10 Haziran 2009 Çarşamba
9 Haziran 2009 Salı
finklerin günü

Bildiğim iki Fink'in de aynı gün transfer haberini okumam ilginç bir rastlantı. İsmi Michael olanı ve yeşil sahada top koşturanı 3 yıllık sözleşme ile bizim takıma gelmiş. Bakalım o beğenilmeyen! Cisse'nin boşluğunu doldurabilecek mi?
Günün bir diğer Finkli transfer haberi de Thorsten olanından. Bayern Münih'te futbolcu günlerinden hatırladığımız abimizin yaşı 42'e gelmiş. -Hakkaten de yaşlanıyoruz, gençlik olayından geçmişiz- İsviçre'de son 4 sezonda 3. kez Zürih şampiyon olunca Basel de Christian Gross ile 10 yıllık bağını sona erdirmiş. Yerine de 2 yıldır çalıştırdığı FC Ingolstadt 04'ı Bundesliga II'den amatör kümeye düşeren Thorsten Fink'i getirmişler. İlginç bir tercih. Koca sezon boyunca 7 galibiyet alabilen ve takımını küme düşüren bir teknik adama verilebilecek en büyük ödül bu olsa gerek!
Bilmiyorum bizim Türk takımları akıl eder mi ama Cristian Gross gibi bir teknik adam her kulübe lazım...
kaka
Florentino Perez ile Galacticos ruhu geri döndü. Dün Marca'da Real Madrid'in ideal 11'i yayınlanmış. Defansı geçtim, orta saha şöyle... Xabi Alonso, Kaka, Ribery, Silva....forvet ise Villa, Ronaldo....
Arkadaş anladık yıldız oyuncu gerekiyor, forma satmak lazım ama ne kadar heyecanlansak ta defansif anlamda bu orta sahanın başarısız olacağını kabul etmek gerekir.
Öte yandan Kaka'nın transfer rekoru kırması bekleniyordu, ancak fransız Zinedine Zidane'ın gerisinde kaldı. Eğer Cristiano Ronaldo'da bu rekoru kıramazsa uzun süre kimse kıramaz...
#10 mu?
Real Madrid'in İnternet sitesinde kadroda yer alan futbolcuların arasına Kaka hemen eklenmiş. Yalnız sitenin İngilizce sayfaları ile İspanyolca sayfaları arasında ilginç bir fark bulunuyor. Resimlerde de görüldüğü üzere İngilizce versiyonda Wesley Sneijder ile Rafael van der Vaart'ın ikisine birden 23 numara yazılmış, 10 numara da boşa çıkartılmış. Hani Hollandalılara şimdiden yol vermişler, resmi imzayla birlikte 10 numarayı da Brezilyalı'ya verecekler herhalde. En azından bizim komplo teorisi bu şekilde...
7 Haziran 2009 Pazar
denilson kazığı
Geçtiğimiz haftanın haberinden biriydi zamanın en pahalısı topçusu Denilson'un Vietnam liginin orta sıra takımlarından Hai Phong Cement ile anlaşması. Brezilyalı 10 gündür takımla birlikte antrenmalara çıkmasına karşın lig lideri Danang City karşısında henüz hazır olmadığı için oynatılmadı. Vietnamlı taraftarlar da Denilson'u seyretmek için geldikleri Lach Tray Stadyumu'nda hayal kırıklığına uğradılar.
Denilson'un oynamadığı gibi Hai Phong Cement de sahadan 2-0 ayrılınca Denilson daha sahaya çıkmadan aleyhinde tezahüratlar yapılmaya başlandı. Gerçi adamlar haklı Denilson oynayacak diye bilet fiyatlarına zam yap, 30 bin kişiyi topla sonra da adamı oynatma...miss world 2010
Fotoğraf: GENT SHKULLAKU/AFP/Getty Images
kobe'nin ayak hareketleri..

“I’ve always worked on it, always worked on it since I was a kid. I just watched different players — Olajuwon, Michael, Charles — and just all kinds of footwork and just tried to emulate them. Playing soccer, I think, had a lot to do with it as well. It’s just growing up overseas.”
Fotoğraf: Nathaniel S. Butler/NBAE via Getty Images
vizeyi alanlar
Bizim takım haziran ayında eleme maçları oynamasa da oynayanlar ve Güney Afrika vizesini kapanlar var. Özbekistan'ı Taşkent'te 1-0 ile geçen Japonlar grup elemelerinden Güney Afrika 2010 vizesini alan ilk ülke oldu. İlk olmasına karşın tek ülke olmadı Japonya. BAE'ni 2-0'la geçen Güney Kore ve Katar deplasmanından beraberlikle dönen Avustralyalılar da Afrika yolcusu oldular.
Avrupa kıtasından 2010'a gidecek ilk ülke ise Hollanda. İzlanda deplasmanından 2 golle alınan 3 puan ve toplamda gelinen 18 puan Portakallara Güney Afrika'yı müjdeledi.
Resmi olarak söylenemese de İngiltere de 6'da 6 yaparak Afrika'ya göz kırptı. İsveç'i Rasunda'da 1-0 yenen Danimarka da katılamadığı son iki büyük organizasyonun ardından 2010'da yer alacağına dair güçlü sinyaller verdi. Güney Amerika serisinde ise Brezilya, Şili, Paraguay ve Arjantin küçük çapta bir mucize olmazsa kupaya katılmak için verilen 4 bileti ceplerine koymuş gibi duruyorlar.
Etiketler:
asya,
avrupa,
dünya kupası,
ecnebi,
futbol,
güney afrika,
güney amerika
giydirene yazıklar olsun 2
O makam kutsal dır nasip olmaz herkese.
Bir başkan düşünün ki ezeli rakibi hakkında kahvehanedeki taraftar ağzıyla koca bir camiaya "ezik" diyebiliyor ve taraftarlar dahil bir camiayı karşısına alıyor.
Duruşu ile ün yapmış camiada başkanlık yapıyorsanız rakibiniz hakkında avam bir taraftar ağzıyla konuşamazsınız.
Bir tane yetmiyormu
Bir kulüp düşününki milli forma altında onca rezilliğine rağmen oynattığı futbolcusunun üstüne bir de Mehmet Topuz gibi yıllardır tavırlarıyla ortada olan ikinci bir adama daha formasını layık görüyor.
Maziniz ve değerlerinizle çok yaşayın emi
Son oynanan Kayseri-BJK ve FB maçları bu adamın O KUTSAL formalara layık olmadığının göstergesiyken iki kulüp başkanı doğru bir ağırlıkla karşılıklı konuşup formalarının ve mazilerinin değerini ortaya koymak yerine düzeliyor dediğimiz futbol diyaloglarına bir gerginlik daha eklemeyi tercih ediyorlar ya ne diyelim...
Mehmet Topuz
2004 yılında Fatih Gökşen ve Ergun Gürsoy Topuz transferi için girişimde bulunduklarında bu arkadaş doğuştan Galatasaraylı olduğunu açıklamıştı.
2007 ağustos ayında Kayseri'de yayımlanan Sportif Dergisine verdiği röportajda bir soru üzerine çocukluğundan beri Kayserisporlu olduğunu ve abisiyle maçlara gittiğinden dem vuruyor ve "Ben Kayserisporluyum yarın öbürgün başka bir kulübe de gitsem yine öyle olacağım" diyor.
Sen hatırlamıyorsun ama bu konuşmaları pişirir pişirir önüne koyarlar Mehmet Bey kardeşim. Önce profesyonel olmayı ondan ondan önce de adam olmayı öğrenmek lazım...
Sözü aynı cümleyle bitirelim.
Formasını giydirene de o forma altında alkışlayana da yazıklar olsun.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



