi koyacağı konusunda ciddi ciddi düşünmesi gerekecek. Galatasaraylı Keita, Salomon Kolou ve Gervinho üçlüsünden Lille futbolcu birz daha ön plana çıkıyor. Gerçi bana kalsa Bakari Kone'yi koyarım Drogba'nın yanına.
Bakalım Halilhodzic ne tür bir formül ile hücum hattındaki madeni doğru kullanacak...

Kaleciler: Boubacar Barry (Lokeren), Aristide Zogbo (Maccabi Netanya), Vincent De Paul Angban (ASEC)

Defans: Kolo Toure (Manchester City), Emmanuel Eboue (Arsenal), Guy Demel (SV Hamburg), Souleman Bamba (Hibernian), Benjamin Angoua Brou (Kispest Honved), Arthur Boka (VfB Stuttgart), Abdoulaye Meite (West Bromwich Albion), Siaka Tiene (Valenciennes)

Orta saha: Yaya Toure (Barcelona), Didier Zokora (Sevilla), Emmanuel Kouamatien Kone (International Curtea of Arges), Cheik Ismael Tiote (FC Twente), Emerse Fae (Nice), Jean-Jacques Gosso Gosso (AS Monaco)

Forvet: Didier Drogba (Chelsea), Salomon Kalou (Chelsea), Bakari Kone (Marseille), Kader Keita (Galatasaray), Aruna Dindane (Portsmouth), Gervais Yao Kouassi "Gervinho" (Lille).

15 Aralık 2009 Salı

estádio 11 de novembro



Estádio 11 de Novembro, Angola'nın başkenti Luanda'da yapılan 50 bin kişilik yeni bir stadyum. 10 Ocak'ta başlayacak ve 31 Ocak'ta sona erecek olan Afrika Uluslar Kupası'nda açılış ve final maçıyla birlikte toplam 7 maça ev sahipliği yapacak Estádio 11 de Novembro.
İsmini ülkenin Portekiz'den bağımsızlığını ilan ettiği 11 Kasım 1975 tarihinden alan stadyumunun içi turnuva için hazır gibi görünse de, etrafının yoğun bir çevre düzenlenmesine ihtiyaç duyduğu kesin. Afrika Uluslar Kupası'na bir aydan az bir süre kala Angolalılar bu işi başarabilecekler mi çok merak ediyorum doğrusu...

21 Kasım 2009 Cumartesi

medya & futbol savaş çıkartabilir mi?


Mısır ile Cezayir arasında yaşanılan olayların seyri ciddiye biniyor. Maçın üzerinden 2 gün geçmesine karşın Mısırlıların öfkesi geçmiyor. Mısır'daki Cezayir Büyükelçiliğine saldırılmaması için Kahire polisi 24 saat boyunca güvenlik önlemi aldı.
Buna karşın gösteriler devam ediyor. Mısırlılar Cezayir bayraklarını yakıyor. Hatta bu tepkiler sadece gösterilerle de sınırlı kalmıyor. Polisle girilen çatışma da 11 polis yaralanmış, 15 araç da kullanılmz hale gelmiş. Bu rakamları Mısır İçişleri Bakanlığı veriyor. Ki bu da bu sayıların daha yüksek olma ihtimali olduğunu söylüyor bize.


Mısırlıların ne kadar öfkeli! olduğunu gösteren resimlerden biri yukarıdaki olsa gerek. Arabayla Cezayir Büyükelçiliği önünden geçen bir Mısırlı üşenmeyip ayağındaki ayakkabının bir tekinin candan dışarı çıkartabiliyor.
Olayların bu boyuta gelmesinde hem Cezayir hem de Mısır medyasının rolü büyük. Geçtiğimiz cumartesi akşamı Kahire'de yaşanılanların ardından özellikle Le Buteur aşırı milliyetçi yayınlar ile Cezayirlileri galeyana getirmişti. Yapılan yayınlar, yazılan yazılar ve kullanılan resimler Cezayirli olmayan birinin bile Mısırlıların aleyhine döndürebilirdi.
Haftasonu Cezayir medyasında gördüğümüz yayın anlayışının bir benzeri çarşamba akşamından itibaren Mısır medyasında görülmeye başlandı.


Özellikle özel televizyonlar -ki Al Hayat ve Dream TV bunların başında geliyor- zaten Arap dünyasının en vatansever ulusu olarak bilinen Mısırlıları sokağa dökecek kadar sert yayınlara imza atıyor. Maç sonrası Mısır kafilesinin uğradığı iddia edilen saldırının görüntüleri yayınlandı önce. Ardından kafiledeki kişilerin yaşadıkları anlattırıldı. Hatta Hüsnü Mübarek'in oğlu Alaa Mübarek'in de saldıraya uğradığı ileri sürüldü.
Mısır televizyonlarındaki bu yayın belirli bir süre de devam etmedi. Görüntüler tekrar tekrar yayınlandı. Böyle olunca halkın da bu durumdan etkilenmemesi imkansızdı.
Gerçi sırf halk etkilenmiyor bu yayınlardan. Kahire Belesiye Meclisi, "Cezayir" olan caddenin ismini "Hasan Shabata" olarak değiştirmek üzere. Facebook'ta da Kahire'nin güneyinde Maadi'de yer alan "Cezayir Meydanı"nın isminin değiştirilmesi için kampanya başlatılmış durumda.

Medyanın bu yayınından futbolcular da nasibini alıyor. Farkında olmadan medyanın oyununa gelenlerden biri Mohamed Zidan.
Mısırlı futbolcu maçtan önce ve sonra hem kendisine hem de kaleci El Hadary'e yönelik ölüm tehditleri içeren mesajların olduğunu söyledi. Ki bu mesajlar Cezayirlilerden gelmiş. Zidan ayrıca maç içerisinde de Cezayirli futbolcuların kendilerini taciz ettiğini, Cezayir'in golünü atan Antar Yahia'yı ise anlayamadığını söylemiş ve eklemiş; "Bochum ile Borussia Dortmund arasındaki maçın ardından kucaklaşıp, formalarımızı değiştirmiştik. Fakat ona ne olduğunu anlayamadım. Maç boyunca anneme küfür edip durdu". 
Bu tür yayınlar zaten gergin olan ortamı daha da germekten başka bir işe yaramıyor. Her iki medyasının yaptığı yayınlardan rahatsız olan Arap dünyası da bir basın konseyinin kurulmasını gerektiğine inanıyor.  Yoksa söz konusu yayınların sona ereceği yok.
İki ülke arasındaki gerginlik 10-31 Ocak tarihleri arasında Angola'da yapılacak Afrika Uluslar Kupası'nın kura çekimine bile yansıdı. Luanda'da dün akşam yapılan kura çekiminde Mısır ile Cezayir final maçından önce birbiriyle eşleşemeyecek şekilde gruplara düşürüldü. Bu bilinçli mi yoksa tesadüfi bir şekilde mi yapıldı bir fikrim yok. Yalnız son bir hafta içerisinde yaşanılanların ardından insanın aklına soru işareti takılmıyor değil.
Arap dünyası bu yaşananlara müdahele eder mi bilinmez ama ülke medyalarının körüklediği futbolun merkezde yer aldığı bir savaşa doğru ilerliyoruz gibi görünüyor dileğimiz bu olmasa da.... 

Fotoğraflar: CRIS BOURONCLE/AFP/Getty Images

20 Kasım 2009 Cuma

Afrika uluslar kupası 2010


Gelecek yıl Dünya Kupası'nın yanı sıra Angola'da düzenlenecek olan Afrika Uluslar Kupası'na da evsahipliği yapacak Afrika kıtası. Turnuva geçtiğimiz yılların aksinde Dünya Kupası nedeniyle ocak ayı içerisinde oynanacak. Turnuva'da gruplar Luanda'da bugün düzenlenecek kura çekimi ile belli olacak. Mısır Futbol Federasyonu'nun dün gece yaptığı "2 yıl boyunca turnuvalara katılmayacağız" açıklamasının ardından Angola'daki turnuvada Mısır'ın yer alıp almayacağı merak konusu.
Akşamüstü grupları bloga yazarız. Yeri gelmişken kura çekimi öncesi torbaları da yazalım posta...

Pot 1:  Angola, Égypte, Cameroun, Côte d'Ivoire.
Pot 2: Tunisie, Nigeria, Ghana, Mali.
Pot 3:  Zambie, Bénin, Algérie, Togo.
Pot 4:  Burkina Faso, Gabon, Malawi, Mozambique.

17 Kasım 2009 Salı

maça 24 saat kala


Son yılların belki de en gergin milli maçı oynanacak Mısır ile Cezayir arasında. Her iki takım da play-off maçının oynanacağı Sudan'a dün geldi. Sudan polisi her iki takımın kaldığı otelin etrafında büyük güvenlik önlemi aldı. Toplam 15 bin polis otel çevresinde ve Hartum'un işlek caddelerinde görev yapıyor.

Mısırlılar play-off maçını Sudan'a aldırmak istemişti. Bunda da başarılı oldu. Hem Sudanlılarla olan yakın ilişkiden hem de çok sayıda Mısırlı'nın ülkede çalışmasında dolayı tribünlerde seyirci üstünlüğüne sahip olacaklarını düşündüler. Fakat maç öncesi gelen haberler Sudanlıların ezici bir çoğunlukla Cezayirlileri desteklediği yönünde.

Cezayirlerin maça olan ilgisi muazzam. Cezayir Havayolları -Air Algeria- 7 bin 500 taraftarı uçakla taşıyabileceklerini belirtmesine karşın 9 bin Cezayirli Hartum'a ulaşmayı başardı. Houari Boumediene Havaalanı özellikle dün sadece Hartum'a düzenlenen seferlere evsahipliği yaptı. Cezayir'den 48 uçak dolusu taraftar Sudan'a giderken Mısır tarafında bu sayı 18 de kaldı. 2 bin Mısırlı taraftarın karayolu ile Hartum'un yolunu tuttuğunu söylemekte fayda var.

Maçın oynanacağı Al Merreikh Stadyumu'nun kapasitesi 41 bin kişi olmasına karşın FIFA bu maç için, kapasiteyi 35 bin kişiyle sınırları. Her iki takıma da 9 bin kişilik yer ayrılırken, geriye kalan 17 bin bilet evsahibi Sudanlılara satıldı. Bu da maç öncesi izlenimlerin doğru çıkması halinde tribünlere Cezayir lehine destek olarak yansıyacak.
                              
Maç öncesi iki ülker arasında gerilimin hada safhada olması beraberinde sağduyulu açıklamaları da getirmek zorunda bıraktı. Cumartesi günü Kahire'de oynanan maçın ardından yaşananlar Cezayirlileri sinirlendirmişti. Hatta Kahire'de ölen Cezayirli taraftarlar olduğu haberleri de yayınlandı. Cezayir merkezli futbol sitesi DZFOOT ölen taraftarların fotoğraflarının olduğu bir video yayınladı. Fakat Mısırlardan gelen itiraz üzerine site söz konusu fotoğrafların olduğu videoyu ve haberi özür dilerek çekme zorunda kaldı.
İki ülke arasında tırmanan gerilimi indirmek isteyenler arasına Cezayir Spor Bakanı Hachemi Djiar da katıldı. Spor Bakanı "Bu bir spor, futbol ve savaş değil. Bu maç sadece 90 dakika fakar iki ülke arasındaki ilişki her zaman devam edecek" dese de işler kolay kolay yoluna girmeyecek.

Cezayirlilerin Mısırlılara olan öfkesinin en belirgin şekli başkent Cezayir'deki Mısırlı  Telekomünikasyon şirketi Orascom'un merkezine yapılan saldırıda görüldü. Şirketin bulunduğu binanın camları kırıldı, içerisi tahrip edildi. Hani neredeyse kullanılmayacak hale geldi. Tabi Cezayir'de yaşayan Mısırlılar -varsa tabi- ülkede varlıklarını sürdürmeleri de oldukça zor bir durum aldı.
Cezayirlilerin öfkesi devam ederken Kahire'de cumartesi akşamı yaşanılan ve Cezayirlerin "Tel-Aviv'de oynasaydık daha kötü olamazdı" dedikleri atmosferden dolayı komşularından da destek buluyor. Tunuslular "Magrib Birliği" felsefesinden yola çıkarak Cezayirlerin Güney Afrika vizesi almasını istediklerini forumlarda açık açık yazıyorlar.   

Maçla ilgili genel bir toparlamayı yarın sabah yapmayı umuyorum. Postu Rangerslı Madjid Bougherra'nın Reuters muhabiri Opheera McDoom'ın "Takımın son durumu nasıl"  sorusuna verdiği cevap ile sonlandıralım.
..."The full team is ready... for the war,"

15 Kasım 2009 Pazar

kahire uluslararası stadyumunda 2 saat!!!


Önceki postta değindiğimiz Cezayirlilerin çileden çıktığı 2 saatlik alıkonulmanın videosu da Youtube'a düşmüş...

mısır lobisi


Fotoğraftan da belli oluyor maçın ne kadar gerimli geçtiği. Nacional'de top koşturan Rafik Halliche'nin savaştan çıkmış haline bakınca. Mısırlılar saha dışında oynanabilecek bütün oyunları oynadılar ve en azından seriyi play-off maçına götürmeyi başardılar. Üstelik play-off maçı da istedikleri gibi Sudan'da oynanacak. Ki Cezayirliler maçın Tunus'ta oynanmasını istiyordu.
Maça dair söylenecek şeyler belirli. Mısır 2. golü bulana kadar maç uzayacaktı. Hakem 2 dakika durmayan maçı 6 dakika uzatarak belli etmişti niyetini.
90+5'te de gol geldi. Böylesi daha hayırlı oldu Cezayir için. Maç 2-0 bittikten sonra yaşadıklarını düşününce, Güney Afrika vizesi almaları pek hayırlı olmazdı.

Maçın bitiminin ardından Cezayirli futbolcular ve kafilesinin stadyumdan çıkmasına 2 saat müsaade edilmedi. Ki görüntüleri de bir sonraki postta koyacağım. Cezayirli taraftarlar otobüslerle otellerine giderken Mısırlıların saldırısına uğradılar.
Anlayacağınız Mısırlılar maçtan sonra ellerinden geleni ardlarına koymadılar ve Cezayirlileri çarşamba öncesinde hem zihinsel hem de fiziksel olarak epeyce yıprattılar. Dağhan Irak'ın da dediği gibi "FIFA'nın kıtadaki en büyük iki stada sahip ülkeyi kolay kolay küstürmeye cesaret edebilmesi" pek de kolay değil. Üstelik de bu ülke 1990'dan sonra ilk kez dünya kupasına katılmaya bu kadar yaklaştıysa...
Son bir söz de Amr Zaki'ye söylemek lazım. Bu kardeşe futbolun tek kişilik bir oyun olmadığı, aldığı her topu kendisinin kullanmasının takımın yararına değil de zararına olduğunu izah etmeli...





Fotoğraflar: CRIS BOURONCLE/AFP/Getty Images - REUTERS/Zohra Bensemra - REUTERS/Asmaa Waguih

13 Kasım 2009 Cuma

kahire'de izdiham


Günün postları Kahire'den geliyor. haftasonunun en sağlam maçı demiştik Mısır - Cezayir karşılaşması için. Cezayirlilere yapılan saldırıya yukarıdaki resmi eklersek, Mısırlıların da maça nasıl motive olduğunu daha iyi anlayabiliriz. Fotoğraf yarınki maçın bilet satış kuyruğundan. Bu kargaşada birinin ezilmemesi ya da yaralanmaması bir mucize olsa gerek...
Mısır - Cezayir maçını seyretme sebepleri gitgide artıyor. "Bu maç kaçmaz" konumuna geldi şimdiden...

kahire'den çıkmak zor...


Cezayirlerin işi zor. 2 Gün önce yazmıştık Kahire'den dünya kupası vizesi almaları durumunda 70 bin kişilik stadyumdan çıkmaları zor diye... Dün akşam Kahire'ye geldiğinde Cezayirlileri pek de hoş olmayan bir sürpriz karşılamış. Otele giderken otobüse saldırılmış ve sayı konusunda net olmamakla birlikte 4 - 5 futbolcu yaralanmış.
Cezayirlilerin canını sıkan polisin olaylar yaşanırken hiçbir müdahalede bulunmaması. Yaşanılan olay kötü olmasına karşın FIFA'nın Mısır'ı uyarması gibi de Cezayirlerin işine yarayan bir sonuç doğurmuş.
Kahire'de yarın ki maç öncesi gerilim had safhada. FIFA, puanların eşitliği halinde Mısır ile Cezayir arasında Sudan'da bir play-off maçı oynanacağını açıkladı. Mısır'ın bu kadar gerildiği ve kazanmak olduğu bir maç da ibre Cezayir'den yana görünüyor. Tabi Kahire'den maç kazanıp, dünya kupası vizesi alıp geri dönmek kolay olmayacak gibi...

2 Haziran 2009 Salı

24 Nisan 2009 Cuma

kahire derbisi

Son 4 yıldır olduğu gibi Zamalek'in yüzünün gülmediği bir lig yaşanıyor Mısır'da. Ismaily ile Al Ahly arasındaki şampiyonluk yarışına 16 puan geriden bakmaya devam ediyor. Her Kahire derbisinde olduğu gibi dünkü maçta da gerilim üst seviyedeydi. Neyseki herhangi ciddi bir sorun yaşanmadı derbide. 74 bin kişinin izlediği maç başladığı gibi golsüz sona erdi. Ismaily taraftarları ev sahibi Zamalek'in kazanmasını istiyorlardı. Fakat maç berabere bitince Al Ahly'nin gizli liderliği de devam etti. Ismaily'nin 1 maç eksiği ile 1 puan gerisinde bulunan Al Ahly halen şampiyonluğun en büyük adayı. Zamalek için ise sezonu kurtarma maçından alınan beraberlik başarılısızlık olarak nitelendirilebilir. Amaçsız bir sezon devam ediyor onlar için.
Postun açılış fotoğrafı da evlendikleri günün akşamında soluğu Kahire Stadyumu'nda Al Ahly tribünlerinde alan bir çift olsun dedik.

Fotoğraflar: REUTERS/Amr Abdallah Dalsh (EGYPT SPORT SOCCER SOCIETY)

22 Şubat 2009 Pazar

afrika ulusal şampiyonası

Afrika Ulusal Şampiyonası düzenlenen açılış töreni ile başladı. Turnuva ile ilgili ayrıntıları daha önce yazmıştık. Şampiyona ile ilgili gelişmeleri ara ara yazarım diye umuyorum...
Fotoğraf: ISSOUF SANOGO /AFP/Getty Images