Fotoğraflar:TIZIANA FABI/AFP/Getty Images - FABIO MUZZI/AFP/Getty Images
MLB'de Atlanta Braves evindeki sezon açılışında Washington Nationals'ı Turner Field'da konuk ediyor. Hem oyunculara hem de taraftarlara nisan yağmuru sürpriz yapmaya karar veriyor. Karşımıza da bu muhteşem görüntü çıkıyor. Böyle bir nisan yağmurunda maç seyretmek ne büyük keyiftir ancak seyredenler bilir. MLB'de sezon yağmular başladı acaba beyzbolseverleri bereketli bir sezon mu bekliyor...
Fotoğraf: Al Messerschmidt/Getty Images
Bu yılın NBA Draftı'nın yıldızı Blake Griffin olcak. Oklahoma'nın sophomore power forwardi sezon ortasından bu yana mock draftlarda ilk seçim olarak gösteriliyordu. Oynadığı maçlara bakınca ilk sırada gösterilmemesi de imkansız gibi. 28 maçın 23'ünü double - double ile tamamlayan Blake sakatlandığı ve sadece 11 dakika oynadığı Texas maçını bir kanara koyarsak sadece 4 maçı double- double yapmadan bitirdi. Şubat ayında oynanan Texas Tech maçında 40 sayı 23 ribaund ile oynadı. Sezon istatistikleri ise 33 dakikada 22.7 sayı, 14.4 ribaunt, 2.3 asist, 1.4 blok.
Draftta ilk sırada seçme ihtimali olan takımların hepsinin gözü doğal olarak Blake Griffin'de. Oklahoma City Thunder taraftarları da Griffin'in yabancıya gitmesini istemediklerinden olsa gerek Charlotte maçında eğlenceli bir pankart asmışlar. Hani Griffin için de fena olmaz Oklahoma sınırları içerisinde NBA'e adım atmak. Uyum açısından da alışma sürecini çabuk geçirmesini sağlar belki... Kuzey Amerika merkezli organizasyonlarda sosyal sorumluluk önemli yer tutuyor. Özellikle takip ettiğimizden biliyoruz NBA TV'de çıkan, NBA.com'da yer alan "NBA Cares" adı altında yapılan sosyal sorumluluk projelerini. D.C. United da benzer bir projeye imza atmış. Biraz eğlenceli bir video ile tanıtımı yapılmış organizasyonun. Videonun kendisi aşağıdadır...
2018 ve 2022 Dünya Kupası'nı düzenlemek için 11 ülke aday oldu. FIFA aday ülkelerden organizasyona ev sahipliği yapabilmesi için 40 bin kişinin üzerinde kapasiteli 11 stadyuma sahip olmasını şart koşuyor. Açılış ve final maçının oynması için ise en az 80 bin kişilik stadyumlara ihtiyaç var.
Söz konusu bu şart dikkate alındığında en şanslı ülke Birleşik Devletler. Özellikle son 2 gündür Amerikan gazetelerinde ve futbolla ilgili sitelerde altyapı açısından en şanslı ülkelerden birinin Amerika olduğu yazılıp çiziliyor. Yazılanları okuyunca hak vermiyor da değil insan. Birleşik Devletler'de şu anda 65 adet stadyumun kapasitesi 60 bin ve üzerinde. 20 stadyum ise 80 bin ya da üzerinde kapasiteye sahip. Kabul bu stadyumların tamamı Amerikan futbolu maçlarının oynandığı mekanlar olsa da normal futbol maçlarına da ev sahipliği yapabildiğini 1994 Dünya Kupası'nda gördük. Hâl böyle olunca Amerikalıları adaylık süreci söz konusu 70'in üzerindeki stadyumlardan en olurlarını seçip FIFA'ya bildirmesi gerekiyor. Bu da kolay bir iş değil. 55 farklı yerleşim birimindeki 70'in üzerindeki stadyumu incelemek ve karşılaştırmasını yapmak uzun bir süreç. Amerikalı yetkililer 2018 Dünya Kupası'nın Avrupa kıtasına gideceğini düşündüğünden 2022 Dünya Kupası için daha fazla şanslı olduklarına inanıyorlar ve çalışmalarını da buna göre yapıyorlar.
Muhtemelen FIFA'ya sunacakları raporda stadyum alt yapılarını ve kapasitelerini ön plana çıkaracaklar. Ki 1994 Dünya Kupası'nı 3 milyon 587 bin 538 kişi stadyumlardan takip etmiş bu da organizasyon tarihine bir rekor olarak geçmişti -Rekorun hâlâ kırılamadığını da belirtelim- Postu sonlandırırken meraklıları olur diye söz konusu stadyumların hangileri olduğunu da belirtelim dedik.
Sezon başında yazılan hikaye, kurulan senaryolar doğru çıktı ve Olympiakos, Panathinaikos, CSKA Moskova ve Barcelona son 10 yılın belki de en keyifli Euroleague Final 4'u için Berlin'de buluşacaklar. Hanbi kim kazanır hangisi alır deseler hiç bir tahminde bulunmamamızın mümkün olmadığı bir dörtlüyü izleyeceğiz. Bu sezon ligde ve kupada oynanan Olympiakos - Panathinaikos maçları genelde dengeli geçti. Final 4'daki eşleşmede de benzer bir maç olabilir mi? Büyük ihtimal.
Barcelona - CSKA Moskova maçı için ise hiçbir tahminde bulunmak mümkün değil. Yalnız Barcelona'nın futbol takımı gibi oynadığı bir dönem vardı eğer o zamanki basketbolun benzeri o maçta oynanırsa Katalanlar en büyük favori CSKA'yı eler.
Basketbol seyircisi açısından keyifli bir Final 4 olacağı kesin. Avrupa'nın en iyi 2 taraftar grubunu izleme şansını bulaacağınız berlin'de. PAO-Olympikaos maçı için salonda bulunan bütün görevliler şimdiden kolay gelsin demek gerekiyor.
Final 4'a kadar daha çok post yazraız konu hakkında. Ama bizim gönlümüzden geçen 1997'nin rövanşı olsun Olympiakos ile Barcelona karşılaşsın bu sefer de Katalanlar kazansın...
Fenerbahçe'nin PR işleri uğraşan departmanı tebrik etmek gerekiyor. Ay-Yıldız t-shirtli Aragones'in üstüne Dalian Atkinson'dan daha iyisi gidemezdi. Adam 14 yıl önce oynadığı kulübü ziyaret etmek için Galatasaray maçını seçmesi oldukça anlamlı. Tabi adam devamlı Fenerbahçe'yi takip ettiğinden olsa gerek! Galatasaray maçı öncesi bir gidip kulübü göreyim demiş olmalı. Neyse bu tür hareketlere alışık olduğumuzdan yadırgamakla yetiniyoruz. Resmi sitede İngiliz futbolcuyla çıkan haberin son paragrafının girişi ise ayrı bir güzel. "Bir forvet oyuncusu olan Dailan Robert Akinson 1995 ve 1996 yıllarında Fenerbahçe'de oynamış ve 24 lig maçında rakip ağlara 10 gol bırakmıştı." Bu nasıl bir betimlemedir takdir ettim yazan arkadaşı...
Muhtemelen bugün herkesin kenarından köşesinden geçeceği konulardan biridir Adriano'nun Rio'da yaptığı basın toplantısı. Arkadaşın Inter'de mutlu olmadığı belli. Belki de Milano'dan kaçmak için "bir ara" verdiğini açıkladı. Yaptığı açıklamalardan anlıyoruz ki onun için İtalya - Avrupa defteri kapandı. İtalya'da mutlu olmadığını açıkça belirtmiş basın toplantısında Brezilyalı. Futbola verdiği aradan geri dönüş yaparsa -ki madem kariyerini düşünecekmiş geriye dönüp yaptığı hataları da bir kenara yazar umarım- bu ülkesinde olacak besbelli. Avrupa & İtalya futbolundan bir Adriano da geçmiş oldu...