6 Mayıs 2010 Perşembe

havuz isteriz havuz!

Dünya Kupasına neredeyse 30 gün kaldı. Kupada mücadele edecek takımların hazırlıkları hızlanıyor. Takımlar bir taraftan ön hazırlık kampı kadrolarını açıklarken bir taraftan da Güney Afrika’da kalacakları otelleri kesinleştirme çabası içerisinde. Hafta içerisinde Nijerya Futbol Federasyonu, takımım kupa boyunca kamp yapacağı oteli beğenmemiş ve yaptığı otel değişikliği nedeniyle de FIFA’dan 125 bin dolar para cezası yemişti.
Dünya Kupası’nda mücadele edecek takımlardan Uruguay, Cape Town’dan 800 kilometre uzaklıkta bulunana Kimberley’de kamp yapacak. Milli takım yetkilileri, takımın kamp yapacağı Protea Oteli’nin incelemişler ve otel yetkililerinden yüzme havuzunun iyileştirilmesi talebinde bulunmuşlar. Ayrıca otel yetkililerinin bu isteğe olumlu cevap vermemesi halinde de kalacakları oteli değiştireceklerine dair kibar bir mesaj da vermeyi ihmal etmemişler.
Uruguaylıların tek şikayeti otel havuzu değil. Takımın antrenman yapacağı GWK Stadyumu’nda saha zeminin iyi olmadığını, çimlere bakım yapılması gerektiğini de not düşmüşler Organizasyon Komitesi’ne...
Güney Afrikalı yetkililerin işi oldukça zor. 32 takımı birden memnun etmek gibi başarılması neredeyse imkansız bir görevi yerine getirmek zorundalar…

3 Mayıs 2010 Pazartesi

playing for the world

Amerika'nın en çok satan popüler kültür dergilerinden "Vanity Fair", haziran sayısını "Playing for the World" adıyla Dünya Kupası'na ayırmış. Derginin bu özel sayısı için, dünya kupasında mücadele edecek, Kaka, Samuel Eto'o, Muntari, Cristiano Ronaldo, Pato gibi yıldız isimler Vaanity Fair için özel pozlar verdi.

Futebol Finance'nin yayımladığı listeye göre Premier League'in lideri Chelsea, futbolculara ödediği ücret toplamında da ilk sırada. Futbolcularına ödediği ücret 197 milyon avroyu bulan Chelsea'nin oyuncu başına ödediği maaş 7 milyon 880 bin avroyu buluyor. Chelsea'yi borçları ile gündeme gelen Manchester United takip ediyor. United'ın toplam 141 milyon avroyu bulan toplam maaşların futbolcu başına ortalaması ise 4 milyon 700 bin avro. 
Premier League'de sezonu tamamladığı sıra ve futbolculara ödediği toplam ücrete bakıldığında en başarılı kulüp Birmingham City. Yıllık olarak ortalama, futbolcularına 1 milyon 240 bin avro ödeyen Birmingham City çoğu kimsenin beklemediği bir başarıya imza attı. 

çok sıkıştım, bekleyemem!

Adriano gibi bir futbolcu her ülkenin spor basınına lazım. "Ayağa dursa kafası durmaz" tarzında bir topçu kendisi. En son vakasını antrenmanda gerçekleştirmiş Brezilyalı futbolcu. Antrenman devam ederken çok sıkışmış olmalı ki Adriano, soyunma odasına gitmeyi bekleyememiş ve "Küçük tuvaletini" sahada gidermeye karar vermiş. Antrenmanı izleyen basın mensupları da kaçırmamış bu "Çişim geldi, işeyeyim" hadisesinin fotoğraflanmasını...

2 Mayıs 2010 Pazar

uğursuz nadal, uğursuz djokovic



Kıramadağımız bloga yazı yazma üşengeçliğimiz nedeniyle geçen pazartesi koymayı planladığımız resimleri ancak bugün bloga koyabildik. Roma Masters nedeniyle on gündür Roma'da hem Rafael Nadal hem de Novak Djokovic. Her ikisi de futbolsever tipler olunca geçtiğimiz hafta Roma -Sampdoria maçı için Olimpiyat Stadyumu'nda almışlar soluğu. Gerçi kendileri ev sahibine pek uğurlu gelmediler. Roman'nın 24 maçlık yenilmezlik serisi Sampdoria maçıyla son buldu. 
Neyse biz konumuza geri dönelim hem Rafa hem de Novak maçta oldukça eğlenmişler. Blackberry'leri ile fotoğrafg çekmeyi bile ihmal etmemişler. 
Djokovic için turnuva erken bitti sayılır Nadal ise akşam 5'te David Ferrer ile şampiyonluk ve rekor için oynayacak.  İspanyol maçı kazanır, keyfi de yerinde olursa akşam oynanacak Lazio - Inter maçında tribünlerdeki yerini alırsa şaşırmamak lazım...

dört yıl önce dört yıl sonra

Abel Braga’nın teknik direktörlüğünü yaptığı ve Copa Libartadores’ten Kulüpler Dünya Şampiyonası’na kadar bütün kupaları alan Internacional takımının orta sahasının önemli isimlerinden biriydi Tinga. O sezon oynadığı futbolla birlikte Borussia Dortmund tarafından transfer edilmişti 2006 yazında.
Bu sezonun başına kadar Dortmund’un on bir oyuncularından biriydi Brezilyalı. Jürgen Kloop’un takımın başındaki ilk sezonunda 27 lig maçında forma giymişti. Fakat bu sezon Kloop’un yedek kulübesinde oturttuğu futbolculardan biri oldu Tinga. Sadece yedi lig maçı ve üç kupa maçında forma giyebildi. Kulüp de geçtiğimiz haftalar içerisinde Brezilyalı futbolcu ile sözleşme yenilemeyeceğini açıklamıştı. Tinga da dört yıl önce Dortmund’a gelmeden önce forma giydiği Internacional’e geri dönmeye karar verdi.
Dün, Dortmund Signal Iduna Park’ta sezonun son maçına çıkarken kulüp Tinga’ya dört sezon boyunca verdiği emek nedeniyle taraftarları önünde teşekkür etmeyi ihmal etmedi. Brezilyalı futbolcu için dört sezon boyunca Dortmund’da yaşadığı en keyifli anlardan biri bu olsa gerek…

30 Nisan 2010 Cuma

dünya kupası yaklaşırken 34. cadde'nin köşesi...

Dünya Kupasına 43 gün kala turnuvaya katılacak ülkelerde Güney Afrika’ya yönelik reklamlar başladı. New York’ta 34. Cadde ile Yedinci Cadde’nin kesiştiği köşede Clint Dempsey’in billboardları şehir sakinlerini selamlamaya başladı. “Play to be Remembered” sloganıyla Amerikalılara da yavaş yavaş kupa hatırlatılmaya çalışılıyor. Ne kadar başarılı olunduğunu anlamak için kupanın televizyondaki izlenme oranına bakmak gerekecek...

dunya kupasi 2010 resmi marşı: shakira - waka waka

29 Nisan 2010 Perşembe

bordeaux'nun düşüşü

Avrupa liglerinde bu sezonki en ilginç hikayelerden biri olsa gerek Bordeaux’nun fikstürün ikinci yarısındaki düşüşü. Şampiyonlar Ligi’nde elde edilen sürpriz sayılabilecek grup birinciliği ve ardından gelen çeyrek final Fransız ekibine yaramadı.
Şubat ayı başında Ligue 1’de en yakın rakibi Montpellier’in altı puan önünde, 48 puanla lider olan Bordeaux, şu andaki lider Marsilya’ya da dokuz puan fark atmıştı.
Fakat şubat ayı ile birlikte Bordeaux’nun da ligdeki düşüşü başladı. 30 Ocak’tan bu yana oynadığı 12 maçta iki galibiyet alabilen Laurant Blanc’ın takımı, 3 beraberlik ve 7 mağlubiyet gördü. Sadece 15 gol atabilen, buna karşın 26 gol yiyen Bordeaux sadece dokuz puan toplayabildi.
Aynı dönemde Marsilya ise 10 galibiyet aldı ve hiç mağlup olmadı. Üstelik bu dönemde Bordeaux gibi Didier Deschamps’ın takımının da ertelenen ve araya eklenen maçları oldu. Marsilya mağlup olmadığı bu 12 maçta, 26 gol atıp, kalesinde de 6 gol gördü. Topladığı 32 puan ise neredeyse ilk 22 haftada topladığına denk geliyor.
Bordeaux’nun “Uğursuz şubat-mart-nisan” döneminde Marsilya’dan yediği puan farkı da 23’ü bulmuş. Tabii bu dönemde oynadıkları ve Marsilya’ya kaybettikleri Lig Kupası finalini, kendi evinde Monaco’ya elendiği Fransa Kupası son 16 turu maçını da eklemek gerekiyor kara tabloya.
Şubat başında Ligue 1’in lideri olarak şampiyonluğun en önemli adayıydı Bordeaux. Dün akşam Valenciennes deplasmanında oynadığı erteleme maçında sahadan 2-0 mağlup ayrılınca Bordeaux, hem yedinci sıraya kadar geriledi hem de çift hatta üç kupa hedefiyle başlanan sezonda Avrupa kupalarında mücadele edip edemeyeceği belirsiz bir hale geldi…

24 Nisan 2010 Cumartesi

carsamba da bekliyoruz...

Bir gündüz maçını yerinde izlemek de televizyondan izlemek de zevkli oluyor. Barcelona, çarşamba 1-3'ün rövanşı öncesinde Xerez'i 3-1 ile geçti. Maçın sonunda tribünleri selamlayan Barcelonalı futbolcuların üzerinde Katalanca "Çarşamba herkes Camp Nou'da" t-shirtler bulunuyordu.
Görünen o ki Barcelona kanadında çarşamba akşamından kimse emin değil. En azından bir endişe söz konusu...