arjantin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arjantin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Temmuz 2010 Pazartesi

finali kimle kim oynar?

Brezilya'nın elenmesine gerçekten şaşırdım.
"Yıllarca çok güzel, çok artistik oynuyorlar, ama işin şovundalar, defansı düşünmüyorlar, rakipler
işi onlardan daha ciddiye alıyor, o yüzden de sonunu getiremiyorlar" dedik, durduk. Pereira onlara zamanında, nihayet "önce defansı sağlam tutma"yı da öğretti diye sevinmiştik. Golü zaten her hâlukarda atıyorlar...

Bu sefer defansları gerçekten taş gibiydi. İtalya'da defans yapmanın ilmini yapmış adamlardan kurulu defansları portakal yağmuruna tutulunca 10 dakika içinde çöküverdi.

Ayaktopunun topu dalga geçti benimle, daha doğrusu beklentilerimle. "taş gibi" dediğimiz defans kendi kalesine golü atıverdi; defans taş kesildi Hollanda'lılar uyanık, "demek bu defans, golü böyle yiyor!" diye düşünürek birkaç dakika sonra aynı pozisyondan bu sefer kendileri atıp öne geçtiler. Brezilya ilk yarı kaçırdıklarını atmış olsaydı, Hollanda şimdi Uruguay maçına değil, Uruguay'ın Brezilya ile oynayacağı maçı seyretmeye hazırlanıyor olurdu.
Geçelim Almanya Arjantin maçına. Almanlar daha çok güven veriyordu ve Arjantin bu maça kadar dişlileri iyi çalışan, makine gibi oynayan "dişli" bir takımla henüz karşılaşmamıştı. Oysa, Almanya geride kalan 4 maçının ikisini 4'er golle geçmişti. Maradona'anın saha kenarı tutumu ne kadar şov gibi duruyorsa, Löw'ün duruşu da bir o kadar disiplin kokuyordu. Hatta "ne suratsız!" bile dedirtiyordu.
Sonunda Almanya Arjantin'i de (yani son 5 maçın üçünde rakipleri '4'leyerek) hakladı. Ertesi gün gazetelerdeki haberlerden en çok şu başlık hoşuma gitti. "Don't cry 4 me Argentina!" Doğrusu maç sonu demeçlerde daha doğal olan bu kez Löw değil, Maradona'ydı. Löw, "Arjantin her zaman ciddiye alınması gereken bir takım" diye adeta tevazuda ters manyel atarken Maradona "suratıma tekme yemiş gibiyim, bütün enerjim bitmiş durumda" diyebilecek kadar mütevazıydı.
Millet "Maradona süper bir futbolcuydu ama iyi bir hoca değil" diyedursun (mesela Ömer Üründül bunu aynı maçta 3 kere söyledi) Arjantin Türkiye ile oynamadıktan sonra yenmiş, yenilmiş bana ne! Maradona sonuna kadar sahada olsun, o kupayı kaldırsın o bana yeterdi. Çünkü onun bulunduğu 'bench'e doğru taca çıkan toplar bile beni maç içinde kaleye çekilen şutlardan daha çok heyecanlandırıyordu, "acaba şimdi fantastik bir hareket çeker de görür müyüz?" diye...
Maradona'nın hocalığına laf edip takım oyunundan dem vuran Ömer Üründül'e fırsatım olsa ben de şunu sorardım: Siz, spikerlerin yanında maça yorum katarken futbola, futbolu seyir zevkimize ne kadar katkı sağlıyorsunuz acep? Değişik bir şeyler söyleme ümidinizi siz de yitirdiğiniz için mi, arada bir mesela "Lahm çok zeki bir oyuncu" gibi toptan bağımsız bir yorum yapınca bunu çeyrek saat içinde üç-dört kere tekrarlıyorsunuz?
Klose bir maç cezalı olmasına rağmen tüm zamanların en skorer Dünya Kupası golcüsü olma unvanını yakalamak üzere. 1 gol daha atarsa egale edecek, 2 gol atarsa rekoru kıracak. Hem de "kötü bir sezon geçirdi, milli takıma neden çağrıldı?" diye Löw'e hesap soranlara inat! Messi ise harika bir sezon geçir(miş)di sanki de n'oldu? Görünen o ki, "Baby Face" hatta artık "Crying Baby Face" Messi, bizi mavi beyaz çubuklu forma altında değil, lacivert kırmızı çubuklu forma altında mest etmeye devam edecek.
Son 16 takımın 7'si Amerika kıtasındandı, Bu yüzden Brezilya/Arjantin'den birinin finale kalacağından daha da emindim. Kim bilebilirdi ki, son dörde gelindiğinde bu 7 takımdan kala kala geriye bir tek Uruguay kalacak!
Top yuvarlak(tır) da ondan, di mi Ömer Bey?
(Tenis topu da yuvarlak ama, Nadal sürekli kazanıyor Ömer Beyciğim!)
Sonracığıma, biz eskiden Avrupa'ya muz, portakal, narenciye ihraç eder, karşılığında buzdolabı, çamaşır makinesi alırmışız... Amerika Avrupa'ya sürekli futbolcu ihraç ediyor, karşılığında modern futbol, takım oyunu vs. alsa ya!
Finali kimle kim (mi) oynar?
Bana ne!
Che imajlı, tespihli, siyah-beyaz sakalına, gri takım elbisesine, at nalı gibi kocaman siyah kol saatine rağmen renkli ve tespihli Maradona artık yok ya, gerisi boş!
Suratsız Löw'ün karşısına biri (muhtemelen Hollanda) çıkar, Almanlar kupayı alamasa da biz medyaca ve milletçe Özil'in finalde bir geri pasından dahi fazlasıyla mesut olmasını biliriz.

27 Aralık 2009 Pazar

buonanotte...




Son dönemlerde trafik kazası geçiren futbolcular çoğaldı. Fenerbahçe'li Kazım'dan sonra Karim Benzema'da İspanya'da kendisine yeni verilen aracını darmadağın etmişti.
Bu iki oyuncu neyse ki bu kazalardan hafif bir şekilde kurtulmuşlardı ancak Arjantinli Buonanotte o kadar da şanslı olamadı.
Arjantin'in başkenti Buenos Aires'in Santa Fe bölgesinde arkadaşlarıyla gece kulübünden dönen genç oyuncu aracının hakimiyetini kaybetti ve savrulan otomobil yol kenarında bulunan bir ağaca çarparak durabildi.
3 kişinin kaza yerinde hayatını kaybettiği olayda 21 yaşındaki futbolcunun vücudunda çeşitli kırıklar oluştu. Anında Sanatorio Los Arcos hastanesine kaldırılan River Plate'li oyuncunun hayati tehlikesi bulunmadığı ifade ediliyor.
2009'da hatırlanması gereken kazalar arasında Usain Bolt, Michael Schumacher, Kazım Kazım, Karim Benzema (2), Cudicini, Charlie Davies olaylarını sayabiliriz.

23 Aralık 2009 Çarşamba

del potro / messi

Sporseverlere Messi mi yoksa Del Potro mu daha başarılı diye sorsanız cevapların yüzde 90'ı Messi olur herhalde.
Tabi bu soruyu Arjantin'de sormamak gerek. Arjantinli spor yazarları derneği 2009 yılının sporcusunu seçmek için yaptıkları oylamada ilk sırayı Del Potro'ya vermişler. Tamam Amerika Açık'ı kazanmak zor bir şey ancak sezonu 6 kupa ile tamamlayıp Fifa ve Altın Top ödüllerini kazandıktan sonra ülkesinde ikinci sıraya atılmakta ilginç bir şey.
Messi'nin Arjantin Milli takımında ki performanslarının tartışıldığını biliyoruz. Son olarak Barcelona'nın Kulüplerarası Dünya Kupası finalinde Estudiantes'i yenmesi de Messi'nin ülkesindeki imajını zedeleyen unsurlardan birisi oldu.
Arjantinliler de cezayı bu şekilde kestiler.

19 Aralık 2009 Cumartesi

güney afrika yolları tuzlu!


Güney Afrika yolculuk için hem ters hem de masraflı bir yer. Futbolseverin dünya kupasını izlewyebilmesi için cebinde sağlam miktarda parayı çıkarması gerekecek maç biletleri dışında.
Arjantin'de Güney Afrika yolcuğu için bir sivil toplum örgütü kuruluyor. Fikrin babası resimdeki işadamı Marcelo Malla adındaki iş adamı. Kurulacak sivil toplum örgütü aracılığıyla yardım toplanacak. Ve böylece Arjantinli taraftarların Güney Afrika'ya takımlarını desteklemek için gerekli para tedarik edilmniş olacak. Planın ne kadar işeleyeceğini görebilmek için Haziran ayını beklemek gerekecek.

27 Kasım 2009 Cuma

seçim vaatleri


River Plate'de 5 Aralık'ta başkanlık seçimleri var. Adaylardan Antonio Caselli bir başkanlık seçiminde yapılacak en iyi seçim vaadini, futbolcu transferi sözünü vermiş. Caselli'nin seçimi kazanması halinde transfer edeceği isimler Roma'da kadroya giremeyen Julio Baptista ve Fenerbahçeli Diego Lugano.
Brezilyalı futbolcunun Roma'daki durumunu düşünürsek transfer edilmesi söz konusu olabilir de sezon başında Fenerbahçe ile tekrar anlaşan Diego Lugano transferi sözü fazla iddialı olmuş Caselli için...

10 Kasım 2009 Salı

museo river I



River Plate'de 2 yıldır saha içerisinde işler iyi gitmese de kurumsal kimlikle ilgili güzel işlere imza atılıyor. Kurumsal açıdan yapılan güzel işlerden biri Museo River. Dün akşam resmi açılışı yapıldı River Plate'in görkemli müzesinin. River Plate ve Arjantin futboluna dair önermli hatıraların yer aldığı müzede en ilgi çekecek bölümlerden biri "zaman tüneli".
Taraftarlara ve furbolseverler gezmek için 25 Kasım'ı beklemek zorunda. Ziyaretçilere kapısı o tarihte açılacak Museo River'ın....
Buenos Aires'e yolu düşen futbolseverlerin mutlaka uğraması gereken mekanlar arasında yer alacaktır Museo River. Ara ara müzeden resimleri post olarak ekleyeceğiz bloga....

1 Kasım 2009 Pazar

fernando caceres'e kurşun...


Arjantin'de günün olayı Real Zaragoza ve Celta Vigo'nun eski oyuncularından Fernando Caceres'in vurulması. Pazar sabahı arabasıyla Buenos Aires'in banliyölerinden Ciutadella'da dolaşan Caceres'in arabasını çalmak isteyen soyguncular, Caceres'in direnişiyle karşılaşınca eski River Plateli'ye ateş açıyorlar. Kurşunlardan biri Caceres'in sağ gözüne isabet ediyor. Ajanslardan gelen ilk bilgilere ve Ole'de yazılanlara göre hastanede ameliyata alınan Caceres'in gözündeki kurşun çok riskli olduğu için çıkarılamıyor. Ek olarak da Caceres'in durumunun ciddi, hatta kendisinin komada olduğu ifade ediliyor. Ve 48 saatlik bir bekleme süresi söz konusu.
Caceres'in durumunun kesinlik kazanması için biraz daha zaman geçmesi gerekiyor anlaşılan...

21 Ağustos 2009 Cuma

kapı gibi devlet başkanı

Arjantin'deki futbol kaosunun sona ermesinde başrolü oynayanlardan biri Devlet Başkanı Cristina Fernandez de Kirchner. Futbol Federasyonu Başkanı Julio Grondona ile kafa kafaya verip yaptıkları müzakelelerin ardından 155 milyon dolarlık yayın anlaşmasına imza attı futbol federasyonunun Ezeiza'da bulunan merkezinde. Söz konusu Arjantin futbolunun geleceğine dair bir anlaşma olunca, atılan imzalar sırasında Maradona da yerini aldı. Hatta Grondona ile birlikte Cristina Fernandez de Kirchner'e bir de Arjantin forması hediye ettiler.
Koca postun özeti Arjantin futbolu kurtuluşunu resimdeki kadına borçlu...

6 Temmuz 2009 Pazartesi

şampiyonluk sevinci

83'te atılan faul kokan golle, 4 yıl aradan sonra Clausura şampiyonu oldu Vélez Sársfield. -Toplamda 7. (1 ulusal, 1 Apertura, 5 Clausura)- Estadio José Amalfitani maç sonrası çok renkli görüntüler vardı. Şampiyonluk sevinci bu mudur? Budur!!!

25 Nisan 2009 Cumartesi

rezalet!

Ole, River Plate'in Paraguay temsilcisi Nacional'e 4-2 yenilerek Copa Libertadores'e veda etmesini 'ulusal utanç' olarak nitelendirmiş. River, Asunción deplasmanından beraberlikle dönebilseydi son 16'ya kalacaktı. Boca'nın son 16'ya kaldığı bir ortamda River Plate'in grup maçları sonunda elenmesi göze daha da çok batıyor doğal olarak....

19 Nisan 2009 Pazar

8.8'lik yetenek

Javier Pastore Arjantin futbolunun son gözdelerinden. Henüz 19 yaşındaki ortasaha oyuncusunu Huracán geçtiğimiz sezon ikinci lig takımlarından Tallares'ten aldı. Huracán'daki ilk sezonu geride kalırken Manchester United genç Arjantinli'ye gözünü dikmiş ve 8 milyon 800 bin sterlinlik bir teklif yapmış. İngilizlerin yaptığı teklif Arjantinli tarafından reddedilmiş. En azından futbolcunun menajeri Marcelo Simonian öyle diyor. Pastore için para önemli değilmiş, düzenli olarak oynayıp kendini geliştirebileceği bir kulübün formasını giymek istiyormuş.
Javier Pastore ve menajerinin sloganı "Doğru takım, doğru proje". Lazio'nun peşinde olduğu dedikoduları Simonian tarafında yalanlanmış. Huracán ile haziran ayı içerisinde yeni bir sözleşme imzalayacakmış Javier Pastore. Muhtemelen serbest kalma bedeli bol sıfırlı olacaktır genç Arjantinli'nin.

15 Nisan 2009 Çarşamba

hepsi senin suçun ezequiel gonzález!

Başlık bir pembe dizi repliği gibi. Postu konu olan olay da peme dizi esin tesi taşıyor. Reinaldo Merlo bundan 5 hafta önce Rosario Cebtral'in başına geçti. Hani geçtiğimiz sezon başkanının küme düşmeleri halinde futbolcularını öldüreceği kulüp. İlk 2 maçta herşey iyi gider Mello için. Biri San Lorenzo olmak üzere alınan iki galibiyetin ardından, bir beraberlik de fena sonuç sayılmaz. Lâkin son iki haftada ki -biri evlerindeki Racing maçı- mağlubiyetler takım içerisinde işlerin ortaya koymadığını ortaya çıkardı.
Dün ise Merlo teknik direktörlük görevinden istifa ettiğini açıkladı. Buraya kadar herşey normal. normal olan istifa nedeninin orta saha oyuncusu Ezequiel González oluşu. Reinaldo Merlo Fiorentina ve PAO'dan hatırlayacağımız orta saha oyuncusunun kendisini eleştirmesi nedeniyle görevi bıraktığını söylemiş. "Onun eleştirilerinin ardından birşeyler dağıldı" demiş ama nelerin olduğunu tam açıklamamış. Gerçi bu tür bir hadise ilk kez gelmiyor Reinaldo Merlo'nun başına. 2005-2006 sezonunda da River Plate'in başındayken Marceloa Gallardo ve diğer futbolcularla uyuşamadığını söyleyip görevinden ayrılmıştı kendileri. İşin Reinaldo Merlo tarafını böyle, şimdi Ezequiel González'in konuyla ilgili yorumları bekleniyor.

27 Mart 2009 Cuma

baba maradona & messi

Buenos Aires'teki Arjantin kampının ziyaretçilerinden biri de Maradona'nın babası. Tabi adamın yüzünde güllerin açması doğal. Torununun çocuğu oldu, oğlu ülkedeki en zor ve prestijli işin başında. Baba Maradona antrenmanda Messi'yi de yakalamış. Neler söylediğini tabii ki bilmiyoruz ama ikisinin de yüzündeki ifadeye bakarsak eğlenceli birşeyler bahsettikleri kesin.

16 Mart 2009 Pazartesi

maradona'nın locası

Fotoğraftaki mekan Maradona'nın La Bombonera'da Boca maçlarını izlediği locası. Riquelme'nin milli takımı bıraktığını açıklamasının ardından Maradona'nın Argentinos Junior maçında ne yapacağı merak ediliyordu. O maça gelmemeyi seçti ve locası boş kaldı.
Duvardaki Riquelme ve Saviola fotoğrafları ilgi çekici. Bir tanesi eski Riverlı, diğeri ise Arjantin futbolunun bir numaralı gündeminin kahramanı...

Fotoğraf: DAMIAN DOPACIO/AFP/Getty Images

15 Şubat 2009 Pazar

la bombonera'da atp tour

ATP World Tour 250 series içerisinde yer alan Copa Telmex olarak da bilinen ATP Tour Buenos Aires turnuvası önümüzdeki hafta başlayacak. 600 bin dolar toplam para ödüllü turnuvaya 16-22 Şubat tarihleri arasında Buenos Aires Lawn Tennis Club ev sahipliği yapacak. Turnuvanın tanıtımı amaçlı olarak La Bombonera'da oynanan Boca Juniors - Newell's Old Boys maçı öncesinde Carlos Moya ve Gaston Gaudio bir gösteri maçı yaptı. Her iki tenisçi de ATP Buenos Aires'te seri başı olarak mücadele edecekler. Yalnız bu gösteri maçı Boca'ya uğurlu gelmedi. Roberto Sensini'nin takımı Schiavi ve Bernardello'nun golleriyle sahadan 2-0 galip ayrıldı.

9 Şubat 2009 Pazartesi

9.15 tespiti

Arjantin'de geçtiğimiz sezon ortasından beri kullanılıyormuş barajların tespiti için sprey boya. (bkz aceto balsamico ilgili post) Dün oynanan River Plate- Colon maçında hakem Alejandro Sabina'nın sprey boyayla baraj tespit etme çalışmaları AFP'den Alejandro Pagn'ın objektiflerinden kaçmamış.

3 Şubat 2009 Salı

milli takıma dönüş

En son Temmuz 2007'de Copa America finalinde milli takım forması giymişti Juan Sebastian Veron. Gelecek çarşamba Marsilya'da Fransa ile oynayacak olan Arjantin'de Maradona onu tekrar milli takıma aldı. 34'ünde yapılmış bu geri dönüş fena değil Veron için. Yazın da Lazio'ya döneceği dedikodusu dolaşıyordu bir süre için. Maradona sadece Veron'u değil, Riquelme'yi de almış 25 kişilik kadroya. Tabi kadronun en önemli isimleri Messi ile Agüero Kaleciler: Juan Pablo Carrizo (Lazio), Sergio Romero (AZ Alkmaar). Savunma: Javier Zanetti (Inter), Martin Demichelis (Bayern Münih), Gabriel Heinze (Real Madrid), Daniel Diaz (Getafe), Nicolas Burdisso (Inter), Walter Samuel (Inter), Emiliano Papa (Velez), Marcos Angeleri (Estudiantes). Orta saha: Javier Mascherano (Liverpool), Fernando Gago (Real Madrid), Maximiliano Rodriguez (Atletico Madrid), Jonas Gutierrez (Newcastle), Luis Gonzalez (Porto), Cristian Ledesma (San Lorenzo), Daniel Montenegro (Independiente), Juan Sebastian Veron (Estudiantes). Forvet: Lionel Messi (Barcelona), Sergio Agüero (Atletico Madrid), Carlos Tevez (Manchester United), Ezequiel Lavezzi (Napoli), Lisandro Lopez (Porto), German Denis (Napoli), Angel Di Maria (Benfica).
Not: (Sabah köründe uykulu yazmışım herhalde. Düzeltmeler için Alfredo di Stefano'ya çok teşekkürler...)

28 Aralık 2008 Pazar