20 Nisan 2009 Pazartesi

athletic bilbao & kral kupası finali

Athletic Bilbao'nun ligde tuzu kuru. Basklılar tüm konsantrasyonlarını 13 Mayıs'ta Mestalla'da Barcelona'yla oynayacakları Copa Rey finaline yöneltmiş durumdalar. Resimde Bilbao'nun 24 yıl sonra mücadele edeceği finalde giyeceği forma yer alıyor. Bakalım uğurlu gelecek ve bir köşede saklanacaklar arasında yer alacak mı bu forma...

19 günde 4 defa...

Antrenman maçlarında bile bu kadar karşıya gelmezseniz dedirten bir fikstür bekliyor Hamburg ile Werder Bremen'i. Çarşamba günü başlayacak ve 3 ayrı kulvarda tam 4 defa karşılaşacak bu iki takım tam 19 gün içerisinde. Hamburg ile Werder bremen'in kozlarını paylaşacakları ilk arena Almanya Kupası'nda şans Hamburg'tan yana gibi. Hem Diego hem de Mesut Özil'in olmadığı Bremen'in Hamburg deplasmanında işi zor. İkili Almanya kupasının ardından önce UEFA Kupası yarı finalinde sonra da ligde birbirleriyle oynayacaklar. Fikstür adil, kupa maçı Hamburg'un sahasında, ligdeki kapışma ise Bremen'în. UEFA Kupası'nda zaten iki maç üzerinden oynanıyor.
Bu 19 günlük seans hakkında Klaus Allofs iyi niyetli bir açıklama yapmış ve "Hamburg şampiyon olsun, Almanya Kupası ile UEFA bizim olsun" demiş iyi etmiş. Kötü geçen sezonu ancak bu iki kupa aklar Allofs ve Thomas Schaaf için.

laf arısı #11

Beşiktaş başkanı Demirören Bursa maçını kızı ve oğlu ile tribünde izlemiş, arkasındaki yöneticiler ise uğur olsun diye sürekli yer değiştirmişler...
Doğaldır... Çünkü yöneticiler de biliyorlar ki, Beşiktaş bu sezon da şampiyon olamazsa, başkanlarıyla birlikte temelli yer değiştirmek zorunda kalacaklar !

by taytay

jorge vergara'nın kumarı tuttu

Jorge Vergara'nın teknik direktör değişikliği işe yaradı. En azından görünürde öyle. Chivas, "El Clásico"da America'yı Sergio Amaury Ponce'nin 68'deki golüyle geçti. Böylece kötü geçen sezonu şimdilik kurtardılar. Üstelik puan cetvelinde de America'nın üstüne çıkmayı başardılar.

alkmaar şampiyon...

Tuhaf bir şampiyonluk ilanı oldu AZ Alkmaar'ınki. Kendi sahalarında Vitesse'yi yenmeleri yeterliydi ama 1-0 öne geçtikleri maçta 85'te gol yediler ve 2-1 mağlup oldular. Fakat şanslıydılar çünkü hem Ajax hem de Twente, PSV ve Feyenoord deplasmanlarındaydı. İkisi de AZ'ye çalıştı ve Ajax ile Twente'nin sahadan puansız ayrıldığı haftada tam 28 yıl sonra şampiyonluğunu ilan etti.
Flying Dutchman sezon boyunca olduğu gibi şampiyonluk haftasına da dair ilginç bilgiler verecektir. Sezona yaptıkları felaket başlangıcın ardından müthiş bir performans gösteren Louis Van Gaal ve takımı bu şampiyoluğu sonuna kadar hak etti.
PSV'nin de son 10 yıldaki en kötü sezonunda Ajax'a yarım düzene gol atması da sezonu kurtana maç olmuştur Eindhovenlılar için...

Fotoğraflar: MARCEL ANTONISSE/AFP/Getty Images - Robin van Lonkhuij/AFP/Getty Images

19 Nisan 2009 Pazar

8.8'lik yetenek

Javier Pastore Arjantin futbolunun son gözdelerinden. Henüz 19 yaşındaki ortasaha oyuncusunu Huracán geçtiğimiz sezon ikinci lig takımlarından Tallares'ten aldı. Huracán'daki ilk sezonu geride kalırken Manchester United genç Arjantinli'ye gözünü dikmiş ve 8 milyon 800 bin sterlinlik bir teklif yapmış. İngilizlerin yaptığı teklif Arjantinli tarafından reddedilmiş. En azından futbolcunun menajeri Marcelo Simonian öyle diyor. Pastore için para önemli değilmiş, düzenli olarak oynayıp kendini geliştirebileceği bir kulübün formasını giymek istiyormuş.
Javier Pastore ve menajerinin sloganı "Doğru takım, doğru proje". Lazio'nun peşinde olduğu dedikoduları Simonian tarafında yalanlanmış. Huracán ile haziran ayı içerisinde yeni bir sözleşme imzalayacakmış Javier Pastore. Muhtemelen serbest kalma bedeli bol sıfırlı olacaktır genç Arjantinli'nin.

f1'in altın çocuğu

Neredeyse sadece 1 sezonda ondan beklenmeyen işler başardı. Önce Minardi ile başlayan 25 yıllık bir geleneğe ilk yarış birinciliğini getirdi. Bu sezon ise F1'de 5. sezonundaki Red Bull'a aynı hafta sonu içerisinde hem ilk pole pozisyonunu hem de yarış birinciliğini getirdi. Sebastian Vettel Formula 1'in yeni altın çocuğu olmayı başardı bile. Gelecek sezon büyük takımlar! onun için kapışacaktır muhtemelen. Ama Adrian Newey'in arabalarını kullandığı sürece Red Bull'da kalır gibime geliyor...

marleen veldhuis'tan 1 günde 2 rekor

Bayanlar yüzmede kısa mesafelerin en iyi isimlerinden biridir Marleen Veldhuis. Hollandalı 30'una gelmesine karşın performansından hiç birşey kaybetmediğini Amsterdam'daki "Swim Cup"da aynı gün 2 dünya rekoru kırarak gösterdi.
Önce 50 metre kelebekte Haziran 2007'de İsveçli Theresa Alshammar tarafından Barcelona'da 24.46 ile kırılan rekoru 13 salise geliştirdi ve 25.33'e taşıdı.
Ardından bu dünya rekoruna ilave olarak 50 metre serbestte de 23.96 ile yeni dünya rekorunun sahibi oldu. Daha doğrusu dünya rekorunu geri aldı. Geçtiğimiz yıl 24 Mart'ta Eindhoven'da dünya rekoru kırmıştı Marleen Veldhuis. Bu rekordan 5 gün sonra Libby Trickett Sydney'de 23.97 ile yeni dünya rekorunun sahibi olmuştu. Aradan geçen 1 yıllık zamanın ardından 1 salise ile rekoru tekrar eline geçirdi Hollandalı Veldhuis.
Olimpiyatlarda 50 ve 100 metrede yaşadığı hayal kırıklığının ardından böyle bir silkinmeye ihtiyacı vardı Veldhuis'in. Her iki kategoride de ilk 4'e girememesibe karşın 4x100 metre serbestte altın kazanan Hollanda takımında yer alarak biraz olsun avunabilmişti.
Roma'ya 3 ay kala yüzücüler yavaş yavaş form tutmaya başlıyor. Özellikle haziran ayında çok sayıda dünya rekoruna şahit olabiliriz demedi demeyin...

Fotoğraf: ROBERT VOS/AFP/Getty Images

rory mcLeod

Takip edenlerin bildiği üzere Sheffield'da 2009 Snooker Dünya Şampiyonası'nın final turnuvası başladı. Efsanevi The Crucible'da yapılan şampiyona tarihinde final turlarına kalan ilk siyahi snooker oyuncusu Rory McLeod oldu. 38 yaşındaki tecrübeli oyuncu snooker tarihinde, büyük önemle yerini aldı. Snooker gibi gelenekleri ağır bir sporda bambaşka anlamlar taşıyan bir olay...Çok önemli bir sosyal bariyeri aştı kendisi...
Bu arada hatırlatalım sıralamada alt basamaklardaki oyuncular Snooker'da Dünya Şampiyonası final turlarında mücadele edebilmek çok zorlu eleme turlarını aşmak durumundalar...

ronnie'den bir inci

Fotoda "Rocket" Ronnie, diğer bir snooker efsanesi Jimmy"Whirlwind" White ile birlikte İrlanda takımı Dundalk FC ekipmanlarıyla...Özel bir yardım maçı öncesinde

“I would like to be known as someone who was popular and had a few wins. Put it this way: I would rather have been Georgie Best than Bobby Moore.”

" Popüler ve bir kaç birşey kazanmış biri olarak bilinmeyi yeğlerim. Bunu şu şekilde de söyleyebiliriz: Bobby Moore'dan ziyade Georgie Best gibi hatırlanmayı tercih ederim"

Gelmiş geçmiş en fenomen snooker oyuncularından Ronnie O'Sullivan'ın, maç ve turnuva kazanma sayıları ve bununla ilgili endişelere sahip olup olmadığı ile ilgili Times'ın sorduğu soruya verdiği cevap...
ps: Bu arada büyük oyuncu Ronnie'ye ayrı bir postta saygı duruşunu yapacağız, hatta snooker'ın son deönem bazı sıkıntılarını da dile getirmeye çalışacağız, hazır Dünya Şampiyonası da gelmişken...