Maç günü Kuşdili'ne yürürken rastladık resimdeki abiye. Tamam fotoğraf kötü olabilir, bu konuda yeteneğim kısıtlı. Gerçi bunda Andriy Voronin kılıklı abinin de devamlı kafasını sağa sola oynatmasının da payı büyük. Ukraynaca bilmediğimizde soramadık Andriy Voroninle akrabalığının ne olduğunu. Zannımca abisi olması ihtimali yüksektir -:)
uefa kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uefa kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Mayıs 2009 Cuma
andriy voronin'in abisi..
Maç günü Kuşdili'ne yürürken rastladık resimdeki abiye. Tamam fotoğraf kötü olabilir, bu konuda yeteneğim kısıtlı. Gerçi bunda Andriy Voronin kılıklı abinin de devamlı kafasını sağa sola oynatmasının da payı büyük. Ukraynaca bilmediğimizde soramadık Andriy Voroninle akrabalığının ne olduğunu. Zannımca abisi olması ihtimali yüksektir -:) kupa ukrayna'da
İnsan tarihinde ilk kez bir Avrupa kupası kazanmış, daha renkli bir kutlama yapılarbilirdi. Fotoğraflardan gördüğümüz kadarıyla lig şampiyonluğu ya da Ukryana Kupası kazanıldığında da benzer görüntüler çıkıyordur muhtemelen. Bu arada kupayı takım kaptanı olarak Dario Srna indirmiş uçaktan. Onun da artık üst düzey bir ligde oynama zamanı geldi. Bu kadar Ukrayna havası yeter Hırvat topçuya...
Etiketler:
ecnebi,
futbol,
uefa kupası
21 Mayıs 2009 Perşembe
finalden kalanlar...
Kendi adıma beklediğim gibi kötü bir final oldu. Hem maç açısından hem de tribünler açısından. Herhalde tribünlerde boşlukların rahatça görülebildiği enden finallerden biri olmuştur. Açıkçası final maçının aksiyonu saha içinden daha çok maç öncesinde stadyum etrafındaydı. Sağolsun Werder Bremenli taraftarlar maçtan 4-5 saat öncesinden keyifli bir ortam oluşturdu Yoğurtçu'nun etrafında. Maç yazısı yazmayı sevmeyen biri olarak maç dışındaki gözlemlerimizi yazalım.
Önce öğlen 2 civarında deniz otobüsleri iskelesinin oradaki taraftar alanını gezdik. Gerçi Bremenliler Almanya'dan gelen bayraklarını filan taşımakla meşgul olduklarından söz konusu alan taraftar alanından başka herşeye benziyordu. Arada bir kaç işimizi hallektikten sonra akşam 5'te Caner Eler ile birlikte Kalamış'ta Ukraynalılar için ayrılmış taraftar alanına gitmeye karar verdik. Alana gerdiğimizde parkın karşısındaki kebapçıda daha fazla sayıda Shakhtar taraftarı olduğunu gördük. Tabi içeride 5 avroya bir bardak bira satılınca ve Ukraynalılar da yanlarındaki vodkalarda içeri sokulmayınca dışarı kalmayı yeğlediler. Zaten tuhaf bir uygulamayla bileti olmayan içeri giremiyordu. Bileti olan adam da stadyumun etrafında dolaşmak varken neden gelsin 1 kilometre uzaktaki taraftar alanında durdun ki. Taraftar alanında Di Massimo Talento'dan Talento ve Million Dollar Donkey'den Million Dollar Donkey ile karşılaşınca nispeten kalabalık bir ekip olduk. Taraftar alanın içerisinde Carlsberg'in dağıttığı eşantiyonlardan isteyince bunun Ukraynalılara özel bir hediye olduğu cevabı garip karşılandı grup içerisinde haklı olarak. Taraftar alanına girmeye hakkınız var ama oradaki etkinliklerden yararlanmaya hakkınız yok!
Neyse taraftar alanından çıkıp stadyumun oraya geldiğimizde Eurosport Türkiye'den Dağhan Irak da aramıza katıldı. Bu arada taraftar alanından stadyuma kadar olan 1 kilometrelik yolda kafeleri işgal eden ve alkole kendini vuran Ukraynalıları da söylemeden geçmemek lazım. Yolda yürürken stadyum etrafında blog camiasından tanıdık kişilerle de karşılaşabiliyordunuz Flying Dutchman'den Tuncay Yavuzla olduğu gibi. Derenin kenarında otururken Yakir Mizrahi'deki atkıyı görünce atkının bir benzerini bulmak için yola düştük. Neyseki bir yerde yakaladık atkılardan satan abiyi. 20 milyonun üstü 5 milyon çıkmayınca 3 dolar para üstü almak zorunda kaldık. Gerçi bizde de bozuk olmayınca döner ekmek yediğimiz yere 3 dolar verdik yediğimizin karşılığı.
Taraftar olarak Werder Bremenliler, Shakhtar'dan daha çok taraftardı. En azından maç öncesinde keyifli anları yaşatanların Almanlar olduklarını söylemek mümkün. Hatta bir ara kimin yaptırdığını bilmemekle birlikte "Aziz Yıldırım İstifa" diye bağıran kalabalık bir Werder Bremenli taraftar grubu görünce fazlasıyla güldük.
Arada Andriy Voronin'in 40 yaşındaki abisine de denk geldik -En azından bana öyle geldi, fotoğrafı da var koyarız bloga.- Bir de yılların Gigi Multescu'su da maç için yollara düşmüştü. Biz onu gördüğümüzde Kuşdili'nde boynunda bir atkı bulunuyordu. Hava kararmaya yakın meşaleler yakıldı etraf görsel açıdan biraz daha renklendi. Tabi kalabalık artıyordu...
Stadyuma doğru gittiğimizde UEFA'dan bir arkadaşın Alman bir taraftara; "alkollü taraftarlar buradan girecek" diye söylediği İngilizce cümlenin karşılığı "İngilizce bilmiyorum" oldu. Tabi ben o İngilizce bilmeyen arkadaşı 5 dakika önce İngilizce konuşurken gördüğümü de belirteyim. Anlatacak konu çok sayıda olunca unuttuklarımız da olabilir elbette. Neyse saatler 9'u gösterirken stadyuma girildi. Stadyumda ortam açıkçası keyifsizdi. Hani Bremenliler ve Telsim'in göbeğindeki Shakhtarlı taraftarlar olmasa maçın bırakın bir maçı olduğunu, resmi bir karşılaşma olduğunu bile anlamak mümkün olmayacaktı.
8 Mayıs 2009 Cuma
"manda": tim wiese
Tim Wiese Kaiserslautern günlerinden beri sevmediğim bir futbolcudur. Hele 3 sezon önce Torino'daki Juventus maçında yaptığı hata takımını turdan edince, kendisine olan "uyuzluk" katsayım tavan yapmıştı. O günden beri insanlık dışı hareketler listesine devamlı olarak çentik atmakla meşgul Alman kaleci. Yaptığı bu hareketlerden en popüleri Ivica Olic'e attığı kung-fu tekmesiydi. Dün de yine bir başka Hamburg maçında kendine yakışanı sergiledi Wiese. Bremen maçı 3-2 kazanmış ve finale çıkmış. Hamburglular üzülür, Bremenliler sevinirken "Manda" kaleci, ben buaray kibarcasını yazayım; "Sizi nasıl yendik" misali vücut hareketiyle Jonathan Pitroipa'nın yanında belirmiş. Yaptığı hareketten ve bu kadar antipatik olmayı başardığı için dolayı koca bir aferini de hak etmiş! 20 Nisan 2009 Pazartesi
19 günde 4 defa...
Antrenman maçlarında bile bu kadar karşıya gelmezseniz dedirten bir fikstür bekliyor Hamburg ile Werder Bremen'i. Çarşamba günü başlayacak ve 3 ayrı kulvarda tam 4 defa karşılaşacak bu iki takım tam 19 gün içerisinde. Hamburg ile Werder bremen'in kozlarını paylaşacakları ilk arena Almanya Kupası'nda şans Hamburg'tan yana gibi. Hem Diego hem de Mesut Özil'in olmadığı Bremen'in Hamburg deplasmanında işi zor. İkili Almanya kupasının ardından önce UEFA Kupası yarı finalinde sonra da ligde birbirleriyle oynayacaklar. Fikstür adil, kupa maçı Hamburg'un sahasında, ligdeki kapışma ise Bremen'în. UEFA Kupası'nda zaten iki maç üzerinden oynanıyor.
Bu 19 günlük seans hakkında Klaus Allofs iyi niyetli bir açıklama yapmış ve "Hamburg şampiyon olsun, Almanya Kupası ile UEFA bizim olsun" demiş iyi etmiş. Kötü geçen sezonu ancak bu iki kupa aklar Allofs ve Thomas Schaaf için.
Etiketler:
bundesliga,
ecnebi,
futbol,
uefa kupası
6 Nisan 2009 Pazartesi
uefa cup conquest 09
Nike, UEFA Kupası çeyrek final, yarı final ve final müsabakalarında kullanılacak olan yeni futbol topunu tanıttı. "UEFA Cup Conquest 09" adı verilen top ilk kez 9 Nisan’da başlayacak olan çeyrek final maçlarında kullanılacak.
Topla ilgili özellikler de aşağıda...
Hızlı ve keskin şutlar attıracak şekilde tasarlanan topun geometrik yapısı topun içerisindeki havanın her tarafa eşit olarak yayılmasını ve böylece topun, hangi yöne doğru giderse gitsin, gücünden, etkinliğinden ve çizdiği dengeli yoldan sapmamasını sağlıyor.
Topun zarif tasarımı, UEFA Kupasından ve bu kupanın meşhur tarihçesinden esinlenerek hazırlandı. Top üzerindeki grafik desenler, kupaya daha önce ev sahipliği yapmış şehirlerden ve bu seneki ev sahibi olan İstanbul’dan izler taşıyor.
Top, çapraz şekilde birleştirildi. İçerisindeki nitrojenle genişletilmiş sünger topun esnek kalmasını ve yaylanmasını sağlıyor. Böylece bu top, her türlü hava koşuluna uygun hale geliyor. Sıkıştırılmış poli etilen katman, enerjiyi depolayarak, temas anında salınıyor. Polyester destek kumaşı ise topun yapısal açıdan sağlam olmasını sağlıyor ve dengeli bir şekilde hareket etmesine olanak veriyor.
Etiketler:
ecnebi,
futbol,
uefa kupası
21 Mart 2009 Cumartesi
şampiyonlar ligi & uefa'da çeyrek & yarı final...
Etiketler:
ecnebi,
futbol,
şampiyonlar ligi,
uefa kupası
20 Mart 2009 Cuma
kadıköy'ün son 8 yolcusu
UEFA Kupası son kez düzenlediğinden mi bilmiyorum ama bu kadar tuhaf bir son 8 kimse tahmin etmemiştir herhalde. 2 Ukraynalı, 2 Alman ve 2 Fransız, İtalyanların Avrupa kupalarındaki onuru kurtaran Udinese ve Manchester City'den oluşan bir 8 arzu etmiyordum doğrusu. Hani Sevilla, Milan gibileri varken Dinamo Kiev ile Shaktar finali izleyerek sezonu tamamlamarak fazla absürd geliyor. Son 8'e bakınca gönlümden geçen PSG - Marsilya finalidir. Tamam kabul biraz fazla riskli bir final ama bu 8'den çıkabilecek en ateşli finalde iki Fransız'ın oynacağı değil midir?
Paris demişken Paul Le Guen, Makalele ve Guily'i neredeyse bütün UEFA maçlarında kenarda oturtmasına ve ideal 11'in yarısını sahaya sürmesine karşın son 8'e kadar geldi. Muhtemelen finale 4 maç kala işi daha ciddiye alıp ideal 11'le oynar diyorum.
Etiketler:
ecnebi,
futbol,
uefa kupası
27 Şubat 2009 Cuma
bir tuhaf İstanbul finali
Arkadaşlara diyordum "şanslıyız ya bizi yuhaf bir final bekliyor İstanbul'da" diye. Dediğimin çıkmak üzere olduğunu UEFA'da son 16 eşleşmelerine bakınca daha iyi anladım.
Sezon başlarken kendime göre gerçekçi bir tahmin yapmıştım UEFA Kupası finali için; Milan, Sevilla ve Tottenham üçlüsünden ikisinin İstanbul'a geleceğini düşünmüştüm eşleşme kurbanı ve ŞL'den gelecek takımlarından bir sürpriz olmadığı takdirde. Evet ŞL takımlarının hiçbiri aşırı güçlü değildi. Lâkin kupanın en formda ekibi "köy takımı" Metalist Kharkiv'in olacağını kim düşünürdü. Hatta onu da geçtim yahu son 16'da iki Ukraynalı'nın birbiri ile eşleşeceği üzerine bahis açan bir insan çıkarmıydı bu koca 5 milyarlık dünyada. Elbette çıkmazdı ama bugün son 16'de 2 Ukraynalı birbiri ile eşleşebiliyor. Onunla da kalmıyor zaten doğalgaz hadisesi nedeniyle birbirlerine "uyuz" olan iki komşunun takımları da birbirleriyle eşleşebiliyor. CSKA Moskova - Shakhtar Donetsk maçı bu turun en sert eşlemesi olmaya adaydır.
UEFA Kupası'ndaki tuhfalıklar sadece bu örneklerle de sınırlı değil. Paul Le Guen'ın rotasyon adı altında 11'in değişmez 4 ya da 5 ismini kenara koyduğu PSG'de çekirge misali sıçramaya devam ediyor. Wolfsburg'u hem Parc des Princess hem de Almanya'da yenerken Makalele, Guily kenarda bankın iyi yerinden maç seyrediyordu. PSG son 16'ya kalırken Marsilya'da onları izleyip 120+penaltılar ile Twente'yi geçti. İstanbul olasılıklarımız arasında PSG - Marsilya finali de bulunuyor hatırlatmakta fayda var. Gerçi Allah saklasın da finale kadar gelemesinler yoksa olan İstanbul'a olur .
Braga, Aalborg ve St. Etienne'in buraya kadar geleceğini kimse tahmin etmezdi. Alan Perrin "UEFA'yı umursamıyorum Ligue 1'e bakıyorum" diye diye son 16'ya kapağı attı. Herhalde amaç UEFA olmayınca maçlara daha rahat çıkılıyor, daha iyi futbol oynanıyor olsa gerek. En azından iki Fransız bize bunu gösterdi. İhtimaller çok. Galatasaray'ı bilemem -Hamburg şu anda kupanın en formda takımı. Martin Jol kısmen rotasyona gitse ve Alex Silva, Trochowski ve Guerrero'yu 11 dışında bıraksa da kadrosu geniş ve belirli bir seviyenin altına düşmüyor. Bordeaux'ya oynanan futbol elbet yetmeyecektir standart topunu sergileyen Hamburg'a- Bu ihtimallerden en kötüsü iki Ukraynalı'nın ya da Aalborg ile Braga'nın oynayacağı bir final olur.
Liverpool-Milan finali seyretmiş bir şehir olarak daha iyi bir UEFA Kupası finali haketmiştik ya neyse...
Hamburg - Galatasaray
Werder Bremen - St. Etienne
CSKA Moskova - Shakhtar Donetsk
PSG - Braga
Manchester City - Aalborg
Udinese - Zenit St. Petersburg
Marsilya - Ajax
Dinamo Kiev - Metalist Kharkiv
Fotoğraf: JOHN THYS/AFP/Getty Images
24 Şubat 2009 Salı
martin o'neill'in tercihi
Muhtemelen Chelsea maçı kaybedilmese, en azından berabere kalında böyle bir karar vermeyecekti Martin O'Neill. Rusya'ya CSKA'yla rövanş maçına gidecek kadroya neredeyse ideal 11'in tamamını almamış Kuzey İrlandalı teknik adam.
Gareth Barry, Brad Friedel, Emile Heskey, James Milner, Ashley Young, Gabriel Agbonlahor, Carlos Cuellar ve Stiliyan Petrov Birmingham'da evlerinde maçı seyrederken ayıp olmasın kontejanından Luke Young, Curtis Davies, Zat Knight ve John Carew ise 18'de yer almasına karşın kuvvetle muhtemel yedek bankında yer alacak. Pazar günkü Stoke City maçı O'Neill için daha değerli elbette. 6 sezondur değişmeyen Şampiyonlar Ligi dörtlüsünü değişltirmek gibi büyük bir fırsatı UEFA Kupası'nda geçilip geçilemeyeceği belirsiz bir tur ve zorlu iklim koşullarına harcamak istemiyor elbetteki. İlk 4'teki yeri garantilemek ve CL bileti almak Avrupa'nın 2 numaralı kupasından daha değerli doğal olarak. O nedenle bu tercihe saygı göstermek gerekiyor.
Etiketler:
ecnebi,
futbol,
uefa kupası
20 Şubat 2009 Cuma
laf arısı #4
Skibbe Bordeaux maçı sonrasında "0-0'ı sevmedim" demiş.
Hoca kusura bakmasın ama biz de onun taktik anlayışını sevmedik. Çeyrek yıldır maç oynamayan Harry Kewell'i ilk 11'de sahaya sürmek ne kadar doğruydu? En formda zamanında bile sol kanatta daha verimli oynayan Kewell, 60 dakika boyunca sahada ve sağda kalmakla ne yaptı? En azından rakip yorulduğunda, mesela son yarım saatte oyuna alınsaydı daha faydalı olmaz mıydı?
by taytay
19 Şubat 2009 Perşembe
sarkozy soyunma odasında
PSG dün akşam Wolfsburg'u yedek sayılabilecek bir kadroyla -Makalele, Guily, Landreau ve Sessegnon 11'de yoktu- 2-0 geçerken Nicolas Sarkozy de Parc de Princes tribünlerindeydi. Maç sonrası PSG'nin soyunma odasına inen Sarkozy, son 10 dakikada 2 gol birden atan Fransız futbolunun yeni gözdesi Guillaume Hoarau'yu da kutlamadan geçmedi.
Etiketler:
ecnebi,
futbol,
uefa kupası
17 Şubat 2009 Salı
uefa'da son 32
Billmapsports her zamanki çalışkanlığıyla UEFA'da son 32'nin de haritasını eklemiş. Biz de ondan alıp koyduk buraya.
Etiketler:
ecnebi,
futbol,
uefa kupası
15 Şubat 2009 Pazar
uefa'nın fransızları
Resim made[in]sport'un yolladığı son newsletter'dan alıntı. Önümüzdeki hafta UEFA Kupası'nda son 32'nin ilk maçları oynanacak. Son 32'de 4 Fransız takımı bulunuyor. Bordeaux Galatasaray ile karşılaşırken Marsilya'nın rakibi Twente. Bu hafta ligde karşılaşan takımlardan PSG Felix Magath'ın Wolfsburg'unu, Saint Etienne de Galatasaray'ın grubundan 3. olarak çıkan Olympiakos'u elemeye çalışacak. St. Etienne dışındaki tüm Fransızlar ilk maçlarını evlerinde oynayacak.
Etiketler:
ecnebi,
futbol,
uefa kupası
2 Aralık 2008 Salı
uefa kupası finali 2009
Tasarım güzel, İstanbul'u ve Şükrü Saraçoğlu Stadyumu'nu iyi anlattığını düşünüyorum. Biletlerin fiyatları da çok çok uygun. Bugün Fenerbahçe'nin normal bir lig maçını ısıtıcıların seviyesinde, tepeden seyretmek için 128 YTL ödemek zorunda kalan insanları düşününce 75, 100 ve 130 avro bir final maçı için çok makul. 2005'te olduğu gibi talep toplama yöntemi ile biletler satılacakmış. Umarız başvuran herkes bilet alabilir. Gerçi ne kadar bilet Türk seyircilere ayrıldığı söylenmedi ama herhalde toplam bilet sayısının 1/3 olması lazım diye biliyorum. Başvurumuzu yapacağız, kura çekime kurban gitmeden alırız final biletini diye umuyorum...
Etiketler:
ecnebi,
futbol,
uefa kupası
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




