ligue 1 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ligue 1 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ağustos 2010 Pazar

tribün dediğin böyle birşey...

Uzun zaman olmuştu St. Etienne'in sezona iyi başladığını görmeyeli. Dört hafta geride kalırken işler iyi gidiyor onlar için. Lens'i evinde 3-1 yendikleri cumartesi akşamından St. Etienne tribünlerinden akılda kalan manzara bu olsa gerek...

4 Ağustos 2010 Çarşamba

no music no fun...

Fransa Milli takımı'nın yen teknik direktörü Laurent Blanc, milli takım maçlarının öncesi ve sonrasında futbolcuların kulaklıkla müzik dinleyemeyeceğini açıklamıştı. Blanc'ın bu kararının ardından Marsilya ve Ligue 1'in yeni ekiplerinden Brest de benzer bir karar almış ve futbolcuların kamuya açık alanlarda, maç öncesi ve sonrasında kulaklıkla müzik dinlemelerini ve dolaşamlarını yasaklamıştı.
Lyon da bu karara katılan takımlar arasında yer aldı. Herhangi bir resmi açıklama yapılmasa da futbolculardan Aly Cissokho, teknik direktör Claude Puel'in böyle bir karar aldığını söyledi. Cissokho, Puel'in kamuya açık alanlarda kulaklıkla dolaşılmayacağı konusunda futbolcuları uyardığını belirtti "Bu konuda herhangi bir hakkımız  ve seçeneğimiz yok" diyerek karara saygı göstereceklerini ifade etti...
Fransız futbolcular saygıda kusur etmiyorlar. Böyle bir yasak NBA'e gelse oyuncular greve giderdi muhtemelen maç öncesi ve sonrasında müzik dinlemeyen, kulaklık takmayan bir Allah'ın kulu olmadığını düşünürsek...

21 Temmuz 2010 Çarşamba

lyon'un yeni sponsorları

Fransa'da online bahis şirketlerinin reklamlarının yapılması ve formalarda yer alması yasal. Bu cümleyle neden başladık posta, yazacaklarımızın konuyla ilgisi olması nedeniyle elbette.
Lyon bu sezon farklı bir uygulamaya imza atıyor Ligue 1'de. Forma sponsorluğu için "Mangas Gaming"  ile anlaşan Lyon, bu şirketin iki farklı markasını formasında taşıyacak. Deplasmanda oynanan maçlarda Everest Poker reklamı yer alırken, Gerland'da oynanacak maçlarda ise Betclic reklamını göreceğiz.
Lyon'un başlattığı bu bahis şirketlerinin reklamlarının formalarda yer almasının gitgide yaygınlaşması bekleniyor Ligue 1 takımları arasında... 

15 Temmuz 2010 Perşembe

lyon'dan farklı bir forma tanıtımı...

Bu yıla kadar Umbro'nun giydirdiği Lyon, yeni sezondan itibaren Adidas tarafından giydirilecek. Adidas, yeni müşterisi için farklı bir forma tanıtım gecesi düzenledi. Ayrıntılar yukarıdaki videoda...

12 Şubat 2010 Cuma

montpellier hérault s.c

Ağustos ayında Fransa'da futbol sezonu start alırken birisi, Montpellier'nin Şubat ayında ilk 2'de yer alacağını iddia herhalde kimse inanmazdı.

1919 yılında kurulan ve şu anda ki haline 5 Kasım 1974'te Louis Nicollin'in (alttaki resimde bulunan hafif kilolu beyefendi) kulübü satın almasıyla bürünen Montpellier geçen sezonu Fransa 2. liginde geçirdi. Fransa 1. liginde 27 sezon geçiren ve hiç şampiyonluk yüzü görmeyen güney ekibi bu sezon beklentileri fazlasıyla karşılıyor.
Sezona sahasında 10 kişi bitirdiği PSG beraberliğiyle başlayan Montpellier 3. haftadan itibaren büyük bir çıkış yakaladı ve Ligue 1'de 23. haftada geçen sezonun şampiyonu Bordeaux'nun 3 puan gerisinde 2. sıraya yerleşti.

Peki Montpellier'nin bu sürpriz başarısında ki en büyük etken nedir?

1 - Takım genç (ve aç) ve yaşlı kurt (ve intikam peşinde) oyunculardan kurulu
2 - Montpellier genç takımı 2009 yılında gençlerde Gambardella kupasını kazandı ve bu kadrodan birkaç isim A takıma monte edildi (Ait Fana, Belhandatout gibi)
3 - Sağlam bir defans (Spahic, Dzodic, Jeunechamp ve Pitau)
4 - Lyon, Marsilya, Toulouse, Rennes ve PSG gibi takımların bu sene beklenen performanstan uzak olmaları
Kadrosunda sadece 7 yabancı futbolcu bulunduran Montpellier sezon sonunu aynı şekilde getirebilir mi bilemeyiz ancak ben başkan Nicollin'i Şampiyonlar Ligi'ni izlerken görmek isterim...

Şunu da hatırlatalım, Montpellier kulübü Eric Cantona, Laurent Blanc, Roger Milla, Valderama, Asanovic ve Kosecki gibi isimlere de zamanında kucak açmış bir takımdır

22 Aralık 2009 Salı

lille kimdir? nedir?


Biraz geç oldu ama yinede yararlı olacağını düşünüyorum. UEFA Avrupa Ligi kura çekimi sonrasında herkes Liverpool'dan bahseder oldu ancak ilk olarak Lille engelini aşmak gerekir.
Türk basınında ortak kanı Lille takımının Fenerbahçe seviyesinde olmadığı ancak uyarmak gerekir beklenmedik taş baş yarar.
Lille neyin nesidir biz Fransa'da sadece Lyon, Marsilya, PSG ve Bordeaux tanırım diyenler için mütevazı bir analiz:
Lille Fransa Ligi'nin en formda takımı (Fransa ile Türkiye ligleri arasında ne fark var diyenler için Lyon ile Bordeaux'nun bizim hiçbir takımımızın bulunmadığı Şampiyonlar liginde yollarına devam ettiklerini hatırlatırım).
Lille 33 golle Fransa Ligi'nin en çok gol atan takımı (Fransa Liginde gol mü atılıyor ki diyenler için Fransa Liginde maç başına gol ortalamasının 2,45 olduğunu hatırlatırım)
En tehlikeli oyuncuları Gervinho (o kimdir yaw diyenler için Fildişi Sahili futbolcunun Belçika'dan geldiğini henüz 22 yaşında olduğunu ve sezon başında isminin Arsenal ile anıldığını hatırlatalım)
Gervinho'nun yanısıra Frau, Landreau, Mavuba, Hazard, Rami gibi milli takım seviyelerinde oyuncuları bulunduğunu hatırlatıyorum...
Son olarak Lille takımının fizik gücü yüksek ve iyi pas yapan bir takım olduğunu da ekleyelim...
ve hayırlı olsun diyelim :)

9 Kasım 2009 Pazartesi

kool shen'in şansı


Dün maçı seyrederken fark etmemiştim. Bugün konuyla ilgili haberi okuyunca dikkatimi çekti Fransız rapçi Kool Shen'in Olympique Lyon'un forma reklamı olması. Olympique Lyon, BetClick ve Universal Music arasındaki yapılan anlaşmayla Kool Shen'in 2 Kasım'da piyasaya sürülen "Crise de conscience" albümünün reklamı Olympique Marsilya maçında ev sahibi takımın formalarında yer aldı.
Kool Shen ne kadar şanslı bir adamdır ki çoğu futbolseverin arşivinde yer alacak/alması gereken bir maçta Olympique Lyon formasının göğsünde ismi yazıyor. Aynı zamanda bu tür bir akımın da başlangıcına imza atmış oluyor.
Diğer müzik şirketleri de Universal Music ve Kool Shen'in attığı adımın bir benzerini atarlarsa şaşırmamak lazım...
Postu sonlandırırken Kool Shen'in albümden çıkan ilk single'ı C'est bouillant'i de ekledik.

5-5'in ardından...


31 Ekim 2009 Cumartesi

lyonlular'ın kasık sorunu


Olympique Lyon için zor bir hafta başlıyor. Bu akşam bölge derbisinde Stade Geoffroy-Guichard'da St. Etienne'e konuk oluyor. Ardından hafta içi Anfield'da Delgado'nun uzatmalardaki golüyle 2-1 yendikleri Liverpool'u Gerland'da ağırlayacaklar.
Bu iki maç öncesinde Claude Puel'in canı biraz sıkkın. Kadrodaki 10 oyuncunun tamamı aynı sakatlıkdan muzdarip. Hugo Lloris, Jean-Alain Boumsong, Aly Cissokho, Mathieu Bodmer, Cleber Anderson, Cris, Cesar Delgado, Jeremy Toulalan, Kim Kallstrom ve Lisandro Lopez  kasık sakatlıkları ile uğraşıyor.
Boumsong ile Bodmer maç kadrosuna alınmadı. Delgado ile Lopez de riske edilmek istenmiyor. 11'in 4 futbolcusu St. Etienne karşısında oynamayacak.
Puel ve Olympique Lyon'un sağlık ekibi bütün sakatlıkların kasıktan olmasının nedenini araştırmasına karşın, şu ana kadar birşey anlamış değiller.  Kasık bölgesinde gelen sakatlıkların tekrarlaması halinde Puel'in yaptırdığı antrenmanları bir kere daha gözden geçirmesi gerekecek gibi görünüyor.



26 Ekim 2009 Pazartesi

psg otobüsü


Haftanın en keyifli maçlarından biri olmaya adaydı Marsilya - PSG maçı. Lâkin rivayete göre Guily ve Sakho'ya bir kişinin daha katılması;  "Domuz Gribine" yakalananların da sayısı 3'e çıkmasıyla Fransa Futbol Federasyonu da maçı ileri bir tarihe erteledi. Karar cumartesi alınınca Saint Germain'liler yolculuk anlamında bir yararı olmadı. Takım Marsilya'ya gelmişti. Fotoğraf da takımın Marsilya'da kaldığı otelden ayrılırken çekilmiş. Otobüste güvenlik önlemlerin sıkı olduğu pek aşikar. Muhtemelen Paris'te herkes daha detayli bir kontrolden geçecek. Belki de söz konusu o 3 kişiye daha fazla isim eklenecek...

28 Temmuz 2009 Salı

morientes'in II. deschamps dönemi

5 sezon önce Monaco'da buluşmuşlardı ilk kez. Kimsenin beklemediğini başarıp Şampiyonlar Ligi'nde final oynarken Fernando Morientes de kariyerinin en iyi sezonlarından birini geçirmişti. Aradan geçen yılların ardından kariyerinin sonunda bir kere daha Fransa'ya yolu düştü İspanyol'un. Yine Didier Deschamps'ın başında olduğu bir takımda forma giyecek Morientes. Yaşı kemale erse de iyi iş yapabilir Fransa'da daha önceki tecrübesinde olduğu gibi.
Monaco günlerinde bir üçleme bizi bekliyor 2010 model Marsilya'da. Monaco'da olduğu gibi Morientes ile Deschamps'la birlikte E. Cisse de aynı takımda. Belki de bu "üçle"me, tarihi tekerrür ettirip sezonun bir başka büyük sürprizine imza atabilir. Oyunun adı futbol olunca herşey mümkündür...

17 Temmuz 2009 Cuma

¿maldonado?

Haber 2 gün öncesinin, biz yeni gördük. Mercato365.com yazmış Monaco'nun Claudio Maldonado ile ilgilendiğini. Fenerbahçeli teknik adamların ve biz Türk futbolseverlerin göremediğini Guy Lacombe görmüştür belki de. Artık ne gördüyse Fransız teknik adam...

16 Temmuz 2009 Perşembe

juninho'nun frikikleri bastos'a emanet

Jean-Michel Aulas ya yaşlanıyor ya da kafasına taş düşmüş olmalı. Önce şampiyonlar liginde belki de en kötü performanslarından birini gösteren ardından da şampiyonluğu kaybeden Claude Puel'i kovmadı.
Transfer sezonunda Karim Benzema'yı 35 milyon €'ya sattı satmasına ama önce Lisandro Lopez'e 24 € verdi. Bugün de Michel Bastos'u 18 milyon €'ya kadrosuna katıyor. Porto'nun iki oyuncunun satışından kazandığı parayı Aulas, iki futbolcuyu kadrosuna katmak için harcadı. Porto hâlâ az harcayıp çok kazanan bir kulüp unvanını korurken, Olympique Lyon & Jean-Michel Aulas kazandığından fazlasını harcayanlar kategorisine terfi! etti.
Michel Bastos ilginç bir futbolcu. Feyenoord'un 18'in de Avrupa'ya getirdiği fakat üstünde düşmediği bir yetenek. 2 yıllık Hollanda macerasının ardından ülkesine dönen Bastos, 3 sezonda ikisi aynı olmak üzere 4 kulüp gezdi. 2005-06 sezonundaki Paranaense macerasının ardından Lille'in kadrosuna katılıyor. Lille'e adımını attıktan sonra kısmeti açılıyor. Hem sol bek hem de ortasahanın solunda oynayabiliyor Brezilyalı. Üstelik savunma özellikleri kadar ofansif yetenekleri, ofansif özellikleri kadar da savunma kabiliyeti söz konusu. Oyunun iki yanının oynayabilmesi onu bu kadar cazip ve değerli yapıyor. Bu maharetlerine ek olarak serbest vuruşlarda da Juninho kadar yetenekli. Brezilyalı'nın Katar yolunu tutmasının ardından Ligue 1'in en iyi serbest vuruş kullanan adamı unvanının sahibi oldu. Geçtiğimiz sezon Avrupa kariyerindeki en verimli sezonunu geçiren Bastos, 13 gol atıp 14 de gol pası verdi. Aules Michel Batos'u yeni Juninho olarak transfer etti. Aynı lig içerisinde transfer yapması büyük şans. Fakat Daisuke Matsui gibi bir önek de söz konusu olunca insanın aklında soru işareti belirmiyor da değil. Japon futbolcu 4 sezon boyunca Le mans'da muazzam işler yapmış, St. Etienne'de ise boş bir sezon geçirmişti. Batos'un hikayesi de umarım Matsui'ninkine benzemez.
Transferin Lille boyutuna bakarsak eğer; 3 yıl önce 3 milyon €'ya aldıkları bir futbolcuyu 3 yıl sonra 18 milyon € sattılar. Böyle bir işi kim yapsa yüzü güler, Michel Seydoux'un da yüzü gülüyordur herhalde.

1 Temmuz 2009 Çarşamba

#11 mevlüt erdinç

Sochaux'da #26 giyiyordu, başkentte ise #11'e terfi etmiş. 10 milyon € sayılan bir transferden büyük beklentileri olacaktır Parislerin...

29 Haziran 2009 Pazartesi

coupet parc des princes'te

İki sezon önce 9 yıllık Olympique Lyon kariyerini sona erdirdiğinde futbolu yurt dışında bırakacağını düşünüyordu Grégory Coupet. Doğru bir lig ve takım tercihi ile bu istediğini yapabilecekti belki de. Mesela Red Bull NY'un teklifini kabul edip MLS'e transfer olsaydı keyifli bir macera olabilirdi onun için. Fakat o, bunun yerine Atletico Madrid'de forma giymeye karar verdi.
Bir türlü Javier Aguirre'in tercihleri arasında yer alamadı ve bu yıl nasıl kötü bir kaleci olduğunu Galatasaray'da da izleme şansına sahip olacağımız Leo Franco'nun ardından ikinci tercih olup kaldı.
Sezon sonu geldiğinde Atletico Madrid'den ayrılacağı belli olmuştu. Onu da yanıp tutuşarak isteyen bir Paris Saint Germain vardı. Mikael Landreau Paris kalesinde sezon boyu vasat üstü performans sergilemesine karşın Dinamo Kiev maçında kendi kalesine yumrukladığı top ve belki de şampiyonluğu getirebilecek olan Marsilya maçındaki hataları onun biletini kesmişti. PSG, Landreau'yu Lille'e yollarken aynı gün Parc des Princes'de Coupet ile 2 yıllık sözleşme imzaladı.
36'lık Coupet büyük bir ihtimalle son profesyonel sözleşmesine imza atarken Gerland'da oynayacağı Olympique Lyon maçını -30 Ocak 2010- iple çekecek olsa gerek...

25 Haziran 2009 Perşembe

lisandro lyon'a, lucho marsilya'ya

İki post aşağıda Milan Stepanov vasıtasıyla Porto'dan konuyu açmışken onlarla devam edelim. Portekizliler'in hücumdaki en önemli ikilisi Ligue 1'e transfer olmak üzere. Olympique Lyon nice zamandır Lisandro Lopez'in peşinde. Porto kapıyı 20 milyon €'dan açmıştı Lyon ise 15'den başlayıp 18 milyon €'e kadar çıktı. Bir miktar ödeme de önümüzdeki dönemde yapılmak üzere iki kulüp de 18 milyon €'da uzlaşacak gibi.
Pape Diouf'un istifası ile ortaya çıkan başkanlık sorununu Jean-Claude Dassier ile çözen Marsilya'da transfer yoğunluğu başladı. Konuşulan isimlerin başında Lisandro Lopez'in hücumdaki ekürisi Lucho Gonzalez geliyor. Onun değeri de Lisandro Lopez gibi 20 milyon € civarında. Porto transferleri seven bir kulüp olduğundan Marsilya'nın doğru rakamı önermesi ya da doğru rakama yaklaşması halinde Arjantinli'yi satacaktır.
Zaten Arjantinli ikiliyi satmaya hazır olduklarını San Lorenzo'dan Gonzalo Bergessio'yu kadrosuna katarak gösterdiler. Arjantinli 2 sezon önce Racing Club'dan Benfica'ya gelmiş fakat koca sezon boyunca sadece 3 maçta forma giyebilmişti. Sezon bitiminde de San Lorenzo ile anlaşarak ülkesine geri dönmüştü. San Lorenzo forması giydiği 2 sezonda 47 maçta forma giydi ve 20 gol attı. Bergessio aynı zamanda Maradona'nın da milli takımın başına geçmesiyle birlikte Arjantin formasını da giymeye başladı. San Lorenzo'daki performansını Portekiz'de de devam ettirirse Benfica'nın ıskalayıp da Porto'nun 90'a taktığı transfer listesine girecektir.
Lisandro Lopez ve Lucho Gonzalez'in satılmasıyla 40 milyon € kazanacak olan Porto iki Arjantinli için 2005 yazında toplam 16 milyon 900 bin € ödemişti. Aradan geçen 4 sezon sonunda ödediği paranın neredeyse 2.5 katını kazanmak üzere Portekiz kulübü. Porto aslına bakarsanız değişik bir ünvana da sahip olabilir. Herhalde başka hiçbir gelire gerek duymadan futbolcu satarak geçinebilen tek kulüptür Portekiz şampiyonu.

24 Haziran 2009 Çarşamba

televizyoncu başkanlar

Charles Villeneuve & Jean-Claude Dassier. Her ikisinin de ortak özelliği Fransız kanalı TF1'deki görevlerini bırakıp ülkenin önde gelen iki futbol kulübünün de başkanı olmalı.
Charles Villeneuve geçtiğimiz yılın Mayıs ayında görevi bırakan Alain Cayzac'ın yerine PSG'nin Başkanlığına getirilmişti. Villeneuve küme düşme potasında başkan olduğu kulüp, şampiyonlar ligi mücadelesi verir durma gelmişti. Fakat yönetimle olan sorunları nedneiyle bu yılın ocak ayında görevinden istifa etti.
Yine Villeneuve gibi TF1'de çalışan hatta kanalın en yetkili ismi olan Jean-Claude Dassier de geçtiğimiz hafta istifa eden Pape Diouf'un yerine Olympique Marsilya'nın başkanı oldu. Dassier'i görevi kabul etmesinde kulübün de sahibi olan arkadaşı Robert Louis-Dreyfus'u kıramamasının etkisi büyük.
Hem PSG hem de Marsilya'nın tercihleri aynı sektörden hatta aynı şirketten olunca insan bu tercihlerin nedenini merak ediyor. Mreakını gidermek için de bilenlerin fikrini alıyor. Bizim Erhun Geyisi ile Caner'e sordum hadise hakkında fikirlerini; Onlarda bu adamların medyadaki güçlerine güvenilip göreve getirildiğini düşünüyorlar. Üstelik TF1 gibi bir kurumda da 22 yıl başkanlık yapan birinin çok sayıda komplo ve çekişmeye de şahit olduğunu söylemek mümkün.
Tabi bir de orada başkanların daha çok ombudsman, CEO tarzı çalıştığını bizdeki gibi taraftar! hüviyetinde bir başkanlık anlayışı olmadığını da eklemek lazım.

6 Mayıs 2009 Çarşamba

tercihler

İlginç bir gündü dün. Ligue 1'de ilk 4'te yer alan takımlardan ikisindeki değişiklikleri önce gazeteler duyurdu ardından kulüplerin resmi İnternet siteleri doğruladı haberleri. Paris Saint Germain'de alınan ilginç! karar ile geride kalan 3 sezonun emekleri boşa gitti. Sağolsun başkan Sébastien Bazin'in egoları belki de gelecek sezonki şampiyonluğu çöpe attı. Charles Villeneuve'un görevden alınıp Bazin'in başkan olmasıyla süreç başlamıştı.
Bu yaz yeniden yapılanma sürecine girecek Paris Saint Germain. Göreve geldiğinde devasa bütçelerden bahseden Bazin, bu yapılanma sürecinde küçülen bir bütçeden bahsetmeye başladı. Paul Le Guen'e hareket alanı bırakmayacak adımlar atmaya kalkınca da küme düşme hattından şampiyonlar ligi vizesi hatta şampiyonluk seviyesine gelen bir süreci de baltaladı. 30 Mayıs itibariyle Le Guen kulüpten ayrılacak. Yerine kulübün eski futbolcularından ve 99-03 arasında Paris Saint Germain'in rezerv takımını çalıştıran, Valenciennes ile iyi işler çıkaran Antoine Kombouaré'nin geleceği konuşuluyor.
Kombouaré'nin Le Guen'in yaptığı işlerin üzeirne taşlar koyması halinde PSG'nin bu sezonun üstüne birşeyler eklemesi mümkün olabilir. Aksi takdirde son 5-6 sezondaki Paris'i izleriz yine gelecek sezon.

5 Mayıs 2009 Salı

gerets'in yerine deschamps

La Provence'in manşeti Didier Deschamps'ın Marsilya'nın yeni teknik direktörü olduğu haberi. Kaynak sağlam olmalı ki 2 sütüna yazmışlar haberi hatta Marsilya'daki günlerinden videoları da eklemişler.
Haber, kulüp tarafından gün içerisinde yalanlamazsa doğrulanmış olacaktır. Marsilya'nın şaşalı günlerinde forma giyen isimlerden biriydi Didier Deschamps. Bernard Tapie'nin psikopat günlerinde kulüpte yer alan futbolculardan biri olarak bu işi kaldıracak en iyi kişi demek bile mümkün. Teknik direktörlük kariyerinde başarılı işler yaptı. Monaco ile yaptıkları malum. Juventus'u da lige tekrar çıkardı. Hani Marsilya'da yeni işler başarabilir. Eric gerets'in ardından fazlaca homurtu çıkmayacak bir isim bulmayı başarmış Robert Louis-Dreyfus. Tabi onun hedefi muhtemelen Paul Le Guen'di. Ama PSG bu kadara başarılı bir sezonun ardından Le Guen'i bırakmayınca onun seviyesinde biriyle anlaşabilmesi de Marsilya şansı olsa gerek...

Biz yaklaşık 20 dakika önce bu postu yazmıştık. Derken Ali Murat Hamarat sağolsun haberdar etti resmi açıklama geldi diye. Evet Olympique Marsilya'nın resmi sitesinde de ilk haber olmuş Didier Deschamp...