Florentino Perez'in teknik direktör adayları arasında olunca Jose Mourinho Inter de işini şansa bırakmak istemedi ve Portekizli ile olan sözleşmesini 2012'ye kadar uzattı tabi bayağı bonkör davranarak. Sözleşme sonrasında Portekizlinin kazancı 46 milyon £'i buluyor. En azından Times öyle diyor. Sezon başına 1 milyon 300 bin £'i geçen bir artışla 15 milyon 400 bin £ kazanarak dünyada en çok kazanan teknik direktör olma unvanını da sürdürecek Jose Mourinho.26 Mayıs 2009 Salı
florentino perez sağolsun
Florentino Perez'in teknik direktör adayları arasında olunca Jose Mourinho Inter de işini şansa bırakmak istemedi ve Portekizli ile olan sözleşmesini 2012'ye kadar uzattı tabi bayağı bonkör davranarak. Sözleşme sonrasında Portekizlinin kazancı 46 milyon £'i buluyor. En azından Times öyle diyor. Sezon başına 1 milyon 300 bin £'i geçen bir artışla 15 milyon 400 bin £ kazanarak dünyada en çok kazanan teknik direktör olma unvanını da sürdürecek Jose Mourinho.130'dan 4000'e...
130 €'dan satışa çıkan biletler 2 hafta öncesine kadar Internette 480 €'ya satılıyordu. Finale 2 gün kala neredeyse 25 katına çıkmış biletin fiyatı. En azından elindeki bileti satmaya çalışan "akıllı vatandaş"ın istediği fiyat bu. Muhtemelen bileti olmayan ama Roma'ya gelen 5 bin kişiden biri verir bu parayı.
Bu arada Roma Belediyesi de kazasız belasız bir final geçirmek istediklerinden olsa gerek bu gece saat 01.00'den perşembe sabahı 06.00'ya kadar alkol satışını durdurmuş. Gerçi içki bulmak isteyen adam ne yapar ne eder bulur...
Etiketler:
ecnebi,
futbol,
şampiyonlar ligi
25 Mayıs 2009 Pazartesi
turlayanlar...
Haftasonunun şampiyonluk sevinci yaşayanlar listesi oldukça kabarık. Asya'dan Avrupa'ya çok sayıda ligde son hafta heyecanları ve şampiyonluk kutlamaları yaşandı. Kutlamaların en keyifli olanından başlamakta fayda var. Belçika'da Standart Liege, 1-1'in rövanşında Anderlecht'i Axel Witsel'in 40'ta attığı penaltı golüule yenerek tarihindeki 10 şampiyonluğa ulaştı.
Standart Liege aynı zamanda 1981-82 ve 82-83 sezonundan bu yana da ilk kez üstüste ikinci kez şampiyonluk sevincini yaşadı. İşin ilginci o sezonlarda da şampiyonluk yarışı Anderlecht ile geçmiş, Brüksel ekibi tıpkı bu sezon olduğu gibi ikinci sırada yer almıştı. Liege'in bu şampiyonluğunda en büyük pay tabii ki Sinan Bolat'ın. Genç kaleci geçen haftaki Gent maçında son dakika penaltısını kurtarmasa şampiyonluk kupasının sahibi Anderlecht olacaktı.
Belçika ile birlikte İsviçre ve Danimarka'da da şampiyonlar belli oldu. İsviçre'de Zürih, Basel'in 4 puan önünde tarihindeki 13. şampiyonluk sevincini yaşadı. Son 4 sezonda ise 3. kez şampiyonluk kupasını kaldırdı. Bu aynı zamanda Bernard Challandes'in takımın başında kazandığı ilk şampiyonluk. daha önceki iki şampiyonlukta şu sıralar Hertha Berlin'i çalıştıran Lucien Favre'ın imzası vardı. İsviçre'ye ilişkin ilginç bir ayrıntı da son 6 sezonda şampiyonlukların eşit sayıda Basel ile Zürih arasında paylaşılmış olması.
Danimarka'da ise FC Kobenhavn'ın tekeli bu sezon da devam etti. Başkent ekibi 2000-2001 sezonundan bu yana 6. şampiyonluğunu kazandı. Ki bahsettiğimiz kulübün tarihi 1992'ye dayanıyor. Son iki sezondur sallantıda olan Brondy ise Aarhus deplasmanından 1-0'lık mağlubiyetle dönünce Fc Kobenhavn'ın 5 puan gerisinde ligi 2. sırada tamamladı. Kobenhavn'ın bu şampiyonlukla Brondy'nin en fazla şampiyon olan takım unvanına ortak olduğunu da belirtelim.
Sadece Avrupa kıtasında belli olmadı şampiyon takımlar bu haftasonu. Birleşik Arap Emirlikleri'nde de lig sona erdi. 22 haftalık mücadelenin sonunda Dubai temsilcisi Al Ahli, Shabab deplasmanında aldığı 3-1'lik galibiyetle tarihindeki 5. şampiyonluğuna ulaştı. En son 2006'da şampiyonluk kupasını havaya kaldıran Lamine Diatta'nın takımı bu şampiyonlukla bu yıl Abu Dabi'de düzenlenecek olan FIFA Kulüpler Dünya Kupası'nda ev sahibi kontejanından mücadele etme hakkını kazandı. Ligin favorilerinden Abel Braga'nın Al Jazira'sı ise Ajman'ı 1-0 ile geçmesine karşın Ah Ahli'nin 1 puan gerisinde ligi 2. sırada tamamladı. Braga, takımını şampiyonluğa ulaştıramasa da sözleşmesi 2 yıl daha uzatıldı... 24 Mayıs 2009 Pazar
mısır'da playoff
Mısır'da şampiyonu 24 Mayıs'ta oynanacak playoff maçının belirleme ihtimalinden bahsetmiştik. Beklenen oldu ve Al Ahly ile El Ismaily ligi aynı puanla tamamladılar. Mısır Futbol Federasyonu'nun da tarafsız saha olarak seçtiği İskenderiye'deki 22 bin kişilik Haras El Hedood Stadyumu'nda oynanıyor şampiyonu belirleyecek playoff karşılaşması. İlk yarısını 1-0 Al Ahly'nin önde kapattığı maçta sinirler oldukça gergindi. Taraftarlar arasında herhangi bir olay çıkmaması için ana tribüne seyirci alınmadı ve polis konuşlandırıldı. Ayrıca sivil polis de rahat durmayan taraftarlara müdahale etmekten de geri kalmadı. asya avrupa farketmez brawn gp geçilmez...
Postun başlığı aynı zamanda bu sezonun da sloganı. Hakikaten de kıta, iklim şartları, pistler fark etmiyor Brawn GP'nin pilotları puanları 18'er 18'er topluyor. Üstelik bunu yaparken sadece otomobilleri ile değil, pit stop stratejileriyle de başarıyorlar. Özellikle son iki yarışta gördük ki işler yolunda olmasa da bir şekilde yarıştaki pozisyonlarını koruyabiliyorlar. Bugün süper yumuşak lastiklerin azizliğine uğradıkları bölümde bile pit stoplardan ilk iki sıarada çıkmayı başardılar. Markalar şampiyonluğunu cebine koymuş Ross Brawn'ın takımı. 2-3 yarış daha 10'ar puanla giderse Jenson Button da pilotlar şampiyonluğunu elde etmekle kalmayacak bilinen McLaren ve Ferrari ezberini de bozacak.
Zaten şu sıralar Formula 1'in heyecanı da pist içinden daha çok idari alanda dönüyor. 29 Mayıs gelecek sezon kayıtları için son gün. Kim blöf yapıyor kim taviz veriyor hadiselerini bu hafta boyunca yakından izleyeceğiz.
7 Haziran'da İstanbul Park'taki yarışla bütün takımlar eteklerinde olan taşları ve paketleri de dökecekler. Kimin ne kadar gelişim kaydettiğini kesin olarak bu yarışta göreceğiz galiba. Toyota'nın gerilediği Ferrari'nin en azından yarış kazanabilecek pozisyona geldiğini gördük. McLaren ise bu sezon pek takılmayacak gibi duruyor.
Postun son notu TRT'ye dair. Sezon başında şüpheliydik bu işi hakkyla yapacaklar mı diye. Sezonun 1/3'ü geride kalırken her yarış daha iyi bir yayıncılık sergiliyorlar. Üstelik F1 Racing'in Caretta İletişim tarafından -Serhan Acar öyle dedi yayında- tekrar piyasaya çıkmasında onların da payı var. Ki yeri gelmişken 1 Haziran'ı da sabırsızlıkla bekliyoruz. Bakalım ne tür yenilikler ya da değişiklikler olacak F1 Racing'de... rekoru kıracak mı?
Bugün öğlen itibariyle sezonun ikinci Grand Slam'i Fransa Açık başladı. Cuma günü belli olan ana tablonun ardından Rafael Nadal'ın bir mucize olmazsa elini kolunu sallayarak finale çıkacağını gördük. Roland Garros'ta hiç kaybetmeyen adam, eğer bu yıl da kazanırsa organizasyon tarihinde arka arkaya 5. kez şampiyon olan ilk isim olacak. Toplam şampiyonluk sayısında da 6 defa turnuvayı kazanan Björn Borg'un arkasına yerleşecek.
Toprak kortun en iyisi olan Nadal'ın 5 setlik toprak kort mücadelerinde 45-0'lık bir de rekoru mevcut. Hani bir mucize olur mu sorusunun cevabı geçen haftaki Madrid Açık'ta belki sorusunu gündeme getirdi. Gerçi o maçta İspanyol çok rahattı. Hani ikinci sette maçın en kritik oyununda 3 defa servis kırma şansını geri tepince Roger Federer de sürpriz bir şampiyonluk elde etti.
Fransa Açık'ın ana tablosuna bakınca insanın aklına Avustralya Açık'ın ana tablosu geliyor. Melbourne'de bütün zorlu rakipler ana tablonun üst tarafında yer almıştı. Bu sefer ise Roger Federer'in bulunduğu ana tablonun alt tarafı oldukça kalabalık. Juan Martin Del Potro'dan Jo-Wilfried Tsongo'ya, Gael Monfils'ten Andy Roddick'e ve tabii ki Novak Djokovic'e kadar sorun çıkartma potansiyeli isimler Roger Federer'i bekliyor. Zaten en kötü senaryoda Djoko'nun Federer'i yarı finalde elemesi büyük ihtimaldir.
Bayanlar için birşey söylemek zor. Safina kardeşimiz o kollarla filan geleni gideni yener gibi görünüyor. Hani kendisine yapılan "Ne biçim 1 numara, Grand Slam kazanmadan zirveye çıksa" laflarını yedirmek için büyük çaba sarf edecektir. Tabi bizim gönlümüz geçen yılın şampiyonu güzeller güzeli Ana Ivanovic'ten yana...
Etiketler:
ecnebi,
roland garros,
tenis
100. gol
Olympique Lyon'daki kariyerini sona erdirmeye 1 maç kala 100. golünü kaydetti Juninho. 2001'den bu yana forma giydiği Fransız ekibinde tam 7 lig şampiyonluğu, 5 Trophée Des Champions ve 1 tane de Coupe de France sevinci yaşadı. 342 maçta 100 gol attı. Bu her 3.5 maçta 1 gol anlamına geliyor Brezilyalı için. İlk sezonu 2001-2002 dışında her sezon en az 10 gol atmayı başardı Juninho. Ligue 1 tarihinde gelmiş geçmiş en iyi yabancılar arasındaki yerini çoktan almıştı. Postu Juninho ve frikik denilince aklıma ilk gelen enstantane ilen sonlandırıyoruz...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



