wimbledon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
wimbledon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Nisan 2012 Çarşamba

Wimbledon'da Bu Yılki Para Ödülleri


Wimbledon'da bu yıl ilk turlarda elenen tenisçiler geçen senelere göre daha fazla para kazanacak...

1 Temmuz 2009 Çarşamba

wimbledon'da havuz keyfi

Resimdeki arkadaş dünya üzerindeki en şanslı tenisseverlerden biri olsa gerek. Hem Wimbledon'ın hemen dışında merkez kortta oynanan Serena Williams - Victoria Azarenka çeyrek final maçını seyret hem de havuz başında serinleme keyfini yaşa. Bir kenara not etmek gerek; Wimbledon'a gidilecek, havuz başında tenis izleme maçı keyfi yaşanacak...

Fotoğraf: CARL DE SOUZA/AFP/Getty Images

24 Haziran 2009 Çarşamba

wimbledon para basıyor

İngiltere ekonomisi son 12 yılın en yüksek işsizlik rakamına ulaşmış, ekonomi neredeyse dip seviyesinde olabilir. Fakat bu durum Wimbledon'ın para basmasını engellemiyor. Pazartesi günü başlayan turnuva bir rekor ile açıldı. Wimbledon tarihinde açılış günü bilet satışında turnuva rekoru kırıldı. Pazartesi günü satılan 42 bin 811 bilet, açılış günü en fazla bilet satılan yıl olan 2001'den 3 bin 500 bin bilet daha fazla satılarak geride bıraktı. 14 bin kişi bilet satın aldı. Bu da geçtiğimiz yıla göre 1600'lük bir artışı gösteriyor.
All England Club için sadece açılış günü bilet satışlarından gelmedi olumlu haberler. Merkez korttaki 2 bin 500 koltuğun önümüzdeki 5 yıllık kombine satışlarında da yüzler güldü. Her koltuk için ödenen meblağ dudak uçuklatacak cinsten. 45 bin 600 doları gözden çıkaran 2 bin 500 tenissever 97 milyon 800 bin dolarlık bir gelir getirdi All England Club'a.

23 Haziran 2009 Salı

laura robson denilen kız

Wimbledon başladı başlamasına fakat biz sadece İnternet üzerinden takip etmekle yetinebiliyoruz. Spor kanallarının ve bilimumum özel televizyonların olduğu bir ülkede dünyanın en önemli çim kort turnuvasını -aynı zamanda çim kortta oynanan tek grand slam- kablo tv ya da Digiturk üzerinden seyredememek galip geliyor insana. D Spor'a konulmuş maçlar iyi hoş da illa ki D-Smartla mı olması gerekiyor izleyebilmemiz için maçları. Tabi bir ihtimal turlar geçilip çeyrek finali gördüğümüzde CNN Turk geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi yayınlar. -Ki yayınlarsa umarım Barış Kuyucu'nun anlatımıyla ekranlarımız şenlenmez. Her spor dalının özel bir spikerliği var, kabul edelim Barış Kuyucu da tenis anlatmayı bilmiyor, beceremiyor-
İlk gün geride kaldığında herkesin konuştuğu tek isim vardı: Laura Robson. Turnuvaya Wild Card ile katılan 15 yaşındaki tenisçi kariyerinin ilk Grand Slam turnuvası maçında tecrübeli Daniela Hantuchova'yı perişan etti. Çift hataları biraz daha az sayıda olsa ve kritik puanları alabilse Wimbledon tarihinin en büyük sürprizlerinden birine imza atabilecekti. Gerçi ilk turnuva maçında oynadığı ilk seti alması da önemli bir başarı genç kızın.
Laura Robson aslen Avustralyalı. Melbourne'de doğduktan 18 ay sonra ailesi Singapur'a yerleşiyor. 6 yaşındayken de İngiltere'ye göçüyorlar. Laura henüz geçtiğimiz yılın başında İngiltere vatandaşlığına geçti.
Robson'ın tenis kariyeri de çok yeni. İlk turnuvasını Mayıs 2007'de oynadı. Profesyonel olarak ise oynadığı ilk WTA turnuvasının tarihi ise Kasım 2008. Hantuchova karşısında da gördüğümüz gibi çok sağlam servisleri var. Zaten maç boyunca attığı 10 aces de oyununun en kuvetli yönünün bir göstergesi. Üstelik onun henüz 15 yaşında olduğunu da hatırlatmakta fayda var. Dünya sıralamasında 448. sırada olduğunu da belirtmekte fayda var Robson'ın.
Pat Cash, Simon Reed ve Samantha Smith onun çok özel bir yetenek olduğunu söylüyorlar. Özellikle Smith, Laura Robson'ın herhangi bir zayıf yönünün olmadığını belirtiyor. Profesyonel kariyeri 7 aylık bir sporcu için bundan harika övgüler olamaz.
İngiliz tenisseverlerin gözü aydın. Görünen o ki dişi Andy Murray'lerini buldular..

22 Nisan 2009 Çarşamba

wimbledon'da gece mesaisi

Televizyon karşısında Wimbledon'da bir maç izlerken en uyuz olduğum şeydi yağmur yağar hayda kort kapanır o yağmur duracak da maç başlayacak bekle babam bekle. Tabi söz konusu ülke İngiltere olunca o yağmurun saatlerce sürdüğü ve maçların ertesi güne kaldığı oluyordu. Dün itibariyle müjdeli bir haber düştü ajanslara. Bundan böyle artık ne yağmur ne de karanlık Merkez Korttaki maçları engelleyemeyecekmiş.
2 yıldır süren çalışmalar tamamlanmış ve Merkez Kort'ûn üstünü artık kapanabiliyormuş. Bu yıl 22 Haziran'da başlayacak turnuvada da Merkez Kort'un yeni ışıklandırma ve çatı sistemi kullanılacakmış. Çatının kapanması 8 ile 10 dakikalık bir süreyi alıyormuş. Maçların hakemleri hava koşullarını göz önüne alarak çatının kapanması yönünde kara verebilecekler. Bu arada bu yeni sistem ile birlikte yapılan ışıklandırma çalışmalarıyla da maçlar gece 12'ye kadar oynanabilecek. -Bu konuda Amerika ve Avustralya Açık üzerine tanımam sabah 4'te biten maçları düşününce-