kış sporları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kış sporları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Temmuz 2010 Cuma

lindsay vonn'un gönlü jessica biel'de

ESPY ödülleri sırasında Lindsay Vonn ile ayaküstü röportaj yapılmış. Vonn, beyazperdede kendisini Jessica Biel'in canlandırmasının güzel olacağını söylemiş. Bunun nedeni olarak da, "Biel atletik, güçlü ve aynı zamanda kadınsı" bu nedenle de beni oynayacak kişi olarak da harika bir seçim demiş.
Lindsay Vonn'un bu açıklamaları güzel hoş da Eurosport'un dövüş sporları anlatıcısı Umut Işık'ın konu hakkındaki yorumuyla postu sonlarıyoruz, "İyi hoş da Lindsay Vonn ne yapmış da beyazperdede canlandırılmayı hak etmiş..."

10 Şubat 2010 Çarşamba

bir kez de buzda yenelim

İki gösteri takımı buz üstünde basketbol oynarsa ne olur? Takımlar Harlem Globetrotters ve Washington Generals ise gelenek bozulmaz ve Harlem galip gelir.
Tüm dünyayı olduğu gibi ABD’yi de etkisi altına alan kar ve soğuk hava, belli ki çılgın basketbolcuları spordan hiç soğutmamış. Hızlarıyla baş döndüren Harlem ve şutlarıyla çember söken Generals oyuncuları kapmışlar antrenman eşofmanlarını, kafalarına da koruyucu kasklarını geçirmişler, soluğu New York’un ünlü Central Parkı’nda almışlar. Ne buz, ne soğuk ne de Generals durduramamış Harlem’i.

Daha önce bir spor salonunu çatısı, uçak gemisi, Vatikan’ın meydanı, boğa güreşi arenası gibi mekanlarda maç yapan iki takımdan galip çıkan 32-15’lik skorla yine Harlem oldu. Bu arada hatırlatmak lazım Harlem’in 2499 maçlık galibiyet serisini 1971’de sonlandıran Generals’ın, Globetrotters karşısında 13 binden fazla mağlubiyeti var.
Maç içinde iki kez eline bir hokey sopası alarak ve 13. Cuma filminden fırlamışçasına bir maske takarak pota altını savunmaya çalışan Kris ‘Hi-Lite’ Bruton’un bu performansı bile hakemlerin oyunu durdurmasına yetmezken, Hi-Lite maç sonu açıklamasında “Başka türlü nasıl savunma yapabilirdim ki” diyerek buzda galibiyetin sırrını açıkladı.


By Tarık Dağlı

3 Şubat 2010 Çarşamba

olimpiyatların üç sıradışı atleti

Vancouvar Kış Olimpiyatları’nın başlamasına kısa bir süre kala, şimdiden bu spor şenliğine katılmaları tarihe geçecek üç isim var. Ganalı kayakçı Kwame Nkrumah-Acheampong ülke tarihinin kış olimpiyatlarına katılmak için gün sayan sporcusu olarak heyecan yaşıyor. Ülkesinde Kar Leoparı olarak tanınan sporcu, madalyadan uzak kalacağını bilse de “En azından Afrika’da kış sporlarına ilginin biraz olsun artmasına ön ayak olurum” diyor.


Vancouver’ın bir diğer sınırları zorlayan ismi ise olimpiyatların en yaşlı ismi Arjantinli Clyde Alejandro Getty olacak. 49 yaşındaki sporcu daha önce 2002 Salt Lake City ve 2006 Torino’da serbest atlayış dalında sırasıyla 25 ve 28. olmuştu.

Spor şenliğinin esas tarihe geçecek ismi ise Brian McKeever. 31 yaşındaki kayakçı, daha önce 2002 ve 2006’da Paralimpik Oyunları’nda ülkesi Kanada için biatlon ve cross-country dallarında madalyalar kazandırmıştı. Görme engelli atlet ağabeyi Robin’in rehberliğinde katıldığı bu yarışları şimdi bir üst seviyeye taşıyarak Paralimpik Oyunları’nın yanı sıra Vancouver’de engelsiz rakipleriyle hem de rehbersiz olarak yarışacak. Bu üç isim madalyadan uzak kalsalar da belli ki olimpiyat ruhunu en iyi temsil eden isimlerin başında yer alacak.
by Tarık Dağlı

1 Ocak 2010 Cuma

orada -kanada-, bir turnuva var uzakta.


24.su düzenlenen Uluslararası Hokey Federasyonu 20 Yaş Altı Dünya Şampiyonası Kanada'nın Saskatchewan eyaletinde devam ediyor. Çok büyük sürprizlerin yaşanmadığı turnuvada, son iki turnuvanın finalistleri İsveç ve Kanada yari final biletlerini şimdiden ceplerine koydular. Yarı finalde İsveç'in rakibi Rusya-İsviçre maçının galibi, ev sahibi Kanada'nın rakibi ise Slovakya-Avusturya karşılaşmasının kazananı olacak. Geçen sene Kanada'nın başkenti Ottawa'da düzenlenen turnuva, bu sene yine Kanada'da ancak Regina ve Saskatoon şehirlerinde gerçekleşiyor. Turnuvanın üstüste Kanada'da düzenlenmesinin sebebi muhtemelen Kanada'nın hem tesis, hem de organizasyon acısından gelişmiş hokey altyapısı ve Kanadalılar'in hokeye karşı olan yakın ilgisi olsa gerek. Zaten gelecek sene kapı komşuları ABD'de düzenlenecek turnuvadan sonra, 2012 yılında turnuva Edmonton ve Calgary'de düzenlenmek uzere tekrar Kanada'ya geri dönecek.
Turnuva, geçtiüimiz Cumartesi günü Regina'daki, İsveç'in Çek Cumhuriyeti'ne karsi 10-1'lik galibiyeti ile biten acılış karşılasmasıyla başladı. Turnuvanın duzenlendiği diğer şehir olan Saskatoon'un açılış karşılaşmasında ise ev sahibi Kanada, çok da misafirperverliğe yakışmayacak bir şekilde Letonya'yı 16-0 ile geçti. Zaten dün oynanan ve Kanada'nın ABD'ye karşı 5-4 galibiyeti ile sona eren bir kaç istisna maç haricinde karşılaşmalar genel olarak farklı skorlar ile tamamlanıyor.
Turnuva sonucu hakkındaki benim tahminim, sıralama da farklılıklar olsa bile, son iki senenin madalya sahipleri Kanada, İsveç ve Rusya'yı yine ilk üçte göreceğimiz şeklinde. 2008 ve 2009'daki İsveç-Kanada finalinin ikisini de Kanada kazanmıştı. Zaten son 5 senedir finalistler, üçüncüler değişiyor ama kazanan hep aynı: Kanada. Rusya ise iki senedir büyük abilerinin kazandığı dünya kupalarının gölgesinde kaldı ve üçüncülük ile yetindi. Ancak genç Vikingler, turnuvada şimdiye kadar gösterdiği performans ile, Kanada'nın adeta tekeline aldığı kupayı bu sefer ellerinden kapıp Iskandinavya'ya göturecekler gibi.

Dün, komşuları ve aynı zamanda prestij açısından en önemli gördükleri rakipleri Finlandiya'ya karşı kazandıkları galibiyet onları yari finale taşımakla kalmadı, kalecileri Jacob Markström'ü de bir anda ülke çapında kücük bir kahraman haline getirdi. Bügün İsveç'teki spor medyasi maçta atılan biribirinden güzel gollerin sahipleri yerine 19 yaşındaki kalecileri Markström'ü manşetlerine taşımayı tercih ettiler. Bunun sebebi ise 26-3 lük Finlandiya'nın isabetli şut üstünlüğü ile tamamlanan ilk periyodun, skor tabelasina 1-0 İsveç'in galibiyeti şeklinde yansıması. Zaten kalecilerinin bu mucizevi performansı, diğer takım arkadaşlarını da motive etti ve daha sonraki periyotlarda oyun üstünlüğünü ele geçiren İsveç, maçı da 7-1 kazanmasını bildi.
Maçın gollerini de buradan seyredebilirsiniz.

Muhtemelen pek yakında bu genç hokeycilerin çoğunluğunu, Tre Kronor'daki abileri gibi NHL'de mücadele ederken izleyecegiz. Ne diyelim, darısı Kocaeli Büyükşehir ve Polis Akademisi'ndeki genç oyuncularımızın başına. Umarım onlardan da basketboldaki Türk akranlarının yakaladığı başarıyı gösterip Amerika'daki en üst düzey ligde oynama şansını elde edecek kişiler çıkar...

31 Aralık 2009 Perşembe

soğuk topraklarda sıcak dostluklar


Spor dediğin mevzu biraz da kültür meselesi. Hani ata sporu denince cirit, güreş gibi sporların harta gelmesi gibi. Malum, Orta Asya topraklarından kalkıp at üzerinde oradan oraya koşturan atalardan ciritin miras kalması pek normal. Peki, ya bizim çekik gözlü atalar doğuya yönelip de Bering üzerinden Alaska’ya yönelmiş olsaydı – Aman diyeyim, “Zaten gidenler oldu, Meluncanlar var, Kızılderililer Türk’tür” muhabbetinden sakınalım – ata sporumuz ne olurdu?
Alaska koşullarında göçebe bir kültürün bu durumda tek şansı köpek kızağı yarışı olarak görünüyor. Gerçi alternatifler için bkz: Yeti Olympics.

Avrupa’da bir köpek kızağı turu
Küresel ısınma karşısında yok olmaya yüz tutmuş bir spor olan köpek kızağı yarışlarının en ünlüsü Alaska’yı boydan boya geçen yaklaşık 2000 kilometre parkurlu Iditarod’dur. Genelde martın ilk haftasında koşulan yarışlar, bu yıl maalesef küresel ekonomik krizden etkilendiği için start alamayabilir. Geçmiş yıllarda köpek kızağı meraklısı Avrupalılar, Iditarod’dan esinlenerek adını ve rotasını Alplere ithaf edip Alpirod isimli Avrupa’nı en zevkli köpek kızağı yarışını düzenlemişti. Ekonomik sorunlar - ki katılım, konaklama, ulaşım, köpeklerin bakımı gibi masraflar her sporcu için yaklaşık 50 bin dolara mâl oluyor – 1995’te bu yarışın sonunu getirdi. Yıllar sonra arzularından vazgeçmeyen soğuksever bir grup macera meraklısı ise bu yıl Alpen rail Race 2010 ismiyle, zirvelerde bir gezintiye çıkmaya karar verdi. Gerçi Iditarod’un yaklaşık 2000 kilometrelik parkurunun yanında 300 kilometrelik bir Alpler turu pek iddialı durmasa da, Avrupa topraklarının, Norveç’in geleneksel Pasvik Trail yarışı dışındaki tek köpek kızağı yarışı aktivitesi olacak. 16 ocakta başlayacak ve bir hafta sürmesi beklenen yarışla ilgili teknik bilgiler için sitesini ziyaret etmekte fayda var: 

Köpecikleri seviyoruz
Hayvan hakları savunucularına karşı, kızaklarda kullanılan malamute ve husky cinsi güzeller güzeli köpeciklerin hiç de düşünüldüğü üzere eziyet görmediği, bilakis sahipleri tarafından, sevgililere bile gösterilmeyen özenle üzerlerine titrendiğini söylemekte fayda görüyoruz. Her kızak için sayısı 12-16 arası değişen bu sevimli arkadaşlar sadece koşu konusunda eğitimli değil, yön bulmada, tehlikeli yabani hayvan tehdidine erken haber vermede, rakiplere ipucu vermemek için sessiz olmakta, hatta rakip köpeklerin kafasını karıştırmak için farklı sesler çıkarmakta da maharetliler. Yarış sırasında her birinin günlük 11 bin kaloriye ihtiyaç duyduğunu ve iyi beslendiklerini de hatırlatmakta fayda var. Eğer bu köpeciklerin ağırlıkları insan kadar olsaydı, bir Fransa Turu bisikletçisinin bir günde ihtiyaç duyduğu enerji miktarının 8 katına gereksinim duyacaklardı.

Mont Blanc’da büyük kapışma
Son olarak Avrupa’da köpek kızağı yarışlarından bahsedip de en görkemlisi olan La Grande Odyssee’yi atlamak olmaz. Video aslında bu sporun tüm heyecanı ve güzelliğini gözler önüne seriyor. Uydu üzerinden TV8 MontBlanc kanalından izlenebilecek bu yarış 10 etap ve 800 kilometreden oluşacak. Iditarod’dan daha uzun ve daha prestijli olmasa da La Grande Odyssee’yi farklı kılan, tırmanış etapları ve topografik handikapları nedeniyle köpek kızağı yarışları içerisinde en zoru olarak bilinmesi. 25 seçkin yarışçının buluşması ise 10 ocakta.


by Tarık Dağlı

28 Aralık 2009 Pazartesi

nereden nereye...


Matti Nykanen kış sporlarının en büyük efsanelerinden biridir. Fin kayakla atlayıcı 1984'de Saraybosna'da düzenlenen Kış Olimpiyatları'nda olimpiyat şampiyonluğu ile tanıştı. Dört yıl sonra Calgary'de, kayakla atlamada üç altın madalya kazanarak, bunu başaran ilk sporcu olarak tarihe geçiyordu Matti Nykanen. Kariyerindeki dört olimpiyat şampiyonluğunun yanı sıra altı da dünya şampiyonluğu bulunuyor 1963 doğumlu Nykanen'in. Finlilerin efsane sporcuları arasında yer alan Matti Nykanen bugünlerde Finlandiya'nın en önemli gündem maddelerinden biri. Noel günü karısını öldürmeye teşebbüsten dolayı tutuklandı Nykanen.
Karısına önce bıçakla saldıran ardından da bormozun kemeriyle boğmaya çalışmış eski şampiyon. Karısının kedi gibi dokuz canı olsa gerek ki bu iki teşebbüsten de öbür tarafı boylamadan yaralı olarak kurtulmuş.
Matti Nykanen'in işi zor, 2005'te de birine bıçakla saldırı suçundan 26 ay hapis cezası yemiş. Dört ay hapiste yatarak kurtarmış. Fakat bu sefer dört ay falan olmaz, oldukça uzun bir süre parmaklıkların arkasında durur gibi gözüküyor.
Matti Nykanen'in hikayesi de nereden nereye dedirtenlerden tıpkı O.J Simpson ve Mike Tyson da olduğu gibi...

12 Şubat 2009 Perşembe

vancouver'a 365 gün

Torino'nun üzerinden 3 koca yıl geçmiş. 2010 Kış Olimpiyatları'nın geri sayımında son 365 gün. 11 Şubat 2010'da Vancouver, British Colombia'da spor dünyasının en önemli etkinliklerinden biri başlayacak. Peki Vancouver ne kadar hazır? 3 vakte kadar cevabını yazmayı planlıyoruz...

8 Şubat 2009 Pazar

jennifer heil ve freestyle

Günün en güzel fotolarından biriydi... Kış sporlarının son yıllarda özellikle bir hayli gelişen branşı olan" freestyle ski " (serbest stil kayak) 'de Dünya Kupası'nın Vancouver, Kanada ayağında Kanadalı Jennifer Heil "moguls" disiplininde eleme yarışlarını birinci bitirirken bu dönüşün faydasını görmüşe benziyor. 2010 Kış Olimpiyat Oyunlarının yapılacağı Vancouver kentinde her dalda hummalı provalar devam ediyor. Şehrin batısında Cypress dağında yapılan yarışlarda yarın da mücadele finallerle devam edecek. Merak edenler Eurosport'tan takip edebilirler. Bu arada Jennifer Heil, 2006 Torino'da Moguls disiplininde ülkesine altın madalya getirmiş çok yetenekli bir isim. Kendi ülkesinde seneye unvanını korumak istiyor. Heil ayrıca 2004'den 2007'ye kadar kadar olan 4 yılda sezonluk Dünya Kupası şampiyonluklarını kimselere bırakmamıştı. Geçen yıl diz sakatlığı ile uğraştı, ancak bu yıl sağlıklı bir dönüş yaptı.

7 Şubat 2009 Cumartesi

fazla ateşli...

Fransız Alpleri'ndeki Val d'Isere'de devam eden Dünya Kayak Şampiyonası'nın çıplak bir de konuğu vardı. Arkadaş havanın sıcak olduğunu düşünüyor -bu düşüncesini sırtında da duyurmuş zaten- olmalı ki etrafta çıplak çıplak rahat dolaşıyor. Hani derler ya "fazla ateşli diye" bu da o cinsten. Fotoğraf: FRANCK FIFE/AFP/Getty Images

kathrin zettel dünya şampiyonu

Fransa'nın ünlü kış sporları merkezi Val d'Isere'de düzenlenen Alp Disiplini Kayak Dünya Şampiyonası'nda dün yapılan Kadınlar Super -Combined yarışında Avusturyalı Kathrin Zettel zafere ulaşıp altın madalyayı hanesine yazdı. Fotoda ise gümüş madalyayı kazanan 17 yaşındaki süper yetenek İsviçreli Lara Gut'un, Zettel'e "aklını başına al" tribini yaparken izliyoruz. Bu arada kayak dünyasının süperstarı ABD'li Lindsey Vonn ise Slalom bölümünde kapı kaçırdığı için diskalifiye olarak hayal kırıklığı yaşattı ve yaşadı. Halbuki çok formda olan Vonn, salı günü super dev slalom'da dünya şampiyonu olmuştu. Super-combi'de dünya üçüncülüğünü ise Avusturyalı Elisabeth Goergl elde etti.

7 Ocak 2009 Çarşamba

james VanRiemsdyk

Üstteki resimde yer alan buz hokeyi oyuncusu ABD U20 milli formasıyla arz-ı endam eyleyen James VanRiemsdyk. Kendisi USA Today tarafından geçtiğimiz haftanın Olimpik Sporcusu seçilen bir süper yıldız adayı. Önceki gün sona eren Dünya Gençler Buz Hokeyi Şampiyonasında takımı adına 6 gol atıp 6 da assist yapan ancak çeyrek finalde Slovakya'ya elenmesini önleyemeyen genç yetenek NHL'in heyecanla beklediği isimlerden. 2007 draftında Philadephia Flyers tarafından ilk tur ikinci sırada seçilen VanRiemsdyk, New Hampshire Üniversitesine devam ediyor. 19 yaşındaki isim sol kanat oynuyor ve 2007'de draftında ikinci sırada seçildiğinde bir diğer ABD'li Patrick Kane bir numarada seçilmiş; böylece NHL tarihinde ilk kez aynı draftte İLK İKİDE ABD'li oyuncular yer almıştı. Bu arada Kanada'nın Ottawa kentinde yapılan Dünya Şampiyonası'nı finalde İsveç'i 5-1 yenen Kanada kazandı. Ama asıl muhteşem maç yarı finalde aralarında ezeli bir rekabet bulunan Kanada - Rusya arasında oynandı. Penaltılarda Kanada'nın kazandığı maçı mutlaka bir yerlerden bulup seyredin diyeceğim. Eurosport'tan canlı yayınlanan turnuvanın kayıtları mutlaka nete düşmüştür. Kış sporlarında haftanın bir diğer ABD'li başarılı olimpik sporcusu ise Kuzey Kombine Dünya Kupası'nda Almanya Schonach ayağında ikinci olan Bill Demong oldu.