Her yıl olduğu gibi bu sene de PETA (People For the Ethical Treatment of Animals-Hayvanlar İçin Ahlaklı Yaklaşım) için poz veren ünlüler var. Son günlerde soyunma odasında silah bulundurma/çekme hadisesi yüzünden basketbola ara vermek zorunda kalan Gilbert Arenas ve Amar'e Stoudemire 2010'un PETA için poz veren ünlülerinden ikisi. Gerçi her ikisi de Amanda Beard ya da NFL takımlarından Atlanta Falcons'un tight end'i Tony Gonzalez ve karısı October kadar cüretkar poz vermemiş, şortla takılmayı tercih etmişler doğru da yapmışlar...
9 Ocak 2010 Cumartesi
cabinda'da güvenlik
Togo Milli Takım kafilesinin uğradığı silahlı saldırının ardından maçlarını Cabinda'da oynayacak Fildişi Sahili, Gana ve Burkina Faso'nun antrenmanlara geliş gidişlerinde güvenlik önlemleri arttırılmış. Bu durumdan futbolcular da ister istemez olumsuz olarak etkileniyor. Futbolcuların endişeleri, keyifsizlikleri yüzlerinden okunuyor.
Togo'nun hükümet nezninde turnuvadan çekileceğinin açıklanmasının ardından saldırı ile ilgili yorumlar gelmeye devam ediyor. Angola kaynaklı haberler Togo kafilesinin gitmek için yanlış yolu seçtiği söyleniyor. Saldırının meydana geldiği Mayombe Yağmur Ormanlarının yıllardır FLEC Militanlarının merkezi konumunda bir bölge olduğu ifade ediliyor.
Gerçi bu açıklamalara ve alınan güvenlik önlemleri Togo kafilesinin başına saldırı gelmesinde önce değerli olacaktı. Saldırıdan sonra yapılan bu tespitler "Ben demiştim"den fazla bir anlam taşımıyor...
Bu arada akşamüstü ajanslara Togo'nun yedek kalecisi Kodjovi Obilale'nin de hayatını kaybettiği haberi ajanslara düşmüştü. Fakat Johannesburg'dan gelen son haberler Obilale'nin bilincini açıldığı ve kendisinin ameliyata alınacağı yönünde...
Togo'nun hükümet nezninde turnuvadan çekileceğinin açıklanmasının ardından saldırı ile ilgili yorumlar gelmeye devam ediyor. Angola kaynaklı haberler Togo kafilesinin gitmek için yanlış yolu seçtiği söyleniyor. Saldırının meydana geldiği Mayombe Yağmur Ormanlarının yıllardır FLEC Militanlarının merkezi konumunda bir bölge olduğu ifade ediliyor.
Gerçi bu açıklamalara ve alınan güvenlik önlemleri Togo kafilesinin başına saldırı gelmesinde önce değerli olacaktı. Saldırıdan sonra yapılan bu tespitler "Ben demiştim"den fazla bir anlam taşımıyor...
Bu arada akşamüstü ajanslara Togo'nun yedek kalecisi Kodjovi Obilale'nin de hayatını kaybettiği haberi ajanslara düşmüştü. Fakat Johannesburg'dan gelen son haberler Obilale'nin bilincini açıldığı ve kendisinin ameliyata alınacağı yönünde...
Etiketler:
afrika uluslar kupası,
ecnebi,
futbol
alain bernard'ın alpler keyfi
Alain Bernard sezonu erken açmış. Alpler'deki gözde kayak merkezlerinden la Clusaz'da hem tatil hem de antrenman yapıyormuş Fransız yüzücü. Fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere bir hayli dayanıklıymış soğuğa Alain Bernard kardeşimiz...
togo'nun tercihi...
Togo ile aynı grupta yer alan ve maçlarını Cabinda'da oynayacak olan Burkina Faso'nun Portekizli teknik direktörü Paulo Duarte TVI'a açıklama yapmış.
Portekizli teknik adam, "Dört takım içinde olimpiyat köyü benzeri bir tesis hizmete sunuldu. Fakat Togo burada kalmak yerine 120 kilometre uzaklıkta olan Kongo'ya gitmek istedi. Verdikleri kararın sonucu da ortada. Biz burada kendimizi oldukça güvende hissediyoruz. Gittiğimiz her yerde güvenlik güçleri bize eşlik ediyor" demiş.
Duarte'nin söylediklerinde yaşanılan olayların sorumlusu Togo kafilesini otobüs yolculuğuna çıkaranlar olduğu anlaşılıyor. Zaten Organizasyon komitesinden Togolular'ın yasak olduğu halde otobüsle yolculuk yapıldığına dair eleştirilerine karşın herhangi bir yalanlama da gelmemişti.
Duarte'nin bu açıklamalarını kupanın ertelenmeyeceğini dair bir argüman da olabilir...
Etiketler:
afrika uluslar kupası,
ecnebi,
futbol
cezayir pasaportum olsa...
Julien Faubert'in geniş kitleler tarafından tanınması geçen Ocak'ta ortada fal yok yumurta yokken Real Madrid tarafından kiralanmasıyla olmuştu. Koca 6 ay boyunca 1-2 maç dışında Real Madrid'in yedekler kulübesinde boy göstermekle geçirdi La Liga tecrübesini Fransız futbolcu. Sezonun sonunda ise Londra'ya, West Ham'a geri döndü.
Julien Faubert bugünlerde yine haber olarak düşmeyi başardı L'equipe vasıtasıyla ajanslara. Karısı Cezayirli olan Faubert, Fransa Milli Takımı forması giymekten umudu kesince Kuzey Afrika ülkesinin pasaportunu alıp, Güney Afrika'da mücadele etme derdine düşmüş. Bu kadar kısa sürede Cezayir vatandaşı olsa bile Güney Afrika'da yer alacak Cezayir kadrosuna dahil olmak prosedür olarak neredeyse imkansız gibi. Kim aklını çelmiş Fransız'ın da böyle boş umutlara bağlamış kendisini merak ediyorum...
Etiketler:
dünya kupası,
ecnebi,
futbol,
güney afrika
afrika uluslar kupası avrupa'da düzenlensin!
Gün içerisinde gazeteye yazdığımız Afrika Uluslar Kupası yazısının daha detaylandırılmışımı bloga asmayı düşünürken Togolu futbolcuların antrenman dönüşü uğradıkları saldırı haberi ajanslara düştü. Bizim de gündem birden değişti doğal olarak...
Gerek ajanstan düşen haberlerde gerekse yazılan yazılarda "Kara Kıta"daki güvenlik sorunu irdeleniyor. Afrika kıtası'nda evet güvenlik sorunu var fakat bu her ülkede yaşanacak türden güvenlik sorunu. Organizasyon komitesinin hatası zaman zaman çeşitli olayların yaşandığı Cabinda'yı turnuvanın içerisine dahil etmekti. Böyle bir hata yapılmasa bugün ölen bir kişiyi ve yaralanan dokuz kişiyi konuşmayacaktık.
Olayların yaşandığı yer Afrika olunca vurmak da doğal oluyor. Sanki 1996 Yaz Olimpiyatlarında Atlanta'da terör saldırısı yaşanmadı ya da 2008'de Yaz Olimpiyatları sırasında bir Çinli Pekin'de Amerikan Voleybol Takımı antrenörünün yakınlarını öldürmedi. Orada da güvenlik sorunları yok muydu acaba...
İnsanoğlu olarak olaylara iki yüzlü bakışımızı Angola'da yaşanılanlarda da sürdürdük.
1990'da Cezayir turnuvaya ev sahipliği yaparken ülke iç savaşa girmek üzereydi. Fakat turnuvada hiçbir olay yaşanmadı. Angola özelindeki şanssızlığı bütün kıtaya mal etmek de ırkçılıktır.
Gerçi bu olayı yazan bazı blogcu arkadaşlar Mısır ile Cezayir arasındaki olaylara da değinmiş onu terör ve güvenlik ihmali olarak nitelemiş. Orada yaşanılan olayların 1990 Dünya Kupası eleme maçına dayandığından, yaşanılan olaylarda güvenliğin bilinçli olarak sağlanmadığından bihaber olup konu hakkında görüş bildirmek bir nevi Hınca Uluçculuk değil mi?
Çoğu blog çoğu zaman Hıncal Uluç'u söyledikleri ve yazdıkları nedeniyle eleştiriyor haklı olarak. Lâkin Afrika futbolunu takip etmeden, Afrika Uluslar Kupası'yla ilgili iki fikir sahibi olmadan sırf Togo Milli Takımı saldırıya uğradı diye araştırmadan post yazmakta da Hıncal Uluçsal bir davranıştır benim gözümde...
Gerek ajanstan düşen haberlerde gerekse yazılan yazılarda "Kara Kıta"daki güvenlik sorunu irdeleniyor. Afrika kıtası'nda evet güvenlik sorunu var fakat bu her ülkede yaşanacak türden güvenlik sorunu. Organizasyon komitesinin hatası zaman zaman çeşitli olayların yaşandığı Cabinda'yı turnuvanın içerisine dahil etmekti. Böyle bir hata yapılmasa bugün ölen bir kişiyi ve yaralanan dokuz kişiyi konuşmayacaktık.
Olayların yaşandığı yer Afrika olunca vurmak da doğal oluyor. Sanki 1996 Yaz Olimpiyatlarında Atlanta'da terör saldırısı yaşanmadı ya da 2008'de Yaz Olimpiyatları sırasında bir Çinli Pekin'de Amerikan Voleybol Takımı antrenörünün yakınlarını öldürmedi. Orada da güvenlik sorunları yok muydu acaba...
İnsanoğlu olarak olaylara iki yüzlü bakışımızı Angola'da yaşanılanlarda da sürdürdük.
1990'da Cezayir turnuvaya ev sahipliği yaparken ülke iç savaşa girmek üzereydi. Fakat turnuvada hiçbir olay yaşanmadı. Angola özelindeki şanssızlığı bütün kıtaya mal etmek de ırkçılıktır.
Gerçi bu olayı yazan bazı blogcu arkadaşlar Mısır ile Cezayir arasındaki olaylara da değinmiş onu terör ve güvenlik ihmali olarak nitelemiş. Orada yaşanılan olayların 1990 Dünya Kupası eleme maçına dayandığından, yaşanılan olaylarda güvenliğin bilinçli olarak sağlanmadığından bihaber olup konu hakkında görüş bildirmek bir nevi Hınca Uluçculuk değil mi?
Çoğu blog çoğu zaman Hıncal Uluç'u söyledikleri ve yazdıkları nedeniyle eleştiriyor haklı olarak. Lâkin Afrika futbolunu takip etmeden, Afrika Uluslar Kupası'yla ilgili iki fikir sahibi olmadan sırf Togo Milli Takımı saldırıya uğradı diye araştırmadan post yazmakta da Hıncal Uluçsal bir davranıştır benim gözümde...
7 Ocak 2010 Perşembe
afrika uluslar kupasına 5 kala - facts & figures...
- Şimdiye kadar düzenlenen 26 turnuvanın 11'ini ev sahipliği yapan ülke kazandı.
- Afrika Uluslar Kupası, Avrupa Futbol Şampiyonası'ndan daha eski bir geçmişe sahip. İlk Avrupa Futbol Şampiyonası 1960'da düzenlenirken, Afrika Uluslar Kupası'nın başlangıcı 1957'ye dayanıyor...
- Angola'daki turnuvaya, daha önce kupayı kazanan Etiyopya, Sudan, Kongo, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Fas ve Güney Afrika katılmaya hak kazanamadı.
- Afrika Uluslar Kupası'nı kazanan son Avrupalı teknik direktör geçtiğimiz hafta Ankaragücüne imza atan Roger Lemerre. Fransız teknik adam Tunus'u çalıştırırken 2004'te Tunus'ta yapılan turnuvada kazanmıştı kupayı.
- Turnuvaya kartılan 16 takımdan yedisi Batı Afrika'dan...
- Afrika Uluslar Kupası'nı en fazla kazanan takım altı şampiyonluk ile Mısır. Onları dört şampiyonluk ile Gana ve Kamerun takip ediyor. Hatırlatmakta fayda var Gana en son şampiyonluğunu 1982 yılında kazanmıştı.
- Turnuvanın 53 yıllık tarihinde kupa üç defa değiştirildi. Resimde görülen son kupa İtalyan yapımı. İlk kez 2002'de Mali'deki turnuvada kullanıldı.
- Ev sahibi Angola, Afrika Uluslar Kupası tarihindeki ilk galibiyetini, iki yıl önce Gana'da düzenlenen kupada Senegal'i 3-1 yenerek aldı.
- Afrika Uluslar Kupası'nda son beş final maçından üçünde kupayı kazanan takımı penaltı atışları belirledi.
Kaynak: NewAfrican
Etiketler:
afrika uluslar kupası,
ecnebi,
futbol
6 Ocak 2010 Çarşamba
3-d ile maç keyfi
ESPN spor yayıncılığında dönüm noktalarından birine imza atıyor bu yıl içerisinde. Connecticut merkezli şirketten yapılan açıklamaya göre önümüzdeki 12 ay içerisinde 85 spor etkinliğinin yayını 3-d olarak yapılacak.
Bu kapsamdaki ilk yayın da 11 Haziran'da oynanacak olan Güney Afrika ile Meksika arasındaki Dünya Kupası açılış maçı olacak. ESPN turnuva boyunca 25 karşılaşmayı 3-d yayın olarak müşterilerine sunacak.
Bu projenin hayata geçmesi için yeni bir kanal açacak ESPN, 3-d yayınına uygun bir altyapıya sahip olacak söz konusu bu yeni kanal.
ESPN'in 3-d spor yayını konusundaki ilk adımı geçen yıl gerçekleşmişti. Southern California-Oregon arasında oynanan Amerikan futbolu karşılaşması USC kampüsü içerisinde yer alan salonların bazılarında 3-d olarak yayınlanmıştı.
ESPN'nin 3-d yayını kısa bir süre sonra SKY tarafından Premier League yayınlarına getirilecektir muhtemelen. Premier League maçlarını 3-d olarak izlemek de ayrı bir keyif olur futbolsever açısından...
ESPN'nin 3-d yayını kısa bir süre sonra SKY tarafından Premier League yayınlarına getirilecektir muhtemelen. Premier League maçlarını 3-d olarak izlemek de ayrı bir keyif olur futbolsever açısından...
5 Ocak 2010 Salı
joel griffiths bilmecesi
Avustralya'da futbolun en önemli gündemi Joel Griffiths. Geçtiğimiz sezonu kiralık olarak Beijing Guoan'da geçiren Avustralyalı futbolcu ligin bitimiyle birlikte Avustralya'ya, Newcastle Jets'e geri döndü. Griffiths'in performansından memnun kalan Beijing Guoan önümüzdeki yıl Asya Şampiyonlar Ligi'nde de mücadele edecek olmasından dolayı Avustralyalı futbolcuyu kadroda tutmak ister. Futbolcunun 2011-2012 sezonuna kadar sözleşmesinin olduğu Newcastle Jets ise bu transfer teklifini önce kabul ediyor -bu iddia futbolcunun menajeri John Denison'a ait- Fakat takımın hücumdaki önemli ismi Fabio Vignaroli'nin sakatlanmasıyla beraber Griffiths'i satmaktan vazgeçiyor A-League ekibi.
Newcastle Jets cephesinde ise durum Çin takımının oynadığı bir oyun olarak nitelendiriliyor. Aynı zamanda futbolcunun imzaladığı sözleşmeye uymadığı ve antrenmanlara çıkmadığından dolayı kızgınlık söz konusu. Takımın en fazla para kazanan ismi olan Joel Griffiths, Pekin ekibine transfer olması halinde Avustralya'da kazandığı paranın iki katından daha fazlasını alacak. Zaten Avustralyalı futboılcunun da Çin'e transfer olmasını istemesindeki en büyük neden bu. Kendisi her ne kadar Dünya Kupası kadrosunda yer almak istediğini söylese ve transferin nedenini bu olarak gösterse de.
Newcastle Jets bütün bu olanlara karşın futbolcunun sezon sonuna Beijing Guoan'a satılabileceğini söylüyor. Fakat Çin takımının bu transferi 11 Ocak'a kadar tamamlayamaması halinde bir anlamı kalmıyor. Çünkü o tarih, takımların Asya Şampiyonlar Ligi'nde forma giyecek futbolcuları bildirecekleri son gün.
Durum böyle karışık bir hal alınca Joel Griffiths ve menajeri John Denison Avustralya Futbol Federasyonu'na başvurdu. Federasyonun yarın ya da perşembe günü konu hakkında karar vermesi bekleniyor. Denison kararın kendileri lehine olma ihtimalinin yüzde 50 olduğunu söylüyor. Newcastle Jets'in sahibi ve aynı zamanda başkanı olan Con Constantine ise Avustralya Futbol Federasyonu'nun kararını futbolcu lehine vermesi halinde ülkede bir kaosa sebep olacağına inanıyor. Hiçbir futbolcunun sözleşmesine saygı göstermeyip, istediğini zaman başka bir kulübe çekip gitmeye kalkışacağını ve bunun da ligin ve Avustralya'daki futbolun gelişimine darbe vuracağını söylüyor ki bunda da haksız sayılmaz Constantine.
A-League'de salary cap (ücret tavanı) uygulaması söz konusu olduğu için futbolculara belirli bir rakamın üstünde maaş verilemiyor. Bu durumda da Avustralyalı futbolcular için Kore, Çin ya da Japon takımlarının yaptıkları yüksek ücretli transfer teklifleri de çekici geliyor.
Bu nedenle Avustralya Futbol Federasyonu'nun Joel Griffiths konusunda vereceği karar Avustralya ve Uzakdoğu Asya takımlarının transfer stratejilerinde önemli değişikliklere neden olabilir...
Newcastle Jets cephesinde ise durum Çin takımının oynadığı bir oyun olarak nitelendiriliyor. Aynı zamanda futbolcunun imzaladığı sözleşmeye uymadığı ve antrenmanlara çıkmadığından dolayı kızgınlık söz konusu. Takımın en fazla para kazanan ismi olan Joel Griffiths, Pekin ekibine transfer olması halinde Avustralya'da kazandığı paranın iki katından daha fazlasını alacak. Zaten Avustralyalı futboılcunun da Çin'e transfer olmasını istemesindeki en büyük neden bu. Kendisi her ne kadar Dünya Kupası kadrosunda yer almak istediğini söylese ve transferin nedenini bu olarak gösterse de.
Newcastle Jets bütün bu olanlara karşın futbolcunun sezon sonuna Beijing Guoan'a satılabileceğini söylüyor. Fakat Çin takımının bu transferi 11 Ocak'a kadar tamamlayamaması halinde bir anlamı kalmıyor. Çünkü o tarih, takımların Asya Şampiyonlar Ligi'nde forma giyecek futbolcuları bildirecekleri son gün.
Durum böyle karışık bir hal alınca Joel Griffiths ve menajeri John Denison Avustralya Futbol Federasyonu'na başvurdu. Federasyonun yarın ya da perşembe günü konu hakkında karar vermesi bekleniyor. Denison kararın kendileri lehine olma ihtimalinin yüzde 50 olduğunu söylüyor. Newcastle Jets'in sahibi ve aynı zamanda başkanı olan Con Constantine ise Avustralya Futbol Federasyonu'nun kararını futbolcu lehine vermesi halinde ülkede bir kaosa sebep olacağına inanıyor. Hiçbir futbolcunun sözleşmesine saygı göstermeyip, istediğini zaman başka bir kulübe çekip gitmeye kalkışacağını ve bunun da ligin ve Avustralya'daki futbolun gelişimine darbe vuracağını söylüyor ki bunda da haksız sayılmaz Constantine.
A-League'de salary cap (ücret tavanı) uygulaması söz konusu olduğu için futbolculara belirli bir rakamın üstünde maaş verilemiyor. Bu durumda da Avustralyalı futbolcular için Kore, Çin ya da Japon takımlarının yaptıkları yüksek ücretli transfer teklifleri de çekici geliyor.
Bu nedenle Avustralya Futbol Federasyonu'nun Joel Griffiths konusunda vereceği karar Avustralya ve Uzakdoğu Asya takımlarının transfer stratejilerinde önemli değişikliklere neden olabilir...
4 Ocak 2010 Pazartesi
roberto carlos'un traffic jam'i
Robert Carlos imzayı attı Parque São Jorge'de. Onu izlemek için gelen Corinthianslı taraftar sayısı 6 bini bulunca bu durum trafiğe de yansıdı. Stadyum etrafında uzun araç kuyrukları oluştu. Park eden araçlar yerlerinden kıpırdayabilmek için 30 dakika beklemek zorunda kaldı. Kısacası Roberto Carlos, Sao Paulo'ya "traffic jam" ile merhaba dedi...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















