Global ekonomik kriz Adidas'ı da vurmuş. Alman spor malzemeleri üreticisinin vergi öncesi kârı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 96'lık bir düşüş yaşadı.
Açıklanan vergi öncesi kâr 8 milyon sterlin. Şirket, bu rakamlar karşısında bir takım önlemler alacağını da açıkladı. Bazı bölgesel ofisler ve perakende satış mağazaları kapatılacak. Bu operasyon ile 100 milyon sterlinlik tasarruf edilmesi bekleniyor tabi evdeki hesap çarşıya uyarsa. Bu nokta söz konusu olabilecek dış faktörlerden de hiç bahsetmeyelim isterseniz.. 5 Mayıs 2009 Salı
adidas da kriz kurbanı
Global ekonomik kriz Adidas'ı da vurmuş. Alman spor malzemeleri üreticisinin vergi öncesi kârı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 96'lık bir düşüş yaşadı.
Açıklanan vergi öncesi kâr 8 milyon sterlin. Şirket, bu rakamlar karşısında bir takım önlemler alacağını da açıkladı. Bazı bölgesel ofisler ve perakende satış mağazaları kapatılacak. Bu operasyon ile 100 milyon sterlinlik tasarruf edilmesi bekleniyor tabi evdeki hesap çarşıya uyarsa. Bu nokta söz konusu olabilecek dış faktörlerden de hiç bahsetmeyelim isterseniz.. kano pillars sürprizi
Afrika Şampiyonlar Ligi'nde ön eleme turları sona erdi ve son 8'e kalan takımlar bellli oldu. Bu haftasonu oynanan maçlar ile belki de kupa tarihinin en sürpriz 8'ine şahit olduk. Son 4 yılda bu kupayı 3 defa kazanan ve bu yılın da en büyük favorisi Al Ahly, Nijerya temsilcisi Kano Pillars'la deplasmanda 1-1 berabere kalmıştı. Kahire'deki maçta turu geçmesi için golsüz beraberlik yeten Al Ahly'e Nijeryalılar'ın bir sürprizi vardı. Golsüz sona eren ilk yarının ardından Victor Ramo ve Rabiu Mohamed'in enfes aşırtması Kahire Stadyumu'ndaki herkesi şoka soktu.
Al Ahly girdiği şoktan çıkmayı denediyse de attığı 2 gol tur için yeterli olmadı ve kupa tarihinin en büyük sürprizlerinden biri gerçekleşti. Kano Pillars 1990 yılında kurulmuş bir kulüp. Kısa sayılabilecek tarihindeki ilk şampiyonluğunu geçen yıl kazandı. Şampiyonlar Ligi'nin acemisi sayılabilecek Kano Pillars'ın katıldığı ilk sezonda son 8'e ve dolayısıyla grup aşamasına kalması büyük başarı. Kano Pillarsla birlikte bir diğer Nijerya ekibi Heartland de geçtiğimiz yılın finalisti Coton Sport'u eleyerek son 8'e kaldı. Nijeryalılar dışında Sudanlılar da 2 takımla birlikte Şampiyonlar Ligi son 8'inde mücadele edecek. Geçtiğimiz yıldan TP Mazembe ve Al Hilal'ın yer aldığı Şampiyonlar Ligi'nde grup aşamalarının en ünlüsü Tunus temsilcisi Etoile du Sahel. Şampiyonlar Ligi'nde son 8'de grupların yarın Kahire'de yapılacak kura çekimi ile belirleneceğini söyleyelim. Kano Pillars, ZESCO United (Zambiya), Al-Merreikh (Sudan), Heartland, TP Mazembe (Demokratik Kongo Cumhuriyeti), Monomotapa United (Zimbavve)-Kupanın bir diğer favorisi ASEC Mimosas'ı eledi- , Etoile du Sahel, Al-Hilal'den oluşacak 2 grupta da ilk iki sıraya giren takımlar yarı finale yükselecek.
Etiketler:
afrika şampiyonlar ligi,
ecnebi,
futbol
a-rod
NY Times'ın spor muhabirlerinden Selena Roberts'ın Alex Rodriguez ile ilgili kitabı "A-Rod" piyasaya çıktı. Kitabın piyasaya çıkması ile birlikte Roberts'a özellikle NY Yankees Menajeri Joe Girardi büyük tepki gösterdi. Girardi'ye göre kitap Rodriguez'in özel hayatına saldırıyor, tecavüz ediyor. Tabi 2 ay önce Alex Rodriguez'in kariyerinin en verimli döneminde doping yaptığının ortaya çıkması ve kitabın bu konuya da el atması tartışmayı daha anlamlı hale getiriyor.
Kitabı okumadan hakkında yorum yapmak anlamsız. Ama beyzbol tarihinin en pahalı oyuncularından birinin spor kariyeri ile iglili büyük bir skandalın aptlak vermesinin ardından bu tip bir kitabın yayımlanmaması tuhaf olurdu. Ki bahsettiğimiz ülke Birleşik Devletler ise bu daja da affedilmez bir hal alıyor.
Joe Girardi'nin ondan bundan duydukları ile kitap yazmakla suçlanan Selena Roberts ise yılın bestsellerlarından birine imza attı.
Kitapla ilgili tartışmaların daha artması ve yer alan hikayeler üzerine farklı yorum ve itirafların çıkmasını da bekliyorum...sarı siyah são paulo
São Paulo'nun kırmızı-siyah-beyaz üçlemesine hayran olmuşumdur hep. Dünya üzerinde sahip olmak istediğim formalar sıralamasında ilk 3 sırada yer alır São Paulo. Bilmiyorum çoğu São Paulo taraftarı benim gibi mi düşünüyor ama kulüübn dün basına tanıttığı yeni antrenman formaları tam bir hayal kırıklığı kendi adıma. Nerden çıktığını anlamadığım sarı renk insana tuhaf geliyor. İnsna bakınca aklına bir türlü São Paulo forması olduğu gelmiyor.
Bilmiyorum bu kulübün sarı rengi de içine katan yeni forma dizaynlarını taraftara alıştırmak için yaptığı yeni bir strateji mi. Avrupa'da çoğu kulübün alternatif formaları normal renklerinden bağımsız olabiliyor. São Paulo'nun da bu tür bir strateji izleyebileceğini, önce sevdirip sonra da giymeyi ve giydirmeyi hedeflemesini mümkün gibi...
Etiketler:
campeonato brasileiro,
ecnebi,
futbol
4 Mayıs 2009 Pazartesi
berlin'den kalanlar...
Etiketler:
Basketbol,
ecnebi,
euroleague
60 milyon £'lik sevinç
Wolverhampton Wanderers'ın ardından Reading'i deplasmanda yenen Birmingham City'de 1 yıllık aradan sonra Premier League'e geri döndü. Zaten son yıllarda bir nevi asansör takımı olarak görev yapıyor Birmingham'ın diğer takımı. Muhtemeşen önümüzdeki yıl da büyük ihtimalle düşmemek için oynayacak Alex McLeish'in oyuncuları.
City, sadece Premier League'e geri dönmekle kalmadı sağlam bir kazanç da elde etti. Premier League'de yayın haklarından 35 milyon sterlin gelir elde edecek David Gold'un kulübünün maç günü, ürün satışı gibi gelirlerle birlilkte First Division'a göre 60 milyon sterlin daha fazla kazanacak. En azından The Telegraph tarafından yapılan öngörü bu yönde...
soyunma odası hadisesi
Takıldığım konulardan biridir şu soyunma odası resimleri. Paris Saint Germain ve Olympique Marsilya'nın üstüne yok maç hikayesi şeklindeki fotoğraflar konusunda.
Takımların stadyumlarından gelişine tutan da maç sonrası soyunma odasındaki gidip gelenlere kadar herşeyi görebiliyorsunuz. Ki bu kaybedilen maçlar dâhil bu ritüele. Temsil misal yukarıdaki fotoğraf PSG'nin Parc des Princess'te Rennes'e 1-0 yenidliği maçın ardından çekilmiş.
Biz de bu soyunma odasının maç öncesi ve sonrası çekilmiş fotoğraflarının yayımlanması hadisesi mevcut değil. Hani anladım mağlup olunmuş bir maç sonrasının fotoğrafları olmasa da kazanılmış bir maçın ardından soyunma odasının maç önü ve sonrası fotoğrafları ve buna bağlı hikayeleri neden paylaşılmaz, neden devlet sırrı gibi saklanır anlayabilmiş değilim. Bir maç sadece saha içerisinde oynanan bölümden ibaret değildir ki.
Tribünleri, saha içini göstermek kadar şu soyunma odalarının da fotoğraflarını yayınlasalar akıllara takılan pek çok sorunun da cevabı bulunur... atina basınında pao
Etiketler:
avrupa,
Basketbol,
euroleague,
yunanistan
eyalet şampiyonaları
Brezilya'da sezonun ilk turnuvası eyalet şampiyonları sona erdi. Carioca, Gaucho, Mineiro ve Paulista'nın en önemlileri olarak kabul edildiği eyalet şampiyonalarının sayısının toplamı 20. Ronaldo futbola geri dönüşünü 8 gol attığı Paulista Şampiyonası'nda Corinthians'ın şampiyonluğu ile kutladı. Gaucho Şampiyonası'nda Internacional 100. yıllarının ilk kupasını aldı. Minerio Şampiyonası'nda Cruzerio son 6 yıldaki 5. şampiyonluğunu kazanırken, Carioca Şampiyonası'nda Flamengo çalkanltılı geçen bir sezonu geride bırakabileceğini gösterdi. Luciano da futbolu bıraktığı sezonda en azından eyalet şampiyonasını kazanma sevincini yaşadı.
20 eyaletten 14'ünde şampiyonlar belirlendi. Eyalet şampiyonalarının ardından önümüzdeki hafta Campeonato Brasileiro Série A'da 2009 sezonu başlayacak. Postun sonuna eyalet şampiyonları ekleyelim dedik...
Baiano: Vitoria
Brasiliense: Brasiliense
Carioca: Flamengo
Catarinense: Avai
Cearense: Fortaleza
Gaucho: Internacional
Goiano: Goias
Mineiro: Cruzerio
Paraense: Paysandu
Paraibano: Sousa
Paranaense: Atletico Paranaense
Paulista: Ponte Preta
Pernambucano: Sport Recife
Potiguar: Assuberlin'in kralı pao
Hafta sonunun başında niyetimiz her maç için bir preview ve maç yazısı yazmaktı ama olmadı. Caner Eler maçları yerinden, O2 Arena'dan takip etti. Bloga yazacağı detaylar olacaktır muhtemelen.
Genel olarak herkesi memnun edecek bir Euroleague final4'ü geride bıraktık. Tamam kendi adıma daha üst düzey basketbol bekliyordum ama heyecan açısından bütün maçlar muazzamdı. -3.lük maçının benim gözümde bir anlamı ve değeri olmadığından onu kayıtlara almıyorum- 3 maçın toplamında aradaki farkların sadece 4 basket olması işlerin ne kadar denk gittiğinin bir göstergesiydi. Barcelona coachunun acemiliğinden, Olympikaos da 12 yıldır buralarda bulunmamasından dolayı yarı finali küçük nüanslarla kaybettiler. Zaten Final4'cular belli olduğunda çoğu kişinin de final öngörüsü PAO ile CSKA arasında bir maçın oynanacağıydı, öyle de oldu.
Herkesin beklemediği maçın bu kadar uçlarda geçebileceği.
Avrupa basketbolunda özellikle de Final4'larda maç içi geri dönüşler pek hatta hiç görmeyiz. Finalin devre arasında açıkçası umudum yoktu Rusların 20 sayıdan maçı geri getireceğinden. Hani ilk 25 dakikalık oyun da maçın gelmeyeceğini gösteriyordu. CSKA'nın en zayıf bölgesi pota altı PAO tarafından iyice işlendi. Buna bir de bir tarafın giren 3'lükleri ile diğer tarafın 6.25'in gerisinden yüzde 10'la oynamasını da ekleyince "Olmaz usta bu iş" dedim kendi kendime. Fakat Trajan Langdon'ın başlattığı seri ile CSKA son periyoda 10 sayılık farkla girince işlerin değişme ihtimalinin hiç de düşük olmadığını anladım. Arada Ettore Messina'nın hakkını yememek lazım. Maçı döndürmeye çalışan ilk 5'i bozmadı ve maçın sonuna kadar oynattı. Gerçi Matjaz Smodis'in gereksiz zorlamaları olmasa Ruslar, Yunanlıları daha erken yakalayabilirdi.
Bitime 6 dakika kala 13'e çıkan farkı eritip maçı son baskete kadar getirdikleri için CSKA'yı şampiyon olmuş sayıyorum. Ettore Messina herhalde son top için öyle bir oyun çizmemişti. Muhtemelen içeri drive etmesini istemişti Siskauskas'tan. Lâkin PAO onu iyi savundu ve 2 yıl öncesinin rövanşını vermedi. Yine bir basket farkla kazanmasını bildi. Željko” Obradović'in ne kadar antipatik bir şahsiyet olduğunu Berlin'de 2 gün boyunca bir kere daha gördük. Takımı 10 sayı öndeyken bile bir insan etrafa bağırıp çağırıyorsa diyecek birşey yok.
Her ne kadar liglerde işler devam etse de Avrupa'da sezon sona erdi. Bu yazın en hareketli takımı olacaktır CSKA. Öncelikle Ettore Messina'yı takımda tutup tutamayacakları sorusunun cevabını bekleyeceğiz. İtalyan antrenör hakkında NBA'e gidecek denilse de aday takımların onunla anlaşmayacakları gibi görünüyor. NETS'te Lawrence Frank, Toronto'da da Jay Triano kalıcı. -gibi- Kings zaten NBA tecrübesi olan biri isim istiyor. Messina'nın en ciddi talibi Barcelona. Hele bir de Xavi Pascual'in Final4'da yaptığı hataları görünce Katalanlar, İtalyan'ı ciddi ciddi isteyecektir. Diğer yandan ücretlerde yapılacak yüzde 15-20'lik kısıntı karşısında oyuncuların tavrı ne olacak CSKA'nın bir diğer önemli problemi. Ciddi teklif alanlar elbet olacaktır. Bu teklifler karşısında Moskova'da kalmayı seçecekler mi sorusu CSKA'nın da gelecek sezonki durumunu belirleyecek.
Hareketli bir ölü sezon bizi bekleyecek Avrupa basketbolunda. Postu kapatırken aşağıya maçın özetini ve maç sonrası PAO'nun kutlamaları ilişkin iki videoyu da ekleyelim...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










