28 Mart 2009 Cumartesi

cantona & renault

march-ford'dan 40 yıl sonra...

Belki de Formula 1 tarihinin en heyecan verici hikayesine tanık olacağımız bir sezonun başındayız. Brawn GP'nin yaptığını en son 1970 sezonunda yarışan March-Ford takımı başarmış. O takımda Brawn GP gibi bir ingiliz takımıymış. 1970 Güney Afrika Grand Prix'iyle Formula 1'e girmiş March-Ford. Jackie Stewart'ın kullandığı otomobil ilk yarışında pole pozisyonu kazanmış. Yarışta da 3. sırada yer almış ve ilk yarışında podyuma çıkmayı başarmış. Ki o takımın sahipleri arasında Max Mosley'de bulunuyormuş.
Ross Brawn'ın takımı 40 yıl sonra Mosley'nin takımından daha iyi bir derece elde edebilecek mi bunu yarın göreceğiz. Tek bir sponsor ve 1 ay öncesine kadar varolan olmayan bir takımın yarış kazanması Formula 1'in ezberini bozacak gibi görünüyor. Kendi adıma konuşayım 2005-06 sezonları dışında yıllardır süren McLaren - Ferrari çekişmesini izlemekten sıkılmıştım. Yarş dayanıklılığını bilemediğimiz Brawn GP olağanüstü performansını yarın ve sonraki yarışlarda sürdürürse Nick Fry ve Ross Brawn'ın ne kadar büyük adamlar olduğunu bir kere daha anlayacağız.

top rakipten böyle saklanır...

biletix

Geçtiğimiz yıl öğrenmiştik önemli maçların biletlerini Biletix'in İnternet sitesinden alınmayacağını. Ama insan bir deneyeyim diyor ve deniyor tıpkı dün bizim yaptığımız gibi. Tabi üstüste 3 kere "yoğunluktan bir halt yapamıyoruz" anlamına gelen cümleyi görünce son bir umut Call Center'ı aradık. 10 dakikalık bir beklemenin ardından kapalı üst'ten biletimizi alabildik.
Yalnız anlayamadığım birşey var bu tür talebin yoğun olduğu organizasyonlarda Biletix'in İnternet sitesi hep kilitleniyor. Bu duruma ya bir önlem alınmalı ya da söz konusu bu tür maçlarda satış İnternet üzerinden yapılmamalı. Gerçi kaç zamandır bu soruna çözüm bulamayan Biletix'in bundan sonra da bir çözüm bulacağını düşünmüyorum...

melbourne'de cumartesinin seyri

İlk antrenman turlarının üzerinden 24 saat geçti. İki altta yazdığımız posttan değişen birşey olmadı. İkinci antrenman turları ve cumartesinin antrenman turlarında da Nico Rosberg ilk sırada yer aldı. Hatta bugünkü antrenman turlarında Rosberg, Trulli ve Button'ın 1:25'e indiğini söylemekte fayda var. Tabi çoğu kişi Williams, Toyota ve Brawn GP'nin bu kadar süratli olmasını ve bunun ardındaki tartışmayı biliyor. Konudan haberdar olmayanlar için ise diffuser hadisesini anlatılabilecek en yalın haliyle yazan Ezeli Rakip Ebedi Dost'tan Sinan Kolat'un postunu okumalarını öneririz.
Melbourne'deki 3 antrenman turunu bakınca sıralama turlarının galibi Nico Rosberg olacak, Toyota ve Brawn GP pilotlarının ilk 8'de olması kesin gibi. McLarenler ilk 10'da kendilerine yer bulursa öpüp başlarına koysunlar.
Ayrıntı bir sıralama turları postu da günün ilerleyen saatlerinde burada olur tabi fırsat bulursak. Bugün havanın güzel olacağı belli oluyor İstanbul'da. İnsan bu güzel havada bilgisayar başında oturmak gibi bir ahmalık da yapmamalı...

27 Mart 2009 Cuma

balakov & bobic ortaklığı

90'lı yılların ortasındaydı Stuttgart'ın başında Joachim Loew vardı. Alman teknik adam Balakov & Bobic & Elber üçlüsü ile "üçgen hücumu" uygulamıştı. O takım şampiyonluğua yaklaşsa da zirveye çıkamadı. Her başarılı ama orta bütçeli takımın başın gelen Stuttgart'ın da başına geldi Elber Bayern Münih'e, Fredi Bobic de Borussia Dortmund'a gitti. Balakov ise Stuttgart'ta kalmayı tercih etti. Futbolu bıraktıktan sonra Stuttgart'ta geçen 2 sezonluk yardımcı antrenörlük deneyiminin ardından Geasshopper ve St. Gallen'i çalıştırdı.
Sezon başında Chernomorets Burgas'dan aldığı teklifi kabul edince 1990'da Sporting'e transfer olarak ayrıldığı ülkesine 19 yıl sonra geri döndü. Bulgar kulübünün sahibi ülkenin zengin işadamlarından Mitko Sabev, para harcayarak değil altyapıya yapılan yatırımlarla Chernomorets'nin bir yere gelmesini istiyor. Bunun için kulübe altyapı merkezi inşa ettirdi. Bu sistemin başına da Balakov'a danışarak Fredi Bobic'i getirdi. Alman futbolcu Bulgar kulübünün yeni Sportif Direktörü olarak dün basına tanıtıldı. Hedeflerinin Hoffenheim tarzı bir yapı olduğunu söyledi Bobic. Basın toplantısında Balakov'da eski takım arkadaşını yalnız bırakmadı ona çok güvendiklerini söyledi. Bobic, Balakov olmasa muhtemelen böyle bir işe girişmezdi. birlikte oynarken iyi iş yapmışlardı yöneticilikte de aynı performansı gösterebilecekler mi acaba?
Puan tablosuna bakınca Hem Bobic'in hem de Balakov'un çok işi olduğunu görüyoruz. Ligin 2/3'ü geride kalmış Bulgaristan'da. Chernomorets Burgas lider Levski'nin 22 puan gerisinde 23 puanla 9. sırada. Küme düşme potasından da sadece 7 puan uzakta Balakov & Bobic'in takımı. Gerçi bu işler hokus pokus misali olmuyor, zaman ve emek istiyor. Mitko Sabev'in o sabrı gösterip göstermeyeceği Stuttgartlılar için anahtar soru & cevap olacak.

baba maradona & messi

Buenos Aires'teki Arjantin kampının ziyaretçilerinden biri de Maradona'nın babası. Tabi adamın yüzünde güllerin açması doğal. Torununun çocuğu oldu, oğlu ülkedeki en zor ve prestijli işin başında. Baba Maradona antrenmanda Messi'yi de yakalamış. Neler söylediğini tabii ki bilmiyoruz ama ikisinin de yüzündeki ifadeye bakarsak eğlenceli birşeyler bahsettikleri kesin.

melbourne'de antrenman turları - ı

Sezon ilk antrenman turları az önce tamamlandı. Sadece 3 araç 1:26'nın altına inebildi. Bunlardan ikisinin Williams olması ilginç. Brwan GP'ler test sürüşlerinde olduğu gibi antrenman turlarında da pistin en hızlı araçlarından olmayı başardılar. Ross Brawn'ın takımının Mercedes motorunu iyi kullandığını ve hızlı olduklarını anladık. Şimdi akıllardaki soru araçlarının ne kadar dayanıklı olduğu.
Adrian Sutil'in ilk 10 yer bulması Force India adına sevindirici. Red Bulllar için ise ilk antrenmanlar felaketti. Vettel & Webber ikilisi toplam 11 tur atabildiler otomobilleriyle. Lewis Hamilton ilk antrenman turlarına pek takılmadı bakalım ikincisinde ne yapacak. Bizim saatle 7.30'da ikinci antrenman turları başlıyor. Ofise vardığımızda onunla da ilgili birşeyler karalarız.

26 Mart 2009 Perşembe

madem öyle işte böyle

Sezon başında Fred Rutten göreve getirildiğinde Schalke de herkes çok ümitliydi. Hollandalı teknik adamın Twente'de elde ettiği başarıları Veltins Arena'da tekrarlayacağına inanılıyordu. Ama olmadı önce Şampiyonlar Ligi ön eleme turunda Atletico Madrid'e elenildi. Şampiyonlar Ligi'nin tesellisi UEFA Kupası'nda da grupta 4. olundu ve son 32'ye kalınamadı. Ligde de herşey felaket gidince Fred Rutten yanlış kulübe geldiğini anladı ve yol yakınken gelecek sezon Schalke'nin başında olmayacağını açıkladı.
Bu açıklamanın birkaç saat ardından ise Schalke yönetimi "Biz seni kovmadan sen nasıl gelecek sezon görevinin başında olmayacağını açıklarsın" demiş olmalı ki Hollandalı teknik adamın görevine sona verdi. Başlıkta da dediğimiz gibi tam "Madem öyle işte böyle" durumu olmuş.
Yapılan onca transfere ve harcanan onca paraya karşın boşa harcanmış bir sezonu geride bırakacak Gelsenkirchenliler. Gerçi bu hikaye pek yabancı gelmiyor bana. Neden acaba???

lefter'e vefa

Saygı, vefa, hürmet gibi değerlerin hakedenlere gösterilmesi gerektiğini düşünmüşümdür hep. Fenerbahçe tribünün rengi Grup CK bu görevi yerine getirmiş ve Lefter'in heykelini dikmek için gereken izinleri almış destek bekliyor.
Onların tabiriyle "yaşam biter destek asla".
Şimdikiler için iyi bir örnek!!!