6 Nisan 2009 Pazartesi

uefa cup conquest 09

Nike, UEFA Kupası çeyrek final, yarı final ve final müsabakalarında kullanılacak olan yeni futbol topunu tanıttı. "UEFA Cup Conquest 09" adı verilen top ilk kez 9 Nisan’da başlayacak olan çeyrek final maçlarında kullanılacak.
Topla ilgili özellikler de aşağıda...
Hızlı ve keskin şutlar attıracak şekilde tasarlanan topun geometrik yapısı topun içerisindeki havanın her tarafa eşit olarak yayılmasını ve böylece topun, hangi yöne doğru giderse gitsin, gücünden, etkinliğinden ve çizdiği dengeli yoldan sapmamasını sağlıyor.
Topun zarif tasarımı, UEFA Kupasından ve bu kupanın meşhur tarihçesinden esinlenerek hazırlandı. Top üzerindeki grafik desenler, kupaya daha önce ev sahipliği yapmış şehirlerden ve bu seneki ev sahibi olan İstanbul’dan izler taşıyor. Top, çapraz şekilde birleştirildi. İçerisindeki nitrojenle genişletilmiş sünger topun esnek kalmasını ve yaylanmasını sağlıyor. Böylece bu top, her türlü hava koşuluna uygun hale geliyor. Sıkıştırılmış poli etilen katman, enerjiyi depolayarak, temas anında salınıyor. Polyester destek kumaşı ise topun yapısal açıdan sağlam olmasını sağlıyor ve dengeli bir şekilde hareket etmesine olanak veriyor.

görüntüye ceza

Emre'nin Milli forma altında hareketini hazmedenler Fenerbahçe forması altında 2 maç cezalandırabildiler.
Kayseri maçında -daha ağır küfürleri hakeden- Cangele'ye hakemin gözünün içine baka baka "..tir git" diyen Rüştü'ye 2. sarıyı veremeyen hakeme rağmen TFF'den tutarlı bir davranış bekliyoruz.
Klişe ama "Hiç yakışmadı Rüştü..."

şampiyon trentino

Voleybolda Avrupa kupalarında sezon tamamlandı. 2000 yılında kurulan bir kulüp olan Trentino Volley geçtiğimiz yılki İtalya şampiyonluğunun ardından ilk defa mücadele ettiği Indesit Şampiyonlar Ligi'nde oynadığı bütün maçları kazanarak ve sadece 5 set vererek şampiyon oldu. Anlayacağınız açık ara kupayı haketti İtalyanlar.
Final maçının 5 set olması bekliyorduk dediğimiz gibi olmasa da 5 setlik bir maç gibi sonuna kadar heyecan vardı ilk seti göz önünde bulundurmazsak. Maç normalde yerel saatle 17.30'da başlayacaktı ama sağolsun bir kısım Yunan taraftar stewardlarla çatışıp onlara sandalye atmaya kalkında ortalığın yatışması için yaklaşık 25 dakika beklenildi. Gerçi bizim ekranda gördüğümüz bu görüntüler ne CEV'in ne de Yunan spor sitelerinin hiç birisine yansımamış. Maça geldiğimizde ilk set rüzgar gibi geçti denilebilir. İtalyan sete öyle bir girdiler ki Iraklis 5. dakikada dağılmıştı. Tabi bunda pasör çarprazı Marcus Nillson'un yaptığı hatalar da etkili oldu. İsveçli hem blokta Final 4'un MVP'si Kazijki - Vissotto ikilisine takıldı. Blogu geçtiği zamanda vuruşlar dışarıya gitti. Iraklis açısından felaket geçen bir setten sonra ikinci sette oyunun kontrolünü ele geçirdiler. İyi başladıkları sette oyunda hiç düşmediler. Slovak Kravarik'in servisleriyle aldığı acelerle seti aldılar. 3. ve 4. set birbirinin kopyasıydı. Başlarda dengeli giden oyun setlerin ortasına doğru Yunanlılara dönse de bloklardaki üstünlük hem setleri hem de maçı Trentino Volley'e getirdi.
Iraklisler için üzücü bir Final 4 daha geride kaldı. Son 5 yılda oynadıkları 3. finalden de elleri boş ayrıldılar. Trentino Volley ise postun başında da belirttiğimiz gibi çok iyi oynadıkları bir sezonu Avrupa şampiyonluğu ile tamamladılar. Son bir söz de Iraklis taraftarı için. Kendilerini aşırılıklarına rağmen tebrik etmek lazım. 2 gün boyunca eğlendiler, diğer taraftarların da eğlenmesini sağladılar. Çoşkularıyla hem Rus hem de İtalyan taraftarların temposnu arttırdılar. Sahada maçlarda yaşanılan keyfi tribünlere taşıdılar. 2 yıl önce Roma'daki Final 4'da hayran kalmıştım bu hafta sonuda bir kere daha "Bu işi biliyorlar" dedirttiler...

adriano'nun izi bulundu

Cuma günü Inter kampına katılması gerekiyordu milli takım dönüşü Adriano'nun. Ama adamdan ses çıkmadı cumadan beri. Hatta başına bir kaza gelebileceğinden endişe duyulmaya başlamıştı ki menajeri Gilmar Rinaldi futbolcunun Rio de Janeiro'da olduğu açıklamış. Adriano'nun özel sorunları varmış ve bu nedenle akrabalarıylaymış. Gilmar sorunun ne olduğunu elbetteki açıklamamış ve Brezilyalı'nın İtalya'ya ne zaman gideceği de belli değilmiş. Gilmar Rinaldi'nin verdiği bilgilerden biri de Adriano'nun durumu hakkında milli takım teknik direktörü Dunga ve Interli yöneticileri durumu hakkında haberdar ettiği. Yapılan açıklamaya rağmen Adriano işi sırrını koruyor. Birkaç güne kadar birşeyler belli olur en azından...

yerli adriano!

Bu başlıkla Adriano'ya haksızlık mı ettim bilemiyorum. O en azından futbola ile kendini kanıtlamıştı. Batuhan Karadeniz dediğimiz adam henüz 18 yaşında ve futbol adına sonuç tarafına yansıyacak işler yapmamış olmasına karşın 35'lik topçular gibi davranıyor. Beşiktaş'ta kendisinden hazzetmediğim topçular sınıfındadır kendisi. 2 sezon önce Fenerbahçe maçında yaptığı bencillik, geçtiğimiz yıl Antalya'daki Avrupa Şampiyonası'ndaki penaltı hadisesi, PAF maçlarında takım arkadaşlarına takındığı tavır onun hakkında kolay kolay değişmez fikirler oluşturdu bende.
Her tarafından yetenek fışkırsa dada spor ahlakı açısından yerlerde sürünen futbolcuya çok ihtiyacımız varmış gibi Batuhan Kardeniz vukuatlarına bir yenisi daha eklemiş. Rıdvan Dilmen %100 futbolda söyledi ayrıntıları da burada. Batuhan kardeşimiz Fenerbahçe maçından bir gece önce maça konsantre olmak yerine bir gece kulübünde sabahlamayı tercih etmiş. Geceyi eğlenerek geçirdikten sonra ayıp olmasın diye sabah 4'te takımın kamp yaptığı otele teşrif etmiş. Tabi geceyi eğlenerek geçirince dün akşam sahada bir hayaletten farkı yoktu. Maçtaki tek hareketi sol kanattan gelen ortanın ona çarpması ile attığı goldü.
Ülke futbolumuzda herşey yerli yerindeymiş gibi ve bütün herşeyimiz tammış da bir Adriano eksiğimiz varmış gibi Batuhan Karadeniz de bu eksikliği gidermeyi kendisine bir görev seçmiş. Tamam madem böyle bir misyonu seçtin kendine önce bir goller at takımını bir yerlere getir de en azından yaptığın işin bir savunması olsun. Hani yetenek desen anladık da bu ülke futbolu ne yetenekli adamların bir halt olamadan süründüğünü görmüştür Batuhan Karadeniz'in de onlardan biri olması şu hal hareketleriyle pek de uzak değildir kanımca...

ramos rekora koşuyor

Sergio Ramos Malaga maçında gördüğü sarı kartla Real Madrid kariyerindeki 50. karta ulaştı. Bu aynı zamanda bir rekor. Marca'nın haberine göre Sergio Ramos Madrid forması ile 50 karta en kısa zamanda ulaşan futbolcu. 4 sezondur Madrid'te top koşturan Ramos'un sezon başına kart ortalaması 12.5. Marca'nın yaptığı sıralamada Sergio Ramos dışında çift haneli rakama ulaşan yok. Fernando Hierro forma giydiği 14 sezonda topla 136 sarı kart görmüş ve 9.7'lik bir sezon ortalaması yakalamış. Sergio Ramos'un Hierro kadar forma giydiğini hesaplarsak toplamda 175'lık bir seri yakalayacaktı. Sergio Ramos'un Malaga maçında gördüğü sarı kartla Valladolid maçı için cezalı duruma düştüğünü hatırlatıp Marca'nın Real Madrid tarihinde en fazla sarı kart görenler listesi ile postu tamamlayalım.

1. Fernando Hierro (136 yellow cards in 14 seasons/9.7 per season on average)
2. Guti (89 in 14 seasons/6.3 per season)
3. Michel Salgado (88 in 10 seasons/8.8 per season)
4. Manolo Sanchis (87 in 18 seasons/4.8 per season)
5. Roberto Carlos (73 in 11 seasons/6.6 per season)
6. Ivan Helguera (58 in 8 seasons/7.25 per season)
7. Michel (57 in 13 seasons/4.3 per season)
8. Sergio Ramos (50 in 4 seasons/12.5 per season)

5 Nisan 2009 Pazar

11-mm

Berlinli futbolseverleri bu hafta sonu keyifli bir eğlence bekliyor/du. Bu yıl 6. yapılıyor Uluslararası Futbol Filmleri Festivali'nin. 4 gün boyunca uzun-kısa metrajlı çok sayıda futbol konulu film sinema severleri bekliyor. Bollywood sinemasının ürünü "Dhan Dhana Dan Goal", Emir Kusturica'nın Maradonası, Danish Dynamite ve Vikash Dhorasoo festivalde gösterilecek filmlerden bizim gözümüze çarpanları. Festivalin sponsorları arasında Alman Futbol Federasyonu, Eurosport, Wolkwagen, 11Freunde'de yer alıyor. Festival ile ilgili çok daha fazla detayı resmi İnternet sitesinden öğrenmek mümkün. Bir tık ötede de tanıtım filminin olduğunu belirtip postu bitirelim...

taraftar nerde taraftar!

MLS'in en sağlam taraftarıdır Toronto FC'liler. -Gerçi posta konu olan olay nedeniyle gözümden düştü Torontolular- Zaman zaman deplasmanda olay çıkardıkları ileri sürülse de öyle büyük vukuatları yoktur. Tabi böyle abartılmış haberler nedeniyle ev sahibi şehrin polisi tarafından Toronto FC'lilere bazen sınırı aşan müdahaleler olabiliyor son Columbus deplasmanında yaşandığı gibi. Columbuslular ile Torontolu taraftarlar birbirlerini sevmezler. Columbuslular biraz ırkçıdır. -biraz geç basbayağı ırkçılar- Gerçi ırkçı taraftarı kim sever...
Neyse Columbus deplasmanında Torontolular toplanmış beklerken bir taraftarın aşırılıklar yaptığını bahane eden polis şok tabancısı ile taraftara müdahale ediyor. Diğer Torontolular ise bakıyor. Arkadaşına polis tarafından şiddet uygulanırken olaya seyirci kalan taraftar benim gözümde taraftar değildir. İnsan en azından olaya müdahale etmeye çalışır. Olayın üzerinden 1 dakika geçtikten sonra bazı Torontolular bunu akıl ediyor ama iş işten geçmiştir artık. Olayın videosu bir tık ötede...

prag'dan taraftar manzaraları

finalin adı iraklis selanik - trentino volley

Prag'da ilk gün tamamlandı. İlk günün ilk maçını iki post aşağıda yazmıştık zaten. Günün ikinci maçı iki İtalyan Trentino Volley - Lube Banca Marche Macerata arasındaydı. Bizim tahminimiz Macerata'nın maçı alacağı yönündeydi. Ama Iraklis hadisesinde olduğu gibi bu maçta da yanıldık.
Tahminizi yaparken takımların Şampiyonlar Ligi geçmişini de düşünmüştük. Macereta Final 4'ların yabancısı değil. Kulübün 20 yıllık geçmişinde 2001-02 sezonunda Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu ve 2006-07 sezonunda da VfB Friedrichshafen ve Dinamo Moskova'ya kaybedilmiş iki maç sonrasında elde edilen dördüncülük bulunuyordu. Trentino ise tarihinde ilk kez bu sezon Indesit Şampiyonlar Ligi'nde yer aldı. Gerçi 2000 yılında kurulmuş bir kulüp için iyi bir gelişim sürece bakınca. Geçtiğimiz sezon normal sezonu lider bitirip play-offlarda da lig şampiyonluğunu kazanmışlardı. Şampiyonlar Ligi'nde de sezonu buldozer gibi geçtiler. Yaptıkları 10 maçın hepsini kazandı Trentino Volley. Üstelik sadece 4 set verdiler bu 10 maçta...
Ama dediğimiz gibi Final 4 farklı. 10 maçtır kaybetmeyen takım yarı finalde de Macerata'ya acımadı set vermeden son set dışında fazla zorlanmadan maçı aldı. Maçın özeti yukarıya koyduğumuz resimdir. Vissotto Neves Leandro ve Matej Kaziski ikilisi Macerata hücumlarını bloklarda kesti 6 sayı geriye düştükleri seti bile savunma direnci ve blok etkinlikleri ile almayı başardılar.
Yarı finaller geride kaldı. Finalin adı kondu. Şampiyonlar Ligi tarihinde geçtiğimiz sezon olduğu gibi bu sezon da bir ilk yaşanacak ve turnuva tarihinde yeni bir şampiyon ile karşılaşacağız. Geçtiğimiz sezon 2000'li yıllarda kurulan bir başka takım, Dinamo Kazan şampiyon olmuştu. Trentino Volley o trendi devam ettirebilecek mi acaba? Benim gönlüm devamlı direkten dönen Iraklis'ten yana. Yunanlılar kupayı kazanırsa Yunan voleybol tarihine de geçecek aynı zamanda. Iraklis'in pes etmeyen takım yapısını da düşünürsek oldukça uzun ve keyifli bir maç bizi bekliyor diye düşünüyorum. Şampiyonun muhtemelen 5. sette belli olacağı final maçı 18.30'da. TRT final maçını da gece 00.30'a koyduğu için adresimiz yine LAOLA1 olacak. Finale dair son not; Trentino Volley'i bir Bulgar Radostin Stojčev, Iraklis'i ise bir İtalyan Flavio Gulinelli çalıştırıyor. Gulinelli'nin kariyerinin en büyük başarısını elde etmek için bir İtalyan takımını alt etmesi gerektiği de finale yakışan güzel bir ironidir...