Fotoğraf: SASCHA SCHUERMANN/AFP/Getty Images
25 Nisan 2009 Cumartesi
hiç utanman yok mu chris lofton!
Mersin BB. ligden düşmesi kesinleşen Casa Ted Kolejliler'i 116 - 70 yenereken maçın yıldızı Chirs Lofton oldu. İlk 20 dakikada 34 sayı atan Lofton, 38 dakika süre aldığı maçı, 4/6 2 sayı, 17/22 3 sayı!!!, 2/2 serbest atış isabetle 61 sayı ile tamamladı. 3 ribaunt, 4 asist, 6 top çalma da Chris Lofton'ın istatistik hanesinde yer alan diğer rakamlar. Sezon başında Mersin aldığında büyük işler yapacağını biliyordum ama bu kadar abartacağını da düşünmemiştim Amerikalı'nın... bullock'la devam...
1-2 yıla kalmaz İspanyol vatandaşlığına da hak kazanır Louis Bullock. 2002'de Unicaja Malaga forması ile ACB'ye adım atmıştı. 2 yılı Endülüs'te geçirdikten sonra Real Madrid'e transfer olmuştu. 33 yaşına gelmesine karşın ACB ve Avrupa'nın hâlâ en iyi şutör guardlarından biri. Hani son topu kullanmak istediğinizde güvenebileceğiniz isimlerden biridir Louis Bullock.
Real Madrid onun 5 yıllık kulüp performansından memnun olmalı ki sözleşmesini 2010 - 2011 sezonunun sonuna kadar uzatmışlar. ACB'de en uzun süreli forma giyen yabancılar arasında yer alacak Louis Bullock. Aacaba Bullock'tan daha uzun süre İspanya'da basketbol oynayan bir Amerikalı var mıdır? Benim aklıma Andre Turner'dan başkası gelmiyor...
eski dostlar
Steve Francis & Cutino Mobley 98-05 arası Rockets & Magic'te birlikte oynamışlardı. İki eski arkadaş Toyoto Center'a Rockets - Trail Blazers maçını seyretmeye gelmişler. Muhtemelen arada playoff anıları da anmışlardır. Hey gidi günler hey. Bir zamanlar bu ikili ligin en iyi guard ikililerinden biriydi...tilki - kürkçü dükkanı misali
Brezilya'da teknik direktörlük hadisesinin bir havuzdaki isimler etrafında döndüğünü bundan 20 gün kadar önce yazmıştık. Tilki - kürkçü dükkanı misali kulüpler işler kötü gittiğinde ve teknik direktörlerini kovduklarında eski dönemde çalıştıkları isimleri göreve getiriyorlar. Bu durumun en son örneği Renê Simões oldu.
Geçtiğimiz yılın ortasında Fluminense'nin başına geçmişti Renê Simões ve takımı küme düşmekten kurtarmıştı. Fakat bu yıl eyalet şampiyonası çok kötü bir başlangıç yapınca Mart ayı başında görevine son verilmişti. Simões sadece 1.5 ay işsiz kaldı.
Eyalet şampiyonasında istediği sonuçları alamayan Coritiba'da geçtiğimiz hafta teknik direktör Ivo Wortmann görevi bırakmıştı.
Coritiba yönetimi takımı güvenilir bir isme emanet etmek istedi ve kulübü 2007'de Serie B'den Serie A'ya çıkaran Renê Simões'i göreve getirdi. Böylece Brezilya futbolunda bilenen bir hikayeyi de yenilendi. Renê Simões daha önce görev yaptığı külübe zor zamanında geri dönen bilmem kaçıncı teknik direktör oldu.
kazançlı çıkan saint germain
Lig Kupası finali nedeniyle haftanın en önemli maçı cuma günü oynandı Ligue 1'de. Paris Saint Germain zor deplasmanlardaki başarılı performansını bir kere daha gösterdi. Bu sezon Chaban Delmas'daki Bordeaux maçı dışında zor deplasmanlarda puan çıkarmayı bildi. İki hafta önce Lille deplasmanından olduğu gibi Lyon'dan da golsüz beraberlik ve 1 puan ile dönüyor Paris temsilcisi. Sezonun ilk yarısında da Velodromme'dan 4 gollü galibiyetle dönmeyi başarmıştı Paul Le Guen'in öğrencileri.
Alınan bu beraberlik Marsilya'nın Lille deplasmanında kazandığını düşünürsek şampiyonluk için işleri zora sokacak. Paris'in şampiyonluktan ziyade şampiyonlar ligi kovaladığını düşünürsek Lyon'un kuyruğundan ayrılmadılar bu beraberlikle. Nispeten diğer rakiplere göre de iyi bir fikstürleri var kalan 5 haftada. İlk 8 takım içerisinden sadece Rennes ile karşılaşacaklar ki bu maçta Parc des Princess'de. Buna karşın Lyon, Marsilya ve Toulouse deplasmanlarına gidecek. Marsilya, Lyon ve Toulouse ile oynayacak. Bordeaux da Rennes ve Monaco deplasmanlarına gidecek.
Paris Saint Germain'in 15 puan toplaması ve ilk 3'te yer alması bu fikstürle olası. Kaldı ki dün biraz şanslı olsalar maçı da kazanabilirlerdi. Maç boyunca sadece Benzema'nın direkten dönen topunda kademe hatası yaptı PSG savunması.
Sessegnon'un karıştığı ve sarı kart pozisyonu olmasa Benin futbolcu maçın sonuna kadar oyunca kalabilecek Lyon defansını son dakikalarda daha fazla yıpratabilecekti.
Yeri gelmişken Sessegnon ile ilgili dolaşan transfer haberlerinin ardından -Chelsea istiyormuş örneğin- insan dikkatli gözle izleyince bileklerine ne kadar hakim bir futbolcu olduğunu bir kere daha görüyor. Topla dripling yaparken aniden dönüp rakip futbolcuları oyundan düşürebilecek futbolcu sayısı sayılıdır. Sessegnon dünkü maçta neredeyse Chris ve Boumsong'u en az 3-4 defa bakkala yolladı. Le Guen Luyindula ile maça başlasa belki daha etkili olabilecek Sessegnon'a daha fazla kulvar açtırabilecekti.
İstatistikler 1993'ten beri Saint Germain'in Gerland'da sadece 1 kere yenebildiğini gösteriyordu. İstatistik aynı kaldı fakat Lyon'ın son 8 yıldır süren hükümdarlığının sonuna geldiğinin resmidir dün akşamki 0-0'lık PSG maçı. 14 ayda 6 rekor
Sydney 2000'de Pieter van den Hoogenband'ın 47.84 ile kırdığı 100 metre serbest rekorunun geliştirilebilmesi için 8 yıl bekleyeceğimiz söyleseler inanmazdım. Fakat öyle oldu 100 metre serbestte yeni bir rekor görebilmemiz için bir Fransız'ı beklememiz gerekiyormuş.
Alain Bernard geçtiğimiz yılın 21 Mart'ında Eindhoven'daki Avrupa Şampiyonası'nda olmaz denileni başardı ve 100 metre serbestte Pieter van den Hoogenband'ın rekorunu 24 salise geliştirdi ve 47.60'a taşıdı. Fransız bununla da yetinmedi ertesi gün rekoru bir kere daha geliştirdi. Bu sefer 47.50'la yüzmüştü 100 metreyi. Bernard'ın kırdığı rekorun daha gelişeceği kesindi ama bunun ne zaman olacağı belli değildi.
Pekin'deki Olimpiyatlarda anladık ki bu iş peşisıra gerçekleşiyor. Elemelerde Avustralyalı Eamon Sullivan adeta uçarak yüzdü ve rekoru 47.24'e taşıdı. Tabi bu işe 8 yıllık rekoru geliştiren Alain Bernard çok bozuldu. Sullivan'dan 2 gün sonra 13 Ağustos'ta sabah seansında 47.20'ye taşıdığı dereceyle yeni dünya rekorunun sahibi oldu. Fakat Eamon Sullivan'ın Alain Bernard'a verecek cevabı vardı aynı günün akşam seansında. Avustralyalı 100 metre serbesti 47.05 ile yüzerek dünya rekorunu 46'nın eşiğine getirmişti. Eamon Sullivan elemelerde dünya rekorunu kırmasına karşın olimpiyat finalinde 47.21 yapan Alain Bernard'ın 11 salise gerisinde kalmış Pekin'den 100 metre serbest gümüşü ve bir dünya rekoru ile ayrılmıştı.
Pekin'in ardından yüzücüler sezona 5-6 aylık bir ara vermişti. Sezonun açılmasıyla birlikte rekorlar da peşisıra gelmeye başladı. Kendi adıma merak ettiğim konulardan biriydi 100 metre serbest rekorunun Roma'ya kadar kırılıp kırılamayacağı ve 46'ın altına düşüp düşmeyeceği.
Alain Bernard, Eamon Sullivan'dan hızlı çıktı ve Montpellier'de devam eden Fransa Şampiyonası'nda 100 metre serbest rekorunu 46.94'e kadar çekti. Sezonun geri kalan kısmında özellikle Temmuz'daki Dünya Şampiyonası'nda bir aksilik olmazsa Sullivan ile Bernard arasındaki rekabet dünya rekorunun 18 ayda neredeyse 1 saniye kadar gelişmesine yardımcı olabilir. rezalet!
Ole, River Plate'in Paraguay temsilcisi Nacional'e 4-2 yenilerek Copa Libertadores'e veda etmesini 'ulusal utanç' olarak nitelendirmiş. River, Asunción deplasmanından beraberlikle dönebilseydi son 16'ya kalacaktı. Boca'nın son 16'ya kaldığı bir ortamda River Plate'in grup maçları sonunda elenmesi göze daha da çok batıyor doğal olarak.... superman & kryptonite
Fotoğraf: David Dow/NBAE via Getty Images
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

