a-league etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
a-league etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mart 2011 Pazar

ne geri dönüş ama...


Yılın geri dönüşüne imza attı Brisbane Roar. Neden mi? Videoyu izleyin ve siz karar verin...

22 Mart 2010 Pazartesi

bu sefer sydney fc

A-League'de geçen yıllara göre uzun bir sezon geride kaldı. Sekiz takımlı lige iki takımın daha ilave olmasyla fikstür Mart ayı sonuna kadar sarktı. Normal sezon ve play-offların ardından beklendiği gibi, ligi ilk iki sırada tamamlayan Melbourne Victory ve Sydney FC finale yükseldi.
Normal sezonu ilk sırada tamamlayan Melbourne Victory, "Grand Final"a ev saipliği yapma hakkını da kazandı. Etihad Stadyumu'nda oynanan maç sonucunda lig tarihinde bir ilk de yaşandı. A-League'in beşinci yılı geride kalırken ilk kez bir takım penaltı atışları sonucunda şampiyon oldu.
Sydney FC  ile  Melbourne Victory'nin şampiyonluk sayısı da bu final maçının ardından eşitlendi. Her iki takımın da ikişer şampiyonluğu bulunuyor. İkisinin arasına ise Newcastle Jets girmiş durumda.
Ligin güney yarımküreye kurban giden fikstürü nedeniyle Melbourne ile Sydney FC, 2011 yılındaki Asya Şampiyonlar Ligi'nde mücadele edebilecek.
A-League'de sezonun sona ermesiyle birlikte dünya kupasına gidecek Avustralya kadrosunda yer almak isteyen futbolcular K-League ve J-league'in yolunu tutmaya başladı. Simon Colosimo, Güney Afrika aşkına soluğu K-League'de alırken Jason Culina da beş hafta boyunca eski takımı PSV ile antrenmanlara çıkacak...





9 Kasım 2009 Pazartesi

hedefi vurmak


Hyundai A-League'de haftasonu oynanan maçlardandı Melbourne Victory - Central Coast Mariners karşılaşması. Maçın en ilginç anı Victory'den Carlos Hernandez'in  Marinerslı John Hutchinson'ı top zannetmesiydi...

20 Nisan 2009 Pazartesi

+51

A-League gelecek sezondan itibaren 10 takımla oynanacak. Lige Gold Coast United ve North Queensland Fury'nin de katılmasıyla birlikte takvimde de büyük değişiklikler oldu. Örneğin 4 sezondur ağustosun sonunda başlayan lig, bu sezon 6 Ağustos'ta merhaba diyecek futbolseverlere.
Değişiklikler sadece ligin başlangıç tarihiyle sınırlı değil elbette. 21 haftalık normal sezon 27 haftaya çıkarken toplamda 51 maç daha fazla oynanacak. Takımların fikstür yoğunluğu artarken daha fazla maç izleme şansı bulacak futbolseverler bu işten kârlı çıkacak.
Değişikliklerden A-League'in final serisi de nasibini aldı. Bu sezona kadar 4 takımın katıldığı final serisi 6 takıma çıkarıldı. Bu normal sezonun ardından 7 maç oynanması anlamına geliyor.
Fikstürün ve maç sayısının artması Grand Final'ın da sarkmasına neden oldu. Önümüzdeki yıl A-League şampiyonunu belirleyecek final maçı 20 Mart'ta oynanacak.
Lige dair son not North Queensland Fury'nin lige katılmasıyla birlikte Queensland Roar da adını Brisbane Roar'a çevirdi.

15 Mart 2009 Pazar

fowler kangurular diyarında

Geçtiğimiz ayın haberlerindendi Robbie Fowler'ın Avustralya tercihi. İngiliz topçu A-League'in "expansion" takımlarından North Queensland ile 2 yıllığını anlaşmıştı. Bugün Townsville'de teknik direktör Ian Ferguson ile birlikte bir basın toplantısı yaptı Fowler. Henüz formaları belli olmadığından sadece topla poz verebildi.
Onun bir bakıma şanslı olduğunu söylemek mümkün. Ian Ferguson'un İskoç ve Rangers tecrübesi olmasından dolayı Fowler dertlerini anlatmak açısından sıkıntı çekmeyecektir. Bakalım vücudu A-League'in temposunu kaldırabilecek mi yoksa sakatlıklar nedeniyle pes edecek mi...

28 Şubat 2009 Cumartesi

topla gel usta!






A-League "Grand Final"i baştan sona gergin geçti. Bir ara Sasa Ognenovski ile Kevin Muscat fazla ateşlenmiş olmalılar ki bir türlü birbirlerinden ayrılamadılar. Onları ayırması gereken takım arkadaşları ise Ognenovski & Muscat ikilisine katılmayı tercih etti...

zafer "victory"nin

Futbol açısından ilginç bir haftasonunu yaşıyoruz. 3 farklı kıtada 3 farklı final maçı oynandı/oynanacak bu 48 saatlik dilimde. Önce Asya kıtasında J-League'de sezona 1 hafta kala Süper Kupa sahibini buldu. Kashima Antlers Gamba Osaka'yı 3-0 ile geçerek çifte kupanın sahibi oldu geride kalan sezonda. Ardında Avustralya'da Melbourne'de A-League'in "Grand Final"i oynandı. Ayrıntılara değineceğiz. Haftanın kapanışı ise Ada'da. Tottenham ile Manchester United Lig Kupası için mücadele edecekler. Asya doğan final günüşü Okyanusya'ya uğradıktan sonra Wembley'de batacak.
Melbourneluler için keyifli bir cumartesi akşamı geride kaldı. Southern Cross'ta indikten sonra ulaştıkları Telstra Dome'da Melbourne Victory'nin 2 yıl aradan sonra 2. şampiyonluğuu kutladı 55 bin 273 kişi.
Allah için Avustralya Futbol Federasyonu güzel bir organizasyon hazırlmaıştı "ver çoşkuyu" cinsinden. Maç öncesinde Başbakan Kevin Ruud bile bir konulma yaptı. Ülkedeki haftasonun en büyük spor etkinliğine ilgi iyi çekilmişti. Tribünler muazzamdı. Zaten Melbourne taraftarını ayrı bir yere koymak lazım. Futbolu iyi biliyorlar, sahayı ve futbolcuları da etkileyebiliyorlar. En azından bizim bilgisayar başında seyrettiğimiz kadarıyla gördüğümüz bu. Neyse biz maça geçelim. İki yıl öncesinden bahsetmiştik hafta başındaki "preview" yazısında. İki yıl önceki finale benzer bir maç oldu bazı açılardan. Kazanan yine Melbourne'du. Adelaide maçı yine 11 kişi tamamlayamadı 2 yıl öncesinde olduğu gibi. Ernie Merrick kazanılan 11 bozulmaz kuralına uymuş, ay başında oynanan ve 4-0 kazanılan maçın 11'i ile sahaya çıkmıştı. Aurelio Vidmar ise 4-0'lık maçtaki 11'den Alemao ve Cassio yerine Salley ve Barbiero'yu tercih etmişti. Aslında bu 11 önceki hafta oynanan Quennsland karşısında maça başlamıştı oldukça da iyi bir performans göstermişti.
Maçın nasıl geçeceğini anlayacağımız dakikalara gelemeden maçın tüm kurgusunu değiştiecek bir karar geldi hakem Matthew Breeze'den. Daha doğrusu onu uyaran yardımcısından. Adelaidelı Cristiano ile Melbournelu Rodrigo Vargas kafayı çıkmış yere inerken Vargas'ın kafası kanlar içinde kalmıştı. Bu hareket sonucunda da Cristiano daha 10. dakikada kırmızı ile oyundan atıldı. Poziyonun tekrarını izleyince Vargas'ın kafasının kanaması bir talihsizlik ama Cristiano'nun pek de fazla suçu yokmuş diye gördük. Yani Vargas'ın kafasının yarılmasına kurban gitti Brezilyalı. Bu kırmızı maçı izleyen herkesin aklına 2 yıl önceki finali getirdi. O finalde de Ross Aloisi 2. sarı karttan ilk yarının ortasında oyun dişi kalmıştı. Tabi daha 10. dakikada Adeilade 10 kişi kalınca maç bitti dedim kendi kendime. Vidmar'ın bir nevi deplasmanda oynadıkları final maçında oyunu 80/ belki de 110 dakika tutmalarının pek ihtimali yoktu.
Gerçi yanıldım Adelaide oyunu 60. dakikaya kadar tutumayı başardı. 60'da ise Tom Pondeljak'ın ceza sahasının dışından mükemmel plasesi ile Eugene Galekovic'ı izledik. Ki tam oyun Victory'e iyice döndü diyecek olduk, 65'te Danny Allsopp gereksiz bir kırmızı ile oyunun tekrar dengeye gelmesini -en azından sahadaki futbolcu sayısı açısından- sağladı. Fakat Adelaide geride kalan 55 dakika boyunca sarf ettiği enerjiden dolayı oyundan düştü. Bunun sonucunda da Aloisi oyuna gidese de hücum yollarında beklediğimiz etkinliği bir türlü gösteremedi.
90 dakika tamamladığında Victory A-League tarihinde 2. kez şampiyon olan ilk takım unvanını da ele geçiriyordu. Ernie Merrick de A-League tarihinin en başarılı teknik adamı olarak Avustralya futbol atrihinde kendine bir yer bulmuştur. Adelaide United için üzücü bir sezon oldu. Hem Asya Şampiyonlar Ligi'nde hem de A-League'de final oynamayı başardılar. Fakat her iki finalden de mağlup ayrılarak sezonu kupasız kapadılar. Üstelik Asya Şampiyonlar Ligi'e ancak 2010'da katılabilecekler.
Yeri gelmişken Avustralya'da fikstürün azizliğinden de bahsetmek gerekiyor. Grand Final'a yükselen takımlar Asya Şampiyonlar Ligi'nde ancak bir ertesi yıl mücadele edebiliyor. Lig şubat ayında sona erdiği kupa da Mart'ta başaldığı için böyle tuhaf bir uygulama söz konusu. Örneğin bu yıl geçtiğimiz yılın şampiyonu ama bu sezonun lig sonuncusu Newcastle Jets ile Central Coast Mariners, Asya Şampiyonlar Ligi'ndeki A-League temsilcileri olacak.

MELBOURNE 1 ADELAIDE UNITED 0
SCORER: Pondeljak (60)
LINE-UPS — MELBOURNE: Michael Theoklitos, Matthew Kemp, Kevin Muscat (c), Rodrigo Vargas, Sebastian Ryall, Carlos Hernandez, Billy Celeski, Nick Ward (Evan Berger 56', Jose Luis Lopez 89'), Tom Pondeljak (Grant Brebner 83'), Archie Thompson, Danny Allsopp (red card 65'). Subs not used: Mitchell Langerak (gk), Ney Fabiano.
ADELAIDE UNITED: Eugene Galekovic, Scott Jamieson (Cassio 73'), Robert Cornthwaite, Sasa Ognenovski, Daniel Mullen, Jonas Salley, Fabian Barbiero, Paul Reid, Lucas Pantelis (Paul Agostino 63'), Travis Dodd (c), Cristiano (red card 10'). Subs not used: Mark Birghitti (gk), Rostyn Griffiths, Michael Marrone.
YELLOW CARDS — ADELAIDE UNITED: Ognenovski (37), Jamieson (56), Barbiero (64), Cornthwaite (81), Dodd (90).
RED CARD
— Cristiano (10)

22 Şubat 2009 Pazar

bir kere daha melbourne - adelaide finali!

Sanki bir dejavu ile karşı karşıyayız. İki yıl önceki gibi takımlar aynı, bu iki takıma ev sahipliği yapacak mekan da aynı. 18 Şubat 2007'de A-League'in 2. sezonunu oynarken finalin adı Melbourne Victory ile Adelaide United'tı. Telstra Home'da oynanan maçta Victory, United'ı dağıtmış yarım düzine gol atarak A-League şampiyonluğunu kazanmıştı. Önümüzdeki hafta pazar günü yine Telstra Home'da Melbourne Victory ile Adelaide United 2008-2009 şampiyonunu belirleyecek "Grand Final"da karşılaşacak. Gerçi her iki takımın kadrosunda da önemli değişiklikler oldu o günden bu yana. Temsil misal Adelaide United'ın başında o finalde John Kosmina bulunuyordu. Bugün ise 2 yıl öncesinin yardımcı antrenörü Aurelio Vidmar var takımın başında. İki yıl önce final oynayan kadrodan ise sadece kaptan Travis Todd duruyor. Melbourne'de United kadar olmasa da değişiklikler söz konusu. 2 yıl öncesinin yedek kalecisi Eugene Galekovic bugün Adelaide kalesini koruyor. Teknik direktör Ernie Merrick hâlâ takımın başında. Michael Theoklitos, Kevin Muscat, Danny Allsopp, Archie Thompson, Rodrigo Vargas ve Grant Brebner da Merrick gibi final oynayan ve şampiyon olan kadrodan 11'de muhafaza edilen isimler. 2 yıl öncesinden bugüne en büyük fark Melbourne Victory'in açık ara favori ilan edilmesi. Bunda istatistiklerin rolü de büyük. Bu yıl normal sezonda ve playofflarda oynanan 5 maçın tümümü kazanan Victory. Üstelik bu ay içerisinde playofflarda oynanan maçları 2-0 ve 4-0'lık sonuçlarla aldı Melbourne. Açık ara üstünlük söz konusu. Adelaide'ın Melbourne karşısında aldığı son galibiyet ise sezon öncesi düzenenlen hazırlık kupasındaki 2-1'lik maç.
Tabi bir de 2 yıl öncesinin hatırlanması söz konusu ister istemez. Adelaide için yoğun bir sezon geride kalmak üzere. Asya Şampiyonlar Ligi'nde kimsenin beklemediğini başardılar ve finale kadar yükseldiler. Asya'da gösterdikleri performasın acısı normal sezonun sonuna doğru çıkmaya başlamıştı. Sakatlıklar, form düşüklükleri Aurelio Vidmar'ın elini kolunu bağlamıştı. Bir de takımdan ayrılan ve ayrılacaklarını açıklayan futbolcular da sorun yarattı. A-League'in en iyi stoperi Sasa Ognenovski'nin takımdan ayrılmasına ve K-League'e gitmesine önce izin verilmedi. Ognenovski'nin sert çıkması üzerine geri adım atmak zorunda kaldı Adelaide yönetimi ve Seongnam Ilhwa Chunma ile anlaşmasına izin verdi. Bu tip sorunların Melbourne maçları dönemine gelmesi ayrı bir talihsizlikti onlar için.
Queensland Roar karşısında oynanan futbol Vidmar'ı biraz rahatlatmış olsa da 10 gün içerisinde 6 gol yenen bir rakiple onun sahasında oynamak hiç de kolay değil. Aurelio Vidmar'ın elinde tarihi değiştirebilme şansı bulunuyor. Bunu başarmak için önünde 1 haftalık uzun bir dönem var. Sasa Ognenovski, A-League'e bir şampiyonluk kupası ile veda etmek isteyecektir. Makedon stoperin takımın lideri olduğunu düşünürsek bu belki de Vidmar'ın en önemli kozu olacaktır. Cassio sol kanat bindirmelerini yapabilir Travis Dodd da son vuruşlardaki etkinliğini gösterirse çoğu Victory taraftarı 55 bin kişilik bir kalabalık önünde sürpriz yapabilir.
Melbourne Victory -Adelaide United
Hyundai A-League Final
28 Şubat 2009, 19.30 AU (10.30 TR)
Telstra Home
FoxSports

17 Şubat 2009 Salı

telstra dome'da kim oynayacak?

Tuhaf bir tartışma var bu aralar Avustralya Futbolu Federasyonu (AFL) ile A-League arasında. Tartışmanın nedeni de resimlerini gördüğünüz Melbourne'deki Telstra Dome. Avustralya spor takviminde 28 Şubat için iki spor etkinliği yazıyor. Bunlardan biri A-League "Büyük" Finali, diğeri ise NAB Cup'taki Collingwood - Richmond karşılaşması. Ne tesadüf ki her iki maç da Telstra Dome'da oynanacak. Tabi oynanmayacak ama takvimde oynanacak mekan olarak aynı yer görünüyor. Bu durumda her iki taraf da "ben oynayacağım, hayır ben oynayacağım tartışması içerisinde". AFL CEO'su Andrew Demetriou NAB Cup fikstürünün ekim ayında belli olduğunu bu nedenle de Telstra Dome'un kullanım haklarının kendilerinde olduğuna inanıyor. Tabi işin bir de Ben Cousions yönü var. Söz konusu arkadaş Avustralya Futbolu tarihinin en başarılı ismi. Lâkin saha içerisinde başarılı işler yapan Cousions saha dışında başta uyuşturucu olmak üzere birçok belaya karıştığı için 2007'den beri cezalıydı. Cezası bu yıl biten Ben Cousions'ın Richmond forması ile sahalara geri dönüş maçı çok fazla ilgi çekecektir doğal olarak. AFL de bu fırsatı kaçırmak istemediğinden Telstra Dome'da diretiyor.

A-League cephesinden ise Büyük Final'in Melbourne'de oynanacağı belliydi. Lig yönetiminin tercihi Melbourne Cricket Ground idi. Fakat MCG'nin o tarihte kullanılmaya müsait olmadığının söylenmesi işleri içinden çıkılmaz bir hale getirdi. Olaya bir çözüm bulmak isteye Telstra Dome'un İletişim Direktörü Bill Lane ise NAB Cup maçının pazartesi ya da perşembe akşamı oynanabileceğini, konuyla ilgili bir çözüm için uğraştıklarını söyledi. Olay bir stadyumun paylaşımı kadar iki federasyon arasındaki güç savaşını da kapsadığı için kolay kolay çözüm bulunmayacak gibi. Bu noktada da Bill Lane'in canı çıkacak gibi görünüyor.

Son Not: Telstra Dome yetkileri stadyumun A-League "Büyük Finaline" ev sahipliği yapacağını açıkladılar...

12 Şubat 2009 Perşembe

eve dönüş hazırlıkları

2001 yılından beri uzak diyarlarda Scott Chipperfield. Emeklilik yaşının yaklaşması ile birlikte 8 yıldır forma giydiği Basel'den ayrılma kararı almış Avustralyalı. Bir son dakika sürprizi olmazsa gelecek sezon, A-League'in "expansion" takımlarından North Queensland forması giyecek Chipperfield. Takım arkadaşlarından biri de sağlam kalmayı başarırsa Robby Fowler olacak 33 yaşındaki defans oyuncusunun.

27 Ocak 2009 Salı

tuhaf bir final serisi

Hyundai A-League'de normal sezon sona erdi. Geçtiğimiz sezonun şampiyonu Newcastle Jets'in sonuncu, transfer sezonunun gözde ekibi Sydney FC'nin ilk dördün dışında kaldığı normal sezon sonunda Melbourne Victory, Adelaide United, Queensland Roar ve Central Coast Mariners şampiyonluk için mücadele edecek. Tabi tuhaf bir final-playoff serisi söz konusu A-League'de. Düşünen arkadaşı tebrik etmek lazım. Normal bir playoff serisinde 1. ile 4., 2. ile de 3. karşılaşır. Fakat A-League'de 1. ile 2., 3. ile 4. iki maçlı eleminasyon sistemi ile karşılaşıyor. Major semi final adı verilen 1. ile 2.'nin mücadelesinden üstünlük sağlayan takım "Grand Final"a yükseliyor. Kaybeden ise sezon bitti diye üzülmüyor. Çünkü 3. ile 4.'nün Minor semi final adı verilen mücadelesinden galip ayrılan taraf ile Major finalin kaybeden tarafı Grand final'a çıkmak için mücadele ediyor. Bu tek maç üzerinden oynanan Preliminary final ise Major final'ı kaybedinin sahasında oynanıyor. İşin özetini yapmak gerekirse 3. ile 4. arasında kazanan olsanız bile finale çıkmanız için deplasmanda 1. ile 2.'nin mücadelesinin kaybedenini ile deplasmanda yenmeniz gerekiyor. Garip ve yorucu bir sistem A-League'in ki. Tamam bu işten taraftar ve futbol seyircisi kazançlı çıkıyor. Ama bu kadar ilginç bir sistem de zor bulunur...

13 Ocak 2009 Salı

cavcav'ın son gözdesi

Avustralya basınında son birkaç gündür Gençlerbirliği'nin Hyundai A-League'in gol kralı Shane Smeltz'i transfer etmek istediği yazılıp, çiziliyor. Bu sezon oynadığı Wellington Phoenix formasıyla 19 maçta 12 gol attı Yeni Zelandalı forvet. Ki takımın attığı toplam gol sayısı 22. Phoenix'in gollerinin yarısındna fazlası Smeltz'e ait. Zaten son iki sezonda da 36 maçta 21 gol atmış. Gol istatistikleri fena değil. Çok kolay adam geçebiliyor, bitirici vuruşlarda da fena değil standartın üstünde demek mümkün. Üstelik alt liglerde de olsa 3 yıllık bir Ada tecrübesi de mevcut. Hani Avrupa'da görmüş bir adam, transfer edilmesi akıllıca olur. Avustralya basınında transfer haberlerinin çıkmasıyla birlikte ligin yeni takımı Gold Coast United'ın da tepesi attı. Ligin "expansion"ı bu sezon sonundan geçerli olmak üzere Shane Smeltz'e 3 yıllık sözleşme imzalattırdı. Yani anlayacağımız Smeltz'in önümüzdeki 3 yıl nerede oynayacağı belli. Belli de belli olmasına Avrupa'da bir kulüpten, üstelik de bünyesinde 3 tane de Okyanusyalı bulunduran bir kulüpten teklif gelince Smeltz'in kafası karışabilir. United Başkanı Clive Palmer bu durumdan korkmuş olmalı ki "Kim takar Türkleri, o bizim sözleşmeli oyuncumuz" türünde bir laf etmiş. Palmer'a göre zaten Shane de yapılan teklifle ilgilenmiyormuş. -Açıklamayı yapan adamın Queensland'in en zengini olması da ilginç bir not.- Bu transfer ile ilgili ne Smeltz'den ne de Gençlerbirliği'nden bir ses yok. Hani doğru da değil mi onu da bilmiyoruz. Yalnız görünen o, İlhan Cavcav çok fena sarmış bu Okyanusyalı oyunculara. Keşke biraz daha erken düşünseydi de Premier League ya da Serie A'ya gidenlerden birkaç tanesini getirseydi bizim memlekete.

11 Ocak 2009 Pazar

saša ognenovski

Hyundai A-League''deki en iyi defans oyuncusu desek yanlış olmaz Saša Ognenovski için. Hatta sergilediği performans ile Makedonya'da yılın futbolcusu sıralamasında Laziolu Pandev'in arkasından 2. sırada yer aldı. Ki Melbourne doğumlu futbolcu, sadece etnik anlamda Makedonya ile bağlantılı. Bir de yaz tatillerini Makedonya'da geçiriyor Adelaide Unitedlı futbolcu. Bunun dışında ne Makedon Milli Takımı forması giydi ne de Makedonya'da herhangi bir takımda. Adelaide United'ın başarısında defans hattında onun olmasının etkisinin büyük olduğu söyleniyor. İyi bir sezon geçiren her futbolcu gibi Saša Ognenovski de iyi bir sözleşmeye imza atmak istedi. Her ne kadar Avustralya kulübü onu bırakmak istemese de Ognenovski, geçtiğimiz hafta içerisinde Güney Kore'nin Seongnan Ilhwa takımıyla 2 yıllık sözleşme imzaladı. Aslında Şenol Güneş'in takımı FC Seoul da onu çok istiyordu. Fakat 2 yıl için önerilen 710 bin dolar Saša Ognenovski için ikna ediciydi. Koreliler, Avustralyalı futbolcu için 250 bin dolar da bonservis bedeli ödeyecek. Adelaide United ise son 6 ayda 3. önemli oyuncusunu kaybetti. Bruce Djite ve Nathan Burns'ü Avrupa kulüplerine satmak zorunda kalmıştı Asya Şampiyonlar Ligi finalisti. Saša Ognenovski'nin gitmemesi için de ellerinden geleni yaptılar. İlk başta 1 milyon dolar olarak açıkladıkları bonservisi futbolcunun gösterdiği tepki karşısında 250 bin dolara indirmek ve onun takımdan ayrılmasına izin vermek zorunda kaldılar. Saša Ognenovski, Güney Kore'ye transferi ile birlikte daha fazla ilgi çekeceğini böylece milli takımda yer bulabileceğini düşünüyor. Ama milli takımı Avustralya mı yoksa Makedonya mı olur onu zaman gösterecek. 30 yaşına gelmiş Asya kıtasının en iyi defans oyuncularından birinin kariyerini 2/3'ünü geride bırakmasına karşın milli takım forması giyememesi de ilginç bir nokta.

10 Ocak 2009 Cumartesi

tablo gibi anlar

Central Coast Mariners - Queensland Roar, Hyundai A-League, Bluetongue Stadyumu, Gosford
Fotoğraf: Cameron Spencer/Getty Images

21 Aralık 2008 Pazar

a-league'de bahis skandalı hadisesi

Avustralya futbol basınının bugünlerde iki gündemi var; bir tanesi Sydney FC'nin felaket performansı (en son evlerinde Perth Glory'e 4-1 yenildiler), diğeri de 3 topçunun -ki hepsinin Ada tecrübesi bulunuyor- bahis oynadıklarının ortaya çıkması. Melbourne Victory'den Kevin Muscat ve Grant Brebner ile Queensland kaptanı Craig Moore'un A-League maçları da dahil olmak üzere çeşitli maçlara bahis oynadıkları tespit edildi. Tespiti yapan bahis şirketi Betfair durumu Avustralya Futbol Federasyonu'na bildiriyor. Futbol Federasyonu da bu durum karşısında oldukça iyi niyetli olsa gerek, Muscat'a 5 bin, Moore'a da 1000 Avustralya doları ceza veriyor. İskoç futbolcu Brebner'ın cezası ise kendi takımının maçına bahis oynadığı için 2 maç. Gerçi Brebner'ın bahis alışkanlığı Ada günlerinden biliniyor. İskoç futbolcunun 2004 yılının başlarında bu alışkanlığından kurtulmak için kliniğe yatmışlığı bile var. Yaşanılanların ardından Melbourne Victory, olaylardan dolayı hayal kırıklığına uğradıklarını fakat futbolcularının arkasında olduklarını söyledi. Bir tavır belirlemeleri açısından Victory'i takdir etmek gerek. Lâkin her 3 futbolcuya da az ceza verildiğini düşünüyorum. Ki Gökdeniz olayı gerçekleştiğinde söz konusu cezanın -10 ay sahalardan uzak kalmıştı- az olduğunu düşünmüştüm. Ki Avustralya Futbol Federasyonu'nun kararına bakınca "biz yine iyi vermişiz o kadar ay cezayı" demek gerekiyor galiba...

10 Aralık 2008 Çarşamba

Ruslar her yerde...

Bu dünyanın neresine giderseniz karşılaşacağınız iki millet vardır herhalde; biri biz Türkler, diğeri de Ruslar. Hele son zamanlarda adamların milyarderleri artınca daha sık haberler okumaya başladık Ruslar hakkında. En son St. Petersburg'un en zengin 2. insanı olan -The Finance dergisine göre- David Traktovenko; "param var ne yapayım, bir kulüp satın alayım" demiş ve Avustralya'nın yolunu tutmuş. Gerçi hani Traktevenko'ya haksızlık etmeyelim adam 2006 yılında Gazprom'a satana kadar Zenith St. Petersburg'un sahibiymiş. Futboldan ancak iki yıl uzak kalabilmiş Traktovenko. Avrupa ve Rus kulüpleri yerine daha ufak bütçelerle iş yapabileceği Hyundai A-League'e girmeye karar vermiş. Ligin en zengin ve gösterişli takımı Sydney FC'yi Avustralyalı Paul Ramsey ile birlikte satın aldı David Traktovenko. Kendisi St. Petersburg'da yaşıyor ama Sydney'in en gözde mekanlarından Mosmon'da da deniz kenarında evi var. Sydney FC'nin satışı ile birlikte Avustralya Futbol Federasyonu Bşaknı ve ülkenin en zengin ikinci adamı Frank Lowy'nin aile vakfı sayesinde kulübün yüzde 74'üne sahip olduğunu da öğrendik. -Şimdi bu işin Türkiye'de olduğunu bir düşünsenize; TFF Başkanı bir futbol kulübünün çoğunluk hissedarı olsa kızılca kıyamet kopar, her maç sonrası o takımın maçı ile ilgili binlerce rivayet çıkardı- Lowy'nin kulübü David Traktovenko ile birlikte sattığı Paul Ramsey de Okyanusya'nın en zengin 17. insanı. 72 Hastanenin yönetimini üstlenen bir şirketi var. Ayrıca bünyesinde 13 televizyon kanalı bulunan "Prime" adlı bir şirketin de sahibi. Servetinin de 650 milyon dolar civarında olduğu söyleniyor. İki tane zengin adamın yüzde 74'üne sahip olan Sydney FC'nin sırtı yere gelmez diyeceğiz ama oralarda da "salary cap (ücrete tavanı)" diye bir olay var. Muhtemelen takıma Rus veteran futbolcular katılacaktır, Rusya ve Avrupa turları düzenlenecektir. Başka neler olacaktır göreceğiz. Bu satın alma ile birlikte "Without a Case" Anthony La Paglia'nın da kulüple bir ilişkisi kalmadı. - hisselerini elinden çıkarmış kendisi- Hyundai A-League için bereketli bir hafta oluyor. Çocukluğumuzdaki "yerli malı haftası" misali onlarda da "yabancı yatırımcılar haftası" olmalı ki İngiliz Kevin McCabe de Central Coast Mariners'tan hisse almış. Kendisi Sheffield United, Ferencvaros ve Çin kulübü Chengdu Blades'in sahibi. Anladığımız McCabe'in hobisi her kıtadan bir kulüp satın almak. Mevzu Çinlilerden açılmışken onlar da "bizde bizde" demişler ve lige 2010 yılında katılmayı uman South Coast FC'ye talip olmuşlar. Yakın zamanda Hyundai A-League'de farklı kıtalardan kulüp sahipleri görmeye devam edersek şaşırmamak gerek.

30 Kasım 2008 Pazar

fred

Madem konuyu Avustralya futbolundan açtık, ondan devam edelim. Geçtiğimiz yıl, Sydney'de yaşayan ve A-League'i takip eden bir arkadaşa sormuştum Melbourne Victory'nin bir önceki sezon ezerek şampiyon olurken neden ertesinde playoff bile yapamadığını. O da bana olayın Brezilyalı ortasaha oyuncusu Fred'de bittiğini söylemişti. Fred şampiyon olunan sezon sonrası yeni sözleşme için Victory ile anlaşamayınca MLS'in yolu tutmuş, D.C. United ile anlaşmıştı. Tabi onun ayrılışı takıma kötü şekilde yansıdı. Ve szon iğrebç geçti Victory için.
Melbourne Victory felaket geçen bir sezonun ardından bu yıl toparlanmıiş gibi. Normal sezonu ya lider kapatacaklar ya da ikinci. Orası kesin gibi. Victory ve Adelaide'ın yanı sıra ligin tek Yeni Zelandalı'sı Wellington Phoenix de iyi bir sezon geçiren takımlardan. Phoenix tarihinde ilk defa üç maç üstüste kazandı. Ligi ilk üç içerisinde bitirme ihtimali var. Muhtemelen de playoff'a kalacaklar. Söz konusu takımın 2007'de kurulduğunu ve ligde de ikinci sezonunu geçirdiklerini hatırlatmakta fayda var. Phoenix geçtiğimiz haftalarda akıllıca bir iş yaptı ve Victory'nin şampiyonluğunda büyük paya sahip olan Fred'i ilk etapta 6 maçlığına kiraladı. Playoff'a kalmaları halinde Brezilyalı forma giymeye devam edecek. Phoenix'in kazandığı son üç maçın ikisinde Fred sahadaydı. Üstelik son maçlarında, lider Melbourne Victory'i yenerken galibiyeti getiren golün asisti de ondan geldi. Victory ve Fred bahsini açmışken Brezilyalı'nın geri dönüşü konusunda Melbourne'un geveze teknik direktörü Ernie Merrick'in yorumu da oldukça ilginçti. Merrick iki sezon önce kazanılan şampiyonlukta Fred'i çok fazla fazla el üstünde tuttuklarını, bunun gereksiz olduğunu söyledi. Tabi şampiyonluktan sonraki berbat sezonu izah edemiyor Ernie Merrick, orası ayrı. Şimdilerde takım lider, playoff garanti olunca böyle bol keseden atmak kolay.
Fredli Wellington Phoenix'in yılın sürprizi olabilme ihtimali yüksek. Zaten geçtiğimiz sezon şampiyon Victory normal sezonda sürünüyordu bu yıl da Newcastle Jets. Son şampiyon açık ara son sırada playoff şansı da yok denecek kadar az. Bunun nedenleriyle ilgili de bir post yazarız elbet.