yunanistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yunanistan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Mayıs 2011 Pazartesi

bourousis bıraktı!

Panathiniakos - Olimpiakos final serisinin ikinci maçını evsahibi 78-66 kazandı ve seride 2-0 öne geçti. Fakat deplasman takımı Olimpiakos, karşılaşma boyunca hakemlerin ev sahibi takım lehine takdir haklarını kullanmasından dolayı tabir yerindeyse çıldırmış durumda.
Karşılaşma boyunca Pao 31 serbest atış kullanıp bunların 22'sinden de sayı bulmayı bildi. Olimpiakos ise sadece 9 serbest atıştan 7 sayı bulabildi.
Maçın ardından Olimpiakoslu Ioannis Bourousis, milli takımı biraktığını açıkladı. Olimpiakoslu basketbolcu hakemlere karşı olan tepkisini bu yolla göstermek istedi. "Kırık parmakla milli takım forması giyip, oynadım. Fakat ne insan ne de basketbolcu olarak en ufak bir saygı görmüyorum" sözleri, Bourusis'in sinirinin kolay kolay yatışmayacağını gösteriyor.
Avrupa Basketbol Şampiyonası'nın olduğu bir yıl, Yunanlıların pota altındaki en etkili silahının kararından vazgeçmesi için neler yapılacak, nasıl gönül alınacak bilinmez ama Olimpiakos'un arka arkaya üç defa üstelik de saha avantajını kaybetmişken gidip de Panathinaikos'u yenmesi oldukça zor. 1997'den beri bunu başaramadıklarını düşünürsek...

8 Ağustos 2010 Pazar

dusan bajevic'e taraftar dayağı!

AEK'in sezon hazırlıkları fena gitmiyordu. Avustralya turnesinde hem alınan sonuçlar hem de oynanan futbol yeterli düzeydeydi. Lâkin AEK'in evinde ikinci lig takımlarından Kallithea ile oynadığı ve 2-1 kaybettiği maç sonrası ortalık karışmış. Taraftarlar sahaya girerek teknik direktör Dusan bajevic'i dövmeye kalkmışlar hatta dövmüşler. Bajevic bir taraftardan yediği yumrukla kendini yerde bulmuş. Polisler olaya müdahale etmek zorunda kalmış. Olayların ayrıntısı postun başına astığımız videoda...

4 Ağustos 2010 Çarşamba

en ateşli paoklu


Selanik, futbol adına bu akşam tarihindeki en önemli anlardan birini yaşayacak. Geçtiğimiz hafta Amsterdam Arena'da 1-1 berabere kaldığı Ajaxla golsüz berabere kalır ya da Hollanda ekibini yenerse Şampiyonlar Ligi'ne bir adım uzaklıkta olacak PAOK.
Ajax maçı öncesinde en heyecanlı isimlerden biri de Christos Mitsios. 51 yaşındaki ortadoks rahip en ateşli PAOK taraftarlarından biri, belki de en ateşlisi bulunduğu konumu düşünürsek. Toumba Stadyumu'nda "GATE 4"ün müdavimleri arasında yer alan Mitsios, bu akşamki Ajax maçına da dua ederek hazırlanıyor.
PAOK taraftarlığı kilisenin ileri gelenleri tarafından tepki toplayan Christos Mitsois'in bir dönem maçlara gitmesi yasaklandı. Fakat Facebook'ta başlatılan ve 18 bin kişinin katıldığı kampanya ile söz konusu yasak kalktı Christos Mitsois hakkındaki. 

30 Temmuz 2010 Cuma

olympiakos'ta lale devri sona erdi

Son iki sezonun Avrupa'da basketbola en fazla para harcayan kulübüydü Olympiakos. Fakat bu paranın karşılığını bir türlü alamadılar. Son iki sezonda iki defa final-four görseler de ellerinde kalan geçtiğimiz sezonun Yunanistan Kupası oldu sadece. 
Bu sezona ise maliyetleri yüksek oyuncularla yolları ayırmakla başladılar işe. Klezia ve Josh Chidress NBA'e geri döndüler. Buna karşılık Matt Nielsen ve Spanoulis takıma katıldı. 
Olympiakos'taki zorunlu değişim devam ediyor Yunan ekonomisinin içinde bulunduğu zor duruma bağlı olarak. Basketbol şubesinden sorumlu Angelopoulos kardeşler aldıkları yeni bir kararla oyuncuların aldıkları ücretlerde yüzde 20 kesintiye gittiler. Haberin kaynağı "Sportnet" İnternet sitesi.
Siteye göre bu kararın alınmasındaki neden ise vergi zorlukları. Yunanistan'da ekonomik kurtarma paketi çerçevesinde vergi oranlarının arttırılması karşısında Olympiakos böyle bir çözüm buldu.
Fakat alınan kararın yeni transferler, Spanoulis ve Matt Nielsen'e uygulanmayacak olması diğer oyuncuların keyfini kaçıracak gibi görünüyor...

13 Nisan 2010 Salı

yunan devşirme hareketi

Kadınlar basketbolunda erkeklerde olduğu kadar başarılı değil Yunanlılar. Düzenli olarak Avrupa şampiyonalarına katılsalar da pek iç açıcı dereceler elde edemiyor Yunan kadın basketbolcular. Tabi geçtiğimiz yıl düzenlenen turnuvada aldıkları beşinciliği saymazsak.
Bu durumdan sıkılmış olmalılar ki erkek basketbolunda 1990’larda yaptıklarına benzer bir devşirme planını devreye sokmuşlar mı bilemem ama bu sezon Galatasaray formasıyla izlediğimiz Katie Douglas bu yaza Yunanistan Milli Takımı’nın formasını giyecek. Douglas’ın Yunan vatandaşlığına geçme hikayesi eşinden geliyor. Beş yıl önce Yunanistan’da basketbol oynarken tanıştığı basketbol menajeri Vasilis Giapalakis ile evlenen Douglas, beş yılın da geçmesinin ardından Yunan Milli Takımı’nda oynamaya hak kazandı.
Yunanistan Milli Takımı antrenörü Kostas Misas, Douglas’ın Evanthia Maltsi ile birlikte iyi işlere imza atabileceğini düşünüyor. Maltsi, Bourges, Zaragoza gibi takımlarından ardından WNBA yolunu tutan Yunanlıların en ünlü kadın basketbolcusu. Connecticut Sun ile WNBA’de oynayan Evanthia Maltsi, Anastasia Kostakis’in ardından WNBA’de forma giyen ikinci Yunan basketbolcu. Connecticut’ta bir yıl forma giyen Maltsi, bu tecrübenin ardından tekrar Avrupa’ya geri döndü. 29 yaşındaki basketbolcu, erkeklerin aksine, Yunanistan’ın kadın basketbolunda güçlü bir lige sahip olmadığından dolayı yurtdışında spor hayatını sürdürüyor. Evanthia Maltsi, 2009 Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda hem sayı kralı olmuş hem de turnuvanın “En değerli oyuncusu” seçilmişti.
Douglas ve Maltsi’nin yanı sıra Yunan Milli Takımı’nda WNBA tecrübesine sahip bir başka oyuncu da bulunuyor. Amerika asıllı Yunanlı Olga Chatzinikolaou da Yunan Milli Takımı’nın önemli isimlerinden biri.
Katie Douglas’ın Yunan Milli Takımı’nda neler yapacağını görmek için Eylül ayında Çek Cumhuriyeti’nde düzenlenecek olan Dünya Şampiyonasını beklememiz gerekecek. Her ne kadar aynı grupta yer almasalar da grup maçlardan öteye geçilmesi halinde Rusyalı Becky Hammon ile Katie Douglaslı Yunanistan’ın eşleşmesini izlemek zevkli olacak gibi.

29 Kasım 2009 Pazar

atina derbiyi beklerken...


Gün Olympiakos'un günüydü. Mitroglou Karaiskakis'in yıldızıydı. Zico, Pao ile ilk maçından 2-0'lık galibiyetle yüzü güler bir halde ayrıldı. Maça dair ayrıntıları sabaha yazacağız. Şimdilik maç önü fotoğraflarıyla yetiniyoruz...

31 Ekim 2009 Cumartesi

iyi topçu, kötü teknik direktörlerden...

Oleg Protasov iyi futbolcu olmanın iyi teknik direktörlüğün şartı olmadığını gösteren örneklerin en sonuncusu. 80'lerin sonundaki Dasayevli, Kuzetsovlu, Mikhailichenkolu; Lobanovsky yönetimindeki Sovyetler Birliği'nin 10 numarası olarak iyi iş yapardı. Kulüp kariyeri milli takım kariyeri kadar parlak olamadı Protasov'un.

İyi futbolcu olmanın iyi teknik direktör olmak için yeterli olmadığını gösteren örneklerden biri Oleg Protasov. Kariyerine başladığı ve 2 şampiyonluk kazandığı Olympiakos'u bir kenara koyarsak vasat takımlarda teknik direktörlük yaptı Ukraynalı.
En son sezon başında Iraklis'in başına getirilmişti. Sezona sağlam! bir giriş yaptı Ukraynalı'nın takımı. İlk 8 hafta sonunda 7 puan toplayabilen Selanik ekibi sondan üçüncü sırada dolanırken Yunanistan Kupasında 3. li takımlarından Trikala'ya 1-0'lık sonuçla yenilerek elendi. Maçın ardından kulüp başkanı Antonis Remos, Protasov'a kapıyı gösterdi.
Ukraynalı teknik direktörlük kariyerindeki 6. tecrübesinde 4. kez kapıya konulmuş oldu.

10 Ağustos 2009 Pazartesi

colorado'nun tepelerinden atina'nın sahiline...

Olympiakos'u kriz filan etkilemiyor. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da NBA'in vasat üstü oyuncularından birini Pire'ye getirmeyi başardı Aggelopoulos kardeşler. Bu yazın Josh Childress'ı olarak Nate Robinson'a göz dikseler de smaç şampiyonunun Knicks'de kalmasıyla Linas Kleiza ile yetinmek durumunda kaldılar.
Her ne kadar Litvanyalı olsa da Kleiza'yı Avrupa basketbolunda sadece Litvanya Milli Takım fotrması ile izleyebildik. Kendisi NBA'in aldığı süre ile ters orantılı olarak çok iş yapan oyuncularından. Bir maç sonu istatistiklerine baktığınızda sahada sadece 15 dakika kalmasına rağmen 24 sayı attığını görebileceğiniz bir oyuncu Litvanyalı. Olympiakos onu Atina'ya getirmek için iki yıllığına 12 milyon 200 bin $ dolar ödeyecek. Takım arkadaşı Childress gibi onun da kontratında NBA'e gitme opsiyonu bulunuyor. Denver Nuggets onu sözleşmesini yenilemek için işi ağırdan alınca o da Avrupa basketbolunu tercih etti. Oyun tarzı ve şut isabeti Euroleague'in sayı kralı olması ihtimali güçlendiriyor Linas Kleiza'nın.

2 Ağustos 2009 Pazar

fransız topçular birliği

Yunanistan liginin yenilerinden biri Makedonya sınırına yakın sahil şehri Kavala'nın temsilcisi AO Kavala. En son 1999-2000 sezonunda 1. Lig'de mücadele etmişti Kavala. 9 sezon sonra 2. Lig'de 3. sırada yer alarak lige çıkmaya hak kazandı.
Ligdeki ilk yıllarında düşmemek için iyi bir kadro kurmaya çalıştı teknik direktör Giannis Papakostas. Yunan teknik adam ilginç bir transfer politikası belirleyerek, Ligue 1 tecrübesi yüksek Fransız orjinli bir takım kurdu. Pierre Ducrocq, Frédéric Mendy, Wilson Oruma ve Guillaume Rippert transfer sezonunda takıma katılan Ligue 1 tecrübesi olan ve geçtiğimiz sezonu Ligue 2 ekiplerinde geçiren isimler. Bu isimlere ek olarak takıma katılan bir diğer yeni transfer de Dinamo Kiev'de 7 sezon forma giyen Brezilyalı forvet Diogo Rincón.
Papakostas'ın Fransız futbolcu merakı yukarıda saydığımız isimlerle sınırlı değil. Yunan teknik adam son olarak Toulouse'da forma giyen Fas asıllı Fransız orta saha oyuncusu Bryan Bergougnoux ve Liverpool'da korkuluk olarak görev yapan Charles Itandje'ye göz dikmiş durumda.
Bryan Bergougnoux'nun transferi biraz ütopik gibi dursa da Itandje'nin Fransız topçu birliğini andıran Kavala'nın teklifini kabul etmesi olasıdır. Veteran topçulardan toplama bir takım görüntüsündeki Kavala'yı bu sezon takip edeceğimiz takımlar listemize ekledik.
Son olarak Kavala'nın maçlarını oynadığı Ege Denizi kıyısındaki Municipal Stadyumu'nun da manzara açısından hoş olduğunu söyleyerek postu neticelendirelim.

11 Temmuz 2009 Cumartesi

jozy altidore & enzo maresca olympiakos'ta

Panathinaikos transferleri peşisıra yaparken Olympiakos'tan Olaf Mellberg'in kadroya katılması dışında herhangi bir hareket gelmemişti. Temuri Ketsbaia herhalde önce bu takıma nasıl bir oyun oynatacağını planladı ardından da gerekli yerlere istediği adamları bir kağıda yazıp Socrates Kokkalis'e verdi. Listedeki adamlardan ikisi kadroya katıldı. Jozy Altidore geçtiğimiz yıl 10 milyon €'ya geldikten sonra Villarreal ve kiralandığı Xerez'de toplam 8 maçta forma giydi ve 443 sahada yer aldı. Boş geçen bir sezonun ardından Amerikalı futbolcu Villarreal'de yedek beklemek istemediğini söyleyince Ernesto Valverde de eski takımına yolladı Altidore'u. Diogo, Altidore ve Matt Derbyshire'dan oluşacak hücum 3'lüsü Gürcü teknik adama farklı alternatifler sunacaktır.
Olympiakos'a katılan daha doğrusu katılacak bir diğer isim de Enzo Maresca. İtalyan futbolcu görüşmek için bugün Atina'ya geliyor. Pazar ya da pazartesi de bir aksilik olmazsa imzayı atacakmış Pire ekibine. İtalyan futbolcu ile birlikte hücum da olduğu gibi ortasahadaki alternatifleri de genişliyor Ketsbaia'nın. Yalnız hala sağlam bir ön liberoya ihtiyaçları var. Stoltidis yaşını başını almış, zaten fazla da şans bulan biri isim değil. Papadopoulos da geçen sezon bu bölgedeki bütün yükü neredeyse tek başına çekti. Fena iş yapmasa da tecrübesizliğinin kurbanı olduğu maçlar söz konusu. Katsikogiannis de Levadiakos'da iyi bir sezon geçirse de Ketsbaia ona güvenir mi bilinmez. Kokkalis'in ortasahaya Maresca dışında da takviye yapması şart. Yoksa bu sezonda savunma hattının hemen önünde ciddi sorunlar yaşayabilirler.

5 Temmuz 2009 Pazar

belluschi dragão'da...

Çok değil 1.5 yıl önce River Plate'teki oyunuyla patlayacak, Avrupa'ya sağlam bir paraya gelecek deniliyordu Fernando Belluschi için. 2008'in Ocak ayında Olympiakos 8 milyon €'ya onu kadrosuna katınca herkes biraz şaşırmıştı. İtalya ya da İspanya'da vasat üstü bir takıma transfer olması beklenirken Arjantinli Atina'nın yolunu tutmuştu. Olympiakos'ta kendisinden beklenenleri pek de fazla karşılayamadı Fernando Belluschi. Geride kalana 18 ayda 52 maçta forma giyerken sadece 9 gol atıp 5 de asist yaptı.
Beklentileri karşılayamayınca Olympiakos da Belluchi'yi gözden çıkardı. Geçen hafta Lucho Gonzalez'i Marsilya'ya veren Porto bu hafta da bir aksilik olmazsa Lisandro Lopez'i Lyon'a satacak. İki Arjantinli'nin Ligue 1'e satılmasıyla birlikte zayıflayan kadroya Fernando Belluschi takviyesi yapılıyor. Olympiakos Avusturya kampından Atina'ya dönerken Arjantinli ise Madrid'e geçti. Yazılanlara göre Porto, Belluschi'nin bonservisinin yarısına 4 milyon 500 bin €'ya sahip olacak. Bonservisin diğer yarısının sahibi ise Belluschi'nin menajeri Pini Zahavi. Arjantinli Olympiakos'tan önce Porto ile anlaşmak üzereydi. Hatta Dragão'yu bile gezmişti. Luka Modric misali o da gezidiği stadyuma değil en fazla parayı veren takıma gitmek zorunda kaldı. 1 ½ yıl gecikmeli de olsa Porto'nun yolunu buldu en sonunda. Kim bilir Diego'nun Bremen'de yaptığı patlamanın bir benzerini Fernando Belluschi de Porto'da yapar.

29 Haziran 2009 Pazartesi

grygera da komşuya

Avrupa'da son 1 hafta içerisinde transferin en hareketli takımı Panathinaikos. En son Djibril Cisse'ye 4 yıllık imza attırmışlardı haftasonu. Bu hafta içerisinde de Zdenek Grygera'yı kadroya katmaları bekleniyor. Juventus için Ajax'tan parasız aldıkları bir adamı bonservis bedeli ile satmak akıllıca iş. Aynısını Olof Mellberg'i PAO'nın ezelisi Olympiakos'a satarken 2 hafta önce yapmışlardı.
Çek savunma oyuncusundan boşalan yeri bir başka Çek Tomáš Ujfaluši ya da Napoli'nin 22'lik stoperi Fabiano Santacroce ile doldurmayı planlıyorlar.
Yunanistan demişken Pire sahilerinden gelen haberler Olympiakos'un bonservisi elinde olan Michael Owen'a haftalık 50 bin £'den 3 yıllık sözleşme önerdiğini söylüyor. Glyfada sahilinde bir ev ve keyifli bir Atina macerası müzmin sakat İngiliz için hiç de fena bir seçenek değil...

24 Haziran 2009 Çarşamba

perşembe 18.00 eleftherios venizelos'ta...

Panathinaikos'un transferdeki bombaları sürüyor. Sebastian Leto ve Kostas Katsouranis'in ardından Yunanistan lig tarihinin en önemli transferini gerçekleştirmek üzere PAO. Sunderland'in satın alma opsiyonunu kullanmadığı, Marsilya'nın da takımda tutmak istemediği Djibril Cisse, PAO ile imzalamak için yarın Atina'ya gidiyormuş. Yunan kulübü Marsilya'ya 8 milyon € bonservis bedeli ödeyecek. Cisse ise yıllık 2 milyon 500 bin € alacak. Yunan basını tarafından telaffuz edilen rakamlar bunlar. Yarın saat 18.00'de Eleftherios Venizelos'a inmesi bekleniyor Fransız'ın. Kariyer gidişatı büyük ölçüde Nicolas Anelka'ya benziyor Cisse'nin. PAO macerasında iyi işler yapıp Anelka misali üst düzey bir lige geri dönebilecek mi sorusunun cevabı da kendisinde saklı.
Muhtemelen havaalanında sağlam bir karşılama gelecek Gate 13'den. Fotoğraflar düştüğünde biz de bloga koyarız Cisse'yi karşılama töreninden kalanları.

23 Haziran 2009 Salı

pao’nun transferleri

Henk ten Cate Atina’daki ilk sezonunda vasat bir performans sergiledi. Şampiyonlar Ligi’nde son 16’ya kalındı. Buna karşın lig ve kupada başarılı olamadı. Hollandalı, PAO’nun değil de Olympiakos’un başında olsa Kokkalis onu çoktan kapının önüne koymuştu. PAO’da ise ona bir sezon daha süre tanındı. En azından sezon başı için bunu söylemek mümkün.
Cate de sezona eksik yerlere yama yaparak başladı. Schalke’de hayal kırıklıklarıyla dolu bir sezonu geride bırakan Orlando Engelaar’ı 11 milyon € karşılığında kadroya kattığını söyleniyordu. Fakat Hollandalı orta saha oyuncusu vatandaşına son dakika kazığı atarak PSV Eindhoven’a imza attı. Engelaar’ın Twente ve Schalke’de birlikte çalıştığı Fred Rutten nedeniyle PSV’yi tercih etti. Bunun yanında Hollanda Milli Takımı’nın Güney Afrika 2010 kadrosunda yer almak da bu transfer tercihinin nedenlerinden biri, belki de en önemlisi.
PAO, Engelaar’den yediği kazığın şokunu çabuk atlattı ve geçen sezon Olympiakos’ta kiralık olarak oynayan Liverpoollu Sebastian Leto’yu kadrosuna kattı. En azından Yunan basınında çarşaf çarşaf çıkan haberler öyle diyor. Leto’nun bir kanat oyuncusu olduğunu düşünürsek Henk ten Catenin orta sahanın ortasına da bir oyuncu alması gerekiyor. Savunmada da geçen sezon yapılan önemli hatalardan ders almışlarsa eğer tecrübeli bir defans oyuncusu da diğer bir ihtiyaç.
PAO’da transfere harcayacak para var lâkin Hollandalı teknik adamın istediği isimlerden kaçını kadroya dahil edebileceklerini görmek için 15-20 gün daha beklemek gerekecek.

2 Haziran 2009 Salı

three-peat

OAKA’da kazanmak zordur hele rakip bir de Olympiakos olursa zor koşullar daha da zorlaşır. Olympiakos dün akşam bir mucize için gitmişti OAKA’ya. Fakat PAO ilk üç çeyreğinde zorlandığı maçın son çeyreğindeki oyunu ile seriyi 3-1’e getirdi ve şampiyonluğunu ilan etti. Böylece Barcelona’nın ardından sezonu üçleme ile tamamlayan Avrupa’daki ikinci takım oldular.
Serinin ilk maçı belki de hakem hatasıyla yenik tamamlayan Olympiakos için Papaloukas’ın sakatlığı da belirleyici faktörlerden bir diğeriydi. Yunanlı oyun kurucunun etkisizliği dün akşam oynanan maçta fazlasıyla hissedildi. Sezon başında peşisıra yaptığı transferlere karşın kupasız kapanan bir yılın ardından Olympiakos’un şapkasını önüne alıp düşüneceği kesin. Hadi Childress’a 20 milyon dolar verdiniz de ne oldu, var mı bir kupa diye soracaklardır adama. Hani “Bu yıl kadro yeniydi gelecek sezon esas hedeflerimiz” tümcesi gelecek sezon için çıkış olabilir. Öyle de olmak zorunda… Zeljko Obradovic’i sevmem fakat hakkını teslim etmek gerek. Yeterince zengin olan portföyüne 3 kupa daha ekledi. Sezon başında yaptığı Pekovic, Fotsis transferleriyle eksik yerlere gerekli monteleri yaptıktan sonra bir üçleme ile sezonu kapamak onu Ettore Messina ile birlikte Avrupa’nın en iyisi yapıyor.
Spanoulis, Diamanditis, Drew Nicholas ve Sarunas Jasikevicius’tan oluşan guard rotasyonuna NCAA’lerin vasat üstü guardlarından Nick Calathes’in de katılması PAO’nun bu gücünü daha da arttıracaktır. Gelecek sezon da yeşil yoncaların bu tür bir performansa şahit olursak şaşırmamak gerek.

1 Haziran 2009 Pazartesi

devam ya da tamam

Panathinaikos 2 - Olympiakos 1
AOKA, 21.30
Antenna 1

29 Mayıs 2009 Cuma

childress'a şükür

Olympiakos zor olanı başardı ve 2–0 geriye düştüğü seride süpürülmekten kurtuldu. Normal koşullarda kendi evinde oynayacağı bir maçtan galip ayrılma ihtimali yüksek olsa da henüz 48 saat önce 27 sayı fark yemiş olduğu bir rakibe karşı psikolojik açından da yenik durumda olduğunu düşünürsek işleri zordu Yannakis’in öğrencilerinin. Bunlara ek olarak maçın hemen başında da Papaloukas’ın sakatlanarak devre dışı kalmasıyla oyun kurma işi Teodosic’e kalınca 3-0 süpürülmemek için bir mucizeye ihtiyaç vardı. Allah’ı var Sırp oyun kurucu iyi iş çıkardı maç boyunca. Hem takımı iyi oynattı hem de doğru zamanda doğru kişilerle buluşturdu topları. Dün yazmıştık Olympiakos’un maça büyük bir saldırganlıkla başlayarak farkı erken açmak isteyeceğini. Dediğimiz gibi de oldu 22–10 ile başladı maç. Tıpkı bu geceki Cleveland – Orlando maçında olduğu gibi. Fakat yine o maçta olduğu gibi bu maçta da işler dakikalar ilerledikçe değişti. Jasikevicius’un oyuna girmesiyle 13-1’lik bir seri yakalayan PAO, 24-25 öne geçmeyi de başardı. Fakat 20 milyon dolarlık Josh Childress ilk maçta olduğu gibi bu maçta da sazı eline aldı ve bir ölçüde ilk maç sonrası yaptığı açıklamalardan dolayı muhtemelen kendisine kızan ya da kırılan Olympiakos taraftarının gönlünü aldı. Amerikalı’nın gayreti çeyreğin sadece 3 sayı geride kalmasına yardımcı oldu ev sahibinin. 3. Çeyrek serinin geride kalan 110 dakikası içinde en kısır hücumu izlediğimiz bölümdü. Her iki takımda çok kötü şut yüzdeleriyle hücum ettiler. Childress’ın 2. çeyrekte başlayan kıpırdanışı bu çeyrekte de sürünce 30. dakika sonunda skorboardda 54–53 Olympiakos üstün görünen taraftı.
4.Çeyrekte oyun Olympiakos’un kontrolünde derken Jasikevicius neredeyse downtowndan salladığı bir üçlük ile skoru 71-69’a getirdi ve PAO’yu saniyeler kala oyuna ortak etti. Lâkin ev sahibinin serbest atış çizgisinden istediğini alması ve Litvanyalı’nın kaçan üçlüğü maçın Olympiakos’a geldiğini müjdeliyordu. Olympiakos seriyi çevirmek için bir kez daha şansını deneyecek pazartesi akşamı AOKA’da.
Gecenin adamı Sarunas Jasikevicius’tan bahsetmemek olmaz. Abi 32 yaşına gelse de hâlâ üst düzey maçlarda oyunu çevirebileceğini, maçın adamı olabileceğini bir kere daha gösterdi. Maça dair son iki not ise 40 dakika bittiğinde saatlerin gece yarısını gösterdiği ve ilk iki maçın aksine gece boyunca sahada yanan bir şeylerin olmamasıydı…

28 Mayıs 2009 Perşembe

süpürülmek

Gazeteler durumu gayet net şekilde açıklıyor 27 sayı farkla biten maçtan sonra. Olympiakos yanlısı gazeteler genelde Ketsbaia ile olayı geçiştirmeye çalışmış haklı olarak. 27 sayı farkla biten bir maçın ardından konuşulabilecek ne olabilir ki. Olympiakos için işin kötüsü birbirinden çok farklı 2 maç oynadılar bu seride. Önce bir hakem hatası ile uzatmaya gidebilecek bir maçın kaybedilmesi. Bu moral bozucu maçın etkilerinden kurtulmaya çalışılırken 27 sayı farkla biten bir ikinci maç. Üstelik 6-10 önde başladığınız bir maçta 7 dakika boyunca bir basket bulamayıp 17-1'lik bir seri yiyorsunuz. Buna karşın 10 sayı geride kapadığımız bir ilk yarının ardından daha kötüsü de olabilir mi diye kendi kendinize sorarken her istatistik kategorisinde döküldüğünüz bir ikinci yarı; hezimet. Serinin üçüncü maçı bu akşam yine Olympiakos'un ev sahipliğinde oynanıyor. İster istemez çok gergin bir maç olacak. Süpürülme tehlikesiyle karşı karşıyasınız üstelik de ev sahibi olduğunuz maçta. Sürüpülmek bir yana ezeli rakibinize evinizde 2 maç üstüste kaybederek şampiyonluğu da teslim etmek de cabası. Hele ki şampiyonluk kupasını 18 bin Olympiakoslu'nun önünde kaldırtırlar mı adama bilemiyorum. Tabi bunları ilk maçta olanları gördükten sonra söylüyorum. Olympiakos'un belki de tek avantajı PAO'nun şampiyonluk kutlamasını AOKA'da yapmak istemesi olabilir. Gerçi bahsettiğiniz takımın başında Obradovic gibi psikopat bir antrenör varsa bu dediğimiz biraz düşük bir ihtimal.
Olympiakos'un ikinci maçın başlangıcına benzeyen bir girii yapıp farkı açması maçı kazanmak için kilit nokta olabilir. Bourisis'in pota altı etkinliği kullanılabilirse ve Josh Childress da 2. maçtaki felaket oyunundan uzak durabilirse işin 4. maça gitme şansı var. Yalnız PAO'nun içeri drivelarını durdurmadıkları sürece atarak kazanmak dışında şansları yok. Bu seride de atarak kazanılmıyor, tutarak kazanılıyor.
Bu arada serinin her maçında karşılaşmanın saati daha da geçe alınıyor. Salı akşamı 9.30'da başlamıştı maç bugün ise 10.30'da. Herhalde maçın bitiminde Pire ve Atina sokaklarının boş olması isteniyor olsa gerek...

22 Mayıs 2009 Cuma

hareketli ve olaylı seri

Serinin her zamanki gibi hareketli geçeceği belliydi lâkin daha ilk maçtan bu kadar gerilen bir serinin sonu kolay kolay gelmez. En azından ilk maçtan akıllarda kalanlar bunlardır maçı seyreden çoğu insanda. Normal sezonu ilk sırada bitiren ve final serisi boyunca ev sahibi avantajına sahip olan Olympiakos maça da iyi başladı. Berabere biten ilk periyodun ardından ikinci periyotta üstünlük nispeten Olympiakos'a geçti ve devre de 4 sayı ile ev sahibinin lehine sonuçlandı. Soyunma odasında Obradovic oyuncuları nasıl haşlamışsa üçüncü periyot ile birlikte Panathinakos çok sağlamk bir savunma ile başladı ve bunun sonucunda da yakaladıkları 19-7'lik seriyle 45-53 öne çıktılar. Hani maçın ritmi tamamen PAO'ya geçmiş artık işi götürürler derken Olympiakos'un gösterdiği duruş, çeyrek sonunda sadece 4'le sınırlı kalmasını sağladı. Dördüncü çeyreğe salonun desteğini alarak! başlayan Olympiakos'un çeyreğin ortalarına doğru 58-56 öne geçmesine şahit olduk. Bourosis'in aynı hücumda aldığı iki faul ki -ikinci faulde önce kendisine faul yapıldı o faul verilmedi - Derken Pekovic basketiyle 58-60 öne geçen PAO hücumunun ardından Josh Childress'a baseline'dan potaaltına girerken yapılan fakat hakemlerin çalmadıkları faul işlerin karışmasına neden oldu. Olympiakos taraftarları buldukları herşeyi PAO benchine fırlatmaya başladılar. Sahanın ortasına ise bir meşaler atıldı. Hakemler ve PAO'lular soyunma odasına kaçmak durumunda kaldılar. Haklı olarak maça da ara verildi. Olympiakoslular sahada beklerken ikna çalışmaları sonucunda -en azından izlerken öyle anlaşıldı- 10 dakika sonra önce hakem Nikos Zavlanos ve PAO'lu oyuncular tekrar sahaya çıktılar. Maç da yeniden başladı. Tabi verilen bu ara Olympiakos'a hiç de yaramadı. Maçın momentumunu eline geçirmişken yaşananlar bütün oyuncuları özellikle de Amerikalıları olumsuz etkiledi. PAO devamlı olarak skoru önde götürdü. Mike Batiste'in 1/2 kullandığı faul atışlarının ardından fark 2'ydi. Son hücumda Papaloukas bütü sahayı driplingle geçtikten sonra turnikeyi Jasikevicius'un koluan müdahalesiyle kaçırdı. Fakat hakemler oralı olmadı ve maçı da 67-69 PAO kazandı. Saha avantajının PAO'ya geçtiği seride ikinci maç cumartesi günü oynanacak. Olympiakos'un işi hiç de kolay değil. Zoru başarıp saha avantajını alırlarsa bir daha bırakmazlar gibi görünüyor. Son bir not bu yaşanılanların ardından Josh Childress gelecek sezon NBA'e geri dönme opsiyonunu göz önünde bulunduracağını belirtmiş. dam haklı tabi hangi NBA maçında böyle ateşli bir taraftar kitlesi ile karşılaşabilir. Bırakın NBA'i basketbol denilince dünya üzerindeki en önemli rekabettir Olympiakos-PAO.