bundesliga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bundesliga etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ağustos 2010 Çarşamba

jessica kastrop'un başına gelenler!

Sky Sport Almanya'nın muhabirlerinden Jessica Kastrop'un Mainz - Stuttgart maçı öncesi yaşadığı olay kolay kolay kimsenin başına gelmez. Postun tepesinde olayın videosu mevcut. Kahramanı söylemeye gerek yok, saha içerisindeki kasaplığıyla tanınan Khalid Boulahrouz, artık canlı yayınlara da el atmış görünüyor...

2 Mayıs 2010 Pazar

dört yıl önce dört yıl sonra

Abel Braga’nın teknik direktörlüğünü yaptığı ve Copa Libartadores’ten Kulüpler Dünya Şampiyonası’na kadar bütün kupaları alan Internacional takımının orta sahasının önemli isimlerinden biriydi Tinga. O sezon oynadığı futbolla birlikte Borussia Dortmund tarafından transfer edilmişti 2006 yazında.
Bu sezonun başına kadar Dortmund’un on bir oyuncularından biriydi Brezilyalı. Jürgen Kloop’un takımın başındaki ilk sezonunda 27 lig maçında forma giymişti. Fakat bu sezon Kloop’un yedek kulübesinde oturttuğu futbolculardan biri oldu Tinga. Sadece yedi lig maçı ve üç kupa maçında forma giyebildi. Kulüp de geçtiğimiz haftalar içerisinde Brezilyalı futbolcu ile sözleşme yenilemeyeceğini açıklamıştı. Tinga da dört yıl önce Dortmund’a gelmeden önce forma giydiği Internacional’e geri dönmeye karar verdi.
Dün, Dortmund Signal Iduna Park’ta sezonun son maçına çıkarken kulüp Tinga’ya dört sezon boyunca verdiği emek nedeniyle taraftarları önünde teşekkür etmeyi ihmal etmedi. Brezilyalı futbolcu için dört sezon boyunca Dortmund’da yaşadığı en keyifli anlardan biri bu olsa gerek…

30 Aralık 2009 Çarşamba

en çok taraftar toplayanlar


eufootball.biz'in haberine göre dünya üzerinde en fazla seyirci toplayan organizasyonlar sıralamasında Amerikan Ulusal Futbol Ligi -NFL- ilk sırada yer alıyor. NFL'i Hindistan Premier League -kriket- izliyor.
Listenin üçüncü sırasında ise Bundesliga yer alıyor. Zaten site de Bundesliga'nın en çok taraftar toplayan organizasyonlar sıralamasında üçüncü sırada yer almasını vurguluyor. Maç başına ortalama 42 bin 630 seyirciye oynayan Almanları, 33 bin 934 seyirci ile Premier League izliyor. La Liga 28 bin 706, Serie A 25 bin 169, Ligue 1 'de 19.965 seyirci ortalamasına sahip. Hatırlatmakta fayda var bu rakamlar 2009-2010 sezonuna ait.
Tribünlere en fazla taraftar çeken ilk 20 takım sıralamasında da Bundesliga 8 takım birden sokmuş listeye. Borussia Dortmund, Bayern Münih, Schalke 04, Hamburg, Borussia Mönchengladbach, Köln, Eintracht Frankfurt ve Hertha Berlin listede yer alan Almanlar. Borussia Dortmund 75 bin 311 ile açık ara en fazla taraftarı tribüne çeken kulüp. Bayern Münih 68 bin 896, Schalke 04 de 61 bin 050 seyirci ortalamasıyla listenin üst basamaklarında yer alıyor.

4 Aralık 2009 Cuma

#10 numara


Bir zamanlar Bundesliga'da 10 numarayı giyip, gol krallığına oynuyordu. Şimdilerde ise 6. kümede mücadele eden Uerdingen'de 10 numarayı giymeye hazırlanıyor Ailton...

1 Temmuz 2009 Çarşamba

irina mikitenko bochum idmaninda

Irina Mikitenko, Almanların uzun mesafedeki -özellikle de maratondaki- en önemli atletlerinden biri. Aslında Kazak olan Mikitenko, 16 yaşında babasıyla birlikte Almanya'ya iltica ediyor ve o günden sonra Almanya adına yarışmaya başlıyor.
Sydney 2000'de 5 bin metrede 5. olarak olimpiyat kariyerindeki en önemli başarıyı elde eden Mikitenko, Berlin Maratonu'nun ise en başarılı isimlerinden. Şimdi durup dururken Irina Mikitenko hakkında bilgi vermedik. Pazartesi günü Bochum yeni sezonu açtı. Futbolcular toplandı ve ilk antrenman yapıldı. Antrenmanın konuklarından biri de tahmin edebileceğiniz gibi Mikitenko.
Futbolcular ile 20 dakika birlikte koşan Mikitenko, tempolu koşuyla ilgili olarak da tüyo vermekten geri kalmamış. Sabah 20 km koştuktan sonra gelip antrenmanda futbolculara katıldığını da söylemek lazım Alman atletin.
Cristiano Ronaldo ile Usain Boltla başlayan futbolcu & atlet işbirliği bir akım şeklinde devam ederse şaşırmamak gerekiyor.

26 Haziran 2009 Cuma

yeni sponsor için 12 ay

Ekonomik kriz nedeniyle şirketlerin en hızlı vazgeçtikleri faaliyetleri sponsorluk. Bu, hem Türkiye de hemde dünyada böyle. 2007'de beri Hamburg'un stadyumuna ismini veren HSH Nordbank, gelecek yıl Haziran ayında sona erecek sözleşmeyi uzatma opsiyonunu kullanmayacaklarını açıkladı. Stadyumun isim hakları için yıllık 4 milyon € ödeyen bankadan yapılan açıklamada ekonomik konjenktür nedeniyle bu kararın alındığını ve 3 yıllık uzatma opsiyonunun düşünülmediği belirtildi.
HSH Nordbank'ın bu açıklamasının ardından Hamburg'un önümüzdeki 12 ay boyunca üzerinde çalışacağı konularda bir tanesi stadyuma üçüncü isim sponsorunu bulmak olacak. HSH Nordbank'tan önce de 2001-2007 yılları arasında AOL isim haklarının sahibiydi Volksparkstadion'un. Bankayı da kutlamak gerekiyor 1 yıl öncesinden haber vererek Hamburg'u zor durumda bırakmadığı için.

5 Haziran 2009 Cuma

babasının izinde mi?

Hem adını karizmatik bulduğumdan hem de 1997'nin Şampiyonlar Ligi sürprizi Borussia Dortmund'nun o müthiş başarıyı yakalamasındaki en önemli isimlerden biri olduğu için severim Karl-Heinz Riedle'yi. Oyun tarzı da her evin bir köşesinde durmasını isteyeceğiniz türden bir topçu. Ceza sahasında nerede kendisine bir gol fırsatı gelse onu kaçırmaz ve değerlendirirdi Karl-Heinz Riedle. Şimdilerde emeklilik günlerini yaşasa da Karl Heinz yeni bir Riedle'yi sahalarda kendinden söz ettirmeye başladı.
Alessandro Riedle babası gibi bir forvet oyuncusu. Grasshopper'ın altyapısında yetişen 17 yaşındaki Riedle JR, bu sezon 10 kez Zürih takımının formasını giydi ve 3 gol attı. Hani oran olarak fena değil yüzde 30.
Geçtiğimiz hafta 18 Yaş Altı Alman Milli Takımının formasını ilk kez giyen Alessandro Riedle'nin bu performansını gözden kaçırmayan Stuttgart sezonun ilk transferini yaptı. Menajer Horst Heldt, Riedl'ın A takım kadrosunda yer alacağını söyledi. Alman futbolunun önemli golcülerini çıkaran Stuttgart'ın Mario Gomez'in yerini Jr Riedle ile doldurması kısa vadede olmasa da uzun vadede muhtemel gibi.

30 Mayıs 2009 Cumartesi

moreno bremen'de...

Mircea Lucescu'nun beklediğini bulamadığı oyunculardan biri Marcelo Moreno. Vitória ve Cruzerio'da oynadığı 2 sezon boyunca 43 defa fileleri havalandırınca çok sayıda talibi çıkmıştı Brezilya asıllı Bolivyalı'ya. Fakat Lucecu'nun isteği üzerine Ukraynalılar 9 milyon €'yu basıp almıştı Moreno'yu. Romen hocanın istedikleri yapmamaktan olsa gerek Moreno çoğu zaman resimde gördüğünüz gibi yolculuk yapıp yedek kulübesinde oturdu.
Toplam 14 maçta 2 gol ile tamamladı sezonu. Herhalde UEFA Kupası finali nedeniyle Shakhtar'ı yakından incelemiş olan Bremen aradan çıkıp Moreno'yu kadrosuna kattı. Bolivyalı futbolcu 1 sezon kiralık + satış opsiyonu formulü uygulanmış. Bremen Sportif Direktörü Klaus Allofs, Bolivyalı'yı kenardo oturduğu için değil, taa kaç senedir izledikleri ve bildikleri için kadroya kattıklarını söylemiş. Bir aksilik olmazsa yeni bir Diego hikayesi bekliyorum. -bkz. Avrupa'daki ilk takımında kendini bulamayan ama Bremen'e geldiğinde patlayan ve değerini 4-5 katına çıkartan futbolcu modeli-

26 Mayıs 2009 Salı

diego yerine jadson

Diego'yu Juventus'a satan Werder Bremen onun yerini doldurmak için çalışmalara başlamış bile. Hedefteki ilk isimde İstanbul'a kupayı Shakhtar'a getiren golü atan Jadson. Almanlar Brezilyalı için girişimde bile bulunmuş, futbolcunun menajerini görüşmek için Bremen'e çağırmış. Jadson için Shakhtar'a önerilen para ise 9 milyon avro. Ukraynalılar'ın 4 yıl önce Jadson için Atletico Paranaense'ye 5 milyon avro ödediklerini düşünürsek Bremen'in fiyatı biraz daha arttırması gerekecek. Jadson için de zor bir transfer eğer gerçekleşirse. Hani Diego'nun yerini doldurmak öyle kolay değil beklentiler büyük olacaktır. Fakat basamak atlamak için de hem iyi bir lig hem de iyi bir takım kendisini bekliyor...

10 Mayıs 2009 Pazar

son virajlar

Liglerde son haftalara girilirken kimin şampiyon olacağına dair ince hesaplar devam ediyor. Almanya'da 6 takımın şampiyonluk şansı devam ediyor. Şampiyonluk şansları görece az olsa da Hamburg ile Dortmund bile şampiyonlar ligi vizesi için mücadele ediyor.
Mısır'da Ismaily ile Al Ahly son iki hafta eşit puanla giriyorlar. Her iki takımında sezonu eşit punal tamamlaması halinde 24 Mayıs'ta şampiyonu belirleyecek bir final maçının oynanacağı açıklandı Mısır Futbol Federasyonu tarafından. Averaj kavagalarıyla uğraşmak yerine akıllıca bir karar vermiş Mısır Futbol Federasyonu.
Güney Afrika'da da lig sona erdi. PSL'in son haftasına iki puan önde gelen son şampiyon SuperSport United, Santos deplasmanından 0-0'lık beraberlikle döndü. İkinci sıradaki Orlando Pirates ise AmaZulu 3-1 ile geçti. Her iki takımın puanı eşit olunca averaja bakılarak şampiyon belirlendi. SuperSport United hem ikili hem de genel averajda Orlando Pirates'a üstünlük sağlayınca 15 yıllık tarihinde üstüste ikinci PSL şampiyonluğuna ulaştı. PSL ile ilgili daha geniş bir post yazmayı da umuyoruz bu hafta içerisinde...
Görüldüğü üzere sadece bizde değil dünyanın dört bir köşesinde son virajlara heyecan dorukta giriyor takımlar ve taraftarlar...

25 Nisan 2009 Cumartesi

lama

Fotoğraf: SASCHA SCHUERMANN/AFP/Getty Images

20 Nisan 2009 Pazartesi

19 günde 4 defa...

Antrenman maçlarında bile bu kadar karşıya gelmezseniz dedirten bir fikstür bekliyor Hamburg ile Werder Bremen'i. Çarşamba günü başlayacak ve 3 ayrı kulvarda tam 4 defa karşılaşacak bu iki takım tam 19 gün içerisinde. Hamburg ile Werder bremen'in kozlarını paylaşacakları ilk arena Almanya Kupası'nda şans Hamburg'tan yana gibi. Hem Diego hem de Mesut Özil'in olmadığı Bremen'in Hamburg deplasmanında işi zor. İkili Almanya kupasının ardından önce UEFA Kupası yarı finalinde sonra da ligde birbirleriyle oynayacaklar. Fikstür adil, kupa maçı Hamburg'un sahasında, ligdeki kapışma ise Bremen'în. UEFA Kupası'nda zaten iki maç üzerinden oynanıyor.
Bu 19 günlük seans hakkında Klaus Allofs iyi niyetli bir açıklama yapmış ve "Hamburg şampiyon olsun, Almanya Kupası ile UEFA bizim olsun" demiş iyi etmiş. Kötü geçen sezonu ancak bu iki kupa aklar Allofs ve Thomas Schaaf için.

26 Mart 2009 Perşembe

madem öyle işte böyle

Sezon başında Fred Rutten göreve getirildiğinde Schalke de herkes çok ümitliydi. Hollandalı teknik adamın Twente'de elde ettiği başarıları Veltins Arena'da tekrarlayacağına inanılıyordu. Ama olmadı önce Şampiyonlar Ligi ön eleme turunda Atletico Madrid'e elenildi. Şampiyonlar Ligi'nin tesellisi UEFA Kupası'nda da grupta 4. olundu ve son 32'ye kalınamadı. Ligde de herşey felaket gidince Fred Rutten yanlış kulübe geldiğini anladı ve yol yakınken gelecek sezon Schalke'nin başında olmayacağını açıkladı.
Bu açıklamanın birkaç saat ardından ise Schalke yönetimi "Biz seni kovmadan sen nasıl gelecek sezon görevinin başında olmayacağını açıklarsın" demiş olmalı ki Hollandalı teknik adamın görevine sona verdi. Başlıkta da dediğimiz gibi tam "Madem öyle işte böyle" durumu olmuş.
Yapılan onca transfere ve harcanan onca paraya karşın boşa harcanmış bir sezonu geride bırakacak Gelsenkirchenliler. Gerçi bu hikaye pek yabancı gelmiyor bana. Neden acaba???

21 Şubat 2009 Cumartesi

yardımsever cottbus taraftarı

Energie Cottbus bugün Werder Bremen'i konuk edecek Stadion der Freundschaft'ta. Bunu da 30 yardımsever taraftarına borçlu. Hafta boyunca süren kar yağışı Cottbus ve çevresinde de etkili olmuş. Yağıştan nasibini alan mekanlardan biri de Stadion der Freundschaft. Stadyumun tamamı karla kaplanınca temizleme çalışmaları başlamış fakat çalışmaların hızı nedeniyle stadyumun Werder Bremen maçına yetişmesi imkansızmış. Bu noktada haber alan ve devreye giren 30 Cottbus taraftarı sabah girdikleri stadyumdan akşam saatlerinde çıkmış. Bu süreçte Stadion der Freundschaft neredeyse tertemiz hale gelmiş, Werder Bremen maçının oynanabileceği bir hal almış. Kulüp yönetimi bu yardımsever taraftarların stadyumun temizlenmesine yardım etmelerini de karşılıksız bırakmamış. Hepsine bu soğukta çalıştıkları için sıcak içecek ikram edip, büyük ödül olarak da Werder Bremen maçına bilet vermiş. Muhtemelen o taraftarlar kulüp yönetiminden bileti kapmasalar da Bremen maçında tibündeki yerlerini alacaklardı. Sezon sonunda eğer "yılın taraftarı" ödülü verilecekse ödülü kazananlar belli...

15 Şubat 2009 Pazar

maçın kahramanı çağdaş atan

Çağdaş Atan Borussia Dortmund - Energie Cottbus maçının adamı oldu. En azından maçı seyreden kime sorsanız 1-1'lik maç skorunun onun eseri olduğunu söyler. Maçın 32. dakikasında Bundesliga kariyerinin ilk golünü Dortmund'a atmayı başardıktan sadece 3 dakika sonra yukarıdaki resimlerde de görebileceğiniz gibi Sebastian Kehl'i ceza sahasında yere indirerek penaltıya sebep oldu Çağdaş. Alexander Frei'nin Gerhard Tremmel'i mağlup eden vuruşu maçın da skorunu belirledi. Çağdaş Atan, Bundesliga kariyerinde şu ana kadar ki en önemli maçta iki ucu birden yaşaması ilginç bir tesadüf.
Gerçi Çağdaş'a haksızlık etmemek gerek. 3. Haftadan itibaren takımda düzenli olarak forma giyiyor kendisi. Son 17 maçın tamamında 11'de sahaya çıktı ve 90 dakika boyunca forma giydi. Hatta onun takıma girmesiyle birlikte Igor Mitreski Germinal Beerschot'e kiralandı. Çağdaş'ın forma giydiği takım Bundesliga'nın en düşük bütçeli ve en zayıf kadrosuna sahip ekibi olabilir. Fakat bu onun sergilediği performansı değersiz kılmıyor. Beşiktaş ve Trabzonspor'da sergileyemediği futbolun daha iyisini Bundesliga'da oynuyor.

14 Şubat 2009 Cumartesi

hertha berlin & lucien favre

Berlin Olimpiyat Stadyumu'ndaki en keyifli anın resmidir. Hertha Berlin'in Bayern'i 2-1 geçerek lider oldu. Geçtiğimiz sezon takımın başına gelen Lucien Favre, Zürih'teki başarısının bir benzerini Berlin'de tekrarlayacak gibi. En azından gidişat o yönde. Kendisiyle birlikte öğrenen bir takım oluşturuyor İsviçreli teknik adam. Zürih'te de aynı strateji gütmüş ve kendisiyle birlikte her yıl olgunlaşan o kadro, kulüp tarihindeki son şampiyonluktan tam 25 yıl sonra 2006'da lig şampiyonluğunu kazanmıştı. Ertesi yıl da şampiyon olan Zürih, Lavre'nin Berlin'e gitmesinden sonra şampiyonluğu Basel'e kaptırmıştı tekrardan.
Neyse biz Hertha hadisesine dönelim. Favre'nin sezon başında Andriy Voronin gibi Avrupa'nın en iyi açık alan forvetlerinden birini kadrosuna katması Hertha'nın yaptığı en doğru işti. Sezonun geri kalan bölümünde Voronin takımın en önemli hücum silahı olarak beklenenden fazlasını da verdi. Devre arasında Babic ve Cufre gibi iki tecrübeli isim ilerleyen haftalarda Lucien Favre'nin işine çok yarayacak. İsviçrelinin yaşayabileceği tek sorun ilerleyen haftalarda baskının artması ve futbolcuların bu baskıdan olumsuz etkilenmesi.
Dileğimiz Hertha ve diğerlerinin ligin sonuna kadar mücadelelerini sürdürmeleri ve Bayern'i rahat bırakmamaları.
Fotoğraf: AXEL SCHMIDT/AFP/Getty Images

3 Şubat 2009 Salı

paşa'dan hamburg'a

Tam Fotomaç tarzı bir post başlığı oldu ya neyse. Haberim yoktu bu sabah okuyunca öğrendim geçtiğimiz yıl Kasımpaşa kalesini koruyan Khalid Sinouh'un Hamburg ile anlaştığını. Kasımpaşa'da fena iş yapmadığını düşünüyorum. Wikipedia'ya bakınca Kasımpaşa'dan ayrılma sebebi olarak alacaklarını alamamak olarak gösterilmiş. Hamburg'da Frank Rost'u yedecekleyecekmiş. Hamburg kalesinin yaş ortalaması da 35'i bulmuş böylece.

31 Ocak 2009 Cumartesi

leverkusen'in son dakika vurgunu

Alman futbolunun en büyük yıldızlarından biri olacak Toni Kroos. En azından beklentiler o yönde. Podolski, Sosa'nın 11'i görmediği Bayern'de onun da forma bulması imkansız gibiydi. Sezonun ilk yarısında 2 kere maça başlayan 11'de yer aldı, 5 kere de sonradan oyuna girdi. 19 yaşındaki biri için oynamanın gerektiğinin farkında olsa gerek ki Leverkusen'e gitmek istemiş -Rudi Vöeller öyle demiş- Bayern de onu 1.5 yıllığına kiralamış. Vasat üstü futbol oynayan, baskının hissedilmediği bir takımda oynamak Kroos'a çok şey katacaktır. Phillip Lahm'ın Stuttgart'ta aldığı eğitimin bir benzeri alıp onun kadar da gelişim gösterirse 2010-2011 sezonu için Bayern'in orta sahasına bir süper yıldız katılacaktır. Var olabilecek tek sorun ise 2010-2011 sezonu sonunda Toni Kroos'un sözleşmesinin sona erecek olması. Bayern'in onu tutması kolay olmayacak gibi.