27 Haziran 2009 Cumartesi

frank rijkaard - euro 2000

Teknik adamlık kariyerine Hollanda Milli Takımında yardımcı antrenörlükle başlayan Frank Rijkaard, Guus Hiddink in koltuğu bırakmasıyla ilk tecrübesini yaşamaya başlıyordu.
Hollanda ve Belçika’da ortak olarak düzenlenecek olan Euro 2000 turnuvasına ev sahibi olmanın avantajıyla grup maçları yapmadan direk katılan Hollanda Rijkaard’ın patronluğunda 1,5 yıl boyunca yaptığı 11 hazırlık maçında tek bir galibiyet alamıyordu fakat bu maçların çoğunda berabere kalan takım üzerindeki baskıyı belki de bu şekilde bertaraf ediyordu.İçinde bulunduğu duruma Rijkaard’ın yorumu ise futbol adına söylenebilecek en politik söylemlerden biriyle geliyordu “Pavarottiyi duşta söylediği şarkılarla değerlendiremezsiniz.”
Teknik adamlık hayatına aşağıdaki oyuncu kadrosuyla başlamanın büyük bir şans olduğunu belirtmek gerekiyor her ne kadar milli takım hocalığı ile kulüp hocalığının farklı olduğunu söyleyebilsek de (bkz Aragones) kadro şansının Rijkaard’a ileri ki yıllarda yöneteceği kadrolar için çok önemli bir tecrübe basamağı olduğunu söyleyebiliriz. Kupada 98 Dünya kupası sahibi Fransa ile birlikte D grubunda yer alan takım, gruptan Fransa’yı da yenerek 9 puanla fire vermeden çıkmayı başarıyor ve herşey Rijkaard’ın istediği gibi gidiyordu.
İyi giden grup maçlarının ardından rakip, çeyrek finalde C grubunun ikincisi olan ve bu isimle son kez bir turnuvaya katılan Yugoslavya'ydı. Yukarıdaki efsane kadro kupada seyir keyfi en yüksek maçları çıkarıyordu ve onlara birini daha ekleyerek Yugoslavya’yı 6-1 gibi net bir skorla geçti.
Yarı finalde ise rakip İtalya’ydı takım önceki maçların özgüveniyle maça iyi başlıyor ve İtalya’ya zor anlar yaşatıyordu.İtalya maçın büyük bir bölümünü 10 kiş tamamlamasına rağmen Hollanda bir türlü sonuca ulaşamıyor üstüne 2 de penaltı kaçırıyordu.
0-0 beraberliğin ardından penaltılara geçiliyor ve penaltı kaçırma yarışına burada da devam eden Hollanda penaltılarla 3-1 yenilerek kupaya yarı finalde veda etti.
Bu dramatik sonun ardından Rijkaard kendisinden bekleneni yapıyor ve teknik direktörlük görevinden istifa ediyordu.

kız dur, bi soluklan

Bu yüzücü milletinde kötü bir huy var; Bir kere rekor kırmaya başladıklarında bu alışkanlık yapıyor ve peşisıra rekorları yenilemeye devam ediyorlar Britta Steffen'in yaptığı gibi. Daha 2 gün önce kendisi hakkında bir post yazmıştık. Alman yüzücü, Libby Trickett'a ait 100 metre dünya rekorunu 3 salise geliştirip 52.85'e çekmişti. Almanya Şampiyonası kırdığı bu rekoru 48 saat içerisinde muzzam bir şekilde geliştirdi Steffen. Neredeyse 30 salise daha iyi bir derece yaptı ve 100 metre serbest dünya rekorunu 52.56'ya çekti. Roma'ya formda gittiğini yazmıştık 2 gün önce. Bugün kırdığı rekor ile adeta meydan okudu Britta.

efsaneler

2000. posta ancak böyle bir "resim" yakışırdı...

26 Haziran 2009 Cuma

jacko albümleri kapış kapış

Michael Jackson'ın ölüm haberiyle albümleri de albümleri de kapış kapış satılıyor. Amazon.com'un en çok indirilen albümler listesinin ilk 14 sırasının tamamı Jackson'ın albümlerine ait. Eğer piyasa sürülürse pazar akşamı İngiltere albümler, perşembe akşamı da Billboard albümler listesinin zirvesinde ve diğer sıralarında MJ'in olacağı kesin. Yalnız hangi albümü listeye 1 numaradan girecek ya da Atlantik'in her iki yakasında da aynı albüm mü en fazla satışı yapacak gibi soruların cevabı için pazar ve perşembe akşamlarını beklemek gerekiyor.

yeni sponsor için 12 ay

Ekonomik kriz nedeniyle şirketlerin en hızlı vazgeçtikleri faaliyetleri sponsorluk. Bu, hem Türkiye de hemde dünyada böyle. 2007'de beri Hamburg'un stadyumuna ismini veren HSH Nordbank, gelecek yıl Haziran ayında sona erecek sözleşmeyi uzatma opsiyonunu kullanmayacaklarını açıkladı. Stadyumun isim hakları için yıllık 4 milyon € ödeyen bankadan yapılan açıklamada ekonomik konjenktür nedeniyle bu kararın alındığını ve 3 yıllık uzatma opsiyonunun düşünülmediği belirtildi.
HSH Nordbank'ın bu açıklamasının ardından Hamburg'un önümüzdeki 12 ay boyunca üzerinde çalışacağı konularda bir tanesi stadyuma üçüncü isim sponsorunu bulmak olacak. HSH Nordbank'tan önce de 2001-2007 yılları arasında AOL isim haklarının sahibiydi Volksparkstadion'un. Bankayı da kutlamak gerekiyor 1 yıl öncesinden haber vererek Hamburg'u zor durumda bırakmadığı için.

32 sayfada michael owen - IV

pim verbeek'ten avustralya marşı

Pim Verbeek, Avustralya'nın Dünya Kupası elemelerini geçmesi halinde televizyonda milli marşı söyleyeceğine dair söz vermişti. Fox Sports'a verdiği röportajda sözünü tuttuğunu gösterdi Hollandalı teknik adam. Sözünü yerine getirirken de oldukça sempatikti üstelik. Pim Verbeek yaklaşık 3 yıldır Avustralya Milli Takımı'nın başında. Bu 3 yıllık sürede Avustralya kültürünü özümsediğini, ülkeye uyum sağladığını hatta onlardan biri olduğunu verdiği sözünü tutarak Avustralya gösterdi.
Bizim ülkemizden o kadar yabancı teknik adam geçti -ki bazıları uzun sayılabilecek yıllar görev yaptı- bırakın İstiklal Marşını, 2-3 cümle kurduğunu bile göremedik. Gün gelir belki Pim Verbeek tarzı bir teknik adam da bu ülkede çalışır...

mj & futbol

"I knew nothing about soccer and I've never been to any sporting event, so it was a great experience for me. I'm a soccer fan now, definitely. I'm addicted. It was so exciting and passionate - the fans were like the people who come to my concerts. They were screaming and shouting and cheering their players on. I loved it. I wanted to jump up and start dancing because I'm used to performing on stage when I hear all that noise. The fans were great, although they seemed pretty surprised to see me. I have no doubt that Fulham will be promoted, they seemed a really good team with a great spirit. I met all the players and they were so kind to me."
1999 yılında Daily Mirror'a verdiği röportajdan...

hey gidi jacko hey...

"Maykılcaksın, hayır maykılmayacaksın" esprilileriyle büyüyen bir nesil için üzücü bir haber Michael Jackson'ın ölümü. Çocukluğumuzun neredeyse tamamı onun şarkılarını dinlemekle geçti. Umarım NTV 1999'dan 2000'e geçtiğimiz yılbaşında yayınladığı "Müzik Tarihi" belgeselinde ki MJ ile ilgili bölümü tekrar ekranlara getirir de onun müzik tarihinin en önemli dönüm noktasını olduğunu bir kere daha anlarız...

25 Haziran 2009 Perşembe

britta steffen çok formda

Dünya Yüzme Şampiyonası 3 hafta kala herkes forma girmenin telaşı içerisinde. Pekin 2008'in sürpriz ismi Britta Steffen da Roma'da 2008 Olimpiyatlarındakine benzer bir performans gösterebileceğinin simyallerini ulusal şampiyonada 100 metre serbest dünya rekorunu kırarak verdi. 3 yıl önce Budapeşte'de 53.42 ile Avustralyalı Libby Trickett'a ait olan dünya rekorunu 53.30'a çekmeyi başarmıştı Steffen. Fakat Trickett, geçtiğimiz yılın mart ayında Avustralya Olimpiyat seçmelerinde müthiş bir performans ile 100 metre serbest dünya rekorunu 52.88'e çekerek 52 saniyenin altında yüzen ilk bayan yüzücü olmuştu.
Pekin'de de 100 metre serbestin en büyük favorisi Libby Trickett'ti. Fakat Britta Steffen son kulaçta Trickett'ı geride bırakarak büyük bir sürprize imza atmıştı. Gerçi Alman yüzücünün sürprizleri 100 metre serbestle de kalmamış 50 metre serbestte de Dana Torres'i 0.01 saniye farkla geride bırakarak Pekin'den 2 altın ile ayrılmıştı.
Britta Steffen, Pekin'de topladığı altınların bir yarışlık şans olmadığını ve Libby Trickett'ı Roma'da da geçebileceğini Avustralyalı'nın dünya rekorunu 52.85'e çekerek gösterdi. Kariyernin en iyi derecesine imza atan Alman yüzücü, aynı zamanda 53 saniyenin altına inen ikinci bayan yüzücü.